Nahide Zereyak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nahide Zereyak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2018 Pazartesi

Ev Yapımı Portakallı Jöle Tarifi

3 Aralık 2018 Pazartesi
Portakallı Jöle Tarifi

Ev Yapımı Portakallı Jöle Tarifi

Doğal meyve sularıyla, mis gibi taze sıkılmış portakal sularıyla jöle yapmak hoş olmaz mı?  Hem isterseniz sade jöle olarak hem de pastalarınızı süsleyerek de tüketebilirsiniz jölenizi. Suyu kolayca sıkılabilen meyvelerin suyunu sıkıp aynı anda jöleye çevirebileceğiniz gibi, suyunu sıkamadığınız meyveleri de kaynatarak suyunu elde edip soğuttuktan sonra da jöle yapabilirsiniz. (çilek, kiraz gibi)
Ben bugün portakallı jöle yaptım. Jöle yaparken şeker miktarını kullandığınız meyvenin tadını göz önünde bulundurarak ayarlarsanız iyi olur. Örneğin çilek kiraz gibi meyve sularının bir bardağına 1 yemek kaşığı yeterli olacakken, portakal gibi meyvelerin bir bardağına 1,5 kaşık şeker gerekebilir. Yok ben çok şekerli olmasını da istemiyorum derseniz şimdi vereceğim portakallı jöle tarifinin ölçüleri sizin için tam gelecektir.

Portakallı jöle malzemeleri:


  • 3 su bardağı (200 ml'lik bardak) taze sıkılmış portakal suyu
  • 1 su bardağı su
  • 6 tepeleme yemek kaşığı toz şeker
  • 4 yemek kaşığı nişasta
  • Dış kaplaması için hindistan cevizi veya toz şekerleme

Portakallı Jöle Nasıl Yapılır

Portakallı Jöle Nasıl Hazırlanır?


  • Portakal suyu, su, şeker ve nişasta bir tencereye alınıır. İyice karıştırılır.
  • Nişasta ve şeker iyice karışınca orta ateşte sürekli karıştırarak pişirilir. 
  • Göz göz olunca ateşten alınır.
  • Birkaç boş su bardağı suda durulanıp içerisine jöle doldurulur. Bardakların durulanması daha sonra jöleyi içinden çıkarabilmek için önemli.
  • Soğuyan jöleler birkaç saat dolapta bekletildikten sonra bir bıçak ile yanları nazikçe sıyrılarak bardaktan ters çevrilerek çıkarılır.
  • Dilimlenen jöleler hindistan cevizine batırılıp servis tabağına alınır.
  • Üzerini dilediğiniz gibi süsleyebilir veya sade de tüketebilirsiniz.
  • Birkaç gün buz dolabında kapaklı bir kapta muhafaza edebilirsiniz.
  • Afiyet olsun.
  • Kiraz Sulu Jöle Tarifi'ne de bakabilirsiniz.
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...


Portakallı Jöle Tarifi'ni Beğendiyseniz, Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

12 Kasım 2018 Pazartesi

Tırtıl Kurabiye Tarifi - Tırtıl Kurabiye Nasıl Yapılır ?

12 Kasım 2018 Pazartesi

Tırtıl Kurabiye Tarifi

Bu kurabiyelerin tadı damağınızdan gitmeyecek. Lezzeti ve kıvamıyla pek çok kurabiyeden ayrı bir yeri vardır tırtıl kurabiyenin. Bu tarif ile yumuşacık, ağızda dağılan kurabiyeler yapabilirsiniz. Her an evinizde bulunan malzemelerle kolayca yapacağınız bu kurabiyeleri kapaklı kavanozda uzun süre saklayabilirsiniz.
Tırtıl Kurabiye Tarifi

Tırtıl kurabiye yapımı sırasında bir de tırtıl kurabiye kalıbı temin etmeniz gerekecek. Pasta araç-gereçlerinin satıldığı yerlerde bulabilirsiniz. Hazırladığımız hamuru bu kalıbın içinden sıkarak tırtıl kurabiyelerin şeklini veriyoruz.

Tırtıl Kurabiye Malzemeleri:

  • Yarım paket margarin
  • Yarım su bardağı sıvı yağ
  • 1 adet yumurta
  • Yarım paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • Aldığı kadar un

Tırtıl kurabiye nasıl yapılır?

Un, kabartma tozu ve vanilya bir kapta karıştırılır.Un gerekirse daha sonra tekrar eklenebilir.
Başka bir kapta margarin ve pudra şekeri iyice ezilene kadar karıştırılır. Yumurta ve sıvı yağ eklenerek tekrar karıştırılır. Un, vanilya, kabartma tozu karışımı da eklenerek yoğrulur. Ele yapışmayacak kıvamda bir hamur elde edilir.

Hamur 10-15 dakika kadar dinlendirilir. Fırın tepsisi yağlı kağıt serilerek hazırlanır. Hamurdan alınan parçalar kalıba doldurulup bastırılarak tırtıl şeklinde çıkan hamurlar yağlı kağıt üzerine dizilir. Bu işlem biraz zahmetlidir. Ama sonuç için gerçekten değer.

Tüm hamura şekil verildikten sonra tırtıl kurabiyeler 180 derecede ısıtılmış fırında 15 dakika kadar pişirilir. Fırından çıkan kurabiyeler soğuduktan sonra saklama kaplarında muhafaza edilerek tazeliği korunur. Nefis kurabiyeleri afiyetle yemenizi dilerim.

Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...

Tırtıl Kurabiye Tarifi'ni Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

1 Kasım 2018 Perşembe

Sosyal Medya Kafe 4 Yaşında

1 Kasım 2018 Perşembe
Sosyal Medya Kafe 4 Yaşında
Merhaba Sosyal Medya Kafe Okurları😊
Sosyal Medya Kafe yaşam blogu olarak, 1 yılı daha geride bırakarak 4 yaşını bitirmenin mutlu, gururunu yaşıyor. 18.09.2014 tarihinde kurduğum Sosyal Medya Kafe  başlamak balonunu gökyüzüne gönderdi. Bloglama ya başlamak en önemli adımdı. O cesareti tekrar toplamak belki de en zoru başarmanın ta kendisiydi. İlk yıllarda hedeflerim olmasına rağmen rotayı şaşırdığım ve motivasyonumun düşük olduğu zamanlar oldu.

Kaç kez uçurumun kenarından döndük ve kaç kez gökyüzünün mavisine bir balon daha göndermem gerektiğini düşünürken kendimi buldum. Evet o balonu bulmuştum bu planlamak balonu olmalıydı. 2.yılından itibaren daha planlı gitme amacım devam etti. Gördüm ki planlamak da bir blogun başarısına adım adım yaklaşmakmış.

3.Yılımızda her konuda o kadar çok olumsuzluklar çıktı ki karşımıza yazmakla bitiremeyebilirim.O yüzden tüm olumsuzluklara rağmen bir balon daha göndermelisin dedim.O da tabiki sabretmek balonu oldu.

4.Yılımızda hedeflerim bir bir gerçekleşiyordu. Artık Sosyal Medya Kafe ismi Google'da aranmaya başlamıştı. Google ve Yandex arama motorlarında "Misafir Yazarlık" aramasıyla ilk sayfaya yerleşti. Dolayısıyla Misafir Yazarlık isteği ile gelen mailler de arttı.Tabiki bu yazıların bir çoğunu elemek durumunda kaldım. Özgün içerik ve başka blogda yayınlanmamış olması ilk şartımız. Bununla birlikte okuyucu kitlemize faydalı içerikler olmasına da dikkat ediyorum. Yayına aldığımız ve alamadığımız tüm yazarlara emekleri için tekrar teşekkür ederiz. Ağırladığımız  misafir blog yazıları ile ilk hedef gerçekleşti. Farklı blog yazarlarının kaleminden dökülen yazıların katlanarak artmasını diliyorum.🙏
Uzun süren uğraşlarım sonucunda PageSpeed Tools'da www.sosyalmedyakafe.com 'un Mobil Optimizasyonu %100 yaptım. Türkiye'de Blogger platformu üzerinden %100 sonuca ulaşan ilk blog Sosyal Medya Kafe 4 saniye de açılıyor. Çalışmalara devam ediyorum. Hedef 3 saniye!
Google Hız Testi

Evet, öyleyse gökyüzüne bir balon daha uçurma zamanı gelmiş ne dersiniz sevgili okurlarımız? Başarmak balonu gökyüzünde havalanırken bu blogun güzel yerlere gelmesine emek veren sevgili blog yazarı arkadaşlarıma ve siz sevgili okurlarımıza sonsuz teşekkürler.💕

Blogunuz olsun veya olmasın hiç fark etmez. Sizler de Sosyal Medya Kafe aracılığıyla dijital dünyaya bir miras olarak, tecrübeli olduğunuz bir konuda Konuk Yazarlık yapabilirsiniz. Kim bilir belki de ilk yazarlık deneyimini Sosyal Medya Kafe'de yapmanızla birlikte, blog yazarlığına ilk adımı atmış olursunuz.🙇🙌

Blogu olmadan Sosyal Medya Kafe ailesine misafir yazarlık yapan, canım oğlum Melih Ordueri'ye de PC Donanımları kategorisinde yazmış olduğu yazıları için teşekkür ediyorum. Beni çok mutlu etti. Yazdığı günden bu güne kadar yazıları okunmaya devam ediyor.🙆🙇 Yaşımız kaç olursa olsun bilgi ve tecrübeyi her yaştan öğrenebiliceğimiz bilinciyle devam ediyoruz. Oğlumun dijital dünyaya miras bıraktığı içeriklerin olması ayrı bir duygu.😍

Blog içeriği olarak yayınlamadığımız ama burada yer veremeden geçemeyeceğim, mail ile sizden gelenler;
Hamza Bey göndermiş;
Konuk Yazar

"Ne yazacağımı tam bilmiyorum ama sıcak bir Pakistan gecesinde şu kelimeler geliyor aslında aklıma. Sevmeyi anlat deselerdi bana dilimin susup gözlerimin içinin konuşmasını anlayacak bir kişi arardım, kalbimin dilini bilecek bir tek kişi! SENİ o et parçasının altında yatan manaları anlayabilecek olan bir tek seni, ve bulunca seni sükut ederdi dilim, konuşurdu gözlerim ve kalbim o vücudun her zerresinde hissettirdiği o sevgiyi söylerdi sana o bitmeyecek olan her gün sanki daha da kor olan o sevgiyi..." Hamza K.

Ve Erhan Bey de blogumuza denk gelenler arasında ve iletişimden yazmadan geçmemiş.
Konuk Yazarlık


"Aslında başka bir yere gidiyordum.Gençliğim arkamdan itti.Tam da aşklı meşkli bir şey yazacaktım ki gönlümün şarjı bitti. Erhan Tığlı.
DOSTLUK IŞIĞI
Hadi dostlar el ele verelim gelin
yaşamayı sevelim gelin
doruğuna çıkalım
doğrunun iyinin güzelin
Sımsıcak bir sevda soluğuyla
türküleşsin dünya
Olacak sanma mutluluk bir rüya
umudumuz özlemimiz sararıp solmuyorsa
Korkma, aydınlıktır sonu her tünelin.
Erhan Tığlı.

Erhan Tığlı 2007 yılından bu yana blogunda şiirlerini ve yazılarını paylaşan ince ruhlu bir şaiir.Ben de bize iletişim sayfamızdan gönderdiği yukarıdaki şiir ve sözlerinden sonra blogunu keşfettim.

Ne kadar hoş değil mi?  Sadece sevgi,saygı ve hoşgörü ile bakabilseydik dünyaya her şey çok güzel olabilirdi.💗  Tekrar kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum.😊

İster adsız olarak, ister adınızla bizim için hiç fark etmez. Biliyoruz ki karşımızda bir insan var ve onun da kendine göre düşünceleri ve tecrübeleri var. İnsan her yerde yazmakta özgür olmalı. Başkalarının kişisel haklarına tecavüz etmeden, siber zorbalık yapmadan, atıp ,tutup, sallamadan! Çünkü düşüncelere saygı duymak en büyük erdemdir. Blog yazarlığında 11 yılı geride bırakan biri olarak şunu söyleyebilirim; saygı gösterin ki siz de saygı görün.Ve size ayrılan zamanın ve emeğin lütfen kıymetini bilin...

Sosyal Medya Kafe'de aktif olarak yazarlığa devam eden arkadaşlarımın 4. yılımız ile ilgili duygu ve düşünceleri:

Hüzün Sarısı : Nihal Yeşiltaç Oran
Efendim bir yılı daha bitirdik ve Sosyal Medya Kafe olarak 4.yaşımızı kutluyoruz. İlk günlerden bu aileye dahil olmanın mutluluğunu yaşıyorum. 'Mutluluğunu yaşıyorum' ifadesini laf olsun diye söylemedim; kim her paylaşımı insana, insanlığa faydalı ve gelişme adına yapılmış bir platformda olmaz istemez ki? Yazarları ile okuyucuları ile daha nice yıllara Sosyal Medya Kafe, nice yıllara Sibel Ordueri.

Renkli Pasta Sepeti : Nahide Zereyak
Ne mutlu ki; 4 yaşındayız. Bir yaş daha alırken hayattan, kah gülerken, kah üzgünken, yeni birikimler, yeni tecrübeler, yepyeni heyecanlar yaşarken; Sosyal Medya Kafe çatısı altında yine hep birlikte yol almanın sevinci ve gururundayım. Bilgiden, birikimden, paylaşımdan, dostluktan, sevgiden, emekten beslenen başarılar bakidir. 4 yaş vesilesi ile kurucumuz Sibel Hanım nezdinde tüm yazar arkadaşlarımıza, okuyucularımıza, yorumlarıyla, fikirleriyle bizlere ışık tutan dostlarımıza sevgilerimi ve teşekkürlerimi gönderiyorum. Okuyoruz, yazıyoruz, paylaşıyoruz ve hep birlikte durmadan ilerliyoruz. Daha çok çok yaşların olsun Sosyal Medya Kafe, bilgiyle, birikimle, sabırla, emekle...

Bahçe Perim : Safiye Yaşar Erdiger
Hepiniz gibi öncelikle "blog" sayfadaki sorunları çözebilmek için "Sosyal Medya Kafe" sitesine göz atıyordum.Zaman içinde, sevgili Sibel Hanım ile sohbetler ettik. İkimiz içinde güzel bir arkadaşlık kurduk.Blog olarak Nahide Zerayak'ında "Sosyal Medya Kafe" de yazdığını gördüm.İlginç bir şekilde, keyifle okuduğum blog yazarları "Sosyal Medya Kafe" çatısındaydı.Bende onlarla beraber aynı platformda yazmak istedim.Sibel Hanım da olumlu baktı. Küçük bir adım attım.. Kabul ediyorum, ben geriden geliyorum.Bazı noktalarda istediğim gibi hareket edemiyorum. Teknik ve hayatıma ait bazı önemli sorunlar hafiflediğinde daha çok bir araya geleceğiz.
Şimdi hep beraber "Sosyal Medya Kafe" ile yarınlara yol alıyoruz."Sosyal Medya Kafe 4 yaşından 40 yaşına doğru" diye bir sloganla sözü bitiriyorum.

Sürpriz Var!
Sosyal Medya Kafe kurulduğundan bugüne kadar yorumları ile bizlere destek olan blog yazarı arkadaşlarımız oldu. Düşündüm ve şimdiye kadar en fazla yorum yapan 3 blog yazarını Sosyal Medya Kafe'nin sağ site barında blog linkleri ile birlikte 1 yıl boyunca misafir edeceğim.Yorumlar en büyük motivasyon kaynağımız. Bu şekilde ben de 3 blog yazarı arkadaşıma,  blogları için destek vermek istiyorum. Sosyal Medya Kafe'yi yorumlarıyla yalnız bırakmayan her bir blog yazarına da ayrıca teşekkür ediyorum.💕

En çok yorum yapanlar eklentisi ile çıkardığım, en çok yorum yapan blog yazarı arkadaşlarımız.En Çok Yorum Yapan Blog Yazarları

Yukarıdaki ekran görüntüsünde gördüğünüz gibi;
1.Örgü Çantam (Hatice Yazıcı)
Sevgili Hatice ablacığımı bilmeyen yoktur sanırım. Birbirinden güzel el emeği,göz nuru hobileri ile adeta gözlerimizi şenlendiriyor. Oldukça hamarat ve süper bir babaanne kendisi.Birbirinden cici el işleri için takibe almanızı tavsiye ederim.
2.Audrey(Audrey'in Şekerleri)
Sevgili İrem Hanım'da kozmetik alanında kullandığı ürünlerin deneyimlerini paylaşıyor. Oldukça çalışkan ve kozmetik konusuna deneyim sahibi. Kozmetik ürünlerine meraklıysanız mutlaka takip edilmesi gereken bloglar arasında.
3.Birgül Erdoğan(Birgül'ün Lezzetleri)
Sevgili Birgül Hanım da birbirinden lezzetli tarifleri ile hem gözlerimize hem de midemize hitap ediyor. Takip etmeyenler varsa çok şey kaçırdığınızı söylemek isterim. :)

Blogları için faydalı dönüşler olması dileğiyle.😇

Son sözler; Birlikte ilk hedefe ulaşmış olmakla birlikte daha fazla çalışmak, üretmek ve daha kaliteli makaleler için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki Google'dan arayanlarımız, blogumuzu takip edenler, sosyal ağlarımızda takip edenler yani siz sevgili okurlarımız her şeyin en güzeline, en doğrusuna, en kalitesine layıksınız.💞 Yaz tatili ve okul telaşı zamanlarında aktif olamasam da aklımın bir ucu hep Sosyal Medya Kafe'de oluyor.😍
Sosyal Medya Kafe hakkında olumlu/olumsuz düşünceleriniz bizleri daha iyi yerlere getireceği için lütfen yorumlarınızı esirgemeyin. 💬
Sevgiler.💖
Sibel Ordueri

Sosyal Medya Kafe 4 Yaşında! İçeriğimizi beğendiyseniz,aşağıdaki sosyal ağ butonları sayesinde paylaşabilirsiniz. 
💕⃕
Devamını Oku »

21 Haziran 2018 Perşembe

Siber Zorbalık Klavye Kahramanlığı

21 Haziran 2018 Perşembe
Siber Zorbalık Klavye Kahramanlığı

Siber Zorbalık Klavye Kahramanlığı

İnternet çağındayız. Hayatımızın orta yerine ve belki de baş köşesine geldi oturdu internet. Seveni de sevmeyeni de, isteyeni de istemeyeni de bir şekilde tanıdı, alıştı ve bazı kavramları da onunla birlikte öğrenmeye başladı. Klavye kahramanlığı kavramı da internet sayesinde girdi hayatımıza. Bilgisayar başında oturup ahkam kesmek fakat iş icraata gelince hiç bir şeye yaramayan bir kahramanlık çeşidi bu.Daha fenası da var ki o da siber zorbalık. Siber zorbalığı klavye kahramanlığından daha vahim hale getiren şey ise, yerli yersiz atıp tutmak yerine direk olarak bir kişiyi veya kurumu hedef alıp dilediğince yazıp çizerek aşağılama, alaycılık ve hor görme, dışlama, hakaret etme, tehdit etme, iftira atma, sosyal medya hesaplarını ele geçirme, taciz etme gibi ciddi boyutlara varan saldırganlıklar içeriyor olması.

Sosyal medya hesaplarının yorumlar bölümünde ciddi derecede siber zorbalık örnekleri görmek mümkün. Hiç kimsenin başka bir kimsenin haklarına böylesi bir saldırganlık tutumu içerisine girmesinin, eleştiri kisvesi altında hakarete varan sözler sarf etmesinin akla uygun hiçbir tarafı yok. Maalesef ki bu zorbalığın mağduru çoğunlukla çocuklar veya kadınlar. İnternet ve sosyal medya kullanımı çocuklar arasında da oldukça yaygın. Ailelerinin gözetimi altında değilse çocuklar ciddi derecede suistimale açık hale gelebiliyorlar. Bazen iyi niyetle başlatılan bir yardım kampanyası, bazen moral bulmak için açılmış olan hesaplar bile bu suistimalin kurbanı olabiliyor.

Aklıma hemen gelen iki örnek var. Biri belki de pek çoğunuzun bildiği, yardım kampanyası sonucu yurt dışında kalp nakli gerçekleşen minik yavrucuk. Annesi yaşadığı üzüntü ve yorgunluğu yetmezmiş gibi bir de uğradığı haksız saldırılar ve yorumlara karşı ayakta durmaya çalıştı; hala da çalışıyor. Yavrusunun tedavisi için maddi-manevi açıdan canını dişini takmış bir aileyi üzmeye kimin hakkı olabilir.

Bir diğeri ise 11 yaşında bir kız çocuğu. Geçirdiği trafik kazası sonucu bir ayağını kaybetmiş, defalarca ameliyat olmuş, moral kazanmak için bir sosyal medya hesabı açmış, cıvıl cıvıl, umut dolu, hayat dolu bir güzeller güzeli. Onun ve ailesinin bu ayakta durma ve güçlü olma azmini, umudunu, neşesini kıskanıyor olabilir mi insanlar diye düşünüyorum. Ailenin o yaştaki bir çocuğun gözündeki ışığı söndürmeden yaşadığı zorlukları aşması için büyük gayret gösterdikleri belli. Ama yok işte! Siber zorbalara yaranamıyorlar. Haksız eleştirilere uğruyorlar zaman zaman. Ve o yaştaki bir kız çocuğu insanlara açıklama yaparken, ailesini savunmaya çalışırken buluyor kendini. Halbuki amacı evinde ve yatağındayken geçirdiği zamanları sevdikleriyle, sevenleriyle birlikte paylaşarak belki de daha kolay üstesinden gelmektir zorlukların.

Ailelere büyük görevler düşüyor bu noktada. Özellikle çocukları korumak gerek teknolojinin ve internetin zararlarından. Çocukluk ve ergenlik dönemleri oldukça hassas dönemlerdir. İnanıyorum getirilecek yasal düzenlemeler ile siber zorbalığın önüne geçilecektir günün birinde. Ama özellikle çocukların ve ergenlik çağındaki gençlerin içinde açılan yaralar daha uzun yıllar etkisini sürdürebilir. Veya şuursuzca insanların hayatları, yaşam biçimleri, hayat mücadeleleri, ailevi hassasiyetlerine karşı yapılan saldırılar büyük travmalara sebebiyet verebilir. İnternet ortamı, sosyal medya eli tuşlara basan herhangi bir kişinin dilediğini yapma, istediğini söyleme, kişilere saldırma hakkını vermiyor kesinlikle. İnsanlar fikirlerini elbette ki paylaşabilirler. Ama mutlaka başkalarının hassasiyetlerine, özel yaşam alanlarına, kişilik haklarına özen göstererek yapılmalıdır bu. Bu konuda toplum bilinci oluşması temennim. Özellikle pek çok ünlünün veya fazla takipçisi olanların bu konuya dikkat çeken paylaşımlar yaptığına şahit oldum. Gerekli yasal düzenlemeler getirilinceye kadar toplum bilincine katkı sağlamanın faydalı olacağı kanaatindeyim.
Ayrıca ebevynler için siber zorbalık hakkında daha kapsamlı bilgi almak isterseniz; Siber Zorbalık Rehberi sizler için faydalı olacaktır.
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...


Siber Zorbalık Klavye Kahramanlığı Makalemi Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

18 Nisan 2018 Çarşamba

Ebeveynlerin Teknoloji ile İmtihanı

18 Nisan 2018 Çarşamba
Ebeveynlerin Teknoloji ile İmtihanı

Ebeveynlerin Teknoloji ile İmtihanı

Haydi kendimize bir soru yöneltip sonra da samimi bir şekilde cevap verelim: "Teknoloji bağımlısı olduk mu, olmadık mı?" Kendimden yola çıkarak ilk cevabı ben veriyorum. Her ne kadar yanlış olduğunu bilsem de, olumsuz taraflarını ve bizden götürdüklerini göz önünde bulundursam da "EVET" ben teknoloji bağımlısı oldum. Bizden götürdüklerini göz önünde bulundurmak derken de gayet ciddiyim. Biz teknolojiyi hayatımıza bize bir şeyler katması için aldık ilk başta. Teknoloji çağından teknolojiden uzak kalmamalı, bir anlamda hayattan kopuk yaşamamalıydık. Ama sanırım bir noktadan sonra ip koptu. Ve teknoloji bize bazı şeyler kazandırmasının yanında bazı şeylerimizi de götürdü. Mesela zaman. Zamanla yarışıyoruz farkında mısınız? Gün ne zaman doğdu derken akşam oluyor. Günler günleri kovalarken ne zaman hafta sonu gelip çattı diye şaşırıveriyorum. Büyükler der ki; "ömürden gidiyor". Büyükler ne derse doğru der.:) Evet, ömürden gidiyor. En kıymetli zamanlarımız, yaşlarımız ömürden gidiyor.

En büyük hassasiyet noktam olan çocuklardan da bahsetmeden edemeyeceğim bu noktada. Onlardan da çalıyoruz aslında. Hayallerinden, umutlarından, gülüşlerinden çalıyoruz. Teknoloji ile, sosyal medya ile gereğinden fazla vakit geçirerek aslında çocuklarımızın yarınlarına bırakacağımız güzel anılardan çalıyoruz. Benim en güzel anılarım çocukluk yıllarımdan kalma: Ailemle geçirdiğim, belki bir ağaca tırmandığım, belki çamur ile oynadığım, belki bir çiçeğin kokusunu derin derin içime çektiğim, bir ağacın nasıl filizlendiğini gözlemlediğim çocukluğumdan kalma benim bütün tatlı anılarım. Ben şimdi çocuklarımın yarınlarından bugünlere dönüp baktıklarında ne görüp ne hatırlayacaklarından ötürü kaygılıyım. Zaman zaman kendimi teknolojinin nimetlerinden faydalanmaya kaptırdığımda, "anne bırak şu telefonu elinden" sesiyle irkilip kendime geliyorum. Evet işte o an fark ediyorum teknoloji bağımlısı olduğumu ve ebeveynlerin teknoloji ile imtihandan sınıfta kaldığını.

Yine biraz eskilere gidip "ben telefonlar ve bu kadar üstün özellikleri!!! yokken ne yapıyordum" diye zihnimi yokladığımda teknolojinin  nimetlerinden bu kadar faydalanmazken!!! aslında daha üretken olduğumu hatırlıyorum. El işlerim vardı mesela. Ellerim tuşlara gereğinden fazla basmak yerine ilmek atıyordu.::) Çocuklarımla birlikte resim yapıyordum. Kızlarıma okul öncesinde resim yapma merak ve ilgisini kazandırmıştım. Ya boyayamazsam, ya taşırırsam, ya yapamazsam gibi kaygılarını benimle birlikte yaptıkları resim ve boyama etkinliklerinde aştılar.. Çok güzel resimler yaptılar. Şimdi küçük kızım müthiş derecede güzel kara kalem çalışmaları yapabiliyor. Büyüğü üniversiteye hazırlandığı için şimdilik bu işlere ara verdi. Saatler süren sohbetlerimiz vardı. Onlar sorar ben yanıtlardım. Hayatı böyle tanıdılar. Şimdi ise küçük oğluma bu kadar zaman ayıramadığımı fark ediyorum. Çünkü işim var. Teknoloji beni bekler.:)

Sözün özü ben teknolojik gelişmelere kendimi bu kadar kaptırmazdan evvel güzel şeyler yapıyormuşum. Teknolojiyi yerden yere vurmuş gibi olmayayam tabi. Elbette ki çok faydasını görüyorum. Öğrenmeyi çok severim mesela. Bir şeyler öğrenmek benim yaşam felsefem gibi bir şey. Aklıma takılan bir şeyi hemen araştırıp öğrenme ve siz okuyucularıma ulaşma imkanını bana sunan teknolojiye minnettarım. Ben fazla ve bilinçsizce kullanılan ve içimizdeki cevherleri öldürüp, dış dünyamızdaki cevherler ile bağımızı koparan teknolojiyi eleştiriyorum.

Sizler ne düşünüyorsunuz? Teknoloji ile imtihandan kaldınız mı? Yoksa denge kurabiliyor musunuz? Size kazandırdıklarının yanı sıra bir şeyler kaybettirdiğini düşünüyor musunuz? Teknoloji bu derece hayatımızda değilken neler yapıyordunuz? Teknoloji çocuklarınıza, sevdiklerinize veya kendinize ayırabileceğiniz zamanlarınızdan çaldı mı? Haydi gelin teknolojik aletlerimizi kullanarak teknolojiyi eleştirelim.:)
Sevgilerimle.
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...


Ebeveynlerin Teknoloji İle İmtihanı Makalemi Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

20 Mart 2018 Salı

Çağın Hastalığı: Mükemmeliyetçilik

20 Mart 2018 Salı
Çağın Hastalığı Mükemmeliyetçilik

Çağın Hastalığı: Mükemmeliyetçilik

Mükemmel olmalıyım. Her şey kusursuz olmalı. Her şey mükemmel olmalı.
Mükemmel olmalı mıyım? Her şey kusursuz olmalı mı? Her şey mükemmel olmalı mı? Mükemmeliyetçilik...

Olmalı mı gerçekten? Her şey mükemmel olmalı mı? Yerli yersiz bir şeyleri mükemmel yapmaya çalışırken daha önemli, daha hayati şeylere yeteri kadar zaman ayırabiliyor muyuz? Kendimize, sevdiklerimize, çevremize neler katıyor mükemmeliyetçilik veya neleri götürüyor? Her şey mükemmel olmalı kaygısı ile boğuşurken neler uçup gidiyor avuçlarımızdan.

Depresyon, panik atak, anksiyete bozukluk... Nereden çıktı geldi ki bu hastalıklar? Büyük küçük demeden herkesi nasıl da sardı. Peki ne oldu, hayatımızda neler değişti de bu hastalıklar yaygınlaştı? Belki geniş başlıklara yayabiliriz bu sorunun cevabını; belki de tek bir başlık altında toplayabiliriz:

MÜKEMMELİYETÇİLİK

Mükemmeliyetçilik Nedir
Şimdi tekrar soruyorum: Her şey mükemmel olmalı mı?
Mükemmel bir ev, mükemmel bir araba, mükemmel kıyafetler, mükemmel davranışlar, mükemmel yemekler, mükemmel koltuklar, mükemmel televizyonlar, mükemmel telefonlar. Gerçekten insan olarak ihtiyaç duyduğumuz şeyler mi bunlar yoksa bir duygusal açlığın madde ile dışarı yansıması mı? Daha fenası biblo gibi duran mükemmel çocuklar!! Paçasına çamur bulaşmamış, üzerine meyve suyu dökülmemiş çocuklar.

Mükemmel olarak sıfatlandırdığım bu kavramlar ve daha bir çoğu bu şekilde mükemmeli ifade etmiyor bana göre. Çünkü içerisinde his yok, duygu yok, gerçeklik yok, yaşanmışlık yok. Maddenin esir aldığı bir toplum olduk maalesef. Elbette ki insani isteklerimiz ve ihtiyaçlarımız var mutlaka. Daha iyiyi daha güzeli istemek insanoğlunun doğasında var. Ama içinde bulunduğumuz yüzyılın bize dayattığı mükemmeliyetçiliği, maddeciliği bir tarafa bırakıp insanın özüne dönmeli. Sahip olduğumuz değerleri bu kargaşa ortamında kaybediyoruz.

Mükemmellik sıfatı manayı kaybeder, duyguyu kaybeder, hissi kaybeder. Mükemmel görünmeye, mükemmelmiş gibi davranmaya çalışırken insan aslında kendini kaybeder. Ve oldukça da yıpranır. Evin her köşesi her daim mükemmel görünmeyebilir. Sürekli bir düzen kaygısı rahatsız eder insanı. Elbette ki her şeyin savruk-saçık olmasını savunmuyorum. Aslan yattığı yerden belli olur demiş atalarımız. Ancak bunu sürekli bir düzen kaygısı içerisinde yaşamak, evinde, işinde, sokakta, dolmuşta, her yerde hem kişinin kendisini, hem de etrafındakileri yorar ve sıkar.

Bir şeyleri illaki mükemmel yapmaya çalışırken, kaçırdıklarımız veya kaybettiklerimiz arasında bir denge kurmalı aslında. Hayatı anlamlandırarak yaşamak, mükemmeli yaşamaktan âlâdır. Özünde insanız ve mükemmel bir yaradılışa sahibiz. Bunu maddesel değerlerle kaybetmek yerine kendimize ve çevremize yansıttığımız enerji ve bilgi birikimi ile varoluş amacımıza da yaklaşmış oluruz.
Sevgiyle kalın.
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...


Çağın Hastalığı:Mükemmeliyetçilik Makalemi Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

14 Şubat 2018 Çarşamba

Susamlı Kurabiye Tarifi - Susamlı Kurabiye Nasıl Yapılır ?

14 Şubat 2018 Çarşamba
Susamlı Kurabiye Tarifi

Susamlı Kurabiye Tarifi

Susamın lezzetini anlatmaya gerek yoktur sanırım. Değdiği her besine kendi lezzetini yansıtıyor hemen. Ve işte susamlı kurabiye tarifi de susamın lezzeti ile bütünleşmiş, lezzetini susamdan almış bir kurabiye çeşidi. Kurabiyenin ağızda dağılan kıvamına bir de susamın lezzeti eklenince doyumsuz bir tat çıkıyor çayımıza eşlik edecek.

Aslında susamı içine karıştırmak da mümkün ama ben kurabiyelerin üzerinde susam tanelerini görmek istedim. Siz de isterseniz benim gibi kurabiyeyi susamla süslemeyi tercih edebilirsiniz. Veya isterseniz kurabiyenin içerisine bolca susam da koyabilirsiniz. Tercih sizin. İşte susamlı kurabiye tarifi...

Susamlı kurabiye malzemeleri:

  • 150 gr oda sıcaklığında yumuşamış margarin
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 adet yumurta (sarısı içine, beyazı üzerine)
  • 1,5 çay bardağı pudra şekeri
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 kaşık nişasta
  • 2 su bardağı kadar un (un azar azar, yeteri kadar ilave edilir.)
  • 1 çay bardağı kadar beyaz susam

Susamlı kurabiye nasıl yapılır?

  • Yumurtanın sarısı ve pudra şekeri çatalla karıştırılır.
  • Bu karışıma önce margarin, daha sonra sıvı yağ ve yoğurt eklenir.
  • İyice karıştırıldıktan sonra nişasta, kabartma tozu ve unun bir kısmı da eklenerek hamur yoğurulur.
  • Gerektikçe un eklenir.
  • Ele yapışmayacak kıvamda bir hamur elde edilir.
  • Hamurdan parçalar koparılıp yuvarlanır ve önce yumurta beyazına, sonra da susama batırılır.
  • Yağlı kağıt serili fırın tepsisine hafif aralıklarla dizilir.
  • 170 derecede ısıtılmış fırında üzeri pembe renk alana kadar pişirilir.
  • Susamlı kurabiyeler ılıdıktan sonra servis tabağına alınır.
Susamlı kurabiye tarifi severek hazırlayacağınız ve beğenilen bir kurabiye olacaktır.
Afiyet olsun.
Sevgiyle kalın.

Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...


Susamlı Kurabiye Tarifi'ni Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

31 Ocak 2018 Çarşamba

Kolay Kısır Tarifi Kısır Nasıl Yapılır?

31 Ocak 2018 Çarşamba
Kolay Kısır Tarifi

Kolay Kısır Tarifi

Adana yöresinin en meşhur yemeklerinden biridir kısır. Tabi ki her yörede yapılır kısır, biraz da farklılıklar göstererek. Nasıl yapılırsa yapılsın mutlaka güzel olur ve çok sevilir. Ben sevmeyeni duymadım. Bazen tek başına bir öğün olur, bazen misafirimizi ağırlarken sofranın tam da ortasında yer alır ve bu güzel lezzeti deneyimlemek isteyenleri bekler. İçindeki malzeme çeşitliliği ile bir anlamda salataların yerini de tutar kolay kısır tarifi. Kolay diyorum çünkü yapmaya karar verdikten sonra ortalama yarım saat sonra hazır olacaktır. Böylesi lezzetli bir yemeği bu kadar kolay yapıvermek de ayrı bir hoşluk. Çünkü hepimiz zaman zaman böyle pratik tariflere çok ihtiyaç duyarız. İşte böyle zamanlarda imdadımıza yetişecek olan kolay kısır tarifi..
Kısır Nasıl Yapılır

Kısır Malzemeleri:

  • Yarım kilo orta irilikte bulgur
  • 3 adet orta boy domates
  • 2 adet kuru soğan
  • 1 demet yeşil soğan
  • Yarım bağ maydanoz, nane
  • 1 adet limon suyu
  • 1 yemek kaşığı nar ekşisi
  • Bir çay bardağı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • Yeteri kadar tuz

Kolay Kısır nasıl yapılır?

  • Öncelikle bulguru bir kaba alıp kaynar suyla yıkayıp suyunu döküyoruz.
  • Daha sonra üzerine biraz daha kaynamış su bırakıp üzerini örterek dinlendiriyoruz.
  • Bu sırada ayrı ayrı kaplara yeşillikleri ve taze soğanı, kuru soğanı ve domatesi doğruyoruz.
  • Bulgur suyunu çekip yumuşayınca önce salçayı ezerek bulgura karıştırıyoruz.
  • Daha sonra kuru soğanı biraz tuzla ezerek bulgura ekliyoruz.
  • Yeşil soğan, nane ve maydanozu da iyice karıştırdıktan sonra domatesin varsa fazla suyunu süzerek karışıma ekliyoruz.
  • Limon suyu, nar ekşisi, sıvı yağ, tuz, pul biber ve kimyonu da ekleyip karıştırdığımız kısır artık servise hazır.
Marul, domates, salatalık, turşu ve ayran kısıra çok güzel eşlik eder. Adana'da şalgam da tüketilir kısır ile birlikte. Siz de bu güzel lezzete sofralarınızda yer açmak isterseniz kolay kısır tarifini mutlaka denemelisiniz.İzmir/Bursa karşımı Kısır Tarifi'ne de bakmanızı tavsiye ederim.
Afiyet olsun.
Sevgiyle kalın.
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...


Kolay Kısır Tarifi'ni Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

18 Aralık 2017 Pazartesi

Nusret Mayın Gemisi Hakkında Bilgi

18 Aralık 2017 Pazartesi
Nusret Mayın Gemisi

Nusret Mayın Gemisi....

Tarihin şahidi. Gezip görmek nasip oldu. Bu duyguyu nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum. Çanakkale Savaşı'nda askerlerimizle birlikte bir tarih yazan bu geminin içini gezmek, askerlerin adımladığı merdivenlerden inmek, kolay anlatılır bir şey değil. İnsan ister istemez zihninde geçmişe yolculuk yapıyor. Bu yolculuk sırasında duygulanmamak mümkün değil.
Nusret Mayın Gemisi Nerede

Nusret Mayın Gemisi nerede

Bu soruyu yanıtlayayım öncelikle. Gemi Tarsus Belediyesi Kültür Parkı'nda ziyaretçilerini ağırlıyor. Adana- Mersin otoyolu üzerinde Tarsus ilçesinde al bayraklarla yerini belli ediyor bizlere. 1999 yılında yerini almış bu parkta Nusret Mayın Gemisi. Epey bakım görmüş olan geminin savaş sonrası kaderine terk edilmiş görüntüsünü burada paylaşmak istemedim. Nette yapacağınız küçük bir arama ile geminin eski halini görmeniz mümkün.
Nusret Mayın Gemisi Hikayesi

Nusret Mayın Gemisi Hikayesi:

1911 yılında Almanya'da üretilmiş olan gemiyi Osmanlı devleti 1914 yılında satın alıyor. 7-8 Mart 1915 tarihinde Nusret, boğazın sularına 26 adet mayını gömüyor. Bundan tam 10 gün sonra 17-18 Mart günü düşmanın saldırıları, Nusret'in döşediği mayınların görevini yerine getirmesi sonucu Çanakkale Zaferi ile sonuçlanıyor. Peki savaş sonrasında Nusret'in akıbeti ne oluyor?
Ordu malı olan gemi, 1955 yılında ordudan terhis edilmiş ve yük gemisi olarak faaliyet göstermiş uzun yıllar boyunca. Ta ki, 1989 yılında Mersin Limanından Kıbrıs'a yük taşırken batana kadar. Ve bu batık gemi hikayesi tam 10 yıl sürüyor. 1999 yılında bir grup gönüllü tarafından denizden çıkarılan gemi, Tarsus Belediyesi tarafından restorasyon çalışmaları yapılıp müze haline getiriliyor. Ve Tarsus Kültür Parkı'ndaki bu günkü yerini alıyor. Bir maketi de Çanakkale'de Çimenlik mevkiinde bulunan geminin aslı bu gördüğünüz gemidir.
Nusret Mayın Gemisi Hakkında Bilgi
Maket askerler tüylerimizi ürpertiyor değil mi? Ama gelin görün ki geminin içindeyken onlara bakarken her birinin yerine kahraman askerlerimizi koyup duygulanmamak mümkün değil. Orta resimdeki kapıların ardına bakmayı çok isterdim ama kilitlenmiş doğal olarak. Benim yavaş yavaş indiğim merdivenlerden kim bilir ne hızlı adımlar ardarda sıralandı. Vatanı, milleti korumak için atılan hızlı adımlar...
Eminim bu mayınları sürmek hiç de kolay değildi. Öyle bir heyecandı ki yaşanan; Nusret Mayın Gemisi'nin başkomutanı Hakkı Bey'in kalbi daha çok dayanamadı. Mayınların yerleştirildiğini müjdesini alamadan kalbine yenik düştü Hakkı Bey. Ama Nusret, Çanakkale Zaferine imzasını atmıştı 18 Martta. Ve Hakkı Bey de tüm şehitlerimizle birlikte anılır oldu bu zafer gününde.

Bu duyguyu satırlara sığdırmak mümkün değil. Yolunuz düşerse Nusret Mayın Gemisi'ni gezip görmenizi tavsiye ederim.
Sevgilerimle....
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...


Devamını Oku »

5 Kasım 2017 Pazar

Truff Pasta Tarifi Kolay Pasta Tarifleri

5 Kasım 2017 Pazar
Truff Pasta Tarifi

Truff Pasta Tarifi

Evde kolay atıştırmalıklar bulunması hangimizin hoşuna gitmez ki? Açlık krizlerinde, şeker düşmelerinde, çocukların canı tatlı bir şeyler çektiğinde, konuklarımız geldiğinde, kahvenin eşiliğinde, çayın lezzetinde.... Her yerde bu kolay atıştırmalıkları değerlendirebilirsiniz. Kolay pasta tarifleri arasında yer alan bu truff pasta tarifi, emim hoşunuza gidecektir.

Genellikle bisküvi ile hazırlanan truff pataları bu kez de kek ile hazırlayalım. Bisküvili tariflerde kullanılan krema yerine kaakolu pasta kreması kullanarak hazırlanan bu truff pasta tarifi bakalım hoşunuza gidecek mi?

Truff pasta malzemeleri:

  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 adet yumurta
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • Bir tutam tuz
  • 1 yemek kaşığı kakao
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • Ortalama 2 su bardağı un
  • 1 paket hazır kakaolu pasta kreması ( paketteki tarife uygun hazırlanır.)
  • Süslemesi için şekerlemeler ve hindistan cevizi

Truff pasta nasıl yapılır?

Öncelikle keki hazırlayıp soğumaya bırakırız. Bunun için ilk önce yumurta ve şekeri iyice çırparız. Sütü ve sıvı yağı ekler tekrar çırparız. Eleyerek unu ve kabartma tozunu ekledikten sonra bir tutam tuz, vanilya ve kakaoyu da ekleriz. Bir spatula yardımıyla iyice karıştırırız. Orta büyüklükte, yağlanmış bir fırın tepsisine kek hamurunu döküp 10 dakika dinlendiririz.

Bu sırada fırını 170 derece ısıtıp keki fırına süreriz. Fırının kapağını açmadan kontrollü bir biçimde pişiririz. Kürdan batırarak pişmesini kontrol ederiz. Hamur yapışmazsa pişmiştir. Keki çıkarıp soğumaya bırakırız.

Kek soğurken pasta kremasını hazırlarız. Soğuyan keki ufalayıp, pasta kreması ile yoğururuz. Burada dikkat edilecek husus: Pasta soslarının gramajı farklı olabilir. Bu durumdan olumsuz etkilenmemek için kremanın tamamını keke dökmeyin. Parça parça, yeteri kadar krema dökün kekin üstüne. Yoğurun ve kıvama gelince krema eklemeyi bırakın.

Harçtan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Elinizde yuvarlayın. Elinize yapışmaması için parmaklarınızı hafifçe ıslatabilirsiniz. Şekillendirdiğiniz Truff pastaları şekerleme veya hindistan cevizi ile kaplayın. Artık servis yapabilirsiniz.

Kolay pasta tarifleri ilginizi çekiyorsa eğer, bu truff pasta tarifi seveceğiniz bir tarif olacaktır. Afiyetle tüketmeniz dileğiyle.

Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...
Devamını Oku »

11 Temmuz 2017 Salı

Kolay Pizza Tarifi Pizza Nasıl Yapılır?

11 Temmuz 2017 Salı
Kolay Pizza Tarifi

Kolay Pizza Tarifi

Söz konusu kolay atıştırmalıklar ise, ilk akla gelenlerden biridir pizza. Gerek çeşitliliği, gerek lezzeti, gerekse herkes tarafından seviliyor olması nedeniyle tarif defterimizde her zaman yer alır kolay pizza tarifi.
Ev yapımı pizza tarifi, tercihe göre çeşit çeşit pizzalar hazırlama şansı sunuyor bizlere. Peynirlisi, zeytinlisi, salamlısı, sosislisi, mısırlısı, biberlisi, mantarlısı...
Kolay pizza tarifi içerisinde damak zevkinize uygun olarak hazırlayabileceğiniz bir pizza mutlaka olacaktır.

Kolay pizza malzemeleri:

Hamuru için:
  • 1 kg un
  • 1 paket yaş maya veya instant maya
  • 1 fincan toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 adet yumurta
  • 2 kaşık sıvı yağ
  • 1 bardak ılık süt
  • 1 bardak ılık su
Üzeri için:
  • Yarım kilo kadar rendelenmiş kaşar peyniri
  • 3-4 adet rendelenmiş domates
  • 1 kase kadar sıvı yağ (hamurun terbiyesi için)
  • Dilimlenmiş salam, sosis, sucuk
  • Ayıklanmış zeytin
  • Konserve veya dondurulmuş mısır
  • Biber, mantar, kornişon
  • Dilediğiniz şarküteri ürünü
Kolay Pizza Nasıl Yapılır

Kolay Pizza Nasıl Yapılır?

Not: Öncelikle maya hakkında bilgi vereyim. İnstant maya kullanırsanız, direkt olarak una karıştırabilirsiniz. Yaş maya kullanırsanız mayayı ılık sütün içinde erittikten sonra hamur karışımına ekleyebilirsiniz. Ben yaş maya ile yaptığım hamurlardan çok daha iyi sonuç aldığımı söyleyebilirim.

Unu geniş bir yoğurma kabına eleyin. Ortasını havuz gibi açıp, tuzu, şekeri, yumurtaları, 2 kaşık sıvı yağı, ılık suyu, ılık sütü ilave edin. İnstant mayayı direkt, yaş mayayı sütte eriterek karışıma ekleyin.

Malzemeleri havuzun içinden dışına doğru karıştırarak yoğurun. Hamur ele çok yapışırsa biraz un ekleyebilirsiniz. Hamurun üzerini streç film ile kaplayıp ılık ortamda 2 saat kadar mayalanamya bırakın. Mayalanma süresinde hava sıcaklığının önemi büyük. Soğuk havada hamur daha geç mayalanır. sıcak havada daha hızlı.

Mayalan hamurdan parçalar koparıp yağlanmış fırın tepsisine hamuru da yağlayarak yayın. Pizza hamuru yağlandıkça güzelleşir. Tepsiye yaydığınız hamurun üzerini rendelenmiş domates ile kaplayın. Üzerine bir miktar kaşar rendesi serpin. Şimdi dilediğiniz şekilde şarküteri ürünlerini, zeytini, biberi, mısırı, mantarı dizin. Üzerine tekrar kaşar rendesi serperek 180 derecede ısıtılmış fırında pembe renk alıp kaşarlar eriyene kadar pişirin. Sıcak sıcak servis yapın.

Ev yapımı pizza tarifinin avantajlı tarafı dilediğiniz gibi pizza hazırlamak ve isterseniz pişirmeden önce dondurucuya atıp, istediğiniz zaman hazırda pizza bulabilmek olsa gerek. Farklı büyüklükte, türlü türlü pizzaları hazırlayın ve streç kaplayarak dondurun. İstediğiniz zaman kolay pizzalar hazır.

Bu kolay pizza tarifi ile harika pizzalar hazırlayacağınıza inanıyorum.
Afiyet olsun.
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...
Devamını Oku »

9 Mayıs 2017 Salı

Çilek Reçeli Tarifi Çilek Reçeli Nasıl Yapılır

9 Mayıs 2017 Salı
Çilek Reçeli Tarifi

Çilek Reçeli Tarifi

Pazarlarda , manavlarda rengarenk meyveler tezgahları çiçek gibi süslüyor adeta. Boncuk boncuk parlıyorlar. Her birinden sağlık fışkırıyor. Bol bol tüketmek gerek bu meyveleri. Hele ki çocuklar için eşi benzeri olmayan nimet her biri. Bu muhteşem meyvelerle reçel kavanozlarını doldurmamak olur mu hiç?

Çilek reçeli tarifi ile çilek lezzetini kışa saklayabilirsiniz. Hazır mevsimindeyken bence haydi çilek reçeli yapmaya.
Çilek reçeli tarifi bazı detaylara dikkat ederek kolayca yapılabilir.

Çilek reçeli için ipuçları:

  • Kaynama süresi çok uzun sürmez ancak dikkat ister. Kaynayıp taşmaması için sık sık kontrol etmeniz gerekir. Altını kısarak kontrolü sağlayabilirsiniz.
  • Kaynarken üzerinde biriken köpüklerin de çıkarılması gerekir.
  • Şeker bağlamaması için yarım limon suyu eklenir.
  • Pişerken ve piştikten sonra kapağı kapatılmaz.
  • Kuru kavanozlarda, soğuk ortamda muhafaza edilir.
  • Pişen reçelin içine su damlamaması için özen göstermek gerekir.

Çilek reçeli malzemeleri:

  • 2 kilo çilek
  • 1 kilo şeker
  • Yarım limon suyu
Çilek Reçeli Nasıl Yapılır
Çilek reçeli nasıl yapılır?
Çileklerin yapraklı kısımları ayıklayıp yıkanır. Süzüldükten sonra çilekler çok büyük değilse tüm olarak, büyükse doğrayarak pişirme tenceresine aktarılır. Üzeri şekerle kaplanır. Tencerenin kapağı kapatılarak dolapta birkaç saat, şekerler kendiliğinden eriyene kadar bekletilir.

Şekerler eridikten sonra reçel ateşe alınır. Limon suyu eklenir. Kaynama sırasında sürekli kontrol edilerek, üzerindeki köpükler alınarak pişirilir. Şerbet kıvamına gelince tadına bakarak pişmesine karar verebilirsiniz. Çilek reçeli uzun süre kaynatılmaz, yanık tadı verir. Piştiğinden emin olduğunuzda hemen ateşten alın. Kapağını örtmeden soğumaya bırakın. Soğuyan çilek reçelini kuru kavanozlara aktarıp, kapaklarını örterek, soğuk ortamda saklayın. İçine hiç su damlatmamaya özen gösterin.

Çilek reçeli tarifi ile nefis reçeller hazırlayıp, afiyetle tüketmenizi diliyorum.
Sevgiyle kalın.
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...
Devamını Oku »

11 Mart 2017 Cumartesi

Çocukta Öfke Nöbetleri Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır 2

11 Mart 2017 Cumartesi
Çocukta Öfke Nöbetleri Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır

Çocukta Öfke Nöbetleri Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır

Daha önceki yazımda çocukta öfke nöbetlerinin sebeplerini anlatmıştım. Bu yazımda ise öfke kontrolü nasıl sağlanır konusuna değineceğim. Çocuğun öfkelenmesi karşısında bazen kendimizi çaresiz hissedebiliriz. Ama çare var elbette. Öncelikle sakin ve sabırlı olmalı ve gerekli önlemleri alarak çocukta öfke kontrolü sağlamaya çalışmalıyız.

Öfke kontrolü nasıl sağlanır?

  • Öfkelenmesi sırasında çocuğa öğüt vermeye kalkmayın, duymayacaktır. Sakinleşmesini bekleyin.
  • İlgisini başka yöne çekmeye çalışın. Sevdiği şeylere yönlendirmeye çalışın.
  • Mümkün olduğunca zararsız isteklerini yerine getirmesine fırsat tanıyın. Yerli yersiz tüm isteklerinin engellenmesi çocuğu bunaltabilir.
  • Müzik dinlemesini sağlayın. Hafif ve dinlendirici bir ses onu rahatlatır.
  • Sevdiği oyuncaklarını görebileceği bir yere koyun. İlgisi oraya kayacaktır.
  • Öfkeye sebep olan etkeni ortadan kaldırmaya çalışın. Öfkenin tekrarlanmasını önlemek gerekir.
  • Asla sinirlenmeyin ve bağırmayın. Bu durum işlerin daha kötüye gitmesine sebep olur.
  • Onunla gülümseyerek göz teması kurmaya çalışın. Güven duymak çocuğa iyi gelecektir.
  • Etrafta kazara kendisine zarar vermesine sebep olabilecek tehlikeli aletler bırakmayın.
  • Sabırlı olun, çünkü hiçbir öfke nöbeti sonsuza dek sürmez. Birazdan çocuk sakinleşecek ve rahatlayacaktır. Sakinleştikten sonra onunla kısa bir konuşma yapabilirsiniz. Konuşmanız sırasında, bu durumun sizi çok üzdüğünden bahsedin. Çözüm önerilerinizi sunun. Sizi anlayacağından emin olun. Çünkü çocuklar müthiş bir zihin açıklığıyla bizi dinlerler. Samimiyetinizi anlayacağı kuşkusuz. Aynı şekilde samimiyetsiz davranışları da çok iyi ayırt edebilirler. Bu yüzden asla olmaz vaatlerde bulunmayın.
  • Öfke kontrolü sağlamak sabır işidir. Altın kural: Sabırlı ve sakin olmak. Aksine öfkeli davranışlar çocukta öfkeyi pekiştirir. Sonra öfke içinden çıkılmaz, baş edilemez bir hal alabilir.
  • Eğer sakin davranamıyor, sorunun üstesinden gelemiyorsanız ve çocukta öfke nöbetleri sıkça tekrarlanıp artış gösteriyorsa, bir uzmandan yardım isteyin.
  • Asla şiddete baş vurmayın. şiddet çözüm yolu değil, aksine sorunun baş sebebidir.
  • Her şey geçtiğinde pişmanlık duymak istemiyorsanız sabırlı ve sakin olmayı ihmal etmeyin.
Çocuklar en değerli varlığımız. Toplum, iyi yetişmiş çocuklarla daha değerli bir hal alır. Çocuğa gösterilen sabır ve verilen emek, bireysel ve toplumsal kazanımlar olarak geri döner.
Sağık, huzur ve mutluluk dileklerimle...
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...
Devamını Oku »

6 Mart 2017 Pazartesi

Çocukta Öfke Nöbetleri Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır 1

6 Mart 2017 Pazartesi
Çocukta Öfke Nöbetleri Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır

Çocukta Öfke Nöbetleri Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır

Bir süredir görmediğimiz dostlarımızla bir araya geldiğimizde, çocuklarımızla ilgili olarak söyleyecekleri ilk şey genellikle "Ne kadar büyümüş!", "Görmeyeli ne kadar değişmiş!" gibi söylemlerdir. Biz ise bu duruma "Sahi öyle mi? Ben hiç fark etmedim. Bana sanki hiç büyümemiş gibi geliyor." şeklinde cevaplar veririz.

Biz farkına varsak da varmasak da, evet, çocuklar hızla büyüyor. Bu büyüme ve gelişme sürecinde hızlı evrelerden geçiyorlar. Hızlı değişiklikler yaşıyorlar. Ve buna adapte olmakta zorluk çekmeleri oldukça normal. Bir taraftan büyüklerine hala ihtiyaç duyduğunu hissetmek; diğer taraftan ise, 'büyüdüm, ben yapabilirim' mesajı vermeye çalışmak, çocuklarda öfke nöbetlerinin ortaya çıkmasına neden olur.

Çocukta öfke nöbetleri, çoğunlukla 2-4 yaş arasında görülür. 1,5 yaşında da başlayabileceği gibi; 4 yaşından önce bitmesi de mümkün.
Peki neden çocukta öfke nöbetleri görülür? Öfke kontrolü nasıl sağlanır?

Çocukta öfke nöbetlerinin sebepleri:

Bebeklik döneminde neredeyse her gün biraz daha gelişim göstererek büyüyen, ayaklarının üzerinde durmaya başlayan, etrafını tanımaya çalışan, her şeyi kendisi yapmak isteyen; ve bu şekilde yetişkin bir birey olmanın temellerini atmaya çalışan bir çocuk var karşımızda. Bu çaba ve gayretleri düşmek, yaralanmak gibi olumsuzluklarla sonuçlanabiliyor kimi zaman. Kimi zaman da büyükleri tarafından engellenebiliyor çocuk.
  • Yapmak istediklerini yapamamak,
  • Kendi kendine tam olarak yetememek,
  • Sık sık, canını yakan kazalarla karşılaşmak,
  • Engellenmek,
  • Dil yeteneği tam olarak gelişmediği için, istek ve beklentilerini anlatamamak,
  • En sevdiği şeyleri (oyuncak gibi) kaybetmek,
  • Ağrılarını tarif edememek,
  • Dar alanlarda enerjisini boşaltamamak, çocukta öfke nöbetleri yaşanmasına neden olur.
Bu, her ne kadar doğal ve geçici bir süreç olsa da,biz yetişkinlerin buradaki tutumları, öfke nöbetlerinin, tutturmaların, her istediğini yapma ve yaptırma arzusunun kalıcı olup olmayacağını belirleyecektir. Farkında olmadan çocuğun öfkelenmesine sebep olabilir veya istemeyerek de olsa öfkenin pekişmesine sebep olabiliriz. Sakin ve dikkatli olarak çocukta öfke kontrolü sağlamamız mümkün. Burada biz ebeveynlere çok iş düşüyor.
Bir sonraki yazımda öfke kontrolü nasıl sağlanır konusuna değineceğim.
Sevgiyle kalın.

Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...
Devamını Oku »

8 Şubat 2017 Çarşamba

Yaprak Sarması Tarifi Yaprak Sarması Yapılışı

8 Şubat 2017 Çarşamba
Yaprak Sarması Tarifi

Yaprak Sarması Tarifi

Benim sıklıkla yaptığım bir tariftir bu tarif. Bu da aslında ne kadar çok sevildiğini anlatmaya yetiyor sanırım. Küçük oğluma yemek yedirmekte çok zorluk çekerim. Ama yaprak sarması sorun yaşamadan yedirdiğim bir yemektir. Ansızın sarma istemeleri aslında beni zor durumda bırakıyor. Çünkü yaprak sarması çok da pratik bir yemek değildir. Bu işin bir hazırlık süreci var. Tabi bu durumla baş edebilmek ve zaten kolay kolay yemek yemeyen oğlum sarma istediğinde hemen hazır edebilmek için, biraz fazla sarıp buzluğa atıyorum. pişireceğim zaman buzunu çözdürmeden tencereye dizip, suyunu ekleyip pişiriyorum. Böylece hem ben rahat ediyorum, hem de sarma istediğinde oğlumun isteğini geri çevirmemiş oluyorum.

Yaprak sarması malzemeleri:

  • Yarım kilo taze yaprak veya birkaç deste salamura yaprak
  • Yarım kilo kırık pirinç
  • 1 adet ince doğranmış domates
  • 2 diş ince doğranmış sarımsak
  • Bir fincan sıvı yağ
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • Yarım limon suyu
  • Bu malzemeler ile isterseniz zeytinyağlı sarma hazırlayabilirsiniz. Veya 300 gr az yağlı kıyma ekleyerek de pişirebilirsiniz.
Yaprak Sarması Nasıl Yapılır

Yaprak Sarması Nasıl Yapılır?

  • Taze yaprak sarmadan önce bir taşım kaynatılarak sarılacak hale getirilir.
  • Salamura yaprak ise bir gece önceden ılık suda ıslatılarak tuzunu atması sağlanır. Sarmadan önce bir iki kere daha yıkanır.
  • Pirinç yıkanıp suyu dökülür.
  • İnce doğranmış domates, sarımsak, sıvı yağ, tuz, kara biber, salça ve limon suyu eklenip karıştırılır.
  • İsteğe göre bu karışıma kıyma da ekleyebilirsiniz.
  • Bir adet yaprağın damarlı kısmı içte kalacak şekilde içine bir miktar iç malzemesi koyulur.
  • Kenarları içe katlanıp sarılır.  Resimlerde yaprak nasıl sarılır göstermeye çalıştım.
  • Tüm yapraklar bu şekilde sarıldıktan sonra tencereye dizilir.
  • Üzeri sarma taşı ile kapatılır.
  • Taşın üstünü geçecek kadar ılık su ve bir tutam tuz konup pişirilir.
  • Kaynayana kadar yüksek sonra kısık ateşte pişirilir.
  • Pişmesine yakın üzerine bir yemek kaşığı sıvı yağ gezdirilir.
  • Ateş kısıldıktan ortalama 40-45 dakika sonra sarmaları ateşten alabilirsiniz.
  • Ilıdıktan sonra yoğurt veya süzme ile servis yapılır.
Yaprak sarması tarifinden memnun kalacağınızı umuyorum.
Afiyet olsun.
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...
Devamını Oku »

18 Ocak 2017 Çarşamba

Bebeklerde Gaz Sancısı Nasıl Giderilir

18 Ocak 2017 Çarşamba
Bebeklerde Gaz Sancısı Nasıl Giderilir

Bebeklerde Gaz Sancısı Nasıl Giderilir

Dokuz ay heyecanla beklediğiniz bebeğinizi nihayet kucağınıza aldınız. Ona nasıl bakmanız gerektiği konusunda çok fazla bilgiye sahip olmayabilirsiniz. Hâlbuki gebelik süresince ne çok kitap okudunuz değil mi? Ama bilmeniz gerekir ki; her bebek farklıdır. Beslenmesi, ağlaması, tepkileri başka başkadır. Her anne-baba, bebeğini tanıma sürecinden geçer. Zamanla bebeğin istek ve ihtiyaçlarını karşılama alışkanlıkları edinir. Ağlamasından, mimiklerinden, el-ayak hareketlerinden bebeğin neler hissettiğini, neye ihtiyaç duyduğunu anlamak mümkündür. Ne kadar anlamaya çalışsak da zaman zaman çaresiz hissetmek de mümkün.

Bu süreçte ebeveynleri belki de en çok zorlayan konu gaz sancısıdır. Bu konuda hemen hemen her anne ve baba çaresizlik hisseder. Ama bilmelisiniz ki; sindirim sistemi henüz tam olarak gelişmemiş olan bebeğinizin ilk 6 ay gaz sancısı çekmesi normaldir. O, bu normal süreci yaşarken, biz de O'na yardımcı olmak, sancısını gidermek isteriz. Peki, bu mümkün mü? Sancı oluşmadan önlenebilir mi?

Bebeklerde gaz sancısı nasıl giderilir?

  • Bebeklerde gaz sancısını oluşmadan önce önlemek için annelerin beslenmelerine dikkat etmeleri gerekir. Bazı besinleri annelerin öğünlerinden çıkarmaları, bebeğin sancı çekmemesine yardımcı olur. Peki, nedir bu besinler? Lahana, brokoli, turunçgiller, bezelye, bakliyat ürünleri, fazla baharatlı yiyecekler, çikolata, çay-kahvenin fazlası ve özellikle de sigara, annelerin tüketmemesi gerekenler listesindedir.
  • Emzikli bebeklerde emzirme sırasında bebeğin uyurken emmesini önlemek gerekir. Uyurken emen bebek hava yutar. Biberonla beslenen bebeklerde bebeğin hava almaması sağlanmalıdır.
  • Emzirme ve besleme sonrası bebek dik pozisyona getirilip sırtı hafifçe sıvazlanarak gazı çıkarılmalıdır. Gazı çıkarılmadan uyutulmamalıdır.
  • Bebek sancıdan dolayı çok ağlıyorsa kucakta sakinleştirilebilir. Karın bölgesine hafifçe masaj yapılarak rahatlatılabilir. Banyo yaptırılarak sakinleştirilebilir.
  • Bebeğin ağlaması ile birlikte ailelerde görülen gerginlik, bebeğin sancısıyla birlikte daha fazla huzursuzluk hissetmesine sebep olabilir. Aile sakin ve yatıştırıcı tutumdan vazgeçmemelidir.
  • Alınan tüm önlemlere rağmen bebek gaz sancısı çekiyorsa bir hekime danışarak verdiği ilaçlar düzenli olarak bebeğe verilir.

Bebeğin en çok ihtiyaç duyduğu şey sevgi ve güvendir. Güven hissini kucağınıza alarak, başını okşayarak bebeğe verin. Sancı çekerken sevgi ve güven eksikliği yaşamamalıdır bebek. Bu durum korkuya kapılmasına sebep olur ve istenmeyen ağlama nöbetleri artış gösterir.

Minik bebeklerin sancısız ve ağlama nöbetleri olmadan büyümesi dileğiyle.

Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...
Devamını Oku »

25 Kasım 2016 Cuma

Sütlaç Tarifi Sütlaç Nasıl Yapılır ?

25 Kasım 2016 Cuma
Sütlaç Tarifi

Sütlaç Tarifi

Tatlıyı seven bir toplum olduğumuz kesin. Yöresel mutfaklarımızda birbirinden güzel tatlı çeşitleri mevcut. Şerbetliler, sütlüler, helvalar.. Her biri birinden iştah açıcı değil mi? Ama sanırım içlerinde hafiflik bakımından en  masum olanıdır sütlü tatlılar. Ve elbette ki sütlaç, nesiller boyu değişmeyen, vazgeçilemeyen lezzetlerden biri. Yöreden yöreye küçük farklılıklar gösterse de lezzet muhteşem.Bu lezzeti bir de benim yaptığım şekilde denemek isterseniz işte sizler için hazırladığım sütlaç tarifi...

Sütlaç malzemeleri:

  • 1 litre süt ve ilave olarak 500 ml su
  • 1 su bardağı nişasta
  • 1 su bardağı su (nişastayı eritmek için)
  • 1 çay bardağı kırık pirinç
  • 2,5 su bardağı toz şeker
  • Üzerinin süslemesi için tarçın, ceviz, yeşil fıstık, hindistan cevizi kullanabilirsiniz
Öncelikle süte neden su eklediğimi söyleyeyim. Su sütün ağırlığını kırıyor. Yıllar yılı annemden gördüğüm bir yöntemdir bu. Denerseniz memnun kalacağınızı umuyorum. Kırık pirinç kullanma sebebine gelince, sütlacın içinde kaynamanın da etkisiyle şişmiş iri pirinç taneleri olmasını tercih etmiyorum. Kırık pirinç, sütlaç tarifi ile çok iyi bütünleşiyor.
Sütlaç Nasıl Yapılır

Sütlaç Nasıl Yapılır?

  • Pirinçleri üzerini örtecek kadar suda, orta ateşte suyunu çekecek kadar haşlıyoruz.
  • Haşlanan pirinçlerin üzerine süt ve ilave olarak suyu döküp karıştırıyoruz.
  • Şekeri de ekleyip kaynayana kadar ara sıra karıştırmaya devam ediyoruz.
  • Süt kaynayınca ayrı bir kapta karıştırdığımız nişasta ve suyu azar azar ekleyip sürekli karıştırarak süte ilave ediyoruz.
  • Nişastayı ilave ederken bir elimizle erimiş nişastayı dökerken, diğer elimizle sütlacı sürekli karıştırmamız gerekir. Aksi halde nişasta sertleşir ve topaklaşır.
  • Nişastayı ekledikten sonra orta ateşte, sık sık karıştırarak yaklaşık 15 dakika daha pişiriyoruz sütlacı.
  • Sütlaç pişince ateşten alıp 5 dakika kadar daha ara sıra karıştırmaya devam ediyoruz.
  • Buharını tencerede atan sütlaçları kaselere dolduruyoruz.
  • Soğuduktan sonra üzerini dilediğimiz gibi süsleyip servis yapıyoruz.
Umarım sizler için hazırlamış olduğum sütlaç tarifini beğenirsiniz. Sütlaç nasıl yapılır başlığı altında detaylarını vermeye çalıştığım tarifim hakkında sormak istediklerinizi yorumlarda sorabilirsiniz. Afiyet olsun. Sevgiyle kalın.

Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...
Devamını Oku »

1 Temmuz 2016 Cuma

Tavuk Sote Tarifi Tavuk Sote Nasıl Yapılır

1 Temmuz 2016 Cuma
Tavuk Sote Tarifi

Tavuk Sote Tarifi

Siz de eğer benim gibi "çocuklarım en çok tavuk yemeklerini seviyor" diyenlerdenseniz; tavuk sote tarifi tam da size göre. Tavuk sote tarifi, oldukça pratik ve lezzetli. akşama ne pişirsem dediğiniz zamanlarda yalnızca tavuk etini tedarik etmeniz yeterli. Gerisi çok kolay. Kısa sürede hazırlayacağınız bu tarifin çok beğenileceğine eminim.

Tavuk sote yemekleri, en iyi şekilde pilav ve yoğurt ile sunuluyor. Bu yemeğin yanına pilavı da hazır etmeyi unutmayın.Şimdi de ana malzemesi tavuk eti olan bu yemeği hazırlarken başka hangi malzemelere ihtiyaç duyacağımıza bakalım.

Tavuk sote malzemeleri:

  • 1 kilogram tavuk eti (Kemiksiz göğüs eti.)
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı biber salçası (Tepeleme doldurmayın. Silme kaşık yeterli.)
  • 2 adet büyük boy domates (rendelenmiş)
  • Tuz (Ağız tadınıza göre)
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 çay kaşığı toz biber
  • Dilerseniz yeşil biber de doğrayabilirsiniz

Tavuk sote nasıl yapılır?

Tavuk etini yıkayıp, süzdürüp, kuşbaşı doğruyoruz. Bir karıştırma kabına sıvı yağı, salçayı, baharatları, tuzu ve rendelenmiş domatesleri koyuyoruz. İsterseniz bu karışıma 1-2 adet yeşil biber de ekleyebilirsiniz. Tüm malzemeleri bir kaşık yardımıyla iyice karıştırıyoruz. Suyu süzülen tavuk etlerini de karışıma ekleyip karıştırıyoruz.

Karışımı geniş bir tavaya veya bir tencereye aktarıp, üzerine 1 su bardağı su döküyoruz. Kaynayana kadar tüm ateşte, sonrasında kısık ateşte pişiriyoruz. Tavuk etleri iyice yumuşadığında tavuk sote yemeği artık pişmiştir.

Hazırladığınız karışımı hemen pişirmeyecekseniz dolapta bekletebilirsiniz. Birkaç saat dolapta bekleyen et, daha da lezzetli olacaktır.

Başta da söylediğim gibi tavuk sote yemekleri ile pilav, birbirini tamamlayan güzel bir ikili. Ben nohutlu pilav yapmayı tercih ettim bu tarifimde. Siz de eğer isterseniz pilavı nohutlu, şehriyeli, ve hatta sebzeli olarak hazırlayabilirsiniz. Ben yaptığım pilavı kısaca anlatayım.
Nohutlu pilav malzemeleri:
  • 2 su bardağı pilavlık pirinç
  • 1 çay bardağı haşlanmış nohut
  • 4 su bardağı su veya tavuk suyu
  • 2/3 çay bardağı sıvı yağ (Tavuk suyu kullanırsanız yağı bir miktar daha azaltın.)
  • 1 tatlı kaşığı tuz
Nohutlu pilav nasıl yapılır:
Pirinci yıkayıp süzelim. Bir tavaya sıvı yağı ekleyip önce haşlanmış nohutları bir süre kavuralım. Renginin değişmemesine özen gösterelim. Ardından yıkanmış pirinçleri de ekleyip bir süre daha kavurmaya devam edelim. Suyunu ve tuzunu ekledikten sonra kapağını kapatalım. Kaynayana kadar tün ateşte, sonra kısık ateşte demlenene kadar pişirelim. Suyunu tam çekmeden altını kapatalım. Kendi buharında bir süre dinlensin.

Demlenen nohutlu pilav, Tavuk sote ile servise hazır. Bir kase yoğurt da bu yemeğe eşlik edebilir.

Umarım hazırladığım tavuk sote tarifi ve nohutlu pilav tarifi deneyip beğeneceğiniz bir tarif olur.
Afiyet olsun.

Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...
Devamını Oku »

16 Haziran 2016 Perşembe

El Açması Ispanaklı Börek Tarifi

16 Haziran 2016 Perşembe
El Açması Ispanaklı Börek Tarifi

El Açması Ispanaklı Börek Tarifi

Ispanağın sağlıklı olması ve besleyicilik özelliği ile bir de el açması hamurun buram buram güzelliği birleşirse ortaya harika bir börek çıkar. İşte bu harika böreği hazırlamanız için el açması ıspanaklı börek tarifi veriyorum.

Belki el açması oluşundan dolayı zahmetli olacağını düşünebilirsiniz. Evet, zahmetli. Bir de ıspanakları ayıklayıp kavurmasını hesaba katınca, yoğun bir güne bu nefis böreklerin hazırlığını sığdırmak güç olabilir. Size bir ip ucu vereyim: İç malzemeyi bir gün önceden hazırlayıp kapaklı bir kabın içerisinde dolapta saklayabilirsiniz. Ertesi gün sadece hamuru yoğurup börekleri açmak daha kolay gelebilir. Ve emin olun bu zahmete değer.

Ispanaklı börek malzemeleri:

  • 2 deste ıspanak
  • 3 adet kuru soğan
  • Çay bardağının 1/3'ü kadar sıvı yağ
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 çay kaşığı kadar tuz
  • 1 kilo un
  • Hamur için 1 tatlı kaşığı tuz
  • Hamuru yoğurmak için yeterince su
El Açması Ispanaklı Börek Nasıl Yapılır

El Açması Ispanaklı börek nasıl yapılır?

Börekleri hazırlamaya iç malzemeden başlıyoruz.
Bol suda yıkayıp süzdürdüğümüz ıspanakları orta irilikte doğruyoruz. Kaynar suya atıp bir taşım kaynatıyoruz. Kaynadıktan sonra süzüp, soğuyunca iyice sıkarak suyunu atmasını sağlıyoruz. Sıvı yağda kavurduğumuz küp küp doğranmış soğanların içine salçayı, tuzu ve haşlanmış ıspanakları ekleyip karıştırıyoruz. Hazırladığımız iç harcını soğumaya bırakıyoruz.

Derin bir yoğurma kabına unun büyük bir kısmını döküyoruz. Bir tabak kadar ayırıyoruz. Çünkü hamurları açarken lazım olacak. Unun içine bir tatlı kaşığı kadar tuz serpiyoruz. Azar azar su ekleyerek hamuru kıvama getiriyoruz. Ele yapışmaz hale gelince hamurun üstünü hafif nemli bir bezle örtüp yarım saat kadar dinlendiriyoruz.

Dinlenen hamuru mandalina büyüklüğünde bezelere ayırıyoruz. Ara ara un serperek açtığımız hamurdan küçük yuvarlak bir yufka elde ediyoruz. Tam ortasına bir miktar iç malzeme koyup yayıyoruz. Önce iki tarafını, daha sonra altta kalan kısmını uç uca gelecek şekilde kapatıp, birbirine hafifçe bastırıyoruz. Yanmaz bir tavada veya sacda böreklerin her iki tarafını eşit şekilde pişiriyoruz.

El açması ıspanaklı börekleri yeşillik, salatalık, domates, limon, ayran ve turşu ile sıcak sıcak servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun.
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...
Devamını Oku »
"Sosyal Medya Kafe'de kullanılan ekran görüntüleri, fotoğraflar ve yazılar Sosyal Medya Kafe'ye aittir. Yazıların ve fotoğrafların yayın hakkı sadece www.sosyalmedyakafe.com'a aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden bir başka blogda veya web sitesinde yayınlanması, tariflerin veya yazıların ekran görüntüsü alınarak sosyal ağlarda paylaşılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası`na aykırıdır. Aksi taktirde 5846 Sayılı Fikir ve Sanat serleri Yasası gereği suç duyurusunda bulunulacaktır. Yasal yükümlülüğü vardır."
Sosyal Medya Kafe Copyright © 2014 Tüm Hakları Saklıdır...