2 Mart 2015 Pazartesi

Misafir Ağırlamak Hüner İster!

2 Mart 2015 Pazartesi
misafir ağırlamak
Merhaba
Son günlerde gördüklerim karşısında kendi kendime sorup kendi kendime yanıtladığım sorular oldu. Misafir ağırlama nasıl olur? Misafir ağırlamak sadece ikramlarla mı alakalıdır? Misafirimizi ağırlayacağımız yer sadece evimiz mi olmalıdır gibi sorular oluştu kafamda. Sizlerle de kendimden örnek vererek bu endişe, sorun ve açmazları paylaşmak istedim.
Peki neden endişe, sorun ve açmaz diye bahsettim bu durumdan? Çünkü misafir ağırlamayı herkes farklı algılıyor farklı biliyor. Belki buraya yazacaklarım bazılarına hiç uymadığından karşı çıkacaklar, kırıcı konuşacaklar hiç önemli değil. Linki tıkladıysanız ve bu yazımı okuduysanız siz benim misafirimsiniz nasıl gerekiyorsa öyle karşılarım yazınızı:) Millet olarak misafir geldiğinde, hele ki uzun yoldan geliyorsa veya nadir gelen bir konuksa ya da dedikoducu bir akrabaysa o ev kalkar kıyı köşe temizlenir çeşit çeşit ikramlar hazırlanır. Evin küçük çocuklarına tembih etmeler başlar "aman ha yaramazlık yapma" diye. Hatta küçük yollu tehdit ederler, "beni rezil edersen kötü yaparım seni" şeklinde. Misafir gelir hoşgeldin merasimi, biraz sohbet havadan sudan ve masalar kurulur, görsel şölen yani. Yenir içilir, bazen gerçek bazen sahte gülüşmelerle dedikodular yapılır. Ev sahibi o ana kadar çok memnun, misafirini ağırladığnı sanıyor. Evi temiz karnını da doyurdu ya hünerlerini sergileyerek.Yemeğin tadına tuzuna, evinin kirine tozuna gösterdiği titizliği acaba davranışlarında gösterdi mi? Mesela samimi bir gülümsemesi oldu mu? Veya çocuğuna yaramazlık konusunda tembihte bulunurken, gelen misafire hoşgeldin demesini öğütledi mi? Misafir yatıya geldiyse yatakları hazırlarken yüzünden düşen bin parçayı misafirinden gizleyebildi mi? Misafirin kalış süresi uzadığında ilk gün gösterdiği misafir perverliği gösterebildi mi? Eğer bu son soruların cevabı 'evet' ise misafirini tam anlamı ile ağırlayabildi. Sadece evlerimize gelenler mi bizim misafirlerimiz? Asla! Benim ofisime gelen kim olursa olsun ayağa kalkarım. Geliş sebebi ne olursa olsun, orası benim mekanım. Ben ofisine biri geldiğinde, arkasına daha çok yaslanıp yer göstererek "buyur otur" diyeni gördüm. Kalkıp elini uzatacağı yerde bunu yapan modeller var bu da aşamamışlığın bir simgesi bana göre. Hatta şunu söyleyeyim, iş yerime gelen babam, annem veya ciddi anlamda saygı duyulması gereken biri ise o geldiğinde ben yerimden kalkar onun karşısında bir başka koltuğa otururum. Böyle detaylara önem veren biriyim, siz bunu fazla görebilirsiniz hoş karşılarım.
Benim bir blogum var, bir çok blogger arkadaşım ve tanıdığım var. Blog yazılarımı tıklayarak yorum yapan, blogumda gezenler de benim misafirim. Gelip benim yazımı okuyup yorum yaparak vaktini harcıyorsa benim de onun yorumuna cevap verecek bir kaç saniyem olmalı. Bu konu ile ilgili bir konuşma esnasında bir blog sahibi şöyle bir cümle kullandı "benim o yorumlara dönecek vaktim yok, ben de onun bloguna gidip yorum yapıyorum iade-i ziyaret olarak" dedi. Böyle bir cevabı kabul etmiyorum! Önce bloglarımıza yorum yapan herkes blogger değil, bir daha onu bulma şansımız yok. Teşekkür edilirse orada edilecek. Ayrıca; yorum yapan kişi blogger bile olsa gittiği yerde bir sıcaklık görmezse bir daha gelmez (bu kaç kişinin umurunda onu bilemem). Blogların amacı şahsi platformlar olduğundan birebir ilişkiye yakın olmasıdır, bana göre tabi. Ameliyat olacağım zaman sorunumla ilgili araştırmaya girdim. Benim ameliyatımı olmuş bloggerlar buldum yorumlar yazdım, soru sordum ve dönüş olmadı! Bunların burnunu kaf dağından kim indirir bilmiyorum ama zaman her şeyin ilacı. Bir gün zayıflama ile ilgili bir yazımda istediğiniz herşeyi sorabilirsiniz notuma karşılık bir mail aldım. Diyet hakkında bilgiler istiyordu, dönüş yapıp sorularını yanıtladım. Gelen ikinci mailde hemen dönüş yapmama çok şaşırdığını, daha evvel sorduğu birkaç kişinin cevapsız bıraktığını anlattı. Yanıtlayacağımdan ümidi yokmuş yani. Ben bu durum karşısında ondan daha mutlu oldum Bana göre ben görevimi yapmıştım ama o çok özel davranmışım gibi teşekkür etti bana defalarca. İşte yukarıda anlattığım ve verdiğim örneklerle açıklamaya çalıştığım olay son günlerde gittiğim bir misafirlikte veya blog ziyaretlerinde yaşadıklarımın yazıya dökülmüş hali. Ve tabi benim konu ile ilgili düşüncelerim. Yazımın başında da belirttiğim gibi kimse benimle aynı fikirde olmak zorunda değil. Sadece 1 doğru vardır ama herkesin yaptığı kendine doğrudur. Benim yaptığım, yazdığım uyguladığım da benim doğrularım!
Sevgiler
köşe yazarı nihal yeşiltaç orhan Yazar Hakkında:Nihal Yeşiltaç Oran. İstanbul'da yaşıyor ve çalışıyorum. Bir müzik yapım firmasının basın ve halkla ilişkilerini yürütüyorum. Mesam üyesiyim. Uzun yıllardır köşe yazarlığı yapıyorum. Hüzün Sarısı isminde bir yaşam blogum var. Evliyim iki evlada sahibim. Az uyuyup çok çalışanlardanım.

26 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı . Teşekkür ederim , duygularımı dile getirdiniz . Ben de bu konuda yaşadığım bir talihsizliği anlatmadan geçemeyeceğim. Sizin blog keşif etkinliğinden yola çıkarak beğenerek eklediğim bir bloğa sadece ve sadece "merhaba sizi bir blog etkinliğinde keşfettim ve izleyiciniz oldum , sevgilerimle . Cafe Tigris " yazdım . neymiş efendim azı hakkında neden yorum yazmamışım da hemen adresimi yazmışım . Cevaben tanışma yazısıydı , tamamen iyi dileklerle gelmiştim, nereye yazabilirdim başka dedim . Blog sahibinden önce bir takipçi , terbiyesizlikle suçladı beni.Kovulmaktan beter oldum , çok üzüldüm ve gururuma yediremedim . Hemen orayı ve o takipçinin takip ettiği bütün blogları terk ettim . Uzun bir yszı oldu , ama günlerdir kafamı meşgul ediyordu bu durum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle çok teşekkür ederim.
      Yorumlara şu etkinlikten geldim vs detayı belirtmek hoş olmaya bilir. Bloglarımızı markalar geziyor yani seo bakımından ancak, burada uslüp çok önemli. Sizi bu şekilde kırması iyi bir ev sahibi olmadığını gösteriyor.
      Sevgiler

      Sil
  2. aynı şekilde katılıyorum tüm yazılanlara özellikle yorum bırakırken "beni bilgilendir"seceneğine tıklıyorumki blog sahibi yorum yaparsa haberim olsun diye ama 10 kişiden sadece 4-5 i dönüyor.E birdaha da ben o blogu unutuyorum.blogum kadar yorum yapanlarda önemli bu herkes icin boyle olmalı diye dusunuyorum ;) sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle. Ziyaretçi kaybı yaşarlar sonuçta. Teşekkürler:)
      Sevgiler

      Sil
  3. Yazının son paragrafını bir nefeste okudum. Gerçekten çok doğru.. Özellikle de belli bir okur kitlesine ulaşmış bloggerda çok sık gördüğüm bir durum bu. Ben de blogumda hasta vb. olmadığım sürece yorumlara hemen karşılık vermeye çalışıyorum. Ve bunun çok önemli olduğuna inanıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1000 takipçisi oldu diye gelen yorumları görmezden gelen blogger da gördüm, 2000 den fazla takipçisi olup hala tek yorum atlamadan cevap yazan blogger da gördüm. O yüzden hep derim ya "asalet ayrıntılarda gizlidir"
      Sevgiler

      Sil
  4. Evde, iş yerinde, sokakta, okulda, blogda, her nerde olursa olsun önemli olan öncelikle insanlık, nezaket, hürmet.
    Unutulmuş çok önemli değerler var.
    Bir de hiçbir zaman "ben oldum" dememeli insan. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren ta ki gidene kadar birşeyler öğreniriz. Yani hiç kimsenin bir diğerini hangi alanda olursa olsun ezme, hor görme hakkı yoktur.
    Bloğumuz da evimiz gibi. orada da aynı hürmeti göstermeliyiz dostlarımıza.
    Bu güzel yazı için teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle tüm sözlerinize katılıyorum. Teşekkür ederim.
      Sevgiler

      Sil
  5. Çok haklısın..Ev baştan aşağı temizleniyor ve yemekler pastalar:))
    Yorum konusunda da hak veriyorum sana.. Maalesef bazıları hep bana diyor ve birzacık zahmet edip yorum bırakamıyor..:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem yorum bırakmazlar hem bloglarına yazılanlara cevap vermezler:)
      Sevgiler

      Sil
  6. Yazdıklarınızda çok haklısınız :) Bloglarımı bizlerin ikinci evi gibi ;) Gelen misafirlerimiz bize değer vermiş yorum yapmışsa ,bizlerde mutlaka cevap vermeliyiz :)
    Misafir ağırlamak hüner ister yazınız için teşekkür ederim.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğeniler için ben teşekkür ederim:)

      Sil
  7. Ben de çok beğendim.kaleminize sağlık..

    YanıtlaSil
  8. Çok güzel yazmışınız. Hepsi satırı satırına doğru. Ama bu duygu ve düşünceleri taşıyanların sayısı gün geçtikçe azalıyor. Umursamazlık okadar fazla ki insan üzülüyor. Gittikçe yalnızlığa doğru yaklaşıyoruz diye düşünüyorum. Sevgiler

    YanıtlaSil
  9. ahh yaa Hüzün Sarısı seninle birebir aynıyız yani tıpkımsın. ben dile getirme konusunda, kelimeleri kullanma gücü açısından senin kadar başarılı değilim ama sen süper anlatmışsın yaa tebrik ederim:D inşallah senin bu inceliğin ve zarafetine layık insanlar olur hep hayatında canım. sevgiler...<3<3<3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel sözler bunlar çok teşekkür ederim:)

      Sil
  10. Harika bir yazı olmuş.. Ellerinize sağlık :)

    YanıtlaSil
  11. İçimdekileri ne güzel anlatmışsınız... Harika bir yazı olmuş... Yüreğinize sağlık...

    YanıtlaSil
  12. çok güzel bir yazı çok doğru bizde aileden öyle gördük evimize mekanımıza kim gelirse gelsin çocuk dahi olsa ayağa kalkarım hoşgeldin derim...bloğumada kim gelip yorum yaparsa hemen döner teşekkür ederim görmemişsem öyle acele yazarımki ayıp ettim zaman geçti üstünden diye düşünürüm...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir zamandayız ki, söylediğiniz "ayıp ettim zaman geçti" cümlesini sadece güzel insanlar düşünüp dillendiriyor:)

      Sil
  13. bende misafir ağırlamayı çok severim hem saygıda kusur etmem hem ikramda yalnız herkes bu adabı bilemiyor ne yazık kı bloglarda herkes bir adım önde olma sevdasında kimse kimsenin yaptığını ,başarısını takdır etmiyor artı kıskançlık diz boyu hele hırss inanın bazen soğuyorum blogdan yazmaktan bunlarla karşılaşınca ama,yapacak bir şeyde yok bir insanın fikri neyse zikride odur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu camiada çok azdır birbirine destek olup yolunu açmak isteyen. İyi bir gözlemciyim ben, izlediklerimi içimde yorumlar ona göre kararlar alırım. Yani şunu söyleyeyim bazen en yakın gördüğünüz kişi bile sizin bir adım ileri gitmenizi istemeyebilir. Ama sizin için sizin kadar başarınıza mutlu olanlar da vardır olacaktır.
      Bu gibi durumlar bence soğutmak yerine kamçılamalı sizi. Bana öyle oldu:)
      Sevgiler

      Sil

İnstagram

Sosyal Medya Kafe Copyright © 2014 Tüm Hakları Saklıdır...