31 Aralık 2018 Pazartesi

Profesyonel Blog Yazarlığı Ve Yazma Teknikleri

31 Aralık 2018 Pazartesi
Profesyonel Blog Yazarlığı Yazma Teknikleri
Merhaba Sosyal Medya Kafe Okurları🙋
Dijital dünyada bir bloga sahip olmak artık çok kolay. Blogger, Wordpress gibi platformlar sayesinde ücretsiz bir şekilde blog açabiliyoruz. Birden fazla blog sahibi de olabiliriz. Ancak blog yönetimi ve blog yazarlığı göründüğü kadar kolay değildir. Profesyonel blog yazarlığı yapabilmek için bazı yazma teknikleri önemlidir.

Profesyonel bir yazar olmak istiyorsanız ;  Komşuma gittim, işe gittim, yemek yaptım, bahçe suladım, şu kitabı okudum gibi basit eylemleri anlatmaktan vazgeçmelisiniz. Çünkü blogunuz sadece bir günlük değil. Aynı zamanda başkaları için de faydalı bir kaynak olmalıdır. Bazılarına göre "samimiyet " kurdukları canımlı, cicimli cümleler olabilir. Asıl samimiyet blog yazarının, yazdığı yazıyı nasıl faydalı hale getirdiği, yazma becerisinde ne kadar ciddi olduğu, okurlarına karşı saygılı olmasıdır.

Okuma yazma bilen 7'den 70'e  herkes blog açıp, blog yazarlığı yapabilir.

Okuma-yazma bilen herkes blog açıp, yazabiliyorsa farkımız olmalı. Profesyonel bir yazar olmak için aşağıdaki yazı tekniklerini okumanızı tavsiye ederim.

Profesyonel Blog Yazarlığı Ve Yazma Teknikleri

1.Yaratıcı Yazma


Yaratıcı yazma alanlarına artık ihtiyaç var ve yurt dışında çoğu yazarın tercihi yaratıcı yazma tekniği. İlgi alanlarınıza veya uzmanlığınıza göre seçebileceğiniz birçok yaratıcı alan vardır. Kurgu veya kurgusal olmayan edebiyat, drama, şiir, otobiyografi ve çizgi romanın yazılması gibi. Bu alan çok yaratıcı olmasının yanında kendi belirlediğiniz, uzman olduğunuz konu üzerinde yazmanız sizlere başarıyı getirecektir.

Örnek gösterebileceğim yaratıcı yazılar;

Ejder Nefesi : Sevgili Aytül, duygu ve düşüncelerini o kadar ustaca kurgulamış ki yazıyı okurken, kendinizi onun dünyasında buluyorsunuz. Bu da sevgili Aytül'ün blog yazarlığına verdiği değeri ve samimiyeti gözler önüne seriyor. Böyle başarılı ve yaratıcı konuları yazmasından dolayı kendisini tebrik ediyorum.💓

Google Mühendisi ile Telefonda Neler Konuştum : Sevgili Serdar, bu yazısında Google sırları olan SEO hakkında deneyimlerini, duygu ve düşüncelerini ustaca mizansen boyuta taşımış. Bence 2018 yılında okuduğum en muhteşem, en yaratıcı yazısıydı. Yaratıcılığından dolayı Serdar Kara'yı tebrik ediyorum.👏

2.Teknik Yazma


Teknik yazı alanını seçerseniz, talimatlara göre çalışmalısınız. Yazmak istediğiniz konuyla ilgili iş tanımları, talimatlar ve çeşitli açıklamalar dahil olmak üzere dikkate alınan birçok şey vardır. Kullandığınız görseller net olmalı, küçük ekran boyutlarında yazılmış teknik yazılar ilgi çekici olmaz. Temel olarak yazı tipinin seçilmesi  de çok önemlidir.

Örnek gösterebileceğim teknik yazılar;
Blog Nasıl Açılır :  Burak Oran'ın, yazısında "blog nasıl açılır" konusunda teknik olarak bilgi vermesinin yanında gerekli talimatları çok güzel listelemiş. Kullandığı görseller oldukça net. Kullandığı yazı tipi de göz yormadığı için yazı uzun da olsa rahatlıkla okuyabiliyorsunuz. Kendisini tebrik ediyorum.😊

Google Disavow Nasıl Kullanılır?: Kendime ait bir yazımdır. Kendi kendimi övecek kadar egoist değilim maalesef. Teknik yazmaya örnek gösterebileceğim bir yazımdır. Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.😊

3.Akademik Yazma


Akademik alan çok bilgi ve eğitim gerektiren bir yazı türü. Adından da anlaşılacağı gibi, bu alan çok yüksek bir yetenek gerektirir. Belirli akademik alanlara hakim olmanız, bilimsel raporlar hazırlamanız ve araştırmacının isteğine göre çalışmanız gerekir. Genellikle birçok araştırmacı bu yazarlık hizmetine ihtiyaç duyar ve serbest yazar olarak çalışabilirsiniz. Akademik yazar olarak çok yüksek paralar kazanabilirsiniz. Yazılarınız genel olarak adınızla birlikte yayınlanacaktır. Tabii ki, bu akademik yetenek gerektirdiği için, eğitim geçmişine de ihtiyacınız var.

Örnek gösterebileceğim Akademik yazı;
Finansal Gelişmenin Ekonomik Büyüme Etkisi : Tek kelime ile muhteşem bir yazma becerisi sergilenmiş. Makale Doç.Dr. Osman Peker ve Yrd.Doç Dr. Mehmet Mercan'a ait. Böyle bir akademik yazıyı Türkiye'ye miras bıraktıkları için kendilerine teşekkür ediyorum.😊

4.İş Alanında Yazma


Mesleğe değer bir başka alan, iş konusunda yazmaktır. Adından da anlaşılacağı gibi, pazarlama, tanıtım, finans ve diğer tüm alanlar dahil olmak üzere iş alanlarına uygun olarak yazabilirsiniz. Bilgi resmi veya gayri resmi olabilir. Belirli bir işletme şirketine bağlı olacak ve daha sonra isteğe göre bir makale veya iş raporu yazmalısınız. Bu alan için, insanlar genellikle bir iş eğitimi geçmişi ister.

Örnek gösterebileceğim iş alanında yazı çok ama blog tek;

Hızlı Adam : Hızlı adam yazarı Bünyamin, iş dünyası, pazarlama teknikleri, kariyer incelikleri vb. konularda profesyonel olduğunu düşünüyorum. Benzersiz bir blogu Türkiye'ye kazandırdığı için kendisini tebrik ediyor, blog yazarlığında başarılar diliyorum.😊


5.İçerik Yazma 


Kendi blogunuzda farklı web site sahibine veya blog sahibine içerik yazmak belki de en zorudur. Blog yazarı arayan birçok ticari blog veya web sitesi var. En zor olanı iyi yazabilmek ve blog sahibinin istediği son yayımlama tarihine kadar yazıyı bitirmektir. Çok zor görünse de bu yazı alanı diğer alanlar arasında en ilginç olarak kabul edilir. Karşı tarafın verdiği bir konu üzerinde, bilgi ve birikiminiz yoksa profesyonel yazmanız imkansızdır.

En popüler blog tema sitesi olan Template Monster için yazdığım yazıları örnek gösterebilirim.
Bilgi ve tecrübem olmadan içerik yazmam imkansızdı. Özellikle karşı tarafta oldukça profesyonel bir site vardı. Yazma becerimin yanında SEO 'ya da önem verdikleri için benim için farklı bir deneyim oldu.Yazılarımı hazırlarken acaba beğenirler mi? bu yazıları daha farklı nasıl yazabilirim? vb. Düşünceleri bir kenara bırakıp, yazacağım yazılara odaklanmak en iyi çözüm oldu. Kendi blogunuzda Web sitelerine veya şirketlere içerik yazarlığı yaparak para kazanabilirsiniz.

Duyarlı Web Tasarım

Wordpress'de Duyarlı Haber Temaları İle Haber Blogu Açmak


Kendi blogunuzdan farklı blog veya web sitesinde içerik yazma örnekleri;

Nihal Yeşiltaç Oran : Sevgili Nihal ablam, bildiğiniz üzere aynı zamanda köşe yazarı. Kendi içeriklerini özgün ve kendi üslubuyla, kendine has yazan nadir yazarlardandır. Sosyal Medya Kafe'ye benzersiz içeriklerini kazandırdığı için kendisini tebrik ediyorum. Başarılarının devamını diliyorum. Kendisine tekrar teşekkür ederim.😊

Nahide Zereyak: Sevgili Nahideciğim, 3 çocuk sahibi olarak çocuklar üzerinde bilgi, tecrübe ve deneyime sahip. Ayrıca birbirinden lezzetli tariflerin de ustası. Sosyal Medya Kafe'ye yazdığı muhteşem yazılarından dolayı kendisini tebrik ediyorum.Tekrar teşekkür ederim.😊

Sosyal Medya Kafe'de konuk yazarlık yapan tüm blog yazarlarına da ayrıca teşekkürler.😊

İlgi alanlarınıza ve yeteneklerinize göre kendinize uygun bir alan seçmek çok önemlidir. Bundan sonra SEO alanında ustalaşmak gerekir. Çünkü bazen Blog sahibi veya Web Site sahibi, sizlerden SEO ile güçlendirilmiş bir yazı yazmanızı talep eder. Karşı tarafın ihtiyaçlarını karşılayacak bilgi ve donanıma sahip olmalısınız.

Kendi öz eleştirim: Bir çok şeyi bilmeme rağmen bazen özensiz yazılar yazabiliyorum.(Geçmiş yazılarıma dönüp, tekrar okuyor, beğenmediklerimi, düzeltiyorum.)Yazdığım tüm yazılara gereken özeni ve hassasiyeti gösterdiğimde tam olarak profesyonel blog yazarı olacağım.🙌 2019'da hedefim;  Yazılarımı %80 oranında profesyonel olarak hazırlayabilmek.🙏

Son Sözler;  Buraya kadar okuduğunuza göre Profesyonel bir yazar olmak istiyorsunuz. Umarım verdiğim bilgiler sizlerin blog yazarlığına olan bakış açınızı değiştirmiş, tekrar kendinizi gözden geçirmenize vesile olmuştur. Blog yazarlığında profesyonel olmak istiyorsak,  kendimizi sürekli geliştirmemiz şart. En önemli kural ise alanında uzman olduğunuz konuda özgün, farklı içerikler üretmek ve yazmaktır. Bir başka yazarın konusu alıp, aynı gün kendi blogunuza konu yapmak profesyonellikten oldukça uzaktır. Farklı blog yazarının yazmış olduğu yazıyı, tamamen kopyalayıp, kendi blogunuza yapıştırmak da emek hırsızlığıdır. Blog yazarı bile olamazsınız. Eğer blog yazarlığını ciddiye alıyorsak olumlu/olumsuz eleştiriye de açık olmamız gerekiyor. Farklı bir blogda yazarlık deneyimi yaşamak isterseniz Sosyal Medya Kafe konuk yazar ağırlamaktan memnuniyet duyar.😍


Herkese keyifli yazmalar ve okumalar diliyorum.🙆
Ayrıca 2018 yılının son yazısı olduğu için; Yeni yılınız kutlu olsun. Yeni yılın tüm insanlığa ve ülkemize barış, mutluluk getirmesi dileğiyle...🙏

Yazan: Sibel Ordueri

Son söz sizde! Profesyonel blog yazarlığı ve yazma teknikleri hakkında olumlu/olumsuz düşüncelerinizi yorum formuna yazabilirsiniz.

"Profesyonel Blog Yazarlığı Ve Yazma Teknikleri" makalemi beğendiyseniz, aşağıdaki sosyal ağ butonları sayesinde paylaşabilirsiniz. 
💕⃕
Devamını Oku »

10 Aralık 2018 Pazartesi

Bloglar İçin Yorumların Önemi

10 Aralık 2018 Pazartesi
Bloglar İçin Yorumların Önemi
Merhaba Sosyal Medya Kafe Okurları🙋
Blog yorumları, başarılı bir blogun en önemli parçasıdır. Blog yorumlarının önemi, her zaman uzmanlar tarafından vurgulanıyor. Bana göre de Blog yazılarımız blogların kalbidir.Yorumlar ise blogları yaşatacak kalp damarı diyebilirim. O yüzden blogları blog yapan yorumlardır. Başarılı bir blog yazarı olmak istiyorsak blog yorumlarına da özen göstermeliyiz.

Kendi öz eleştirisini yapamayan, düşüncelere saygısı olmayan blog yazarları burada yazımı kapatabilir. Ya da kazana atıp kaynatanlar zaten hiç takip bile etmesin. Fitne, fesat çıkararak insanları birbirine düşürenlere de malzeme değildir. Onlar da kapatabilir!

Kendini geliştirmek isteyen, öz eleştirisini yapabilen, düşüncelere saygı duyan blog yazarları okumaya devam etsin lütfen... 


Bloglar Arası Yorumlaşma


Bu yazdıklarım sadece yazıları okumadan yoruma yorum yazan gruplar içindir.(Sen bana geldin, ben sana geleyim)

Bazı blog yazarları çeşitli gruplar açarak yorumlaşma etkinlikleri düzenliyor. Çok fazla kişi sayısı olan grupların yorumları,  bloglarda o kadar kendini belli ediyor ki bunu yazma ihtiyacı duydum. Bir blog yazısını okumak için açtığımda yazıyı okuduktan sonra yorumları da mutlaka okurum. Yorum yazdıysam mutlaka beni bilgilendir kutucuğuna da tik atarım. Ve en çok ziyaretlerimi samimi yorum yazan, blog yazarlarının profillerinden yaparım. Bu sayede farklı blogları ve blog yazarlarını keşfedebiliyorum.

Blog yazarlarının bu şekilde bir birbirlerine destek olmaya çalışmalarını anlıyorum. Fakat öyle yorumlar okuyorum ki yazı başka bir şey anlatıyor yorum başka bir şey.

Örnek 1;
Kozmetik ile ilgili bir yazıda blog yazarı memnun kalmadığını yazıyor.
Gelen yorum;
- Ruj deneyiminiz için teşekkürler. İlk fırsatta ben de alacağım.

Şimdi burada oturup on defa düşünmek gerekir. Yazının okunmadan yorum yazıldığı net belli.

Memnun kalınmayan bir ruj'u neden almak ister ki insan?

Örnek 2; 
Blog yazarı arkadaşımız en az 500 kelimelik bir yazı paylaşmış. Yazıda sebzeler, sağlık vs. Hakkında faydalı bilgiler veriyor.
Gelen yorum;
-Çok faydalı yazı

Bu yazıyı okuduğunuza emin misiniz?  Blog yazarı arkadaşımız emin değil. Samimiyetinizden şüphe duymaya başladı...

Blog yazarları sitem ediyor! Ben ona yoruma gidiyorum o bana gelmiyor! Oturun bir öz eleştirinizi yapın lütfen. Karşı taraf size neden geri dönüş yapsın? Yazısını okumadan sırf yorum almak için yazdığınız samimi olmayan yorum olabilir mi?

Yazılarıma okunmadan 50 yorum geleceğine, okunarak 5 yorum gelmesini tercih ederim. Blog yazılarına okunmadan yorum yazılması,  blog yazarına saygısızlıktır.

Yorum gruplarının bir diğer yorum yazma şekli;

Ellerinize sağlık, kaleminize sağlık, faydalı paylaşım olmuş, teşekkür ederim vb. Kısa kelimelerden oluşan cümleler. Konu ile alakası olmayan SPAM yorumlar. Çünkü nedeni basit! Yazı okunmadan yorum yazılmış! Okumadığınız bir yazı için kendi blog yazınızın okunmasını beklemek ne kadar doğru? Ve bloglarınıza yorum gelsin diye beklemek! Yorum gelmeyince de sitem etmek!

Oysa kendi bloglarımıza özen gösterdiğimiz kadar,  karşı tarafın blog yazısına ve yorumlarımıza özen göstersek inanıyorum ki doğal olarak kaliteli yorumlar gelmeye başlayacak. Hiç bu tarz gruplara bile gerek kalmadan.

Belki sizleri bu kısa cümleli yorumlar motive ediyor olabilir ama bloglarınız için hiç bir faydası olmadığını belirteyim. Yorumlar yazıyla bütünleşmeli ve birbirini tamamlamalı ki bloglara faydalı olsun. Bunlar boş zaman kaybı diyebilirim. Ne size ne de blog yazarı arkadaşımıza faydası olur.

İnstagram, Facebook, Twitter gibi sosyal ağlarda kısa cümleli yorumlar yapabilirsiniz. Hatta  emojilerle de iletişim kurabilirsiniz. Fakat Bloglar farklıdır. Farklı olmalı! Bloglarda yazılar için çok fazla emek veriliyor. Yazıları da tamamlayan okuyucuların yorumlarıdır. Blog yorumlarında çıkar ilişkisi olmamalı. Herkesin ilgi alanı farklı olduğu için blog yazarlarına baskı yapılmamalı.

Blog konularını kaleme alan bir blog yazarının film, dizi yazıları ilgisini çekmeyebilir. Şimdi film, dizi blogunuza bu yazar arkadaşımız gelmedi diye sizin ona gidip yorum yazmaması ne kadar doğru olur? Siz blog yazarlığı yaptığınız için o kişinin blog konuları direkt ilgi alanınızda değil mi? Bu yazarın sizin blogunuzu okumak gibi bir mecburiyeti yok ve olmamalı. Karşılıklı yorumlaşmalarda yapılan en büyük dayatmadır. Yeni blog yazarlarının modası diyelim!

Facebook'da bir bayan arkadaşımız yorumlaşma grubu kurmuş, ben de katılmıştım.(2014-2015) Belli süre sonra gördüm ki blog yazarları okumadan yorum yapıyor. Beni motive eden yorumların okunmadan yazıldığını görünce üzmeye başladı. Ve o gruptan uzaklaştım. Yazılarımın okunmadan yorum yazılmasını saygısızlık olarak görüyorum. Sırf yorum almak için yapmacık olmak, sahte ve çıkar ilişkileri kurmak benim kişiliğime ters. Bir daha da sırf yorumlaşma üzerine olan gruplara katılmadım. Bu deneyim ilk ve son oldu. Tabi bu grup sayesinde gerçekten okuyup, yorum yazan arkadaşlarım da oldu. Hâla birbirimizin yazılarını okumaya ve yorumlamaya devam ediyoruz.

Google Plus kapanacağı için Facebook'da "Blog Yazarları Ve Blog Okurları" adında grup açtım. Amacım blog yazarları ve blog okurlarını bir araya getirmek, ilgimizi çeken yazılara yorum yazmak, yazıları Facebook'da paylaşmak, grup içindeki paylaşımları beğendiğimiz de kendi arkadaşlarımızın da ilgisini çekmekti. Hatta ilgimi çeken, yorumladığım paylaşımların yorumlarına emoji ekleyerek arkadaşlarımın da görmesini sağlamaktı. Yoruma yorum gruplarına alışmış olan arkadaşlar bu grubu da bu şekilde düşünmüş olacak ki özelden sitemler başladı. Ben herkese gidiyorum herkes bana gelmiyor.  Böyle bir şeyi kabul etmemiz mümkün değil. Herkes ilgisini çeken yazıyı okumalı, yorum yazmak istiyorsa yazmalı. Kimseye mahalle baskısı yapmaya hakkımız yok. Özellikle yazılarını okumadan yorum yazdığınız blog yazarlarını suçlamak yerine dönüp kendi öz eleştirinizi yapın lütfen...

Bu grubu Google Plus kapandığında daha aktif kullanacağım. Çünkü Google Plus sayesinde ben daha fazla blog yazarına ulaşabiliyordum. Kurduğum grupta benim için Google Plus'un yerini alacak. Yeni blog yazarlarını tanımış, ilgimi çeken yazılarını okumuş, yorumlamış olacağım. Yoruma yorum olarak düşünenler var ise gruptan çıkabilir. Çünkü böyle yapmacık, çıkar ilişkileri, samimi olmayan yorumları da beraberinde getiriyor. Yorumlarda gelinen nokta üzücü oluyor. Ciddi anlamda işin tadı, lezzeti kaçıyor...


Bloglara Nasıl Yorum Yapılmalı ? Blog Yazarlarına Nasıl Faydalı Olunur?


Blog yazılarına nasıl yorum yapılması gerektiğini yazmamı rica eden blog yazarı arkadaşlarımız oldu. Nasıl bloglara daha faydalı olabiliriz?  Sevgili Safiye Hanım'ın da daha önce yazmış olduğu Yasak Savar Yorumlar yazısında sevgili adaşım Sibel Hanım'da yorumlarında bazı ipuçları vermiş ama yazdıkları tam olarak anlaşılmamıştı. Şimdi gelen ricalar üzerine bunları anlatayım;

Öncelikle yazıyı okumanız blog yazarına verdiğiniz değerdir ve saygıdır. İlgi alanınızda değilse zaten zorla okumanız mümkün değildir. Okuduysanız ilgi alanınızdadır. Dolayısıyla yorumlar da doğal olarak kaliteli bir şekilde gelmeli...

Adaşım Sibel Hanım'ın değindiği nokta;  blog yazılarımızın yorumlarında SEO uygulayarak Google sıralamasında yükselmesini sağlamamız mümkün.

Örnek;
Yemek tarifi olsun. "Ispanak Yemeği Tarifi" başlıklı bir yazı ilgimizi çekmiş, okumuşsak ona uygun tamamlayıcı, samimi yorumlar yapmamız blog yazarı arkadaşımıza faydalı olur.
Yorumlarda ıspanak, ıspanak yemeği, ıspanak yemeği tarifi, pirinçli ıspanak yemeği, bulgurlu ıspanak yemeği vb. Kelimeleri yorum cümlelerimizde geçirmemiz Google botlarının ilgisini çeker. Ya da o tarif hakkında bildiğimiz püf noktaları, ipuçlarını yorumlarımızda yazabiliriz.

"Ispanak yemeği çok lezzetli görünüyor. Ellerinize sağlık"  vb. cümlelerimiz blog yazarına faydalı olur.

Google botları, konuyla ilgili yorumlar olduğunu daha net anlar ve blog yazarı arkadaşımızın yazısının sıralaması değişir. Fakat sadece "Ellerine Sağlık" yazmamızın blog yazarına hiç bir faydası olmadığı gibi zararı da vardır. Google botları bunun yazıyla alakası olmadığını düşünür ve spam yorum olarak görür. Google botları kullanıcılar için faydalı cümleleri Google arama açıklamasında gösterir. Unutmamanız gereken Google, kullanıcı deneyimine çok önem veriyor. Bloglarımızı gezen her okur Google gözünde bir kullanıcıdır.


Adsız (Anonim) Yorum Sorunsalı


11 yıldır blog dünyasındayım. Bu süre zarfında  bloglarıma binlerce Adsız yorum gelmiştir. Blogger platformunu kullanıyorsak Adsız(Anonim) yorumlara alışmalıyız. Bu tip yorumlara uzaylı görmüş gibi bakmak yerine mutlu olmalıyız. Nasıl mutlu olacağız? Saçmalayın Sibel Hanım dediğinizi duyar gibiyim.😊

Öncelikle blog yazarlığı yapıyorsanız herkese saygı duymayı öğrenin. Siz karşı tarafa saygı duyarsanız, karşı tarafta size saygı duyacaktır. Bunu şöyle açıklamak istiyorum;

Örnek;
Farklı bloglara yorum yazdığımda benim adım Sosyal Medya Kafe olarak görünüyor. Ama adım soyadım  Sibel Ordueri. Eğer bu blogda hakkımızda sayfamızı yazmasaydım, yorum yazdığım blog sahipleri benim gerçek adımı veya soyadımı bilmeleri mümkün mü? Evet Sibel Ordueri olarak Sosyal Medya Kafe'yi yorumlarımda temsil ediyorum. Ama yorum yazdığım Sosyal Medya Kafe benim adım değil. Blogumuzun adı. Buna benzer milyonlarca blog adı ile yorum yazan, blog yazarı var. Bazılarının bir hakkımda sayfası bile yok...

Ya da şöyle de düşünebiliriz. Blog dünyasında Anonim yazan blog yazarı arkadaşlarımız var. Onlara blog yazamazsın hakkın yok demek ne kadar doğru olur? İnternette herkes adı soyadıyla yorum yazmak istemeyebilir. Bu şekilde hiç kimseye mahalle baskısı, dayatma yapmaya hakkımız yok.

Adsız(Anonim) yorumlara yazılarımızda veya sağda solda hakaret etmek gerçek okuyucularınızı blogunuzdan soğutmaktır. Çünkü blog yazarları dışında gerçek okuyucularımız ta kendileridir. Sosyal Medya Kafe'de her zaman vurguluyorum. İster Adsız ister adınızla özgürce yorum yazabilirsiniz. Dürüstçe söylemem gerekirse Adsız gelen bir yoruma daha çok seviniyor ve mutlu oluyorum.

Çünkü biliyorum ki çeşitli arama motorlarından veya sosyal ağlardan takip ederek bizim blogumuza yolu düşmüştür. Ve gerçek okuyucularımızdır. Bu konuda benim gibi düşünen Adsız yorumlara son derece nazik davranan, olumlu/olumsuz tüm yorumları yayımlayan Nihal ablamın yazısını en belirgin örnek gösterebilirim;

Arama motorlarında iyi bir sıralaması olan Hüzün Sarısı blogun Hızlı Saç Uzatan Şampuan yazısının yorumlarına mutlaka bakmanızı rica ediyorum. 217 yorum var. Yarısı kendi cevabı diye düşünsek yaklaşık 108 yorum yapılmış. 108 yorumun yarısından çoğu Adsız olarak yazılmış.

Eğer Nihal ablam blogunda  Adsız yorumlara hakaret, istemediğini veya insan yerine koymayan cümleler kullanarak saygısızlık yapmış olsaydı bu yorumların gelmesi mümkün olabilir miydi?  Hakaret eden cümleler kurması Adsız(Anonim ) yorum yazan okurlarımızı kızdırıp, küstürüp kendine düşman bir yorumcu yapabilirdi. Nihal ablamın okuyucularına karşı saygısı ve samimi bir şekilde iletişimini sürdürmüş olmasından dolayı başarıların en büyüğünü hak ediyor. Kendisini tebrik ediyor. Başarılarının devamını diliyorum.

Adsız(Anonim) olarak yorumlarda saldırı veya olumsuz yorumlar geliyorsa blogunuzu tarayın mutlaka Adsız yorumlara karşı yazdığınız olumsuz bir cümleniz vardır.

Güncelleme Saat 16:35 : Yazımı yayına aldıktan sonra Nihal ablamdan 2. Bir yazı örneği daha geldi. Bu yazısını kaçırmışım. Oysa geçirdiği ameliyatı biliyordum. Özelden konuşuyorduk. Şimdi yazısını gönderince nasıl mutlu oldum, nasıl duygulandım anlatamam. İşte bu dedim! Bir blog yazarı böyle olmalı. Herkese örneksin, muhteşemsin, alkışların en büyüğünü hak ediyorsun.👏👏👏

Arama motorlarına ön sayfalarda olan Halluks Valgus Ameliyatım başlığı altında yine 187 yorum var. Çoğu Adsız olarak yazılmış. Ve Nihal ablam hiç üşenmeden her biriyle özel olarak ilgilenmiş, yorumlarına cevap vermiş. Sizce de Nihal ablam en güzel övgüleri hak etmiyor mu?  Ne dersiniz ?

Nihal ablamın yazılarını incelediyseniz şimdi Adsız yorumlar geldiğinde neden mutlu olmanız gerektiğini de anladığınızı düşünüyorum.😊

11 yıldır blog yazarlığı yapıyorum. Adsız olarak hiç hakaret eden, saldıran yorum almadım. Ama blog yazarlığımın 10. Yılında Psikolojik Danışman olduğunu öne süren, aynı zamanda blog yazarı bir hemcinsimden tüm sosyal ağlardan saldırı yorumları atıldı. Facebook özel mesaj, Google  Plus paylaşımlarım, Twitter, Blog yorumları ve yetmemiş aynı yere 2-3 kez kopyalamış yapıştırmış. 😊 Nasıl bir öfkeyse artık.😊 Aynı anda aynı yorumu kopyalayıp/yapıştırarak siber zorbalık diyebileceğimiz, saldırgan bir üslupla. Neden mi ? Düşüncelerime saygı duymaması! Özgürce yorum ve yazı yazmama saygısı olmadığından...

Uzman Psikolojik Danışman Y.Ç. 'den ilk saldırı yorumları aldığım için kendisini tebrik ederim.😊👏👏👏  Spam klasöründe hatıra olarak saklıyorum.😊 Uzaylı görmek işte böyle bir şey!

İsimlere takılmadan saygı çerçevesinde olumlu/olumsuz yazılmış tüm yorumları yayımlıyorum.

Bana pek çok blog yazarından olumsuz veya hakaret içeren adsız yorumları nasıl öğreneceğimiz konusunda sorular geliyor. Adsız yorumların sahibini bilmek ya da öğrenmek mümkün değil. Adsız yorumlar gelebilir bu çok doğal. Binlerce kişi Adsız olarak yorum yazmayı tercih ediyor. Adsız yorumlar için paranoyak olmaya gerek yok. Herkesin düşüncesine, tercihlerine saygı duyulması gerektiğini unutmayalım. Önemli olan isimler değildir. Önemli olan yorumların üslubu ve yazan kişinin samimiyetidir. Adsız (Anonim) olarak yazsa da karşınızda insan var. (Robot, uzaylı değil) Bunu asla aklınızdan çıkarmayın. Okurlarınızı kendinizden soğutmayın.

Yorumlara Cevap Vermeme Sorunsalı


Blog yazarlığında ilginç bir o kadar da üzerinde tartışılması gereken konulardan biri de yorumlara cevap vermemek. Hem yorumlar gelsin diye çeşitli gruplar kuruluyor hem de yorum geldiğinde yorumlara cevap verilmiyor. Size de okuduğunuzda tuhaf gelmiyor mu? Bana bu şekildeki blog yazarları kusura bakmasınlar ama samimi gelmiyor. Ben samimiyeti canımlı, cicimli cümlelerde aramıyorum. Benim için blog yazarının samimiyeti blog yazılarına gösterdiği özen ve gelen yorumlarla, okurlarıyla etkileşim/iletişim halinde olduğudur. Çok blog okuyor ve geziyorum. Okuduğum bir yazıya da mutlaka yorum yazarım. Defalarca yorum yazdığım bir blog yazarı bana cevap vermemişse o blogu takip etmeyi, yazılarını okumayı, yorumlamayı bırakıyorum. Sosyal ağlarda gördüğüm, ilgimi çeken blog yazılarını da okuyor, yorumluyorum. Firefox tarayıcımda çok sevdiğim yazılarını okumaktan keyif aldığım blog yazarlarını da tarayıcıma kayıt ettim. 9-10 blog yazarı favorim. Bu sayı bazen 20'lere de çıksa yukarıdaki sebeplerden dolayı favorilerimden düşüyor.

Hepimizin tüm dünyası elbette blog değil. Benim de bir ailem ve 2 çocuğum var. Dolayısıyla önceliklerim ailem, evim, arkadaşlarım, dostlarım. Elimden geldiği kadar yorumlara cevap veriyorum. Ama bazı durumlar olabiliyor. Yazımın tüm yorumlarını cevaplamış olduktan 2-3 ay sonra yeni yorum geldiğinde yayına alınca unutup arada kaynayan yorumlar. Yorum yazmış ama benim cevap yazmadığım okurlarımız var ise kendilerinden özür dilerim. Geçte olsa gördüğümde cevap yazmaya çalışıyorum. Yaz tatillerinde 3 ay kadar blog dünyasından uzak kaldığımda ise ne yazı paylaşıyorum ne de yorumları cevaplayabiliyorum. Kaldığım veya gezdiğim yerlerde PC interneti olmuyor. Mobilden de blog yazan, yorum yapan biri değilim.

Bu yazımı yazmaya başladıktan 3 gün sonra benzer düşüncelerde olan Mustafa Sönmez'in Blogger Ve Cevapsız Yorumlar: Yorum Fantezileri yazısına Google Plus paylaşımlarında denk geldim. Son günlerde olan düşüncelerime yakın olduğu için linkini tıkladım, okudum ve yorum yazdım.

Mustafa'nın da yazısında bahsettiği gibi saadet zincirleri ve bu saadet zincirleri ile kendini bir yerlerde sanan, burnu iki karış havada gezen, yüksek zirveleri mesken tutmuş blog yazarları. Önce ben merkezi sisteminizi değiştirmediğiniz sürece de başarılı bir blog yazarı olmanız mümkün değil. Gelen yorumlardan sonra 3-4 yazı paylaşıp yorumlara cevap vermeyen blog yazarlarını da samimi bulmuyorum.

İsteyen üzerine alınır, isteyen öz eleştirisini yapar, isteyen benim düşüncelerime saygı gösterir, isteyen saygı göstermez, isteyen de yazdıklarımdan kendine ders çıkarır kendini geliştirir. Seçim sizin!😊 Ben dürüstçe tüm duyduklarımı, gördüklerimi, tecrübelerim doğrultusunda da gerçekleri yazmak durumundayım. Acı ama gerçekler bunlar.👀

Blog yorumları ile ilgili sevgili Aytül  arkadaşımdan da bir yazı geldi. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.💖
Son Sözler;  Çeşitli saadet zincirlerinde bulunmadığım için Sosyal Medya Kafe'ye gelen yorumlardan da okuyucularımızdan da memnunum. Blog yazarı arkadaşlarıma değer verip yazılarını okuyup, yorumladığım için geri dönüşlerde aynı samimiyetle oluyor. Ara sıra okumadan yorum yazanlar da var elbet ama benden geri dönüş almaları mümkün değil. Yazdıklarıma ve bana saygı duymayan bir yazarı ben neden okumak isteyim?  Bazı blog yazarı arkadaşlarımı da özelden  uyarıyorum. Yaptığı yorumun alakasız olduğu bildiriyorum. Karşılıklı anlaşıp, yorumunu siliyorum.

Tüm yazdıklarıma rağmen herkes istediği şekilde yorum yazmakta özgürdür. Herkesin samimiyeti kendi kişiliğidir. Bu konu tartışmaya açıktır. İster Anonim ister adınızla saygı çerçevesinde konuyu değerlendirip, daha iyi bir  blog yazarı ve blog yorumcusu olma konusunda kendimizi geliştirebiliriz. Bu yazım toplam 2212 kelimeden oluşuyor ve yazıp bitirmek günlerimi aldı. Yazıyı okumadan yorum yapanlar uzak durabilir, isteyen takipten de çıkabilir. Özgürsünüz! 🙈🙉🙊 Bu üç maymunu oynayamıyorum özür dilerim.

Blog yorumlarının önemini anlayan herkese sevgiler.💕

Sibel Ordueri

"Blog Yorumlarının Önemi" makalemi beğendiyseniz, aşağıdaki sosyal ağ butonları sayesinde paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

8 Aralık 2017 Cuma

Blog Yazarları Çalıştayı -Gelecek Vadeden Bloglar Tartışması

8 Aralık 2017 Cuma
Blog Çalıştayı Gelecek Vadeden Bloglar
Merhaba Sosyal Medya Kafe Okurları,
Blog Yazarları Çalıştayı ve Gelecek Vadeden Bloglar  hakkında son günlerde açılan tartışmalara Sosyal Medya Kafe yazarı Sibel Ordueri olarak ben de kendi düşüncelerimi yazmak için buradayım.

Öncelikle  bilmenizi isterim ki  Evren Bey ve ekibine Sosyal Medya Kafe'yi de değerlendirmeleri için göndermiştim.Onlara göre Gelecek Vadetmeyen bloglar arasındayız.Bu oluşum da yer alamamak beni zerre kadar üzmedi.Ama seçilen blog yazarı arkadaşlarım adına sevindim.Onlar için ciddi bir motivasyon olduğunu düşünüyorum.Konuyu objektif olarak olumlu ve olumsuz yönleriyle  değerlendirmeye çalışacağım.

Evren Bey'in blog yazarları ile yaptığı Youtube sohbetlerini beğenerek izledim.Blog yazarlarına önem ve değer veren birini görmek mutluluk vericiydi benim için.Ayrıca Youtube sohbetleri sayesinde bir çok yeni blog yazarı tanıma şansım oldu.Zaman dediğimiz kavram her birimiz için çok değerli.İnsanlar değer verdiği bir işe ,canlıya,hobisine,projesine v.b zaman ayırır.Evren Bey'in iyi niyetle başlattığı bir proje olarak görüyorum.Lakin bu oluşumda benim de gözüme çarpan bazı eksiklikler mevcut.

1.Gelecek Vadeden Bloglar

Belli bir jüri seçilerek ekip kurulmuş.Sanıyorum bunu tecrübeli blog yazarları arasından gönüllü olan ,blog yazarlığına ve bloglara önem veren kişiler olarak seçilmiş.Buna zaman ayırmak da herkesin harcı değil.İçlerinde en eski tanıdığım Kelimeler Benim yazarı Sezer Bey (O beni hatırlamayabilir) Google forumda çok yazıştığımız bir dönemde orada yazışmalarımız ve blogunu takip ettiğim kadar tanıyorum.Evren Bey de dahil olmak üzere diğer jüri de olan blog yazarı arkadaşlarımızı bu oluşum  sayesinde isimlerini duydum ki ben de 10 yıldır blog dünyasında olan biriyim.

Gelecek Vadeden Bloglar için 6 ay ile 2 yıl arasındaki tüm bloglar ve son 6 aydır güncel olan bloglar başvuru yapabiliyor.Bu kıstasa göre 2 yaşımızı doldurduğumuz için direkt uymuyoruz zaten😉Demekki bu proje yeni başlayan blogları motive etmek amacıyla uygulamaya koyulmuş.Yeni blog yazarı arkadaşlarımıza tepeden bakmanın aksine elinden tutma amacı var.

Şimdi birileri jüri oluşturmuş ve bir form aracılığıyla isteyen blog yazarları buraya bloglarını gönderiyor.Kimse tepeden inip ben seni " Gelecek Vaat Eden Blog" seçtim, gibi bir durum söz konusu değil diye düşünüyorum.Ben değerlendirme ekibine kendi isteğimle blog adresimi gönderiyor isem bu jüri de katılan bloglar içerisinden kendilerine göre bir blog seçimi yapıyorlar.Seçilmemiş olmam beni üzmez, kafama bile takmam.Bu projeye blogumu gönderme amacım başlatılan proje de bir blog yazarı olarak ben de buralardayım demektir.Bu projeye ister katılırız ister katılmayız.Kararı verme yetkisi bizde.Kimse zorla bize bu projeye dahil ol demiyor.Blogunu gönderen razı,blog seçimini yapan jüri razı durumu.

Son tartışmalar da okuduğum moda,kozmetik bloglarının yer almayacağı ,blog yazarı olarak görülmediği v.b söylemler.Burada bir yanlış anlaşılma var. Evren Bey'in yazısından direkt alıntı yaptığım açıklaması şöyle;

"Gelecek Vadeden Bloglar (GVEB) Listesine Girme Şartları
  • Jüri tarafından keşfedilen veya form üzerinden başvuruda bulunan yaşı 6 ay ile 2 yıl arasındaki bütün bloglar değerlendirmeye alınmaktadır. 
  • Değerlendirilecek bloğun son 6 aydır güncel olması gerekmektedir. 
  • Moda, yemek, seyahat, teknoloji gibi her kategoriden "kişisel blog, çok yazarlı blog ya da kurumsal blog ayrımı yapılmadan" yukarıdaki özellikleri taşıyan bütün bloglar jüri tarafından değerlendirilmektedir."
Yukarıdaki açıklamaya göre tüm bloglar bu projeye katılabiliyor.

Burada bana göre keşke " Gelecek Vadeden Bloglar " için jüri seçimleri yerine katılan herkes için bir anket oluşturulsaydı,farklı bir blog üzerinde dursaydı ve herkes oyunu kullanıp  gelecek vaat eden blogu seçebilseydi.Tabii bu benim düşüncem.Evren Bey kendi düşüncesiyle jüri seçimine daha uygun bulmuş.Farklı bir proje ve orijinal bir fikir olduğu için saygı duymak gerekir diye düşünüyorum.En önemlisi de ortaya konulan bir emek var.Bunu görmezden gelmemek gerekir.

Güzel başlanmış bir proje olarak görüyorum.Zamanla şeffaf bir ortama taşınmasından yanayım.Gizli kapılar arkasında seçimlerin yapılması ve belli sayıda oluşturulmuş jüri ile mutlaka arkadaş,yakınlık v.s durumlarına göre blog seçimleri illa ki olmuştur/olacaktır. Sonuç olarak Evren Bey blog yazarlığına ve bloglara değer vermemiş olsaydı bu tip bir projeye zaman ayırmazdı.

Burada kendini Kral ilan etme gibi bir durum  görmüyorum.

Evren Bey  eğer hiç bu projeden bahsetmeden direkt gelseydi bir bloga gel ben seni "Gelecek Vaat Eden Blog " seçtim deseydi o zaman derdim ki sen kimsin ? Herkesin kendisinin başvurduğu bir proje  kralcılık değil ,blog yazarları ve bloglar  için başlatılmış bir oluşumdur.Katılıp katılmamak tamamen karşı tarafın kararına kalmış.

"Gelecek Vaad Eden Blog "olarak seçilmemiş olmak da blog yazarlığının sonu değil.Bir başkası da  farklı bir proje ile blog seçimi yapabilir,katılmak veya katılmamak bizim kararımız.Hiç kimse bir başkasının ne yazdığına,ne başlattığı projeye ,ne de başlatılan projeye katılmasına karışabilir.
Biraz daha saygı,sorgulama,hoşgörü lütfen.

Bu olayla ilgili bazı başlatılan proje ve etkinliklerle örnekler vermek istiyorum.

*Eski blog yazarları hatırlarlar daha önce "Hürriyet- Boomads Ödülleri " adı altında başvuran bloglar arasından jüri tarafından blog seçimleri yapılıyordu ve ihtişamlı bir gece ile ödülleri veriliyordu.Evren Bey'in de yapmaya çalıştığı benzer bir durum.

*Bir ara da haftanın blogları seçiliyordu bloglar arasında, herkes blogunda bir blog seçip  paylaşıyordu.Bu da  ona benziyor aslında.Birden çok kişi tarafından seçilmiş haftanın blogu etkinliğinin isim değiştirmiş hali 😉Birileri bizi haftanın blogu seçmedi diye blog yazarlığına mı küstük ? yoksa yazmaya devam edip yolumuza mı baktık 😉 O yüzden hep böyle farklı oluşumlar çıkacaktır bu demek değildir ki bazıları elit blog yazarı da bazıları alt tabaka blog yazarı 😉

Bir de şöyle bir düşünce var ki bu da dolaylı olarak Evren Bey'in projesine benziyor;

Bazı blog yazarı arkadaşlarımız "En Popüler Bloglar " veya "En Başarılı Bloglar" başlığıyla kendilerine göre  blog seçimleri yaparak bloglarında listeliyor.O listelerde olmamış olmamız bizim popüler ya da başarılı olmadığımız anlamına mı geliyor? Elbette ki bunlar asla otorite olamaz.Ama şunu da unutmayın bir blog yazarı istediğini yazar, istediği blog seçimini kendince yapabilir,istediği projeye katılır..Bu konuda herhangi bir alınma veya üstten bakma gibi algılanmamalı.Dikkat edilmesi gereken nokta Evren Bey'in projesine herkes kendi isteğiyle blogunu gönderiyor!

Gelecek vadeden bloglar seçimlerini fazla kafanıza takmamanızı öneriyorum.Asıl önemli olanın bizim  blog okunma oranlarımız ve okuyucularımızın bizimle ,yorumları veya iletişim yoluyla ne kadar aktif durumda olmasıdır.Eğer kendimiz okunma oranından ve etkileşimden memnunsak zaten iyi yerdeyiz demektir.Bugüne kadar kimseyi kendime rakip görmedim.Her zaman kendi kendimin rakibi oldum.Bu şekilde daha sorgulayıcı ve gelişimci bir ruhla hareket ederek ,daha iyi yol aldığımı düşünüyorum...

2.Blog Yazarları Çalıştayı


Blog çalıştayı tüm blogları kapsıyor mu ? kapsamıyor mu ? gelin benim düşüncelerimle birlikte bakalım ;
Sanıyorum blog çalıştayı son 4 yıldır yapılıyor.Benim haberim bu yıl oldu.😊 (4 yıldır buralardaydım oysa ki )
Evren Bey'i takibe aldıktan sonra blog çalıştayı ile ilgili tüm paylaşımlarını gördüm yeri geldi beğendim ve destek amaçlı paylaştım.Evren Bey elinden geldiği kadar Blog Çalıştayı toplantısını tüm sosyal ağlarında paylaştı ve tüm blog yazarlarının gelebileceğini yazdı.O elinden geleni yaptı.Toplantının İstanbul'da oluşu herkesin kendine göre ulaşım şartları ve çalışma iş hayatı v.b sebeplerle katılması beklenemezdi.Vakti olan ve uygun olan kişiler bu toplantıya seyirci veya dinleyici olarak katıldı.O toplantıda blog ve blog yazarlığı üzerine konuşmalar geçekleşmiş, katılmayı isterdim.

Bu toplantı da herkesin olmaması Evren Bey'in suçu mu?  İstanbul'da olan bir toplantı için tüm blogları kapsaması beklenebilir mi? Daha çok blog yazarına ulaşmaması yine Evren Bey'in suçu mu?

Kafalarda oluşan sorulara kendi cevaplarım;

Bu toplantı da herkesin olmaması Evren Bey'in suçu mu?
Hayır.Evren Bey tüm sosyal ağlarında ve blogunda herkese açık şekilde bunu duyurmuş ,katılmak isteyen toplantıya katılmış, katılmak istemeyen katılmamış.

İstanbul'da olan bir toplantı için tüm blogları kapsaması beklenebilir mi?
Bu beklenti içine girmek de son derece yanlış olur bence.Türkiye'nin çeşitli şehirlerinden yazıyoruz her birimiz.Mesafe  ve iş temposu nedeniyle tüm blogların katılması zaten imkansız bir şey.Ama isterim ki şehir şehir dolaşılıp belirlenen üniversiteler de bu toplantıların çoğalması.Bursa'da yapılacak bir toplantıya seve seve katılırım.

Daha çok blog yazarına ulaşmaması yine Evren Bey'in suçu mu?
Buna da cevabım elbette ki hayır.Evren Bey bu paylaşımları herkese açık şekilde hem blogundan hem de sosyal ağlarından  yapmış ama maalesef  bizler blog yazarları olarak destek olup ,kendi çevremizle paylaşıp elimizden geldiğince yayımlamamışsak bu noktada biraz da iğneyi kendimize batırmak gerekir.😉Biraz empati,sorgulama ve hoşgörü diyorum.

Bu sorulara sizlerde aşağıda yorum bölümünde kendi düşüncelerinizle cevap verebilirsiniz.

Herkesi kapsaması gibi bir durum söz konusu olamaz.Türkiye'de kaç tane aktif blog yazarı var bu sayı asla net ifade edilemez.Tüm aktif blog yazarlarını bir araya getirmek de öyle sanıldığı kadar kolay bir iş değil maalesef.Yine kendi düşünceme göre imkansız!

Blog çalıştayı projesiyle,  blog ve blog yazarlığının üniversite ortamına taşınması bizler adına güzel bir farkındalık bence.Üniversite salonlarının belli tarihte ayarlanması ve bu toplantı için zaman ayrılması ,emek verilmesi  saygı duyulması gereken adımlar diye düşünüyorum.

3.Yazım yanlışları ve bloglar arası tartışma


Evren Bey'in bu kadar yazım yanlışlarına takıntılı olduğunu bu tartışmalar sayesinde öğrenmiş oldum.Yurdagül Hanım'ı da Evren Bey'i de eşit uzaklıkta blogları ve yorumları kadar tanıyorum.Birebir her ikisiyle de iletişim halinde olmadım.

Evren Bey'in blogu üzerinden Yurdagül Hanım'a verdiği cevapta yazım yanlışını düzeltmesi bence hoş bir durum olmamış.Evet yazım yanlışı konusunda haklı ama Yurdagül hanım bir şeylerden rahatsız olmuş ve bunları ifade etmek için Evren Bey'in bloguna yorum yapmış.

Burada blog yazarlarına ve bloglara önem veren biri olarak böyle rahatsızlığını ifade eden bir yoruma yazım yanlışını eklememeliydi. "Ateşe körükle gitmek"  atasözümüzde olduğu gibi bir durum oluşmuş.Evren Bey'den beklediğim daha yapıcı ve karşı tarafı anlamaya çalışması daha doğru bir tutum olurdu.Olay bu kadar ateşlenmez ve bloglar arasında bu gerginlik yaşanmazdı.

Her birimiz belli olgunlukta insanlarız olumlu-olumsuz düşüncelerimizi yorumlarımızda veya yazılarımızda özgürce yazabilmeliyiz.Saygı çerçevesini aşmadan birbirimizi eleştirmeliyiz ki bir adım daha ileri gidebilelim.

Bu yorumların ardından hemcinsime gelen saldırı mailleri de oldukça üzücü.Hiç bir bayan arkadaşıma böyle mailler gelmesini istemem.Bizler blog yazarıyız her hangi bir takım tutmuyoruz veya siyasi görüş taraftarı değiliz ve olmamalıyız.Birilerini desteklemiş olmanız ona karşı olan bir düşünceyi taşlamanız anlamına gelmemeli.Bloglar arası yaşanan böyle gerginler beni üzüyor.Umarım en kısa zamanda özürler dilenir ve konu tatlıya bağlanır.Evren Bey'de Yurdagül  Hanım'da belli olgunluğa ulaşmış insanlar.Hatta bazı durumlarda yazışmak yerine telefonla iletişim kurulmasından yanayım.

Yazım yanlışlarımızda bir birimizi uyarabiliriz ama bu demek değildir ki yazım yanlışı yapan bir blog yazarı kötü blog yazarıdır.Önemli olan yazının orijinalliği ve anlatmak istediğidir.Elimizden geldiğince yazım yanlışlarına,noktalama işaretlerine uymaya çalışsak da telefon veya pc klavyesinde bazen yanlış basabiliyoruz.

En yakın zaman da benim de öğrendiğim "yayınlamak" yerine "yayımlamak" olarak yazılacağını Blog Hocam'a yazdığım Blogger Limitleri başlıklı misafir yazımda fark ettim. Uzun zamandır yanlış kullanıyormuşum. Yazımın içinde doğru kullanmama rağmen Serdar Bey'e teşekkür yorumumda yine "yayınladığınız " olarak yazmışım.Demek ki bazı alıştığımız yazım şekilleri zamanla yerine oturacak ve birden değiştirmek mümkün değil.😁 Yine bu konuda öğrendiğim ve kendi kendime fark ettiğim yazım hatam "Serdar bey"  de kullandığım Bey kelimesini  küçük harfle yazmış olmam.Bunu da Serdar Bey'in yorumuma cevap vermesiyle fark ettim.Özel isimlerin yanında kullanılan Bey/Hanım  her zaman büyük harfle başlıyormuş.😜 38 yaşımda yani dün öğrendim😀

Yine "Fotoğraf" yerine "Resim" olan yazım yanlışı  😆
Bu hatayı bile isteye kendim de yapıyorum.Fotoğraf ve resim arasındaki farkı biliyorum .Bir çok kişide kısaca fotoğrafın bir "çekim" resminde bir "çizim" olduğunu elbette biliyordur.Ama bizler her şeyin kolayına kaçmayı seven insanlarız.Fotoğraf ,yazması ve söylenmesi açısından resimden daha uzun olduğu ve resim daha kolay olduğu için Türk halkı olarak genel olarak bu şekilde kullanıyoruz.

Bir başka kullanım amacım da bunun en yaygın şekilde kullanılmasına örnek ;
Blogger anlatımları yapıyorum biliyorsunuz.Çok az kişi Google amcaya "fotoğraflı anlatım" diye yazar "resimli anlatım" çok büyük çoğunluğu oluşturur. O yüzden hitap ettiğim çevreye göre hem resim olarak hemde fotoğraf olarak yazılarımda geçiriyorum.
Örnek şu yazım ;
Paint Programında Resim Üzerine Saydam  Resim Ekleme

Bugün her iki şekilde bu yazıyı yazmamış olsaydım.Sosyal Medya Kafe'nin en çok okunan yazısı olamazdı.Bu yazı başlığını doğrusuyla değiştirdiğimde" Paint Programında Fotoğraf üzerine Saydam Fotoğraf Ekleme" sizce bunu kaç kişi Google'da aratırdı ?🙇 Bazen,bazı durumlarda blog yazarları olarak genel kitleye uymamız gerekebilir.Herkesin doğru kullanması zaman alacaktır.

Yazım yanlışları için Blogger yazı editörünü de kullanabilirsiniz.
Blogger Yazım Yanlışı Düzeltme
Yazınızı bitirdikten sonra yukarıda bulunan görsel de işaretlemiş olduğum kutucuğu tıklamanız yeterli.Yazım yanlışlarını sarı olarak işaretliyor ve sarı işaretli bölgeye tıkladığınız da doğru seçenekleri size gösteriyor.Blog kelimesini çok kullandığımız için Blog her zaman Blog olarak yazılıyor.Yazı editöründe Blok olarak değiştirmenizi öneriyor.Kafanızı karıştırmasın.🙇

Her birimiz bloglarımız için çok emekler veriyoruz.Yeri geliyor uykumuzdan fedakarlık yaparak yayımlar hazırlıyoruz.Blog dünyasında hiç kimse bir otorite olamaz ve blog yazarları arısında bir sınıflandırmaya maruz bırakamaz.Hepimizin ortak noktası blog yazıyor olması.

Son sözlerim;

Yazım kurallarına ve imla kurallarına tabi ki dikkat edelim ama ruh sağlığımıza zarar verecek duruma gelmesin lütfen.Bu durum sürekli yazı kontrol eden,kontrol etmekten yazıda anlatılmak isteneni anlamayan ve paranoya  takıntıya dönüşmesin.Ayrıca bu kadar takıntılı bir hal alması Blog yazarlarını yazmaktan soğutabilir.Daha hoşgörülü ve açık aramak yerine birbirimize destek olmaktan yanayım her zaman.Yıllardır yazıyor olsak bile her gün yeni bir şeyler öğrenmeye devam ediyoruz.Blog yazarlığı öyle bir sanat ki yazdıkça gelişiyor ve hatalarımızdan ders çıkararak tecrübe sahibi oluyoruz.Blog yazarları olarak her zaman birbirimize yardımcı ve destek olalım.Uzun zaman önce paylaşmış olduğum Fıkra Kökenli Kıssadan Hisse olayına döndürmeyelim.🙏

Eğrisiyle doğrusuyla kendi düşüncelerim bunlardır arkadaşlar.Yurdagül Hanım ve Evren Bey arasında yaşanan gerginliğin en kısa zamanda tatlıya bağlanması dileğiyle... 😇

Dip Not: Blog yazarları çalıştayı ve gelecek vadeden bloglar tartışması ile ilgili yazmış olduğum yukarıdaki yazım;
Aşağıdaki blog yazarı arkadaşlarımın yazmış olduğu yazıları,gelen yorumları okuduktan sonra değerlendirirerek yazılmıştır.Aşağıdaki yazıların her birine  katılmasam da düşüncelerine saygı duyuyor ve somut olarak herkesin okuması açısından linkleri ekliyorum.

Annesinin Prensesi

Ben Meczup

Beydanın Kitaplığı

Her Telden Şef 

Momentos (Yazı yayımdan kaldırıldığı için link silinmiştir.)

Deli Kızın Bohçası

Daha Mutluyuz

Mustafa Sönmez

Ece Evren

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim 😊
Sibel Ordueri
Devamını Oku »

17 Kasım 2017 Cuma

Sosyal Medya Kafe 3 Yaşında!

17 Kasım 2017 Cuma
Sosyal Medya Kafe 3 Yaşında
Merhaba Sosyal Medya Kafe okurları,
Sosyal Medya Kafe 18.09.2017 tarihinde 3 yaşını doldurdu.Bu haberi vermekte geciktik.Gündelik koşuşturmalar,yoğunluk vb.sebeplerimizden dolayı bu güne yayımlamak nasip oldu.Sosyal Medya Kafe'yi ilk kurduğum günden bugüne  bizleri severek okuyan okurlarımız oldu.Yine okurlarımız tarafından binlerce yorum aldık.Her bir okurumuza ve yorum yaparak bize var olduklarını gösteren tüm okurlarımıza öncelikle teşekkür ediyoruz.💕

Sosyal Medya Kafe Amacına Ulaştı Mı?

Maalesef  3 yılda kat ettiğimiz yolda tam olarak kuruluş amacına ulaşamadı.Sosyal Medya Kafe  ilk kurulduğunda daha fazla misafir blog ve misafir yazarların olacağı düşünerek açılmıştı.Türkiye'nin her köşesinden yolu Sosyal Medya Kafe'ye düşen biri bu blogda istediği gibi yazı yollayabilirdi.Devamlı blog yazmak istemeyen ama bir konuda da olsa tecrübesi  var ise bunu Sosyal Medya Kafe aracılığıyla internet dünyasına miras bırakabilir düşüncesi vardı.Maalesef bu sayı düşündüğümüzden az oldu.Toplamda 6 misafir blog ağırladık.Misafir blog yazıları kategorimizde bulunan her bir yazarımıza tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz.Sosyal Medya Kafe'yi okuyarak sadece okur kimliği ile bir konuda edindiği tecrübeleri bizimle paylaşan çıkmadı.

Sosyal Medya Kafe 'de Daimi Yazarlık Yapan Arkadaşlarımız

Hakkımızda sayfamızda yer verdiğimiz gibi bugüne kadar 5 blog yazarı arkadaşımız bizlere yazıları ve yorumları ile destek verdi.

Sevgili Hüzün Sarısı blogun yazarı Nihal Yeşiltaç Oran 3 yıldır Sosyal Medya Kafe'de yazmaya devam ediyor.Sosyal Medya Kafe'nin 3 yaşında  yazısına yazdıkları;

"Yaklaşık 3 yıl önce, tam da aktif blog yazarlarının kalemlerini bıraktığını düşündüğüm zamanlarda Sosyal Medya Kafe ile yollarımız birleşti. Nasıl yani? Blog yazanlar bloglarını bir çöp gibi kenara atmış, gözü kara bir hatun gelip sıfırdan başlıyor. Amaçları hedefleri var üstelik. Hal böyle olunca ben bu oluşumda yer almaz mıyım?
Profesyonel taviz vermeyen, maddeye teslim olmayan bir blog Sosyal Medya  Kafe ve ben bu duruma şahit oldukça daha bir sevdim bu ailenin içinde olmayı. Ve yine zamanla Sibel Ordueri'ni tanıma şansı buldum. Öyle küçük noktalarda, öyle tavırlar sergiledi ki 'iyi ki tanımışım' dedirtti.
3 yıla yakın bir zaman burada bana verilen köşede yazdım, çizdim. Yeri geldi bildiğimi paylaştım, yeri geldi isyanımı öfkemi. Bir süredir geçirdiğim göz ameliyatı sebebi ile yazamıyorum; çok az görüyorum. Tedavim bittikten sonra hem burada hem kendi blogumda okuyucularımızla birlikte olacağım inşallah.
Sosyal Medya Kafe ailesine ve yazdıklarımızı özenle takip, edip okuyan takipçilerimize sonsuz teşekkürler. İyi ki varsınız, iyi ki varız!"

Sevgili Rekli Pasta Sepeti yazarı Nahide Zereyak 3 yıldır Sosyal Medya Kafe'de yazmaya devam ediyor.Sosyal Medya Kafe'nin 3 yaşında  yazısına yazdıkları;
" Bloğumda yeni yeni yazmaya başlamıştım. Bir bebek gibi emekleme aşamasındaydık henüz. Yeni bir dünyayı keşfediyordum merakla. Ve içimde oldum olası var olan yazma isteği de artık kendine bir çıkış kapısı bulmuştu. Heves ve heyecanla yeni yeni tanımaya başladığım blog dünyasına gittikçe daha çok ilgi duyuyor ve bağlanıyordum. Bloğumu geliştirmek, yeni şeyler öğrenmek için sabahladığım geceler dün gibi aklımda.Tam da bu dönemde tanıdım Sibel Hanım'ı ve Sosyal Medya Kafe'yi. İşte yeni bir heyecan daha. Artık kendi bloğumun yanı sıra bir de Sosyal Medya Kafe'de yazılarım yayınlanacaktı. Öyle mutlu oldum ki anlatamam. Bilmediğim pek çok şey vardı elbette. Sibel Hanım'ın daha eskilere dayanan yazarlık tecrübeleri ve bilgi birikimleri sayesinde çok şey öğrendim. Tabiri caizse emekleyen bebek yürümeye başladı. Adımları hızlandı. Yeni yeni ufuklara yelken açtık birlikte.Bu çatı altında bir aile olduk.Sosyal Medya Kafe'nin 3. yılı kutlu olsun. Geçen bu 3 yıl bana bilgi, birikim, tecrübe, güven, cesaret, öz saygı, sayısız dostluklar, kıymetli okuyucular kazandırdı. Koskoca dünyanın içerisinde sığındığım bu küçük dünyamı seviyorum. Bloğumuzun sahibesi sevgili Sibel Hanım'a, aynı çatı altında bulunduğumuz saygıdeğer yazar arkadaşlarıma ve siz sevgili okuyucularımıza bana kattığınız değerden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.Nasip olursa daha uzun yıllar birlikle var olmak dileği ile."


Sevgili Heybemdeki Yolcu yazarı Bay Kefren 1 yıl kadar bizlerle birlikte oldu.Doktorluk mesleğine başladığı ve yoğunluğundan dolayı kendi blogunda, Sosyal Medya Kafe 'de bulunan yazılarına kendi kararıyla son verdi.




Sevgili Minik Kelebeğin Annesi yazarı Ayşe Köseler Güneş  1 yıldır Sosyal Medya Kafe'de yazmaya devam ediyor.Sosyal Medya Kafe'nin 3 yaşında  yazısına yazdıkları;
"Blogumu tazecik açmışken Sibel abla  ile  blogumun teması sayesinde tanıştık. Bugüne kadar bana çok yardım etti. Blogum onun bana verdiği bilgiler sayesinde çok iyi yerlere geldi. Ne zaman mesaj yazsam saat kaç olursa olsun bana döndü. Her sorumun cevabını yanıtladı. Profesyonelliği, insanlığı, nacizane davranışları ile gerçekten bir abla ve tam bir hanımefendi.
Blog dünyasında az da olsa pişmişken Sibel abla 'Sosyal Medya Kafe'de yazar mısın?' dedi. O kadar sevinip , mutlu oldum ki ve yazmaya başladım. Sosyal Medya Kafe'de yazılarımın okunma sayısını gördükçe motive oldum. Sosyal Medya Kafe'nin 3.yılı kutlu olsun. Bana çok şey kattı. Kendimi bu yolda geliştirmemde çok etkisi oldu. Her şey için çok teşekkür ederim. Bol okuyuculu olmasının devamını dilerim. SEVGİLER."


Sevgili Sevdicann blogunun yazarı Sevdicann 1 yıl kadar  bizlerle birlikte oldu.
Sosyal Medya Kafe'nin 3 yaşında  yazısına yazdıkları;
"Merhaba blogcanlar!
Bu ifadeyi kullanmayalı çok uzun süre oldu. Bir çoğunuz çok merak ettiniz ortadan kayboluşumun sebebini. Mesaj yazanlar oldu. Bu beni çok memnun etti aslında. Blogger dünyasında ne güzel dostluklar edinmişim. En son yazdığımda Amerikadaydım. Türkiye ye tatil için geldik ve ikinci bebeğime hamile olduğumu öğrendim. Ağır geçen hamilelik dönemimde kafamı kaldiramıyordum ki bloguma yazayım..Sonra bebeğin bakımı büyük oğlumuzun bu duruma uyum süreci, mini mini birlerim derken hayat cidden yoğun geçiyor. Çok özlüyorum blogumu. Blog yazılarımı çok dikkatli yazmaya çalıştığım için bir türlü başına gecemiyorum. Blogcanları, onlarla yorumlaşmayı çok özledim. Bu yoğunluk içinde işin kolayına kaçıp instagramda paylaşımlar yaptım. Sibel ablayla irtibatı hiç koparmadık.2014 yılının son zamanlarında blog keşif etkinliğiyle keşfedip, birbirimize yaptığımız ortak röportajla tanıştığımız, kaynastigimiz bir dostluğumuz oldu. Bloguma bir el attı harikalar yarattı. Cicili bicili bir blogum da oldu sayesinde. Sonra Sosyal Medya Kafe ailesine katıldım. O kadar şey öğrendim ki teknik anlamda. Bildiklerini paylasmayi sever Sibel abla. Kendisi blog tasarımı yaptığı halde , blog tasarımı yapmayı anlattığı yazıları vardır Sosyal Medya Kafe'de. Birbirimizi yakından hiç görmedik ama çok naif, iyi niyetli, yardımsever, özü sözü bir , dürüst, güvenilir bir kişi olduğunu düşünüyorum. Sosyal Medya Kafe' nin ileride daha da büyüyeceğini, Sibel ablanın hedeflerine bir bir ulaşacağına inancım sonsuz. Seni seviyorum Sibel abla.Sosyal Medya Kafe'nin 3.yılı kutlu olsun hepimize. Uzun yolda , arabada bebeği kucağında tek elindeki telefonla yazı yazmaya çalışan bir anne düşünün işte o benim."

Ve ben yani Sosyal Medya Kafe kurucu olarak Sibel Ordueri  yazılarımla , 3 yıldır blogu ayakta tutmaya çalıyorum.3 yıl sonra Sosyal Medya Kafe ile ilgili düşüncelerim;

Sosyal Medya Kafe olarak oldukça sosyal olmaya ve güncel tutmaya çalışsam da 2 çocuk annesi olarak bazen yetişemediğim durumlar oldu.Özellikle yaz tatili döneminde 3 ay kadar blog dünyasından uzak kalıyorum.Yaz tatilimizi kendi evimde geçirmediğim ,ordan oraya gezmelerimiz sırasında internet vb. sebeplerden dolayı uzak kalıyorum.Bazen de hastalıklarım sebebiyle blogu açmadığım haftalar olabiliyor.😟

Taslakta her zaman 30 küsur yazımız hazırda beklerken,o yazıların son düzenlemelerini yapıp yayına bile alamayacak kadar yoğun günler geçirdiğim oluyor.Bu sıralarda gelen yorumlara cevap vermemiş olabiliyorum.Cevapsız bıraktığım her bir yorum sahibinden ayrı ayrı özür diliyorum.💕Fırsat buldukça geçte olsa yorumlara cevap vermeye çalışıyorum.Unutmayın ki benim için isimsiz yorum yapanlar da dahil, her bir yorum olumlu-olumsuz çok değerli.💕💫

Sosyal Medya Kafe'de benimle birlikte yazan daimi yazar arkadaşlarımızla, kendi içimizde bir aile ve uzun yıllar sürecek bir dostluk kazandık.Bu blogda emeği olan herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi iletiyorum.💕

Yazılarımız fotoğrafları ile birlikte farklı bloglar tarafından çalındı.Hep birlikte çok üzüldük.Bazen yazma hevesimiz kaçtı bırakma noktasına geldik.Google şikayetlerimiz sonuç vermedi hala bloglarında yazılarımızı paylaşmaya devam ediyorlar.Çalan bloglara hakkımızı helal etmiyoruz.😓

Bazen bir mail ile havalara uçtum.Mesela ünlü yabancı bir tema sitesinden reklam teklifi geldi.Çok şaşırdım,onlar için 2 tane yazı hazırladım.Hatırı sayılır bir ücret karşılığında yazdım.Aldığım ücretin benim için hiç bir değeri yoktu ama tüm dünyada bilinir bir sitenin Sosyal Medya Kafe'yi keşfedip reklam teklifi ile gelmesi benim için çok daha önemliydi.Aldığım reklam ücretine gelince yardım kampanyasında, bir çocuğumuza okul bursu olarak bağışladım.😇

Bazı yazılarımızın okunma oranını görünce mutlu oldum.En çok okunan yazılarımızdan biri 42808 kişi tarafından okunmuş ve okunmaya devam ediyor.İnternet dünyasına değerli yazıları miras bırakmış olmak ayrı bir keyif.💘

Olumsuz tarafına bakarsam istediğim gibi beni yansıtan kişisel yazılar yazamıyorum.Arada unutup oldukça kişisel yazılar yazdığım da oldu tabii.Sonra kendi kendimi cimcirip Sibel kendine gel orası kişisel blogun değil😆 diyerek toparlamaya çalıştım durumu.Bu sebeple kendime farklı bir kişisel blog açma yolundayım.😊

Yine olumsuz tarafı birden farklı konuda çok yazarlı bir blog olarak, blog kategorimizi yerine koyamadık."Genel  Blog" kavramı biraz soğuk geliyor, onun yerine  "Yaşam Blogu" yazdım ama hala ne blogu olduğumuz belli değil sanki🙇Kısaca kategorisiz blog desek olmaz mı? 😅Niche Blog olmamanın kötü yönlerinden biri de bu sanırım😳


4.Yılında Sosyal Medya Kafe İle İlgili Planlarım
  • Yazılmış 257 yazımızı tekrar gözden geçirip, tek tek inceleyip,beğenmediklerimi silmek,bazılarını tekrar güncelleyerek yayımlamak.
  • Eski yazılarımızı güncellerken istemeden cevap yazamadığım yorumları cevaplamak.(Geç olsa da )
  • Yorumları ile bize destek olmuş tüm bloglara yorum yaptığı linkten ziyaret edip beğendiğim bir yazısına yorum yapmaya devam etmek.
  • Tozlanmış yazıları gün yüzüne çıkarmak.
  • Https // sorununu çözmek.Güvenli bağlantıya geçme aşamaları (Bu iş mutfak kısmında uzun bir zamanımı alabilir)
  • Etiketleri tekrar gözden geçirip sadeleştirmek
  • Tüm blogları ilgilendiren ve faydalı olabileceğini düşündüğüm bir etkinliği hayata geçirmek.(2000-2500 yazara ulaşmam gerekecek,bu kısmı okuduysanız şimdiden Sosyal Medya Kafe'yi takibe almanızı rica ediyorum.)

Son olarak Sosyal Medya Kafe blogumu seviyorum.Gücüm yettiğince ve zamanım el verdiğince  yazmaya devam etmek istiyorum.Yazılarımızı gerçekten severek okuyan ve yorumlayan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.😊Bu blog siz okurlarımız ve blog yazarı arkadaşlarımın sayesinde bu günlere kadar geldi.Sosyal Medya Kafe'nin 3 .yaşı kutlu olsun.💫💥😇💞

Sevgili okurlarımız Sosyal Medya Kafe'nin 3 yaşında yazısına sizlerin yazmak istediği olumlu-olumsuz düşünceleriz nelerdir ?


" Blog okumak ve yazmak bir kültürdür"

Sibel Ordueri

Sevgiler.💕
Devamını Oku »

10 Ocak 2017 Salı

Blog Yazarlığının Zorlukları ve Güzellikleri

10 Ocak 2017 Salı
Blog Yazmanın Zorlukları ve Güzellikleri

Blog Yazmak Zor İştir

Blog yazmanın zorluklarını ve güzelliklerini yavaş yavaş öğrenmeye başladım. 2 sene önce başladığım blog yazma işlemine uzunca bir süre ara vermiştim. O ara o kadar uzun olmuş ki bu işin insanı ne kadar yorduğunu ve zorladığını bu süre zarfında unutmuşum.
Son iki aydır gerçek anlamda yazdığım blogumda birçok tecrübe edindim. Bu tecrübelerin içerisinde güzel olanları da var, olmayanları da var. İlk başta fazla canınızı fazla sıkmamak adına yaşadığım ve öğrendiğim güzel şeyleri sizinle bir liste halinde paylaşmak istiyorum.

Blog Yazmanın Güzel Yanları

1.Disiplin

Kesinlikle bana en çok katkı sağlayan şey olmuştur. Hayatımı bu zamana kadar bir türlü belirli bir düzene ve ders çalışma prensibine sokamayan ben, okuyucularıma karşı kazandığım sorumluluğun ardından çok disiplinli bir birey haline geldim. Okulumdan geldiğim gibi oyun oynama yerine yaptığım planlamaya uymaya başladım. Bunun en çok yararını derslerimde ve akan zamanı kontrol etmemde gördüm.

2.Dostlar

Blogumu açmamdaki temel nedenlerden biri biraz sosyalleşmek ve kapalı kaldığım bu ortamlardan uzaklaşmaktı. Bu amacımda başarılıda oldum. Yaşıtım ve benden büyük olan bir sürü insan tanıdım onlarla sohbet ettim ve güzel bağlar kurdum. Şu an onlarla iletişimim kopmak yerine daha da güçlendi ve sürekli görüşüyoruz. Umarım böylede devam eder.

3.İmaj

Hiç istemediğim fakat ortamlarda sizin biraz daha yetkili görünmenize sebep olan bir durumla karşı karşıya kaldım. Bu benim adıma olumlu bir gelişme oldu. Sizin yazdığınız bir blogunuzun olması, bunu bilen insanların size daha farklı gözlerle bakmasına neden oluyor. Bulunduğunuz ortamda çok etkin duruma geçiyorsunuz ve sizin hakkınızda bir şey öğrenmek isteyen insanlara sitenizin adresini vererek hiç ağzınızı yormadan kendinizi anlatabilirsiniz. Bu sizi hem imaj kazanmanızı hem de saygın birisi olmanızı sağlıyor.
Blog yazmanın faydaları saymakla bitmez fakat bana katkısı olan yararları sizinle paylaşmak istedim. Şimdi de bana olumsuz etkilerinden sizlere bahsetmek istiyorum.

Blog Yazmanın Zorlukları

1.Tatlı Bir Yorgunluk

En çok sıkıntı çektiğim yerlerden biriside burasıdır. Sürekli içerik üretmeye çalışıyorsunuz bu sizi biraz yoruyor fakat blog yazarken en çok yorulduğum nokta, blogumu bir yerlere getirmeye çalışırken harcadığım enerjiden kaynaklanıyor. Yazdığınız blogun herkes tarafından okunmasını ve yorumlanmasını istiyorsunuz. Bu yüzden arama motorlarında biraz yukarıya çıkmak istiyorsunuz. Yukarıya çıkmak içinde belirli işlemler gerçekleştirmeniz gerekiyor bu işlemlerde beni biraz yoruyor.

2.Zamanlama

Ne kadar planlama yapsam da bilgisayar başına oturunca bir yandan yazı yazmak, bir yandan yazdığınız yazıyı farklı platformlarda tanıtmaya çalışırken zaman adeta su gibi akıyor ve siz hiçbir şey anlamıyorsunuz. Bilgisayarın başına saat dörtte oturup akşam onda kalktığım zamanlar bile oluyor.

Blog yazmanın olumsuz bölümleri de bana göre bunlar her ikisinde siz ayarlayabilir ve bu zorlukları aşabilirsiniz.

Misafir Blog Yazarı Hakkında:
Merhaba Ben Onur Çakır sizlere ⏪Kişisel Blog⏩ (Blog kapandığı için link kaldırılmıştır.) adresimde özgün içerikler üretmeye çalışıyorum. Yazılarımda kendi düşüncelerimi, okuduğum kitapları, izlediğim filmleri aktarıyorum. Tüm bunlara ek olarak Wordpress, SEO gibi alanlarda kaliteli yazılar yazıyorum. Umarım blogumu beğenirsiniz.
Devamını Oku »

7 Kasım 2016 Pazartesi

Seo Hocası Google Aramasında Yok!

7 Kasım 2016 Pazartesi
Seo Hocası
Seohocası.com, Google "Seo Hocası" aramasında yok! Yıllarca SEO dersleri ve teknikleri konusunda bizlere ışık olmuş Seo Hocası'nın Google aramasında olmamasına şahsen çok üzüldüm. Bir önceki yazımda Google'ın "Penguen 4.0 Algoritmasını" güncellediğini yazmıştım. Bu yazımı bir çok kişi belki anlamadı, belki de önemsemedi ama bundan sonra Google sıralamasında bütün taşların yerinden oynayacağı, Seo Hocası'nın bile Google da görünmemesi bize en güzel örnektir.

Seo Hocasını yıllardır takip etmekteyim. Ufak bir blog ile başlayan yazılarında daha sonra SEO konusunu profesyonelliğe taşımış karşılığında büyük firmalara ücretli olarak SEO hizmeti sunan bir firma olmuştur.(Her ne kadar ücretleri çok yüksek bulsam da) Yıllarca verdiği işe özen gösterip, giderek çıtasını yükselten  ve SEO konusunda tecrübesinden şüphemin olmadığı bir firma, Google aramasında olmaması sizce de çok düşündürücü değil mi?

Yıllar önce SEO destekli wordpress tasarımları bizlere ücretsiz dağıtan ve  bir temasını mevcut diğer blogumda hala kullanmaktayım. Temanın kodlaması ve SEO konusunda Google'da üst sıralamada olması Seo Hocası'na ne kadar teşekkür etsem az...

Seo Hocası'nı Google da göremeyince hemen aklıma bu temalarda kullandığı backlinkler olabilir mi ? sorusunu getirdi açıkçası. Öyle ya bu temalar yıllardır SEO destekli olduğu için yayıldı ve belki onbinlerce kişi bu temaları kullandı. Güncel bir blog da bu temayı kullanıyor, güncel olmayan çöp olmuş bir blog da bu temayı kulanarak Seo Hocası'na zararlı veya faydalı olarak backlink sağlıyor.

Dublin’deki Google Web Master departmanında çalışan Fatih Özkösemen’in bir tweet’i  de sanki bu düşüncemi doğruluyor gibi;
 " Bir tarafta dalgalanmadan şikayet edip, diger tarafta link satın almaya çalışmak… Sence bunlar alakalı olabilir mi sevgili webmaster?" — Fatih Ozkosemen (@fozkosemen) October 11, 2016"

Seo Hocası Google Adwords'e reklam vererek şuan "Seo Hocası" aramasında en üstte reklam sloganı ve telefon numarası bir kaç sayfa linki görünmektedir. "Seo Hocası-Bizi Çok Uzaklarda Aramayın" sloganıyla espirili bir şekilde reklam vermiş.
Seo Hocası Google Adwords Reklam

Açıkcası böyle bir şey benim de başıma gelse ilk işim hemen Adwords'e reklam vermek olurdu. Oldukça pratik ve gelişmiş bir zekanın örneğidir. Seo Hocası tarafından bu konu hakkında hiç bir açıklama yapılmadı henüz. Herkese açık bir iş yapıyorsanız ve göz önünde iseniz düşmanınız da çok olur, dostunuz da...
Bazı çevreler tarafından Seo Hocası'nın bu duruma düşmesi alaycı bir üslupla çok sert yorumlara maruz kalırken, bir taraf çevreler ise yıllarca emek vermiş Seo Hocası'na güvenlerini dile getiren yorumlar yazmaktadır. Öyle ya böyle bir durumun başımıza gelmemesi için hangimizin garantisi var? Bir önceki yazımda da yazdığım gibi Google amca artık "Güç Bende" diyor...

Seo Hocası'na geçmiş olsun dileklerimi ve bunun Google kaynaklı bir sorun olduğunu düşünerek en kısa zamanda bu sorunun üstesinden geleceğine inanıyorum.
Sizlerin Seo Hocası hakkındaki düşünceleriniz nedir?  Böyle bir olay başınıza gelse ilk ne yapardınız?

12.11.2016 Güncelleme: Seo Hocası aranılan tüm anahtar kelimelerinde  saat : 11:00 civarı eski yerine gelmiştir.💪👍

Sibel Ordueri
Devamını Oku »

27 Ocak 2015 Salı

Konuk Yazarlık Ve Sürekli Yazarlık Duyurusu

27 Ocak 2015 Salı
Konuk Yazarlık - Sürekli Yazarlık Duyurusu
Sosyal Medya Kafe blogumu ilk kurduğum günden beri aklımda olan konuk yazarlık ve sürekli yazarlık projemin ilk adımlarını bugün atmış bulunmaktayım. Sosyal Medya Kafe'nin adını sosyal medya hesaplarında, gözlemlediğim insanların A-sosyal tavırlarına tepki olarak seçtim.

Bana göre sosyal medya dediğimiz bir ortamda A-sosyal olmak çok ters bir durumdur. Sosyal medya siteleri insanların sosyal olmaları ve birbirleri ile fikir alışverişi yapabilecekleri platformlardır.
Özellikle bir Facebook kullanıyoruz ki içler acısı;
Saat başı neredeyse Facebook açılıyor ama parmak aşağı, parmak yukarı, parmak sağa, parmak sola yapılmaktan başka bir şey yok. Beğense bile beğenme tuşuna basmaktan aciz, yorum yazmaya çekinen, hiç bir paylaşım yapmayan, görmedim-duymadım-bilmiyorumu oynayan, kendi düşüncesini kendi duvarına  yazamayan, bir çok insan dolu etrafımızda.(çoğu da online durumda)

Açıkcası bu tip insanların neden sosyal medya hesapları var merak içerisindeyim.🙇  Bu tip davranışların hem özel yaşantıda hemde sosyal medya dünyasında, insanları  birbirinden uzaklaştırdığını düşünüyorum.

Bu sebeplerden dolayı Sosyal Medya Kafe'de sosyal olmayı seven insanların, Türkiye'nin her köşesinden seslerini duyurabilecekleri, yorumları ile sosyalleşebilecekleri, uzak mesafelerde bile olsak, insanların birbirleriyle iletişim kurabileceğini gösteren bir platform olması ilk hedeflerim arasındaydı. Dünyanın her köşesinden yolu Sosyal Medya Kafe'ye düşen bir kişi tecrübe sahibi olduğu bir konuda internet dünyasına miras bırakabileceği bir platform olmasını çok istiyorum. Sürekli yazarlık yapmasa bile edindiği bir tecrübeyi Sosyal Medya Kafe aracılığı ile dijital dünyaya yazıp insanları bilgilendirebilir. Farklı bir dünyaya yelken açarak yeni dostluklar, arkadaşlıklar kurabilir.

Sosyal Medya Kafe blogumu ilk açtığımda blogspot.com uzantılı bir blog olarak başlamıştım. 18.09.2014 tarihinde blogumu açtığımı ilk olarak kişisel Facebook duvarımda paylaşarak ilk duyurusunu yaptım. 25.11.2014 tarihinde sosyalmedyakafe.com olarak özel alana taşıyarak, ilk duyurum olan özel alan duyurusunda açılış partisi niteliğinde blogumda yapmak istediklerimi yazmıştım.

24.01.2015 tarihinde misafir yazarlık sayfamı yazıp, blogumun üst menüsüne ekleyerek, Google+ hesabımda ve kişisel Facebook hesaplarımda paylaştım. Bir çok kişi sürekli yazarlık konusunda mail yolu ile iletişime geçti. Kendilerine buradan da iletişime geçtikleri için çok teşekkür ederim. Sürekli yazarlık konusunda seçici olmak zorundayım. Aynı gemide yıllarca birlikte kaptanlık yapacağız.(Bu konuda affınıza sığınıyorum)

Konuk Yazarlık Bu başvurular içinden Renkli Pasta Sepeti blogunun sahibi ve yazarı Nahide hanımla  anlaşma sağladık. 27.01.2015 tarihinden itibaren kendisi yemek tarifleri ve genel konularda yazıları ile bizlerle birlikte olacak...
Her ikimize ve sevgili okuyucularımıza  hayırlı uğurlu olsun.😇

Sosyal Medya Kafe'nin  Sürekli  Yazarı Nasıl Olmalı ?

  • Sosyal olmalı
  • Yeni düşünce ve fikirlere açık olmalı
  • Olumlu/olumsuz yorumlara açık olmalı
  • Öğrenmeye hevesli olmalı
  • Asla sabit fikirli olmamalı
  • Blogunu düzgün kullanmalı
  • Düzgün Türkçe ile yazmalı
  • Hepimizin yazım yanlışları oluyor ama bunlar ne kadar az olursa bizler için o kadar iyi
  • Emeğe saygılı olmalı  

Sosyal Medya Kafe'de Yazarlık Yapmanın Size Faydası Nedir ?

  • Sosyal Medya Kafe blogum 4 aylık bir blog olmasına rağmen, kendi uyguladığım SEO teknikleri ile Google vb. Arama motorlarında üst sıralarda çıkan bir blogdur.(Bir kaç konu başlığımı aratabilirsiniz) Yazacağı konunun okunması, doğru kitleye ulaşması, daha fazla okunurluk kazanması açısından bu çok önemlidir. Yazdığı her konun altında kendi yazar profili ve kendi bloguna bir link olacağı için ziyaretçi ve takipci sayısı artacaktır.
  • Sosyal Medya Kafe'nin  sürekli yazarları benden birebir SEO desteği alarak hem kendini,  hem de kendi blogunu geliştirip daha hızlı ilerleyebilecektir.
Konuk yazarlık yapmadan önce "Konuk Yazarlık Nedir ? Konuk Yazarlık Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler" yazımı okuyabilirsiniz.

Sizler de Sosyal Medya Kafe ailesinde yer almak isterseniz,  konuk yazar veya sürekli  yazar olarak başvurularınızı yapabilirsiniz. Ekibimiz tamamlandığında daimi yazarlık başvurusu kapatılacaktır.
Konuk  yazarlık veya sürekli  yazarlık, diğer maddeleri okumak ve  benimle iletişime geçmek için Konuk Yazarlık sayfamızı okuyabilir.

Herkese kucak dolusu sevgiler.💕Sosyal Medya hesaplarında ve özel yaşantımızda sosyal bir dünya dileğiyle...
Sibel Ordueri

Konuk Yazarlık Ve Sürekli Yazarlık Projemi Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz. 
💕⃕
Devamını Oku »
"Sosyal Medya Kafe'de kullanılan ekran görüntüleri, fotoğraflar ve yazılar Sosyal Medya Kafe'ye aittir. Yazıların ve fotoğrafların yayın hakkı sadece www.sosyalmedyakafe.com'a aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden bir başka blogda veya web sitesinde yayınlanması, tariflerin veya yazıların ekran görüntüsü alınarak sosyal ağlarda paylaşılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası`na aykırıdır. Aksi taktirde 5846 Sayılı Fikir ve Sanat serleri Yasası gereği suç duyurusunda bulunulacaktır. Yasal yükümlülüğü vardır."
Sosyal Medya Kafe Copyright © 2019 Tüm Hakları Saklıdır...