12 Mayıs 2015 Salı

Yeni Nesil Aşkları!

12 Mayıs 2015 Salı
yeni nesil aşkları
Yeni nesil aşklarından, ilişkilerinden aşk yaralarından, bu sebeple depresyona girenlerden bahsetmek istiyorum bu yazımda.
Neden genel değil de yeni nesil dedim hemen onu izah edeyim. Yeni nesili yani gençleri uyarabilecek, hatalarına parmak basacak kadar gözlemci ve bilgi sahibi olsam da genel anlamda bu konu hakkında karar verecek, yönlendirecek bir bilgim ve yetkim yok. Bu iş beni aşar, Mehmet Coşkundeniz, Aşkım Kapışmak Cezmi Ersöz hatta Güzin abla'nın işi onlar:)

Gelelim konumuza. Her birimiz sosyal medyada birden fazla hesap kullanıyoruz. Facebook, Twitter, İnstagram, Linkedin vs. Arkadaş listemizde de her yaştan insan var. Benim hesaplarımda lise öğrencisi gençler var mesela, oğlumun arkadaşları. Haber kaynağıma düşen paylaşımlarını dehşetle okuyorum.
Birinden örnek vermek isterim daha açıklayıcı olabilmek adına. Genç kız henüz 17 yaşında, bir ilişki yaşamış ayrılmış. İlk paylaşımlarındaki yıkımı görseniz hayrete düşersiniz. Biten iki üç aylık ilişkisini yıllarca yaşamış, çok ödün vermiş gibi anlatıyor. Ölümden bahseden yazılar yazıyor, intihar hayali var, intikam hayali var. Yaklaşık 1 hafta sürdü bu gibi paylaşımları. Son üç gündür ise hayatına yeni birinin girmiş olduğunu anlıyorum paylaşımlardan. Ancak şöyle bir durum var, bu yeni sevgili ile ilgili paylaşımlarında da eski sevgiliye gönderme var. "İlgilenmezsen ilgilenirler-senden çok var-ben güzelim alırım" tarzında çirkin ve ucuz cümleler.

Öncelikle sık kullandığım bir cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Sadece özel ilişkiler için değil bir çok ilişki için geçerli bu "kıskandırmakla tiksindirmek arasındaki o ince çizgi..." Lise öğrencisi bu kızımız o ince çizgiyi henüz fark etmemiş görünüyor (yetişkinler içinde bile bunu fark edememiş çok kişi var tabi). Eski sevgilinin dikkatini çekip belki geri dönmesi için kıskandırma eylemleri yaparken kendinden tiksindirmiş olma ihtimalini düşünmüyor bile.

Sonra 17 yaşında bu nasıl bir duygu yoğunluğu? Tamam genç, kanı kaynıyor ancak kendisine, geleceğine, oluşmamış kişiliğine ve ailesine bunu yapmaya hakkı yok. Bir ilişkiyi bitirir bitirmez diğerine başlamak, yeni ilişkisine eskisini karıştırmak kıyaslama yapmak onu nasıl zorlu bir sürece itiyor farkında bile değil. Sadece derslerinden sorumlu olması gereken yaşta onu derslerinden, istikbalinden uzaklaştıracak ilişkiler yaşaması ve bunda ısrarcı olması sadece onun suçu mu? Belki de değil!

Ailelerin ne gibi rolü var burada dersiniz? Ya fazla sıkıp bunaltmak veya tamamen özgür bırakmak ailelerin yaptığı en büyük hata bana göre. "Aman kızım/oğlum öcüler yer, gitme" diyen bir ebeveyn ile "git kızım/oğlum benim sana güvenim tam" diyen bir ebeveyn arasında hiç bir fark yok bana göre. İlk örnekteki genç yasak olanın tatlı olduğunu düşünüp arayışa giriyor, diğeri ise özgür olmanın hatalarını yaşayıp yaşatıyor. Ergen yaşların hataya meyilli yaşlar olduğunu hepimiz bilmiyor muyuz? Neden daha dikkatli olmuyoruz? Bıraktığımız boşluklar ciddi yaralara dönüşebilir bunu hiç mi hesaplamıyoruz? Benim de dediğim gibi lise öğrencisi bir oğlum var ona hissettirmeden bu dengeyi kurmak için çabalıyorum. Asla sıkmıyorum ama ona sonsuz bir özgürlükte tanımıyorum. Ne kadar dikkat etsem de hala endişelerim büyük, çünkü en tehlikeli yaşları geçiyor şu an.

Yazımı okuyan gençlere sesleniyorum buradan; lütfen genç olduğunuzu, sorumluluğunuzun büyük olduğunu aklınızdan çıkarmayın. İlla ki ilişkileriniz olacak ama ölçüsünü lütfen koruyun. Size, geleceğinize ve ailenize gelebilecek zararları lütfen hesaplayın. İleride çocuklarınıza torunlarınıza anlatacak tertemiz bir gençliğiniz, geçmişiniz olsun. Siz bizim istikbalimizsiniz, umudumuzsunuz unutmayın.
Sevgiler
köşe yazarı nihal yeşiltaç orhan Yazar Hakkında:Nihal Yeşiltaç Oran. İstanbul'da yaşıyor ve çalışıyorum. Bir müzik yapım firmasının basın ve halkla ilişkilerini yürütüyorum. Mesam üyesiyim. Uzun yıllardır köşe yazarlığı yapıyorum. Hüzün Sarısı isminde bir yaşam blogum var. Evliyim iki evlada sahibim. Az uyuyup çok çalışanlardanım.

31 yorum:

  1. merhaba,
    17 yaşındayım ve bende aynı şeyleri düşünüyorum genelge yaşıtlarım böyle düşündüğüm için eski kafalısın sıkıcısın davranışlarını gördüm çok fakat 17 yaşındaki birinin ilgi alanı aşk değil ders olmalı elbette yaşayacak özgür olacak ama bunun da dediğiniz gibi bir dozu var
    Çünkü çok fazla özgür olduğunuz zaman başınıza kötü şeyler gelebilir o zaman ise üzülen kendisi ve ailesi olacak o uçarı arkadaşları suratına bile bakmaz, zaten bir yaştan sonra kişilik yerine oturdu kendinden emin oldu mu mesleğini eline aldı mı güzel şeyler yaşamaya başlayacak, hem de en doğru sevgiyi bu şekilde bulucak
    yazınızı çok beğendim emeğinize sağlı, sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, ben de sizin düşüncelerinizi çok beğendim.
      17 yaşında olup böyle düşünen gençleri görünce umudum artıyor gelecek adına.

      Sil
    2. rica ederim, bende teşekkür ederim arada bir iki kişi böyle düşündüğü ve iyi insanlar olduğu için dünya ayakta duruyor yoksa çoktan yıkılmıştı kötülükten bu dünya sevgiler..

      Sil
  2. Kaleminize sağlık, çok beğendim yazınızı.Yazınızın gençlere ulaşması dileğiyle ...

    YanıtlaSil
  3. Güzel bir yazı. Kızıma okudum. Anne lise yıllarında aynen öyle dedi. Gençler çok abartılı yaşıyorlar. Umarım her genç geleceğine zarar vermeyen ilişkiler içinde olur. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  4. Çok doğru maalesef hele kız cocuklarının inanılmaz rahat tavırlarına şaşırmadan edemiyorum. facebook da bir grup kurulmus ve kızlar okullarında cekilmiş fotograflarını koymuslar şok olmustum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de şaşkınlık içinde izliyorum

      Sil
  5. Çok güzel bir yazı hazırlamışsınız. Gözlemledikleriniz gerçekten doğru. Çevremde de o yaşlarda genç çok fazla. Bazen komik geliyor bazen de korkutucu. Sonra 15- 20 yıl sonra o yaşlarda olabilecek çocuklarım geliyor aklıma. Daha da korkuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Önlemlerimizi almalıyız elimizden gelen sadece bu

      Sil
  6. Öğretmen olduğun için gençlerdeki gittikçe ilerleyen arsizligi görüyorum. Benim de evlatlarim var . Onları dokunaklı hikayelerle içlerini dolduruyorum . Ama malesef çoğu veli çocuğunu çok abartıp kıymetli tutuyor . Bu da bencil boş egolu insanlar yetişmesini sağlıyor. Ne acı!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet "arsızlık" uygun bir kelime Nilgün Hanım.

      Sil
  7. Öğretmen olan gelin kızım dan duyduklarım, benim çevremden gördüklerim beni üzüyor yazık bu gençliğe diyorum güncel aşklarından başka hayatın hiç bir yönü ile ilgilenmiyorlar(istisnalar kaide bozmaz lafı eskiden olumsuz olanlar için kullanılırdı şimdi ise ben iyi ve sorumluluk sahibi çocuklar için kullanacağım):
    54 yaşındayım ve bazen her okul dağılımın da , 12-15 yaş arası çocukların ağzından duyduklarım benim irkilmeme yol açıyor. Ailelerin bir kısmı artık lafını dinletemiyor bir kısmı aman ne olacak daha çocuk ve değiniz gibi o ince çizgiyi farketmeyenler.
    çocuklarımla konuşurken Ülkenin farkın da sorumlu saygı ve sevgiyi ön plan da tutan son jenerasyonsunuz diyorum maalesef:((
    Sadece ailelere iş düşmüyor çok fazla taklitle yaşıyorlar aslın da birilerinin hazırladığı senaryolar çok tıkırın da ilerliyor.
    TV ye şöyle bir bakın bir tek aile dizi yok kimin eli kimin cebinde, kardeşlerin tek adamla aşkları evlenmeden çocuk doğurmak hatta yasal olmayan başkaları adına çocuk dünya ya getirmek bunlar fazlasıyla tehlikeli uyuşturucu ile bir kerede zehirliyorlar iletişim yoluyla ise yavaş yavaş :((((
    gençleri zayıflatılmış bir Ülke ye istediğinizi yapabilirsiniz.
    Bu benim çok üzüldüğüm ve hassas olduğum bir konu siz de üzerine yazınca içimden geçenlerin çok az bir kısmı da olsa yazmadan edemedim.
    Çözüm sadece aile de değil maalesef:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle doğru. Basın yayın organlarının da daha duyarlı olması lazım RTÜK iyileştirme yapmalı şartlarında

      Sil
  8. Gerçekten de ailenin rolü çok büyük... Denge kurmak çok önemli... Yeni nesil aşkları veya yeni nesil gençler derken,yeni nesil ebeveynler de diyebiliriz aslında... Ebeveynlerde de çok ciddi değişiklikler gözlemliyorum ben...
    Bu güzel yazı için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet onu da kullanabiliriz:)
      Ben teşekkür ederim ilginize

      Sil
  9. bir kulaktan girip bir kulaktan çıkan yaşlar bunlar
    istisnalar da vardır tabii
    ah gençlik ah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden bu kadar değildi. Teknoloji ile iyice abarttı gençler aşkı

      Sil
  10. Genelde dejenere olmuş bir gençlik var malesef ama ben umutluyum biraz daha fazla sevgiyle hepsi daha doğru düşünüp daha doğru ilişki ve arkadaşlıklar kurabilirler...Her şey sevgi eksikliği ve ilgisiz oldukları için oluyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Veya tam tersi, aşırı ilgi sevgi ve güven

      Sil
  11. insan o zamanlarını hatırladığında ne kadar da cahilmişim diyor :( ama işte o anda düşünemiyorsun ki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son 5-6 yılın gençliğini ben hiç bir dönem görmedim ki. Beter zamane gençleri:)

      Sil
  12. Yozlaşıyoruz, tüketiyoruz, egoları yüksek insanlar oluyoruz.
    İnsan olmak zor, insan yetiştirmek çok daha zor.
    Ben, ilk gençlik dönemimde pek çok akranımla anlaşamazdım pek, onlar da beni olgun bulurlardı.
    Şimdikiler içinse anlaşamamayı bırakın, yaptıkları karşısında dehşete düşüyorum bazen.
    Eğitim şart da, onları eğitecekleri kim eğitmeli???

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Belki de sorulması gereken soru bu. Kim?

      Sil
  13. Sanırım bu ülkenin genç sayılabilecek bireylerinden biriyim (23 yaşındayım) Ama özellikle de ailemin verdiği terbiyenin yanında en önemli avantajım arkadaş çevrem. Çünkü etrafımdakiler kız arkadaş meselesinin nasıl bir boyutta olması gerektiğini biliyorlar, sigara içmiyorlar, boş vakitler ve boşalttığı vakitlerde kitap okuyorlar. Böyle olunca da gençliğin bu yok oluşları bizler için pek de etkilemedi

    TV lardaki programlarr modernlesme (!) adı altında ahlaki bozuntuları yayması da en büyük destekçisi. Ve ne yazık ki bu noktada aileler en büyük hatayı yapıyor. Ev hanımı kadıncağız vaktinin çoğunu evinde geçirince her gun hangi saatlerde ne varsa izliyor. Evdeki kızı/oğlu da annesini örnek alıp seyrediyor. Kim hangi elbiseyi giymis, kim daha iyi modaya uymus, hangi unlu kiminle nerede yakalanmis gibi durumlar artık vazgeçilmezleri ve rol modelleri olunca da vah o gençliğin haline.

    Ah keske insanlar su kitaplarin degerini bilse 30 dk gunluk kitap okuyan bir insan, gerceklerin orada degil de kitaplarda oldugunu anlayacak ama bizler cok affedersiniz kitap özürlüsü olduğumuzdan ona harcanacak paraya dahi israf etme diyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitap konusu ciddi bir konu. Dediğiniz gibi günde sadece 30 dakika herşeye bakışlarını değiştirecek. Ancak kitap seçimi de çok önemli.

      Sil
  14. Yeni nesil çok fena kendilerini toparlamaları lazım. Bu arada yazı bana yaşlandığımı düşündürdü :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım bir şekilde toparlar kendini yeni nesil. :))

      Sil
  15. o yaşlarda aşık olmak aşk yaşamak o kadar anlamsız ki zaten hiç anlayamıyorlar bunu gerçi biz de o günleri yaşadık en ufak bir şey bile çok etkilerdi bizi o yaşlarda daha sonra ailenin de eğitimi ve desteği ile bu sorunu aşarlar diye düşünüyorum en azından biz aşmıştık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teknoloji desteği zamanın aşklarını da deforme ediyor. Bizim zamanımızda öyle değildi ki.
      İlişki facebookta başlıyor whatsapp mesajı ile bitiyor. Durup dinlenme yok. Aman eksik kalmasınlar:)

      Sil

İnstagram

Sosyal Medya Kafe Copyright © 2014 Tüm Hakları Saklıdır...