15 Nisan 2015 Çarşamba

Çocuklarda Korkunun Nedenleri Çocuklarda Korkuyu Yenmek

15 Nisan 2015 Çarşamba
Çocuklarda Korkunun Nedenleri Çocuklarda Korkuyu Yenmek
-"Anneciğim korkuyorum."
-"Neden korkuyorsun ki? Bak ben hiç korkuyor muyum?

Çocuğu avutmak mı amacımız? Yoksa söylediğimiz söze önce kendimizi inandırmaya çalışmak mı?
Bizim hiç korkularımız, kaygılarımız yok mu? Yetişkinler de korkmaz mı aslında? Peki ya çocukken... Çocukken korkularımız yok muydu? Vardı elbette.

Çocukları anlamak için, hayata onların gözünden bakmak gerekir. Veya kendi çocukluğumuzu hatırlamak. Çocukların da korkuları vardır; yetişkinlerin de. Sadece farklılık gösterir.

Çocuklarda Korkunun Nedenleri:
  • Çocuk bazen bir hayvandan korkar. Çünkü onun tepkilerini önceden pek kestiremez. (Anlamlandıramadığı davranıştan korkmak)
  • Çocuk bazen kuvvetli bir sesten korkar. Sesin nereden geldiği, o aletin, nasıl böyle sesler çıkardığı, veya neden böylesi ürkütücü bir ses çıkardığı konusunda bir fikri yoktur. (Anlamlandıramadığı nesneden korkmak.)
  • Bazen bir gölgeden korkar çocuk. Hatta belki kendi gölgesinden bile. O bir gölgedir ve hareketleri vardır.  Gölge, bir anne gibi, bir baba gibi güvenilir değildir. (Anlamlandıramadığı görüntülerden korkmak.)
  • Bazı çizgi film veya oyun karakterlerinden korkar çocuk. Çünkü o karakter, istediği anda, istediği yerde  var olabilir ve istediği her şeyi yapabilir.Hem de ulaşılmaz güçtedir. Saldırır ve yok eder. Televizyondaki, bilgisayardaki kurguları anlamayan çocuğun, "bu kahraman ya bana da bir şey yaparsa..!" korkusu taşıması normal değil mi? (Anlamlandıramadığı güçten korkmak.)
  • Dayaktan, şiddetten, azarlanmaktan korkar çocuk. (Dayak sözcüğünü burada kullanmak istemezdim. Ama kullanmak zorunda olduğumu düşünüyorum. Bu durumu yaşayan çocuk sayısı pek de az değil. Her ne kadar yakıştıramasam da, çocuk ve dayak sözcükleri, şu anda aynı paragrafta.)
Ortalama yetişkin boyunun 175 cm olduğunu düşünürsek. Küçük bir çocuğun boyunu da 100 cm var sayarsak. Kendinden 3/4 oranda büyük bir birey. Daha iyi anlamak için: 175 cm boyundaki bir bireyden 3/4 oranda büyük bir varlık, ortalama (yuvarlama) 220 cm uzunluğundadır.
2 metre 20 cm uzunluğunda, sizden daha yapılı, güçlü bir birey tarafından azarlandığınızı veya şiddete maruz kaldığınızı düşünün.
Şimdi 175 cm' yi bir yana bırakın. 1 metre boyundaki o cılız, savunmasız yavrunun yerine koyun kendinizi. Şimdi bakın o azarlayan ve şiddet uygulayan yetişkine. Ne görüyorsunuz?
Çok kötü bir oranlama; çok kötü bir istatistik.

Bu mazarayla yalnızca 1 kere karşılaşması bile yeter çocuğun korku duyması için. Korkmasın da ne yapsın çocuk?

Bunlar çocuklarda korkunun nedenleri için, sadece birkaç örnek.

Peki ya çocuklarda korkuyu yenmek için neler yapılabilir? Çocuklarda korkuyu yenmek zor mudur?

Çocuklarda korkuyu yenmek:

  • Öncelikle çocuğun gözünden bakmak gerek dünyaya. Bizim gördüğümüz şeylerin, onların dünyasındaki görüntüsü nasıl?
  • Hayatımızda defalarca duyduğumuz, belki de hala duyduğumuz zaman ürperdiğimiz bir sesten; o sesle yeni tanışan ve anlayamayan çocuğun korkması normal değil mi? Ona o sesi açıklamak gerek. Görünmeyen bir ses ise, mümkünse göstermek gerek. Helikopteri, uçağı göstererek, güçlü motorlarını bu şekilde çalıştırdığını anlatabiliriz. Mutfakta çalışan bir robotun sesiyse korkulan ses; çalıştırmadan önce çocuğu bilgilendirebilir, birlikte çalıştırabiliriz. Ben, patatesleri kızgın yağa atarken çıkan sesten oğlumun korktuğunu fark edince, patatesleri yağa atmadan önce oğlumu uyarıp, birazdan ses çıkacağını söyledim. Çok faydası oldu. Çocuk anlamadığı şeylerden korkar.
  • Hayvan korkusunu yenmesi için ona küçük, evde bakılabilecek  (ama kesinlikle sorumluluğu alınabilecek) bir hayvan alıp beslemek; o hayvanın rutin hareketlerinin kendi doğasından kaynaklandığını anlamasını, gözlemlemesini sağlamak çözüm olabilir.
  • Televizyondaki, oyunlardaki karakterleri çocuklara izah etmek gerçekten zor. Bu yüzden mutlaka çocuğun yaşına uygun film ve oyunlar konusunda ısrarcı olmalıyız. Çocuklara uygun film ve oyunlar var. Yeter ki biz isteyelim. O zaman çocuğu iyi tercihlere yönlendirebiliriz. Biraz zaman alabilir. Ama mutlaka olacaktır.
  • Müziğin, ritmin, notanın çocuklarda korkuyu yenmek ve  kötü alışkanlıklardan uzaklaşmak konusunda çok yardımcı olacağını düşünüyorum. Ritim, çocuğu sakinleştirir, huzur verir.
  • Çocuklarda korkuyu yenmek konusunda, yazması en zor konudayız şimdi: Şiddet. Şiddet görmüş çocuğa nasıl yaklaşmalıyız? Onun dünyasını tekrar nasıl yeşertmeliyiz? SEVGİ. Sevginin sıcaklığı en iyi ilaç. Korkan çocuğa açılacak bir kucak, sevgi ve sabır, tüm sorunların üstesinden gelecektir.
Unutmamalıyız ki; bu günün çocukları yarının büyükleri.
Yazar Hakkında: Adım Nahide Zereyak. Tariflerimin bulunduğu Renkli Pasta Sepeti isimli bloğun aşçısı ve yöneticisiyim. Adana'da yaşıyorum. Üç çocuk annesiyim. Mutfağımda sevdiklerim için yeni lezzetler keşfetmeyi ve bunları paylaşmayı seviyorum. Lezzet dünyasından ayrı kaldığım zamanlarda yazılar ve şiirler yazıyorum.

30 yorum:

  1. Aslında çözüm empatiden geçiyor öyle değil mi? Ebeveynler olarak çok eksiğimiz var çok.
    Bilgilendirme için teşekkürler.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle çocuğu anlamaya çalışmak, onun gözünden bakmak gerek.. Onlar yetişkin değil ki.. Veya biz yetişkin olarak doğmadık da diyebiliriz..:) Sevgiler..:)

      Sil
  2. Güzel bir yazı olmuş bilgilendirme için teşekkürler ben bu yaşıma geldim hala korkularım var karanlıktan korkuyorum mesela ama bir türlü yenemiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim de korkularımız var yenemediğimiz.. Yetişkin halimizle.. Peki çocuk nasıl baş edecek ki korkularıyla tek başına..
      Anlamak gerek o küçük yürekleri..:)

      Sil
  3. Harika bir yazı olmuş.Kaleminize sağlık :)
    Çocuklarımız üzerinde empati yeteğimizi sıklıkla kullanmamız gerekir ve bolca sevgi ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevginin gücüne çok inanıyorum. Şımarır diye çocuğa sevgi göstermeyenler de var. Sevgi şımartmaz.. Sevgi her derde devadır..:)
      Çocuğu sevmek, ilgi şefkat göstermek, onu anlamaya çalışmak, çocuk yetiştirmeyi de kolaylaştırır.:)

      Sil
  4. Çocuk yetiştiren bir anne olarak bu yazı çok ilgimi çekti. Bilgiler için teşekkürler canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlginizden dolayı ben teşekkür ederim. En değerli varlıklarımız onlar... :) Onlar için en güzelini istemek ve yapmak ( manevi anlamda) ebeveynlik görevini en iyi şekilde yerine getirmektir...:) Sevgiler...:)

      Sil
  5. Çok güzel bir yazı olmuş teşekkürler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiğinize çok sevindim..Ben teşekkür ederim..:) canımız yavrularımızı anlamaya çalışarak, onların yanında olduğumuzu hissettirerek, farkında olmadan onlara dünyaları veriyoruz..:)

      Sil
  6. Güzel bilgiler. Hemde mantıklı anlatımlarıyla. Güzellikler çocukların hayatında daha çok olsun.🌹.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuzla beni çok mutlu ettiniz. Çok teşekkür ederim. :) Onlar zaten her şeyin en güzeline layıklar. (Özellikle manevi olarak.) Bu detayı bugün 2. kez yorumumda vurguluyorum. Çünkü en önemlisi bu ...:)

      Sil
  7. bende bir zamanlar korkardım ama geçti çocuklukta oloabilecek şeyler onlar genelde aileden oluyo :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçer elbette... Ama önemli olan kalıcı izler bırakmaması.. Bunun için de her daim çocuğun yanında olmak ve onu anlamak gerekiyor..
      Sevgiler....:)

      Sil
  8. Çok güzel ve aydınlatıcı yazı olmuş ellerinize sağlık çocuklarımızla konuşurken bile onların boy seviyesine inmemiz gerekiyor ki çocuk sorunlarını ve korkularını bizimle daha rahat paylaşsın bu dünyada çocuk yetiştirmek çok zor Allah tüm ailelerin yardımcısı olsun selamlar bıraktım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet boy seviyelerine inmemiz gerekiyor. Karşılarında bir dev gibi durmamak gerek...:) Gelecek nesillerin her bakımdan daha sağlıklı olmaları için çokça emek sarfetmemiz gerekiyor...:) Sevgiler..:)

      Sil
  9. çocuklar öyle bir dönem mutlaka geçiriyorlar azarlamadan üstüne gitmeden yardımcı olup geçmesini beklemek lazım.. psikolojik bir sorun yoksa mutlaka geçiyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabi... Onlar da hayatı tanımak için zamana ihtiyaç duyuyorlar... Bu sırada farklı evrelerden geçiyorlar... Yanlarında olduğumuzu bilmeleri gerekiyor..: Sevgiler.:)

      Sil
  10. Eğer kendimiz çözemiyorsak, bir profesyonelden yardım almaktan da çekinmemek lazım bence. Korku doğuştan gelen bir duygu değil, öğrenilen bir duygu, bu yüzden yenmek için bir çok şey yapılabilir. Güzel bir paylaşım olmuş, çok teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle biz yardımcı olamıyorsak profesyonel destek almak gerekir. Herşeyi daha karmaşık duruma getirmeden önce..:) Teşekkür ederim. Sevgiler.:)

      Sil
  11. Cocuklari bir birey olarak kabul ettigimizde ve onlarla iyi iletisim kurdugumuzda bircok sorunu cozebiliriz.. Onlari anlamaya calismaliyiz..Guzel bir paylasim.. Aydinlatici bilgiler icin tesekkur ederim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize sevindim. Ben teşekkür ederim. :) Onlar bir birey....Biz bunu bilip böyle yaklaşınca, çocuk da bunu hissediyor zaten. bu sıkı bir güven bağı oluşmasını sağlıyor... Sevgilerimle..:)

      Sil
  12. Çoook teşekkürler :) Çocuklarla ilgili özellikle de deneyimlenmiş postların çok faydası oluyor. Bugünlerde oğlumda da benzer korkular açığa çıktı bu önerilerinizi dikkate alacağım. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım bir an geçer korkuları yavrunuzun.. Bu bir süreç, Yaşanacak ve bitecek. Biz yanlarında olursak, bu korkuların kalıcı olmasını önleyebiliriz.:) Sevgiler..:)

      Sil
  13. Güzel bir yazı olmuş özellikle şu boy ayrıntısını iyi ki yazmışsınız ,bir önceki gün arkadaşımdaydım maşallah yeğeni neredeyse 2 mt.:) bebeği sevmek için aldığın da biz de ona takıldık kademe kademe yüksel çocuk garipsemesin diye:) bizim hoş bir konuydu ama kızgınlık anın da boy farkının çocukta farklı bir etkisi olacağına ben de inanıyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Tabi bu güzel bir örnek olmuş. Tatlı bir anı...:) Ama hiddetli bir durumda o boy farkı çocuğun gözünde nasıl bir alır, bir dününün... Hiçbir çocuk zaten böyle bir şeyi asla hak etmiyor..:(

      Sil
  14. 40 yaşına gelmiş ve haaa---laaa sinek harici tüm böceklerden korkan ben; ömrüm boyunca ''birşey yapmaz ki sana'' kelamlarıyla kimine göre avutuldum; kimine göre daha çok korkutuldum,kimine göre dalga geçildim veya aşağlandım...hiçbir zman anlatamadım; anlatamıyacağım sanırım ne kadar çok korktuğumu empati yoksunu insanlara.. bir yere kolay kolay tatile gidemem...ev arıyorsam oda sayısına değil; banyo-mutfak dolaplarının içlerine kıyıya köşeye bakarım...hiçbir bahçeli evin sefasını süremem...çok sevdiğim balkonumda huzurlu olamam... tek sebep empati yoksunu insanlardı sanırım çevremdeki...biri de tutup demedi ki; gel seninle şunu bi konuşalım !!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korku başladığında olumlu bir yaklaşım her şeyi değiştirebilir. Böcek olayı biraz farklı tabi .:) işin içine biraz tiksinme de karışırsa durum çok fena...:) Ben de çocukken kedi köpek vs hayvanlardan korkardım. ( Durum pek değişmedi:)) aynı yaklaşımlarla ben de karşılaştım. Alay ve özellikle korkutma olayları sıkça yaşanıyor bu durumda. Ama bunun yerine birileri elimi tutup hayvancağızı birlikte sevmeyi önerseydi işler değişebilirdi. zamanla bunu aşmak gittikçe zorlaşıyor. Korku başladığında yenmek gerek.

      Ben şimdi bunu çocukarıma belli etmemeye çalışıyorum hayvanlara yaklaşabiliyorlar. Ben de sözlerimle onları destekliyorum.
      Sevgiler...:)

      Sil
  15. bunu okuyunca bazen çocuklarımızı anlayamadığımızı düşünüyorum ama onlar ne kadar da haklılar değil mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklılar... Biz de kaygılarımızı , korkularımızı anlatamadığımızda ne kadar kötü hissederiz. Onlar zaten ne yaşadıklarına tam olarak anlam veremezken, dertlerini anlatamazken, bizim onları anlamaya çalışmamız daha etkili olur...
      sevgiler..:)

      Sil

İnstagram

Sosyal Medya Kafe Copyright © 2014 Tüm Hakları Saklıdır...