1 Mart 2018 Perşembe

Kitap Okumaya Başlamak

1 Mart 2018 Perşembe
Kitap Okumaya Başlamak
Merhaba dostlarım,
Uzun zamandır üstünde durmak istediğim "kitap okumaya başlamak" konusunu bugün kaleme almak istedim. Çoğu insan ki ben onlardan biriyim okumaya çocukluktan değil de lise çağına geldikten sonra başlıyor ki bu büyük bir sıkıntı çünkü küçük yaşta okumaya başlamak büyürken çoğu sorunu ve soruyu daha iyi anlamasına güçlü bir şekilde yardım eder.

İnsan okudukça bir şeyleri öğrenmeye başlar ve aslında ne kadar az şey bildiğini okudukça öğrenir. Bir gün karar verip “Artık kitap kurdu olacağım!” dedikten sonra daha kitabın ilk 10 sayfasında bırakıp kitabı bir kenara atmak olası bir durum. Bunun tek sebebi “kitap kurdu” olmak istemekte. Evet güzel bir istek ama işin içine girince kitapların pek kolay bitmediğini görüp vazgeçeriz. Peki nasıl mı başlayacağız? Cevabı işte bu; En başta geçmişte ne kadar kitap okudum sorusuna cevap verelim. Hiç mi? Veya “İlkokulda bir şeyler okudum işte ya!” mı? O zaman hemen bir kısa hikaye kitabı alalım. Aldık mı efendim? Tamamdır şimdi ilk hedefimiz başta da dediğim gibi “kitap kurdu” olmak değil elimizdeki kitabı bitirmek.

İlk kitabınızı ne kadar sürede bitirdiğinizi yarım saatte ne kadar sayfa okuduğunuzu gözlemleyin böylece bu sizin için ilerleyen günlerde bir motivasyon kaynağı olur. Öyle ilk kitabınızı çok uzun sürede bitirdiğinize yarım saatte 5-6 sayfa okuduğunuza bakmayın alışacaksınız. Zaten ilk kitabınızı bitirmiş olmanızın verdiği bir heyecan ile hemen aynı gün içinde diğer bir kitabı okumak isteyeceksiniz ki okuyun! O heyecanla biraz okuyun sıkılınca zorlamayın ve bir süreliğine bırakın hiç bırakmamak için. Aklınıza “Yahu insanlar neler neler okuyor ben hala 100 temel eser okuyorum” diye bir düşünce gelebilir ama unutmayın kitabın ne olduğu çok da önemli değil yeter ki okuyun biraz zaman geçince kitap kurdu arkadaşlarınızdan bir farkınız kalmayacak. Haftada en az iki hikaye kitabı bitirmeyi hedefleyin vee bir ayın sonunda 8 kitap bitirmiş olacaksınız. İlk ay böyle 8 kitapla bitti. İkinci ay böyle olmamalı tabi ki eğer okumaya alıştığınızı düşünüyor ve hızlandığınızın farkına vardıysanız biraz daha farklı ama yine sizi okumaktan soğutmayacak kitaplara göz atabilirsiniz. İlgilendiğiniz konuya göre değişiklik gösteren araştırma kitapları okuyabilirsiniz. İkinci ay hedefimiz haftada 3 kitap bitirmek olacak. Bu kolay çünkü okuduğumuz kitaplar ağır ve çok uzun olmayacak. İlk iki ay sadece kitap okumaya alışmak içindir.

Daha sonrasında Dünya Klasiği kitapları okuyup bitireceksiniz zaten. Okudukça büyük ihtimalle içinizde bir şeyler yazma isteği doğacaktır ve eski birikimlerinize dayanarak ve onlardan ilham alarak sizde bir şeyler yazabilirsiniz. Ne kadar çok okursak o kadar fazla değişiklik gösterir, konuşmamız ve duruşumuz. Arkadaşlar içinde okuduğun kitaplardan konuşmak kadar güzel bir şey daha yok sanırım. Okumaya alıştıkça tabi ki sadece roman hikaye tarzı kitap okumak dışında ansiklopediler dahi okuyabiliriz. Çok zor gibi görünen çoğu şey aslında biraz disiplin ile kolay hale gelebiliyor. Her gün okuyun az veya çok bunun bir önemi yok yeter ki okuyun ve öğrenin. Eğer sizde konuşurken aynı kelimeleri kullanıp durmaktan ve aynı kelime gruplarını kullanmaktan sıkıldıysanız okuma vaktiniz gelmiş demektir e okuyorsanız da biraz daha fazla okuyun. Unutmayın hiç bir şey için geç değil. “Şimdiden sonra başlasam ne olur kitap okumaya” gibi bir bahane uydurmayın. Kitap okuyarak geçirdiğiniz her zaman en kıymetli zamanınızdır. Ha bir de unutmadan ekleyeyim; Kitap okuyacağınız yer nasıl olmalı ? Elbette bir çalışma masasında okumak psikolojik olarak kitabı bir çalışma aracı olarak görmemize neden olur.

Çocukluktan beri gelen bir inançtır bir de bu kitabı ders olarak görmek. Evet kitaptan dersler çıkarırız bir şeyler öğreniriz falan ama okulda ki bize sıkıcı gelen dersler ile aynı değildir bunlar. Rahatça oturup veya isteğinize göre biraz uzanabileceğiniz rahat koltuk seçmeniz kitaba kendinizi kaptırmanız için çok faydalı olacaktır. İsteğe göre kitabı bir masaya koyup okuyabilirsiniz fakat benim tercihim rahatlıktan yana olduğu için masada okumayı pek tercih etmiyorum. Kitap okurken dikkatimizin dağılmaması da oldukça önemlidir bu yüzden biraz teknolojiden uzak kalmak kitap okumayı sevmemize yardımcı olabilir. Unutmayın sosyal medyada paylaşmak için okumuyoruz. Okumak için bilmek için okuyoruz. Keyifli okumalar dostlarım.

Okumuş olduğunuz makale www.yasinkoca.club (Bu alan adı kapalı olduğu için link kaldırılmıştır.)yazarı tarafından, sosyalmedyakafe.com için hazırlanmıştır.

Konuk Yazarımızın " Kitap Okumaya Başlamak " Makalesini Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

20 Şubat 2018 Salı

Kişisel Blog Yazmak Gerçekten Çok Zor

20 Şubat 2018 Salı
Kişisel Blog Yazmak

Kişisel Blog Yazmak


Merhaba değerli Sosyal Medya Kafe okurları. Bu gün sizlere çeşitli blog konularından birisi olan Kişisel Blog'u anlatacağım. Hatta Kişisel Blog yazmanın zorluklarını anlatacağım. Öncelikle kişisel blog nedir sizlere onu anlatarak başlayayım. Kişisel Blog bir kişinin bir proje (Blog Hocam) veya kendi alan adına (Nuri Özkan) açmış olduğu ve yazılarını belli bir ana konuya bağlı olarak yazmadığı, her konuda yazabildiği bir blog türüdür. Bu da diğer blog türlerinden en zorudur diyebilirim. Bu benim kişisel görüşümdür.

Şimdi belki buna karşı çıkanlar olabilir yok şu daha zor diyebilir. Tabiki de her işi her konunun zor noktaları olabilir. Ama dedim ya en zoru bana göre kişisel blog yazmaktır. Diğer blog konularını yazayım kısaca açıklamaya başlayacağım. Öncelikle bir blog açtınız. Buna bir konu seçtiniz ve yazmaya başladınız. Konunuz makyaj blogu olabilir. Ne yazarsınız? Makyajın zararları, faydaları, nasıl yapılır? gibi konularla başlar ilerleyen zamanda ise detaylar teknikler derken hemen hemen her gün bir yeni bilgi bulabilir yazabilirsiniz. Yazılmışları vs inceler alanınızdaki rakipleri inceler ona göre farklı ve benzer çizgiler çizer yazmaya devam edersiniz.

Kişisel Blog yazarken ise bunlar biraz daha zorlaşacaktır. Alan adınıza açtığınız bir blog da yazdığınız konular çeşitli olduğu için bir süre sonra yazacak yazı bulamayacaksınız. Neden mi çünkü her şeyi yazdığınızı sanacak 500-600 yazıdan sonra da bıkacaksınız. Her konuda yazdım ama bir konuda zirve olamadım diyecek hevesinizi kıracaksınız. Bir konuda zirve olmak nedir? nasıl olur? diyerek konuma devam edeyim.  Siz blogunuzda her zaman Niche Blog olarak sadece belli konuya odaklanarak yazı yazarsanız eğer o konuda zirveye tırmanmanız muhtemeldir. Neden mi çünkü sizin sitenizin genel anahtar kelimesi yazdığınız konu ile alakalı olacağı için çok ama çok iyi bir sıralamaya çıkacak Google da alanınızda belki zirve olacaksınız.

Buna örnek verecek olursak 20 yazı ile BistCoin adında Niche blogum var. Google da Bistcoin yazarsanız eğer göreceksiniz ki zirveye çıkmak üzereyim. Yada ikinci sıradayım. Bu Niche blogla yani tek konu üzerinden yazılan Blogun başarısıdır. Fakat kişisel blog da bu şekilde olmamaktadır. Alexa sıralaması ne kadar iyi olursa olsun Google arama yerine Kişisel Blog yazınca binlerce site arasında yerinizi ilk 100 siteye bile sokamıyorsunuz. Anca profesyonel bir SEO çalışması gerekiyor. Yada ilk sıralar hayal oluyor fakat spesifik bir yazı yazarsanız ancak o zaman yazınız ilk sırlara çıkacaktır. Mesela Bistcoin Ne zaman çıkacak adlı bir yazı yazınca Kişisel Blogum ilk sıralara yakın çıkmaktadır.  Onun içinde binlerce lira gerekiyor. Yani buradan sizlere tek tavsiyem siz siz olun kişisel blog açmayın. Onun yerine size Niche Blog açmayı tavsiye ediyorum. En azından bildiğiniz ve ilgi duyduğunuz alanda zirve olun.

Sözlerimi toparlayacak olursak da siz siz olun zor olan okyanus yerine küçük gölde yüzün. Okyanusta kaybolursanız bulmak çok zorken gölde ise sizi daha kolay bulurlar. Yani bir blog yazmak istediniz. Kendinizi iyi hissettiğiniz bir konuyu spesifik olarak küçültün.Örneğin Apple haberleri yerine iPhone haberleri yazın. Bu da sizlere en kolay başarıyı ve daha sonra ise  çığ gibi büyümeyi  getirecektir.

Yazar Hakkında:Ben Nuri Özkan - Kişisel Blog yazarıyım. 

Sosyal Medya Kafeye misafir yazar olarak geldim. Sitemde her konuyu yazıyorum. Özellikle de Blog ve Blogculuk adına olsun Adsense adına Reklam ve diğer konular adına olsun yazılar yazıyorum. Kendimce değerlendirdiğim SEO çabalarını da sizlerle paylaşıyorum.Burada misafir yazar olarak da sizlerden Sosyal Medya Kafeye destek ol sayfasından destek olmaya daha sonra da benim Kişisel Bloguma bekliyorum. Küçük not ise Lütfen Reklam engelleyicileriniz var ise destek amaçlı bu tür programları kaldıralım.Şimdilik anlatacaklarım bu kadar devamı için bloguma davetlisiniz...


Okumuş olduğunuz makale www.kopmaca.co yazarı tarafından, sosyalmedyakafe.com için hazırlanmıştır.

Konuk Yazarımızın " Kişisel Blog Yazmak Gerçekten Zor "  Makalesini Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

13 Aralık 2017 Çarşamba

Yağmurdan Kalanlar

13 Aralık 2017 Çarşamba
Yağmurdan Kalanlar
Her insanın kendisini mutlu ettiği şeyler vardır kimi insanı bir koku, bir resim, bir söz ,bir eşya, mutlu eder. Veee bazılarımızı yağmurdan kalanlar etkiler. Yağmur öyle bir huzur ki izlemeye doyamıyor insan. Sesinde bile bir huzur var. Yağmur yağdığında hemen yağmur maduna geçiyorum acaba benim gibilerde var mı ? merak ediyorum.😊

Sıcacık kahvemi alıyorum hemen , yanıma birde en sevdiğim kitabımı.Yumuşacık battaniyenin içinde köşe koltuğumun üstüne oturuyorum perdemi sonuna kadar açıyorum. Biraz klişe birazda romansı oldu ama gerçekten yağmur dedin mi ilk aklıma bunlar geliyor. Hani kitabı nerde okumayı seversin? Diye bir soru sorsalar bana hemen yağmurun sesiyle okumayı çok severim derdim. Yağmur hafiften yavaşlayınca pıt pıt sesler gelmeye başlayınca pencere açılır evin içine ruhunu ferahlatan bir koku yayılır.

Bu koku ne ola? Tabiki de toprak kokusu dışarı çıkıp toprağı yiyesi geliyor insanın kendini tutman çok zor. İlk yağmurdan kalan şey toprak kokusudur. İkinci geriye kalan ise havanın saf ve berrak oluşu. Havanın kırık soğukluğu insanı hep pozitif etkiliyor. Güneşli havayı çoğu insan daha çok sever ama tam tersi ben kapalı havayı öğleden başlayıp yavaş yavaş kararan havayı daha çok seviyorum. Bazı tanıdığım insanlar anlatırdı çok daraldıklarını nefesleri kesilirmiş o denli sevmezlermiş kapalı havayı nasıl olur bilmiyorum benim içimi ferahlatıyor ruhum temizleniyor. Yağmur yağdıktan sonra yapmak istediklerim arasında orman yürüyüşü var.

Toprak Kokusu

Yağmurdan geriye kalanlar arasında orman yürüyüşü de mevcut. Kendini miss gibi kokan ağaçların yaprakların arasına atıp organik huzuru bulacaksın. Ne güzel olurdu. Bir de apartmanların arasından sıyrılıp müstakil evlerde yaşayan insanlar daha bir şanslı geliyor bana yağmur yağdığında bahçenin kamelyasında ailece semaver çayını içmek oh be bugün yağmura dair içimde ne varsa döktüm sizlere. İnsan sevdikleri şeyleri anlatmaya doyamıyormuş bende öyle oldum galiba yazdıkca yazasım geldi bir anda.Burada noktayı koyayım yoksa bir satır aşağı daha derken devam edecek.
Hoşcakalın.🙋
Okumuş olduğunuz kişisel blog yazısı, sosyalmedyakafe.com için Girift Blogun yazarı tarafından hazırlanmıştır.
Devamını Oku »
"Sosyal Medya Kafe'de kullanılan ekran görüntüleri, fotoğraflar ve yazılar Sosyal Medya Kafe'ye aittir. Yazıların ve fotoğrafların yayın hakkı sadece www.sosyalmedyakafe.com'a aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden bir başka blogda veya web sitesinde yayınlanması, tariflerin veya yazıların ekran görüntüsü alınarak sosyal ağlarda paylaşılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası`na aykırıdır. Aksi taktirde 5846 Sayılı Fikir ve Sanat serleri Yasası gereği suç duyurusunda bulunulacaktır. Yasal yükümlülüğü vardır."
Sosyal Medya Kafe Copyright © 2019 Tüm Hakları Saklıdır...