1 Haziran 2017 Perşembe

11 Ayın Sultanı Ramazan 2017

Tarih1 Haziran 2017 Perşembe
11 Ayın Sultanı Ramazan 2017
Efendim; Recep, Şaban derken sonunda 11 ayın sultanı Ramazan da geldi. Hoşgeldi sefa getirdi. Biraz bu aydan bahsedelim istedim. Bu vesile ile her birinize hayırlı ramazanlar dilerim.

Dinimize göre, gelenek ve göreneklerimize göre bu mübarek ay içinde yapılması gerekenleri aslında hepimiz biliyoruz. Ben yine de aklıma gelenleri bir söyleyeyim. İslamın şartı olan oruç tutmak ilk sırada olacak tabi ramazan ayı boyunca. Büyüklerimiz derdi ki, 'oruç tutmak sadece aç kalmak değil bedeni ve ruhu terbiye etmektir.' Bizler de büyüdükçe öğrendik bunun anlamını. Sonra bu mübarek ayda yapılması gereken farklı geleneklerimiz de var. İftara misafir davet etmek, davete icabet etmek. Kadir gecemiz var, camilerin tıka basa dolduğu. Fitre vermek mesela. bu arada Din İşleri Yüksek Kurulu 2017 fitre bedelini 16 TL olarak belirlemiş aklıma gelmişken bilgisini vereyim. Ekonomik durumu iyi olanlar için zekat var bir de verilmesi gereken. Güllaç var değil mi iftar sofralarımızın baş tacı. Hurmalarımız var orucumuzu açmak için.

Ramazan davulcusu sorunsalına gelelim mi? Sorunsal diyorum çünkü son yıllarda gazetelerin 3.sayfalarına haber olan davulcu-mahalle sakini olaylarını sıkça duyar olduk. Bu konuda kararsızım; evet davul ramazan ayının simgesi ve devam etmeli ama hastası olanlar, bebeği yeni uyuyanlar da haklı. Ne diyeceğimi bilemedim.

Şimdi de sosyal medyaya ramazan ayında neler dökülüyor onlara bakalım. En çok dikkatimi çekenlerden bahsedeceğim. Sizin de aklınıza gelen olursa yorumlarda devam edebiliriz sohbete😊Oruç tutmayanlara 'kafir' diyenleri ahlaksızlıkla suçlayanları gördüm. Sahur sonrası edilen niyet metnini duvarına yazıp, arkadaşlarının okumasını sağlayıp "heh şimdi niyet ettin oruç tutma da göreyim" diyeni gördüm. Bunların tam tersi oruç tutanlarla dalga geçeni gördüm. Bu sözler yüzünden tartışanları,küfür edenleri gördüm. Sokakta gündüz vakti yiyip içenlere tepki durumu var bir de.Benim bu konu hakkında düşüncem şu: Yukarıda da belirttiğim gibi kimse kimsenin inancını sorgulayamaz, müdahale edemez ancak çoğunluğun oruç tuttuğu bir ortamda geze dolaşa dondurma yemenin çok etik olmadığı görüşündeyim. Bari bu mübarek ayda insana saygı esas olsun. Empati yapalım, yapmaya çalışalım. Siz  dışarı çıktığında ara ara su içmezse sokak ortasında bayılma ihtimali olan insan gördünüz mü? Ben gördüm, o sebeple önyargılı olmayalım.

Sizler ramazan ile ilgili neler söylemek istersiniz? Yazdıklarıma katılıp katılmadığınızı bilmek isterim veya benim atladıklarımı paylaşırsanız sevinirim. Sağlık ve huzurla...

köşe yazarı nihal yeşiltaç orhan Yazar Hakkında: 
Nihal Yeşiltaç Oran. İstanbul'da yaşıyor ve çalışıyorum. Bir müzik yapım firmasının basın ve halkla ilişkilerini yürütüyorum. Mesam üyesiyim. Uzun yıllardır köşe yazarlığı yapıyorum. Hüzün Sarısı isminde bir yaşam blogum var. Evliyim iki evlada sahibim. Az uyuyup çok çalışanlardanım.

18 yorum:

  1. Samimice ve değişik açıdan da analiz ederek yazmışsınız, ben çok zevkle okudum. Empati en çok ihtiyaç duyduğumuz davranış modeli, hoşgörü ve kucaklama için buna sık sık başvurmalıyız aslında. Sosyal medya doğru bir yansıtıcı değil maalesef, genelde ayrıştıran paylaşımlar gözlemliyorum. Ne radikal ne marjinal ortada bir yerlerde evrensel insani değerler üzerinde sataşmadan yürümek niye zor ki. Ben zaten sosyal medya çok takip etmiyorum, işte biraz da bu sebeplerden. İnsani her şey biraz içeride şekillenmeli, olgunlaşınca da taşmalı o zaman dokunmadan, kırıp dökmeden güzelliklere dönüşebilir ancak. Ramazan bir fırsat, hem bireysel hem sosyal bir ibadet bu yönüyle de oluşan enerji ve Rabbimizle kurulan bağlantının gücü de hayli yüksek. Bizim rehberimiz Peygamberimiz (sav), ne kadar hoşgörülü bir o kadar da kulluğunda coşkulu. Çarpışmadan ama birbirimize dayanarak yaşama referansı olacak güzel günlere vesile olmasını dilerim mübarek ramazan ayının. Sevgiler, selamlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum. Anahtar kelime: hoşgörü
      Sevgiler

      Sil
  2. Eline sağlık canım çok güzel bir yazı olmuş.
    İnsanların sesli ve gösterişli ibadet ediyor olması beni rahatsız ediyor açıkçası,inanç ibadet kul ve Allah arasında kalmalı diye düşünüyorum .Herkes birbirine saygı duymalı her konuda olduğu gibi inanç ve ibadet konusunda da.Kimse hesabını komşuna vermeyecek o yüzden kimse kırıcı olmamalı.gönül dostluğu zedelenmemeli.
    ŞU davul konusu da artık bir aşılsa hiç bir iletişim olmadığı yıllarda zaruri bir ihtiyaçtı bu kesin Ramazanın da bir simgesi gibi ama artık herkes saat kuruyor biz dar sokaklı mahallelerde oturuyoruz mahallenin tüm ışıkları yanıyor ama adam öyle bir hırsla vuruyor ki evin için de durmak mümkün değil hastası olan var 10 evden 6 sın da 0-3 yaş bebek var kim ne düşünür bilmem ama ben gereksiz buluyorum.
    Bu güzel hayırlı ayı hissetmek şova dönüştürmeden hakkıyla sevabıyla geçirmek nasip olsun hepimize. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Hatice Hanım
      Şov kelimesi yerinde olmuş:)

      Sil
  3. Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık senede sadece 1 ay Müslüman bir ülkedeyiz ve herkes birbirine saygı ve sevgi duymalı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim:)
      Keşke dediğiniz gibi olsa. 1 aylık müslümanlığa da bazıları için katılıyorum:)

      Sil
  4. Öncelikle hayırlı ramazanlar neler neler işte millet konuşur durur. Ben işin bilimsel kısmına da bakarım. Bir kere oruç bedenin yenilenmesini sağlıyor. He sevap da kendine göre. Yani herkes kendi kuyusundaki taşları doldursun atacağı yere

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim:)
      Aslında oruç sevaptan ziyade borç. Bedenin yenilenmesi durununa da katılıyorum

      Sil
  5. Gürültüsü bebekler, hastalar vb mazereti olanlar açısından bakınca sıkıntı olsa da ramazan davulcuları ramazanın önemli simgelerinden. Ama son yıllarda gitgide azalan bir gelenek olduğunu gözlemliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Davulcular yazık ki eskisi kadar coşkulu değil kentlerde. Ama kırsalda aynen devam ediyor:)

      Sil
  6. Yazdıklarınıza katılıyorum, Ramazan ruhunun çok farklı, birleştirici ve bütünleştirici etkisi olduğuna inanıyorum. Hayırlı Ramazanlar sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum, hayırlı ramazanlar

      Sil
  7. Hayırlı ramazanlar .
    Ramazan davulcusu bence devam etmeli.Ramazan ayının en önemli geleneklerinden sonuçta 1 ay duyuyoruz bu sesi ve açıkcası benim hoşuma gidiyor.2 çocuk büyüttüm ,davul sesinden hiç rahatsızlık duymadım.

    Yaklaşık 4 senedir düzenli olarak oruç tutamıyorum.Onların gözünde varsın kafir olayım :)) Hiç kimse kimsenin inancını sorgulayamaz,Allah ve kul arasındadır.İnsanların göstere göstere oruç tutmaları da beni rahatsız ediyor.Aynı şekilde göstere göstere ramazan ayında yeme-içme de rahatsız ediyor.Önemli olan saygılı,hoşgörülü olup empati yapabilmek.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazık ki gün geçtikçe hoşgörüyü unutuyorum toplum olarak. Dilerim böyle devam etmez.
      Sevgiler benden:)

      Sil
  8. Merhabalar.
    Ramazan ayı ile ilgili paylaşımınızı okudum. Kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim. Herkeste olduğu gibi, benim yaşamımda da Ramazan ayının yeri ve değeri diğer aylara göre çok farklıdır. 62 yaşında olmama rağmen, Ramazan ayını bir bayram havasında ve çocuklar gibi sevinerek, severek karşılarım. Yılın her ayı Ramazan olsa, bıkmadan usanmadan bu mübarek ay ile meşgul olurum.

    Ramazan davulu, Ramazan ayı ile bütünleşmiş güzel bir bir gelenektir. Ancak, gerçekten gecenin sahur vaktinde çalınan davul çocuklarımızı, hastalarımızı ve yaşlılarımızı rahatsız ediyorsa, davul çalınmasına ben de karşıyım. Çünkü, başka birini rahatsız eden gelenek, ibadet bile olsa, yapılmaması tarafındayım.

    İlk Ramazan ayı ile tanışmam kış mevsimine denk gelmişti. O zamanlar bahçe duvarları boyunca karlar yağardı. Yollara açılan çığırdan sadece karaltısını gördüğüm, ama çaldığı davulunun sesini işittiğim, davulcunun karaltısı gözden kayboluncaya kadar pencereden seyrederdim. Sahurda, rahmetli annem halk literatüründe pişi, lelek, çığırtma, kızartma dediğimiz zeytinyağında kızartılan hamur işini hazırlardı. Çay ile birlikte büyük bir keyif ile tükettiğimiz yağda kızarmış mayalı hamur, ne kadar lezzetliydi. O zamanki kızartmanın tadını şimdilerde bulamıyorum. neden? O zaman ki yağ da, hamur da, maya da tamamen doğal ve organik gıdalardı.

    İftardan sonra, akşam namazını müteakiben hazırlıklarımızı yapar, teravih namazını eda etmek üzere mahallemizin camisinin yolunu tutardık. Teravih namazından sonra da kahvenin yolunu tutar, sahura kadar tombala oynardık. Ben başka bir Ramazan eğlencesi görmedim de yaşamadım da.

    Uzunca bir yorum oldu, artık veda etmenin vakti geldi de geçiyor bile. Bana içimi dökme fırsatı veren bu güzel paylaşımınızdan dolayı teşekkür ederim. Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar güzel bir yorum olmuş. Fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz. Siz de Allah'a emanet olun.

      Sil

💭🙇📝😊

"Sosyal Medya Kafe'de kullanılan tüm ekran görüntü resimleri ve yazıları Sosyal Medya Kafe'ye aittir.Yazıların ve ekran görüntü resimlerinin yayın hakkı sadece www.sosyalmedyakafe.com'a aittir.İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden bir başka blogda veya web sitesinde yayınlanması,tariflerin veya yazıların ekran görüntüsünü alarak sosyal ağlarda paylaşılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası`na aykırıdır. Aksi taktirde 5846 Sayılı Fikir ve Sanat serleri Yasası gereği suç duyurusunda bulunulacaktır. Yasal yükümlülüğü vardır."
Sosyal Medya Kafe Copyright © 2014 Tüm Hakları Saklıdır...