11 Temmuz 2017 Salı

Kolay Pizza Tarifi Pizza Nasıl Yapılır?

Tarih11 Temmuz 2017 Salı
pizza nasıl yapılır
Söz konusu kolay atıştırmalıklar ise, ilk akla gelenlerden biridir pizza. Gerek çeşitliliği, gerek lezzeti, gerekse herkes tarafından seviliyor olması nedeniyle tarif defterimizde her zaman yer alır kolay pizza tarifi.

Ev yapımı pizza tarifi, tercihe göre çeşit çeşit pizzalar hazırlama şansı sunuyor bizlere. Peynirlisi, zeytinlisi, salamlısı, sosislisi, mısırlısı, biberlisi, mantarlısı...

Kolay pizza tarifi içerisinde damak zevkinize uygun olarak hazırlayabileceğiniz bir pizza mutlaka olacaktır.
Kolay pizza malzemeleri:
Hamuru için:
  • 1 kg un
  • 1 paket yaş maya veya instant maya
  • 1 fincan toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 adet yumurta
  • 2 kaşık sıvı yağ
  • 1 bardak ılık süt
  • 1 bardak ılık su
Üzeri için:
  • Yarım kilo kadar rendelenmiş kaşar peyniri
  • 3-4 adet rendelenmiş domates
  • 1 kase kadar sıvı yağ (hamurun terbiyesi için)
  • Dilimlenmiş salam, sosis, sucuk
  • Ayıklanmış zeytin
  • Konserve veya dondurulmuş mısır
  • Biber, mantar, kornişon
  • Dilediğiniz şarküteri ürünü
kolay pizza tarifi
Pizza nasıl yapılır?
Kolay pizza tarifi:

Not: Öncelikle maya hakkında bilgi vereyim. İnstant maya kullanırsanız, direkt olarak una karıştırabilirsiniz. Yaş maya kullanırsanız mayayı ılık sütün içinde erittikten sonra hamur karışımına ekleyebilirsiniz. Ben yaş maya ile yaptığım hamurlardan çok daha iyi sonuç aldığımı söyleyebilirim.

Unu geniş bir yoğurma kabına eleyin. Ortasını havuz gibi açıp, tuzu, şekeri, yumurtaları, 2 kaşık sıvı yağı, ılık suyu, ılık sütü ilave edin. İnstant mayayı direkt, yaş mayayı sütte eriterek karışıma ekleyin.

Malzemeleri havuzun içinden dışına doğru karıştırarak yoğurun. Hamur ele çok yapışırsa biraz un ekleyebilirsiniz. Hamurun üzerini streç film ile kaplayıp ılık ortamda 2 saat kadar mayalanamya bırakın. Mayalanma süresinde hava sıcaklığının önemi büyük. Soğuk havada hamur daha geç mayalanır. sıcak havada daha hızlı.

Mayalan hamurdan parçalar koparıp yağlanmış fırın tepsisine hamuru da yağlayarak yayın. Pizza hamuru yağlandıkça güzelleşir. Tepsiye yaydığınız hamurun üzerini rendelenmiş domates ile kaplayın. Üzerine bir miktar kaşar rendesi serpin. Şimdi dilediğiniz şekilde şarküteri ürünlerini, zeytini, biberi, mısırı, mantarı dizin. Üzerine tekrar kaşar rendesi serperek 180 derecede ısıtılmış fırında pembe renk alıp kaşarlar eriyene kadar pişirin. Sıcak sıcak servis yapın.

Ev yapımı pizza tarifinin avantajlı tarafı dilediğiniz gibi pizza hazırlamak ve isterseniz pişirmeden önce dondurucuya atıp, istediğiniz zaman hazırda pizza bulabilmek olsa gerek. Farklı büyüklükte, türlü türlü pizzaları hazırlayın ve streç kaplayarak dondurun. İstediğiniz zaman kolay pizzalar hazır.

Bu kolay pizza tarifi ile harika pizzalar hazırlayacağınıza inanıyorum.
Afiyet olsun.
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Adım Nahide Zereyak. Tariflerimin bulunduğu Renkli Pasta Sepeti isimli bloğun aşçısı ve yöneticisiyim. Adana'da yaşıyorum. Üç çocuk annesiyim. Mutfağımda sevdiklerim için yeni lezzetler keşfetmeyi ve bunları paylaşmayı seviyorum. Lezzet dünyasından ayrı kaldığım zamanlarda yazılar ve şiirler yazıyorum.
Devamını Oku »

20 Haziran 2017 Salı

İftarda Nasıl Beslenmeli İftarda Neler Yemeli

Tarih20 Haziran 2017 Salı
iftarda nasıl beslenmeli iftarda neler yemeli
İftar vakitlerini çağrıştıran ezan ve top sesleri nasıl da heyecanla beklenir. İftar vakti gelene kadar türlü türlü yiyecekler, içecekler hazırlanır. Sofralar kurulur. Konuklar davet edilir. İftar sofraları paylaştıkça şenlenir. Dualar, tutulan orucun kabul olması içindir.Oruç nimetlerin kıymetinin bilinmesini sağlar, sabırlı olmayı ve aç kalmanın ne demek olduğunu öğretir bizlere.

Ortak kurulan sofralara, karınca kararınca herkes bir şeyler ekler. Esas olan paylaşmaktır. Ramazan ayının maneviyatını birlikte tatmaktır.

İftar kavramı büyük ölçüde yemek üzerine kurulmuştur. Aç bünye elbette ki yemek ister ama iftarda neler yemeli? İftarda nasıl beslenmeli? Bunlar üzerinde durulması gereken önemli konulardır. Özellikle yaz mevsiminde oruç süresi 18 saate kadar çıkıyor. Çok uzun bir süre bu. Gün boyu açlık, susuzluk çeken vücudu yormadan, hasta etmeden iftarımızı açmalıyız.

İftarda Nasıl Beslenmeli? İftarda Neler Yemeli?
  • İftar yemeğine hafif başlamak gerekir. Yiyeceklerimizin tamamını birden yememiz midemizi de kalbimizi de yorar. Bu yüzden iftar yemeğini iki, üç öğüne ayırmamız gerekir. İlk öğün çorba veya peynir, zeytin, domates, salatalık şeklinde hafif yiyeceklerden oluşmalıdır.
  • İlk öğünden sonra mideyi dinlendirip biraz da su içtikten sonra ana yemeğe geçebilirsiniz. Ana yemekte tercihimiz sebze yemeği, esmer pirinç veya bulgurdan yapılmış pilavlar, kuru baklagiller, ızgara veya buğulama yapılmış et, tavuk, balık çeşitleri, salatalar olmalıdır.
  • Ana yemeğimizi yedikten sonra kısa bir yürüyüş iyi gelecektir. Yaklaşık 1,5 saat sonra tatlı ihtiyacınızı gidermek için sütlü tatlılar tercih edebilirsiniz. Sütlaç, güllaç, muhallebi, puding gibi hafif tatlıları tercih edebilirsiniz.
  • Ara öğünlerde meyve de tüketebilirsiniz. Taze meyve tüketebilceğiniz gibi, tercihinizi kuru meyveden yana da kullanabilirsiniz. Kuru yemişler de ara öğünler için doğru bir tercih olacaktır. Çok tuzlu ve yağlı olanları hariç.
  • İftar ve sahur arasında bol su içmeyi sakın ihmal etmeyin. Suyu bir seferde çokça içmek yerine azar azar için.
  • Yemeğin rehavetine kapılıp koltukta televizyon izlerken bulmayın kendinizi. Tamam gün boyu yaşadığınız açlık ve susuzluk yordu vücudunuzu. Yemek de yediniz. Oturup tv izlemek istiyorsunuz. Bu ağırlığın sizde yağlanmaya sebep olacağını unutmayın. İftar sonrası yediklerinizin tamamını yakmanız beklenemez elbette. Ama hafif bir yürüyüşle vücudunuza kendini yenilemesi için şans tanıyın. Yürüyüş yapma fırsatınız yoksa, evde hafif egzersizler yapın.
Küçük ayrıntılara dikkat ederek daha sağlıklı ve huzurlu bir Ramazan ayı geçirmenizi diliyorum.

Sibel Ordueri

Devamını Oku »

16 Haziran 2017 Cuma

Ya Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?

Tarih16 Haziran 2017 Cuma
ya-siz-olsaydiniz-ne-yapardiniz


Uzunca bir süredir kozmetik ve yaşam blogları gerek bloglarında gerek sosyal medya hesaplarında bazı şikayetler ve sitemler görüyorsunuz. Bizler yani blog yazarları istedik ki bu durumu tek bir yazıda toplayalım, sorunu ve kaynağını anlatalım.

Öncelikle belirtelim; bizler marka gönderisinden çok kendi aldıklarımızı bloglarında yazan blog yazarlarıyız. Yani bu yazıyı yazma cesaretini gösteriyorsak ki bu nokta çok önemli, blogumuz biz istediğimiz için var ve var olacak!

Uzun bir süre aktif blog yazarları olarak olayları uzaktan izledik. Blog yazmayı kolay zannedenler ticari veya en azından çıkar amaçlı blog açıyorlar. Hatta blog demeyelim, instagram hesabı açıyorlar ve kendilerine blogger diyorlar. Üzerine son zamanların en moda hadisesi takipçi satın alıyorlar. Bir bakıyorsunuz 2 aylık bir instagram hesabı 40 bin takipçiye ulaşmış. Çözünürlüğü iyi fotoğraflar, hatta bazen yabancı bloggerlardan aldıkları fotoğraflar ile “dostlar iş başında görsün” mantığı ile paylaşım yapıyorlar. Ardından markalara yazmaya başlıyorlar, tanıtmak için ürün istiyorlar. Zaten instagram hesaplarını açar açmaz profillerine ekledikleri bir not var: “Reklam ve iş birlikleri için DM” Yani amaç baştan belli sizce de öyle değil mi? Ve bazıları blog nedir, blog nasıl yazılır haberi yok. İçlerinde instagramın gerçekten blog olduğuna inananlar var biliyor musunuz?.

Bu şekilde bir yol izleyerek hem gerçek blog yazarlarının emeğini hiçe saymış oluyorlar hem ‘blog yazarlığı’ vurgusunu kötüye kullanıp lekeliyorlar. Olay bununla da sınırlı değil. Markaların ‘denemeleri ve yazmaları’ için gönderdiği ürünleri satmaya başlıyor kimileri. Yani olayın ticari boyutuna kısa yolla ulaşıyorlar.

Peki bu durumda sadece kendini blogger zanneden ve etrafındakileri inandıranlar mı suçlu? Bunların hesaplarını incelemeyen ve “ben bloggerım dediğinde “hani senin blogun” diye sormayan firmaların hiç mi suçu yok? Aslında bakarsınız suçları hiç azımsanmayacak ölçüde. Onlar bu blog yazmayan ve takipçileri gerçek olmayan hesaplara ürün gönderip, ürünlerin akıbetini bile sormayınca ne oluyor? “Bu iş ne kadar kolaymış” diye düşünen meraklı insanlar da açıyorlar bir instagram hesabı, alıyorlar takipçiyi başlıyorlar firmalara yazmaya. Belki onlara da gelir öyle değil mi?

Bu arada emek veren blog yazarları ne yapıyor dersiniz? Sırf bu işi severek yaptıkları için, blog yazarken paylaşım yaparken mutlu oldukları için ceplerinden para verip o markaların ürünlerini almaya devam ediyor. Evet bir çoğu bunu yapıyor.

Sizce firmalar neden böyle yapıyor? Ürünleri yazmayan tanıtmayan hatta blog bile yazmayan insanlara neden ürün gönderiyorlar? Bizler nasılsa gidip o ürünleri alıp, kullanıp yazıyoruz. O kişiler bedava olmazsa almıyor. Sebep bu olabilir mi? Biz mantıklı bir gerekçe bulamadık. Bizler blog yazarı olarak, birer tüketici olarak blog yazarları kimdir, ne kadar samimidir bir iki defa okumakla anlayabiliyorsak koskoca pr ekipleri bunu neden anlayamıyor? Çalıştıkları markayı aşağı çekmek hoşlarına gitmez ama ürün gönderdikleri insanlar instagram hesaplarında bile ürünü yorumlamazken nasıl bir sonuca varmayı düşünüyorlar dersiniz? Peki pr işlerini instabloggerlara veren markalara ne dersiniz? Bol bol soru işreti konulacak cümleler kurmak mümkün bu paragrafta… Bizde bu soru işaretleri oluşturan markalar yanında nokta atışı yapan muhteşem firmalar da var. Onları da yürekten tebrik ediyoruz.

Bir sorun da nedir biliyor musunuz? Firmaların uyarılara duyarsız olması! Ya cevap verilmiyor, ya geçiştiriliyor. Bazı markaların ‘blogger toplantısı’ adı altında bir organizasyon yapıp katılımcıların yarısından çoğunun blogu olmayan makyaj sever instagram hesabı olması ayrı bir konu zaten.

Bu noktada hemen vurgulayalım; markaların denemesi için ürün gönderdiği çok kıymetli blog yazarları da var. Ve bizler onların yorumlarını fazlası ile önemsiyor ve ilgi ile takip ediyoruz.

Bu yazıyı hep birlikte hazırlayıp yayınlamadan önce çok düşündük. İlk soru 'acaba tepkimiz işe yarar mı?’ Evet okuduğunuza göre yazıyı yayınlama kararı aldık. Hiç bir işe yaramasa da, ürün incelemeyi değerlendirmeyi bilmeyen amacı çok farklı olan insanlarla iş birliği yapılmaya devam edilse de bizim çizgimiz net! Bugüne kadar ne yaptıysak o şekilde devam etmeyi planlıyoruz. Ya siz olsaydınız ne yapardınız?

Not: Bu yazıyı görüp paylaşmak isteyen blog yazarlarının, detaylıca anlayarak okumasını rica ediyoruz. Yazıda altını dolduramayacağı özelliklere sahip birinin bu yazıyı yayınlaması doğru olmaz. Mesela bloguna düzenli yazı girmeyen veya blogu sadece hediye ürünlerle dolu olan bir blog yazarı lütfen bu yazıyı yayınlamasın. Bizler gibi düşünen yazarların bu yazıyı paylaşması hepimizi mutlu eder. Bizler doğru yolda olduğumuzu biliyoruz ancak yazının çok fazla blogda yayına girmesi bizim tavır ve tepkimizin doğru olduğunu çok fazla insana ulaştırır.

Sağlıcakla…
Devamını Oku »

13 Haziran 2017 Salı

Sahurda Neler Yemeli Sahurda Tok Tutan Yiyecekler

Tarih13 Haziran 2017 Salı
sahurda neler yemeli -sahurda tok tutan yiyecekler
Son birkaç yıldır Ramazan ayı yaz mevsimine denk geliyor. Bu birkaç yıl daha böyle devam edecek. Uzun yaz günleri sıcak havalarla birleşerek oruç ibadeti yerine getirilirken, bizlerin biraz daha zorlanmasına sebep oluyor. Ama aslında beslenmemize ve istirahatimize özen göstererek bu süreci daha sağlıklı bir şekilde geçirebiliriz. Sahurda neler yemeli diye durup düşündüğümüzde pek çok seçeneğimiz olduğunu görürüz. Asıl kural, midemize ağır gelmeyecek ve susatmayacak, aynı zamanda vücudumuzu dirençli tutacak gıdalar tüketmektir.

Şeker dengesini bozacak gıdalardan uzak durmalıyız. Şeker içeren ve glisemik indeksi yüksek gıdalar kan şekerinin birden yükselip, birden düşmesine sebep olur. Yani geçici bir tokluk hissi yaratır ve kısa bir süre sonra kan şekerinin düşmesine sebep olarak açlık hissinin yeniden ortaya çıkmasıyla sonuçlanan bir döngü başlar.

Doğru beslenme ile uzun süre oruçlu geçen saatleri daha sağlıklı bir şekilde atlatmamız mümkün. Kendinizde Ramazanda sağlıklı beslenme programı oluştururken sahurda tok tutan yiyecekleri tercih edin. Bunun yanı sıra, sahur ve iftar arası beslenmenizi öğünlere ayırmayı, ara öğünleri meyve ile zenginleştirmeyi ve bolca su tüketmeyi ihmal etmeyin.

Sahurda Tok Tutan Yiyecekler
  • Sahuru yemeksiz geçirmeyin.
  • Sahurda sizi gün boyu tok tutacak, şekerin yavaş yavaş yükselip, yavaş yavaş düşmesini kontrol altına alacak besinler tercih edin.
  • Süt, yumurta, peynir, yoğurt gibi besinler tüketin.
  • İçecek olarak ayran da tercih edebilirsiniz.
  • Sahur beslenmenizde bir parça ete de yer verebilirsiniz. Bu tokluk hissini arttırıp, enerjinizin düşmesini önleyecektir.
  • Hamur işlerinden uzak durun. Sebzeli hafif börekleri tercih edebilirsiniz.
  • Çay, kahve tüketmeyin. Bunun yerine süt, meyve suyu ve meyve tercih edin.
  • Asitli içecekler şeker dengesini alt üst eder. Kesinlikle kaçının.
  • Tokluk hissetmek için ekmek yeme ihtiyacı duyabilirsiniz. Tercihinizi kepekli ekmekten yana yapın.
  • Birkaç adet hurma yiyebilirsiniz.
  • Kuru yemiş tüketebilirsiniz. Özellikle badem ve ceviz tercih edebilirsiniz. 
  • Domates ve salatalık her sahur sofrasında bulunabilir.
  • Salata da hazırlayabilirsiniz sahur sofrası için. Tok tutar, susuzluğu giderir.
  • Farklı bir sahur kahvaltısı için kepekli makarna tercih edebilirsiniz.
  • Yulaf ezmesi ile yine farklı bir sahur kahvaltısı yapabilir, kendinizi uzun süre tok hissedebilirsiniz.
Gördüğünüz gibi aslında sahur sofralarımızı zenginleştirebilecek, tok kalmamızı sağlayacak, susuzluk hissini azaltacak pek çok seçeneğimiz var. Sahurda ne yemeli konusuna dikkat ederek sağlığınızı korumak için gereken gayreti göstermenizi tavsiye ederim.
Ramazan ayını sağlıklı ve huzurlu geçirmeniz dileğiyle...
Sibel Ordueri
Devamını Oku »

10 Haziran 2017 Cumartesi

Ramazan Ayında Sağlıklı Beslenme Önerileri

Tarih10 Haziran 2017 Cumartesi
Ramazan Ayında Sağlıklı Beslenme Önerileri
On bir ayın sultanıdır Ramazan ayı. Ramazan ayının gelmesini heyecanla bekleriz. Oruç ibadetimizi yerine getirmek için  adeta gün sayarız. Günler yaklaştıkça heyecan da artar. Oruç ibadeti, vücudumuzun istirahatini de sağlar. Oruç tutarak midemizi de dinlendirmiş oluyoruz aslında.

Ramazan ayında sağlıklı beslenme çok büyük önem taşır. Özellikle yaz aylarında günlerin uzun olması ve sıcak havalar sebebiyle oruç tutmak konusunda biraz daha dikkatli davranmamız gerekir. Ciddi sağlık problemleri olanların doktora danışarak oruç ibadetine başlaması daha doğru olur. Durumları gereği özel diyet reçeteleri hazırlanması gerekebilir.

Ramazanda sağlıklı beslenme konusunda nelere dikkat etmemiz gerekir? Önceden almamız gereken tedbirler var mıdır? İlaç kullananların durumu nedir? Sahur önemli midir? İftar menümüz nasıl olmalıdır? İftarda tıka basa doymalı mıyız? Gelin bu soruların cevaplarına birlikte bakalım.

Ramazanda Sağlıklı Beslenme Önerileri

  • Ramazan ayı yaklaşıp, oruç ibadeti için gün sayarken, yaklaşık bir hafta öncesinden başlayarak öğünleri azaltarak vücudu oruca hazırlamak çok faydalı olacaktır.
  • Mevcut, bildiğimiz bir rahatsızlığımız varsa Ramazandan birkaç gün önce rutin kontrollerimizi yaptırıp doktor onayı almamız, Ramazan ayını daha sağlıklı bir şekilde geçirmemizi sağlar.
  • Rutin olarak kullanılan ilaçların sahur ve iftar olarak 2 kere alınmasının doğru olup olmadığı doktora danışılabilir. Zira bazı ilaçları günde 3 kere içmemiz gerekir.
  • Sahursuz oruç tutmak oldukça yanlış bir tutumdur. Sahurun kesinlikle atlanmaması gerekir.
  • Sahurda iç yakacak yiyeceklerden uzak durmak gerekir.
  • Sahurda kahve-çay gibi içecekler yerine süt, meyve suyu, bitki çayı vs. tercih edilmelidir.
  • Gün boyu aç kalacağım düşüncesiyle gereğinden fazla yemekten kaçınmak gerekir. Bu durum beraberinde ağırlık hissini ve susuzluğu getirecektir.
  • Gün boyu, özellikle öğle saatlerinde istirahat etmekte fayda vardır.
  • İftar vakti ağır yemek yemekten, hızlı yemekten, büyük lokmalar almaktan uzak durmak gerekir.
  • İftar yemeğini öğünlere ayırmak gerekir. Yiyeceklerimizin hepsini tek seferde yemek yerine çorba, domates, salatalık, hurma, yoğurt gibi hafif yemekler oluşan bir ilk öğünden sonra biraz ara verip, daha sonra ana yemeğimizi yemeliyiz.
  • Ama yemeklerde aşırı yağlı, ağır yemeklerden Ramazan ayı boyunca uzak durmalıyız.
  • Lif ağırlıklı gıdalar iftar menüsünde ağırlı olarak bulunması gereken besinlerdir. Sebze yemeklerinin buradaki rolü çok büyük.
  • Et yemeklerini kızartmak yerine ızgara veya buğulama şeklinde tercih etmeliyiz.
  • İftar ile sahur arası vakitlerde vücudun kaybettiği suyu yerine koyabilmesi için bolca su içmeliyiz.
  • Su içerken hepsini birden değil yudum yudum almaya gayret göstermeliyiz.
  • İftar ve sahur arası ara öğünlerde meyve tüketimine önem verilmelidir. Ceviz, fındık ve badem de ara öğünlerde tüketilebilecek besinlerdir.
  • Özellikle Ramazan ayı boyunca beyaz ekmek, pirinç, un, tuz ve şekerden uzak durmak gerekir. Beyaz ekmek yerine kepekli ekmek, pirinç yerine bulgur tercih edilebilir.
  • Tatlı tercihleri sütlü tatlılardan yana olmalıdır. İç yakıp, gün boyu susuzluğu arttıracak şerbetli tatlılardan uzak durmak gerekir.
  • Ramazanda sağlıklı beslenme programında bakliyatların yeri büyüktür. Kuru bakliyatlara beslenmenizde yer verin.
  • İftar sonrası kısa yürüyüşler yapmaya çalışın.
Gördüğünüz gibi Ramazanda sağlıklı beslenme konusun önemi oldukça büyük. Oruç ibadetini yerine getirirken sağlığımızı sekteye uğratacak yanlış beslenme programlarından uzak durmalıyız.

Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri, beslenmemize rehber olacak niteliktedir. Her zaman göz önünde bulundurmamız gerekir.

Sağlık ve huzur dolu bir Ramazan ayı geçirmeniz dileğiyle....

Sibel Ordueri
Devamını Oku »

5 Haziran 2017 Pazartesi

Ramazanda Kimler Oruç Tutamaz

Tarih5 Haziran 2017 Pazartesi
ramazanda kimler oruç tutamaz
Ramazan ayı İslam aleminin sevinç ve heyecanla beklediği bir aydır. Her sene Ramazan ayına ulaşıp oruç tutmak her Müslümanın hayallerini süsler. Peki herkes oruç tutabilir mi? Herkes oruç tutmalı mı? Oruç ibadeti kimlere farz kılınmıştır?

Oruç ibadeti aklı baliğ, erginlik çağına gelmiş, Müslümanlara farz kılınmıştır. Sağlıklı olmak da en önemli şartlar arasındadır. Vücut kuvveti yerinde olan, sağlıklı, oruç vakitlerinde ilaç almak zorunda olmayanların oruç tutması farzdır.

Erginlik çağına gelmemiş çocukların da oruç tutma yükümlülükleri yoktur. Ancak büyük çocuğun oruç ibadetini öğrenmesi amacı ile alıştırmalar yaptırılabilir.

Çocukların,
Hastaların,
Yaşlıların,
Seferi olanların oruç tutma yükümlülükleri yoktur.

Ramazanda Kimler Oruç Tutamaz

  • Yaşlılar: Yaşlılık halinde insanlar güçsüzleşirler. Oruç tutmak bu güçsüzlüklerini arttıracağı için yaşlılar oruç tutamaz.
  • Hasta kişiler: Oruca engel teşkil edecek hastalığı olanlar oruç tutmayabilirler. Hastalıkları geçerse oruca başlayabilirler.
  • Çocuklar: Oruç tutacak beden gücüne ulaşmamış çocuklar oruç tutamaz.
  • Hamileler: Hamilelik sürecinde hem annenin, hem de taşıdığı bebeğin sağlık durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Hamilelik, özel bir istirahat ve özel bir beslenme pragramı gerektiren bir süreçtir.
  • Emzirme dönemindeki anneler: Oruç tutan annenin bebeğine vereceği sütü azalacağı için oruç tutmamalı, beslenmesine özen göstermelidir.
  • Seferiler: Yolculuk halinde oruç tutma yükümlülüğü yoktur. Yolculuktan sonra tutmak üzere oruç ertelenebilir.
Ayrıca;
  • Ameliyat olan hastalar,
  • Gün içerisinde mutlaka ilaç almak zorunda olan hastalar,
  • Kalp hastaları,
  • Su içmek zorunda olan böbrek hastaları,
  • Çok zayıf, güçsüz kimseler,
  • Şeker hastaları
oruç tutmayabilir.

Bazen çocukların oruç ibadetine imrendikleri görülür. Bu duyguyu yaşamak, hissetmek istiyorlarsa, onları bu konudan tamamen uzak tutmak üzülmelerine neden olabilir. Sahur ve iftar sofralarında onlara da yer açmak mutluluk duymalarına, oruç sevincini yaşamalarına sebep olur.

Zaman zaman da hasta, hamile veya emzirme sürecinde olanların da oruç tutmak istedikleri gözlemlenebilir. Bu kişilerin Ramazanda kimler oruç tutamaz konusunda bilgilendirilip, oruç niyetlerini doğru zamana ertelemeleri sağlanabilir.

Ramazan ayını en iyi şekilde geçirmek için en önemli konu sağlığımızı riske atmamak. Bu yüzden oruç tutma yükümlülüğü olmayanların imkanları elverdiğince fidye ve fitre vermeleri daha doğru bir seçim olacaktır.

Sağlıklı ve huzur dolu bir Ramazan ayı geçirmenizi dilerim...
Sibel Ordueri
Devamını Oku »

1 Haziran 2017 Perşembe

11 Ayın Sultanı Ramazan 2017

Tarih1 Haziran 2017 Perşembe
11 Ayın Sultanı Ramazan 2017
Efendim; Recep, Şaban derken sonunda 11 ayın sultanı Ramazan da geldi. Hoşgeldi sefa getirdi. Biraz bu aydan bahsedelim istedim. Bu vesile ile her birinize hayırlı ramazanlar dilerim.

Dinimize göre, gelenek ve göreneklerimize göre bu mübarek ay içinde yapılması gerekenleri aslında hepimiz biliyoruz. Ben yine de aklıma gelenleri bir söyleyeyim. İslamın şartı olan oruç tutmak ilk sırada olacak tabi ramazan ayı boyunca. Büyüklerimiz derdi ki, 'oruç tutmak sadece aç kalmak değil bedeni ve ruhu terbiye etmektir.' Bizler de büyüdükçe öğrendik bunun anlamını. Sonra bu mübarek ayda yapılması gereken farklı geleneklerimiz de var. İftara misafir davet etmek, davete icabet etmek. Kadir gecemiz var, camilerin tıka basa dolduğu. Fitre vermek mesela. bu arada Din İşleri Yüksek Kurulu 2017 fitre bedelini 16 TL olarak belirlemiş aklıma gelmişken bilgisini vereyim. Ekonomik durumu iyi olanlar için zekat var bir de verilmesi gereken. Güllaç var değil mi iftar sofralarımızın baş tacı. Hurmalarımız var orucumuzu açmak için.

Ramazan davulcusu sorunsalına gelelim mi? Sorunsal diyorum çünkü son yıllarda gazetelerin 3.sayfalarına haber olan davulcu-mahalle sakini olaylarını sıkça duyar olduk. Bu konuda kararsızım; evet davul ramazan ayının simgesi ve devam etmeli ama hastası olanlar, bebeği yeni uyuyanlar da haklı. Ne diyeceğimi bilemedim.

Şimdi de sosyal medyaya ramazan ayında neler dökülüyor onlara bakalım. En çok dikkatimi çekenlerden bahsedeceğim. Sizin de aklınıza gelen olursa yorumlarda devam edebiliriz sohbete😊Oruç tutmayanlara 'kafir' diyenleri ahlaksızlıkla suçlayanları gördüm. Sahur sonrası edilen niyet metnini duvarına yazıp, arkadaşlarının okumasını sağlayıp "heh şimdi niyet ettin oruç tutma da göreyim" diyeni gördüm. Bunların tam tersi oruç tutanlarla dalga geçeni gördüm. Bu sözler yüzünden tartışanları,küfür edenleri gördüm. Sokakta gündüz vakti yiyip içenlere tepki durumu var bir de.Benim bu konu hakkında düşüncem şu: Yukarıda da belirttiğim gibi kimse kimsenin inancını sorgulayamaz, müdahale edemez ancak çoğunluğun oruç tuttuğu bir ortamda geze dolaşa dondurma yemenin çok etik olmadığı görüşündeyim. Bari bu mübarek ayda insana saygı esas olsun. Empati yapalım, yapmaya çalışalım. Siz  dışarı çıktığında ara ara su içmezse sokak ortasında bayılma ihtimali olan insan gördünüz mü? Ben gördüm, o sebeple önyargılı olmayalım.

Sizler ramazan ile ilgili neler söylemek istersiniz? Yazdıklarıma katılıp katılmadığınızı bilmek isterim veya benim atladıklarımı paylaşırsanız sevinirim. Sağlık ve huzurla...

köşe yazarı nihal yeşiltaç orhan Yazar Hakkında: 
Nihal Yeşiltaç Oran. İstanbul'da yaşıyor ve çalışıyorum. Bir müzik yapım firmasının basın ve halkla ilişkilerini yürütüyorum. Mesam üyesiyim. Uzun yıllardır köşe yazarlığı yapıyorum. Hüzün Sarısı isminde bir yaşam blogum var. Evliyim iki evlada sahibim. Az uyuyup çok çalışanlardanım.
Devamını Oku »

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Bilgisayar Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tarih29 Mayıs 2017 Pazartesi
Bilgisayar Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
İnsan sağlığı asla ihmal edilmemesi gereken bir konudur. Yediğimiz, içtiğimiz şeylere dikkat edip, spor yapıp ve  mevsimsel geçişlere göre giyim konusunda özenli davranarak sağlıklı kalmaya çalışsak da bazen sinsi hastalıklarla yüz yüze kalabiliyoruz.
Kimden bahsediyorum? Elbette bilgisayar kullananları!
Bildiğiniz gibi bilgisayar başında saatlerini geçiren kişiler çeşitli sağlık problemleriyle karşılaşmaya aday durumundalar.
Bitmek bilmeyen işler, şunu da yapayım sonra çıkarım gibi düşünceler, suyu – çayı ayağına isteyerek yerinden kalkmama gibi davranışlar  çeşitli problemlerin meydana gelmesine davetiye çıkarıyor.
İş hayatınızda da bilgisayar kullanıyor musunuz bilmiyorum ama ister iş ister blog yazarlığı amacıyla olsun bilgisayar kullanırken sizi bekleyen tehlikeler :
  • Elektromanyetik radyasyon
  • Isı (dizüst bilgisayarlarda)
  • Mavi ışığa maruz kalma (özellikle geceleri)
    Oturma ve duruş hataları
Şu bir gerçek ki teknolojiyi hayatımızda kullanmalıyız fakat bunu sorumlu bir şekilde yapmalıyız. Teknolojinin önümüzdeki yıllarda ortadan kalkacağı, yok olacağı gibi bir şey söz konusu değil. O zaman sorunları hafifletmenin ve bilgisayar kullanım risklerini azaltmanın yollarını bulmak zorundayız.
Bilgisayar kullanırken dikkat edilmesi gerekenler

1 – Radyasyondan korunun

Radyasyon kelime anlamı olarak dalga parçacık ile yayılan enerji veya foton hareketleri nedeniyle oluşan ve yayılan enerjidir.
Günlük yaşamımızın temel taşlarından bilgisayar ise diğer tüm elektrikli cihazlar gibi  elektromanyetik dalgalara neden olurlar. Bilgisayarların neden olduğu bu dalgalar kimi zaman zayıf kimi zaman ise oldukça kuvvetli olabilmektedir.
Sırt sırta gelecek biçimde konulan bilgisayarlar yüksek radyasyona sebep olabilirler.
Peki bundan nasıl korunuruz?
Günlük bilgisayar kullanımı sırasında sık aralıklarla çalışmak ve bilgisayarla araya mesafe koymak, yakın durmamak gibi önlemler alabiliriz.

2 – Isıya maruz kalmayın

bilgisayar-isi-etkisi
Özellikle laptopları diz üstüne alıp çalışmak en yaygın görülen davranış. Fakat bir müddet sonra oturuş pozsiyonunu bozmadan laptoptan gelen ısı doğrudan ayaklarınıza etki edecektir.
Bu şekilde bir kullanım sırasında cildinizde kızarıklık, ayaklarda uyusukluk hissetmeniz kaçınılmaz.
Sizlere tasiyem uygun fiyatlara bilgisayar minderleri satılıyor. Bilgisayar kullanmak istediğiniz zaman bu minder vasıtasıyla tehlikeleri minimize ederek sağlığınızı koruyabilirsiniz.

3 – Gizli tehlike! Mavi ışık

Geceleri ekranlardan çıkan ışığın mavi tonlarda olduğunu hiç farkettiniz mi? Ya da geceleri cep telefonu ile mesaj yazan kişilerin yüzlerindeki hafif ürkütücü mavimsi parlaklığı ?
TV, bilgisayar, cep telefonları ya da tabletlerin ekranlarından gelen ışıkta genellikle hafif bir mavilik vardır. Bu mavilik gün ışığında ekranın çok daha iyi görünmesini sağlıyorken, geceleri gözlerimizi yoran bir hale geliyor.
Hele bir de geceleri uzun saatler ekran başında kalıyorsak vay halimize…
Bu tehlikeden korunmak için yine bilgisayar kullanımını sınırlandırmalıyız. Mavi ışık filtresi olan dinlendirici bir gözlük alımı da  faydalı olabilir.

4 – Oturma pozisyonuna dikkat!

En çok maruz kalınan problemlerin başında
  • boyun ağrısı
  • sırt ağrısı
  • göz problemleri
  • baş ağrısı yada migren
  • ellerdeki ağrı
  • aşırı kilo
  • stress ve depresyon
şikayetleri gelmektedir. Peki bunlar için ne yapabilirsiniz?
Bilgisayar başında saatler boyunca oturmaktan kaçının. Küçük molalar vererek kısa yürüyüşler yapmak faydalı olacaktır.
Kısa aralarla boynunuzu gevşetici egzersizler yapın.
Fazla eğilmeden oturmaya çalışın ve masa-sandalye duruşunu iyi ayarlayın.
Gözlerinizi birkaç kere kırpın. Gözlerinizi saat yönünde ve saat yönünün tersine hareket ettirin.
Kollarınızı uzatın ve parmaklarınızın gevşemesini sağlayın.
Çalışırken bir şeyler yeme ihtiyacı hissediyorsanız üzüm, kayısı gibi daha sağlıklı yiyecekleri tercih edin.
Uykunuzu ihmal etmeyin.
Ziyaretçi sayısı elbette önemli. Az oluşunu ciddi bir problemmiş gibi kendinize stres oluşturmasına izin vermeyin.

Son Sözler

Sürekli blog konularında bir şeyler yazma uğraşındayken kimi zaman gözlerimin kan çanağı olduğunu ve gereksiz kaygılar taşıdığmı fark ettim. Bu yüzden nasıl önlem alabilirim diye araştırırken benimle aynı sıkıntıyı yaşayanlar olabilir düşüncesiyle bu konuyu ele aldım.
Ruh ve beden sağlığı her şeyden önemli. İyi olursanız iyi hissederseniz kendinizi yazınızı iyi hazırlarsınız.
Kendinizce denediğiniz yöntemler var mı? Bizlerle paylaşır mısınız?

Misafir Blog;
Bu makale, Beden Sağlığı yazarı tarafından Sosyal Medya Kafe için hazırlanmıştır...
Devamını Oku »

25 Mayıs 2017 Perşembe

Wordpress Responsive (Duyarlı) Haber Temaları İle Haber Blogu Açmak

Tarih25 Mayıs 2017 Perşembe
Wordpress Responsive Haber Temaları
WordPress, bloglar ve haber blogu açmak  isteyenler için harika bir platform ve responsive haber temaları sayesinde profesyonel bir haber blogu veya haber sitesi oluşturabilirsiniz.

Günümüzde, haberler kısa sürede bloglar ve sosyal medya aracılığıyla okuyuculara paylaşılıyor ve çoğu kişi güvenilir gazeteler veya haber siteleri aracılığıyla tüm haberleri online okuyabiliyor.

Haber blogları veya magazin blogları normal bloglardan daha fazla günlük yayın girdiklerinden dolayı wordpress en iyi seçimdir.Haber bloglarının en çok dikkat etmesi gereken dış görünüm yani temalarıdır.Haber blogları aynı okuyucu tarafından günde 5-6 kez girip okunan blog türleridir.Wordpress üzerinden haber blogu açmak sanıldığı kadar zor değildir.

Wordpress üzerinde haber blogu kurmak için;

  • WordPress platformu
  • Alan adı seçimi
  • Web barındırma servisi (Web Hosting)
  • Duyarlı wordpress haber teması

4 basit adımda blogunuzu oluşturabilirsiniz.
Haber Blogu Açmak


WordPress Haber Blogu Açma

Blogger, Tumblr vb. Gibi birçok blog platformu blogunuzu ücretsiz oluşturmanıza yardımcı olabilir. Bunları kullanarak kendi haber sitelerinizi oluşturabilirsiniz.

Neden WordPress Seçilmeli?

WordPress, kendi haber sitelerini çevrimiçi kurmak isteyen kişiler için en iyi blog platformlarından biridir. WordPress, Blogger gibi diğer ücretsiz blog platformlarından farklı olarak siteleriniz üzerinde tam kontrol sahibi olmanızı sağlar.Limitlere takılmazsınız.Sınırsız yayın paylaşımı yapabilirsiniz.
Ve en iyi yanı, WordPress'de çevrimiçi olarak kendi haber sitenizi yılda 500 TL'ın altında kurabilirsiniz.

Alan Adı Seçimi

WordPress'i kullanarak kendi haber blogunuzu oluşturmak için bir alan adına ihtiyacınız var.Yazması ve hatırlaması  kolay olan her şeyi seçebilirsiniz.Seo dostu bir alan adı seçmeniz sizin için faydalı olacaktır.Haber blogu olduğu için alan adı aramalarınızda "haber" kelimesi ile türettiginiz alan adlarını seçmenizi tavsiye ederim.
Örnekler ;
haberinmerkezi.com
guncelhaber.com
habergudemi.com
bursahaber.com (sadece bir şehre özel yayın paylaşımlarında)
haberbizden.com
habersizden.com
haberdunyasi.com
habermerkezi.com
haberci.com v.b (aklıma gelen alan adlarını yazdım şuan bu alan adları alınmış olabilir)


Web Barındırma Hizmeti (Web Hosting)

Web barındırma hizmeti, tüm dosyalarınızı, yayınlarınızı, sayfalarınızı ve veritabanlarınızı çevrimiçi olarak kaydetmeniz için depolama alanıdır. Sitenizi herhangi bir barındırma hizmeti ile çalıştırmak için her sene ödemeniz gerekiyor.Güvenilir bir barındırma hizmeti, ayda sadece 15-20 TL ödeyerek sahip olabilirsiniz.

Wordpress Responsive Haber Teması Seçimi

Yeni açtığınız wordpress tasarımı,haber blogları için uygun değildir.Wordpress başlangıcında tam olarak duyarlı, responsive haber teması tasarlanması ve geliştirilmesi biraz zor olabilir.Profesyonel görünümlü wordpress haber temalarına ihtiyacınız olacaktır.Daha önceki yazımda Responsive Web Tasarım 'ın önemini vurgulamıştım.Beğendiğiniz responsive haber temasını seçip ,satın alarak temayı yüklemeniz gerekir.(Tema ücreti bir defaya mahsus ödenir)


Wordpress temalarını yüklemesi oldukça basittir.Wordpress kontrol paneline giriş yaptıktan sonra Görünüm →Temalar→Yeni ekle →Tema Yükle→Kur  adımlarını takip ederek çok kolay bir şekilde haber temanızı yükleyebilirsiniz.

WordPress'e yüklediğiniz haber teması, web dünyasında başarınız için önemlidir. Çoğu yeni başlayanlar ucuz veya ücretsiz temalar bulur ve onları sitelerine yükler. Kendi markanızı oluşturmak veya rakiplerinizden öne geçme konusunda gerçekten ciddiyseniz ücretsiz haber teması kullanmanızı tavsiye etmem.
Ücretsiz haber temaları dünya genelinde kullanıldığı için aynı tasarımı binlerce haber sitesinde görmeniz mümkün.Farkınız olmalı.
Wordpress Haber Temaları 2017

Kendi haber sitemi açtıktan sonra WordPress responsive haber temalarını nereden bulabilirim?

Kendi haber sitenizi kurabileceğiniz  haberler, son dakika, flaş, önemli haberleri, galerileri oluşturabileceğiniz kaliteli Wordpress responsive haber temalarında olması gereken birçok gelişmiş özellik ile TemplateMonster sitesinde bulabilirsiniz.

Haberler, son dakika haber modülü, flaş haberler, önemli haberleri, fotoğraf ve video galerileri oluşturabilirsiniz. Özgün, mobil uyumlu, responsive(duyarlı) özellikte profesyonel wordpress haber temaları sayfasını inceleyebilirsiniz. 

Listelenen temaların hepsi sınırsız renk seçenekleri, yüzlerce yazı tipi, özel widget ve bu temaların birçoğunda benzersiz ve profesyonel haber portalı oluşturmak için sürükle ve bırak sayfası oluşturucusu ile son derece özelleştirilebilir.Her türlü blog, haber, gazete, dergi, magazin veya web site ihtiyaçlarını karşılamak için oldukça profesyoneldir.

Kendi haber sitenizi başlattıktan sonra, Yoast, XML site haritaları, Akismet vb. SEO gibi gerekli SEO eklentilerini hızlı bir şekilde daha fazla arama trafiği almak için yüklediğinizden emin olun. WordPress'deki eklentilerin çoğu ücretsiz ve çok etkilidir. Yeni başlamış olsanız bile, onları kullanmaya başlamak gerçekten çok kolay.

Tüm haber bloglarına başarılar diliyorum💫 😇

Sosyal Medya Kafe okurları olarak;
Haber sitesi veya haber blogunda en çok önem verdiğiniz nedir?
Haber blogu açmak konusunda düşünceleriniz nedir?
Haber bloglarının responsive(duyarlı) tema kullanması konusunda düşünceleriniz nedir?

Sibel Ordueri
Devamını Oku »

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Teknoloji Bağımlılığı-Çocuklarda Teknoloji Bağımlılığı

Tarih22 Mayıs 2017 Pazartesi
Teknoloji Bağımlılığı
Merhaba Sosyal Medya Kafe Okurları,
Bugün sizlere teknoloji bağımlılığı ve çocuklarda teknoloji bağımlılığı konusunda düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
Cep telefonları, bilgisayarlar, tabletler, oyun konsolları vs.. Bunlar yalnızca birkaçı. Teknolojinin hızına yetişmek mümkün mü? Hızlı adımlarla koşuyor adeta. Cep telefonlarının bir modeline alışamadan yeni bir modeli çıkıyor. Yenilik iyi, güzel, hoş da; ya teknoloji bağımlılığı ? Teknolojinin çoluk çocuk, genç yaşlı demeden hepimizi bu şekilde esir almasına ne demeli? Her ne kadar kendimizce sebepler bulsak, bahaneler uydursak da çağın getirdiği bu düzene çok çabuk uyduk, uyum sağladık. Yarattığı elektromanyetik alanları göz ardı ettik. Üstelik çocuklar da gözlerini açtıkları bu teknoloji çağında ister istemez erken yaşta elektromanyetik dalgalar yayan bu cihazları tanıdılar, kullandılar, alıştılar. Zaman zaman kurallar, yasaklar, sınırlamalar da getirsek ipin ucu kaçtı. Artık onlar teknoloji çocuğu. Bizler de teknoloji yetişkinleri oluyoruz sanırım bu durumda.

Bunun kaçarı göçeri yok. Teknoloji ve teknolojik aletler artık hayatımızın bir parçası ve neredeyse vazgeçilmezi. Ve çocuklarda teknoloji bağımlılığı da giderek artan, gelecekte çocuklarımız üzerinde ne gibi etkiler bırakacağı pek de belli olmayan bir hastalık. Uzmanlara göre 12 yaş altındaki çocuklar cep telefonunu asla kullanmamalı; 13 yaş üzeri ise kısmen kullanmalı. Yani sadece acil durumlarda ihtiyaç için kullanmalılar. Gelelim uygulamaya. Günlük hayatta durum böyle mi? Hayır. Eve kapanan, koşup eğleneceği alanları daralan çocuklar teknolojik aletlerle daha çok zaman geçiriyorlar. Hatta belki ellerinden düşürmüyorlar.
Çocuklar da Teknoloji Bağımlılığı

Neden teknolojik aletlerin yaydığı dalgaların sebep olabileceği etkiler konusunda daha çok çocuklardan söz ediyoruz? Çünkü biz yetişkinler, belli bir yaşın üzerindekiler gelişme çağımızda bu aletleri görmedik. Sadece bilgisayar ile eğer imkan olursa okulumuzun bilgisayar odasında kısa süreli olarak karılaşabildik. Ve internet de yoktu. Cep telefonu da yoktu, sonradan yavaş yavaş yayıldı. Ama yaşı 15 veya altında olan çocuklar teknolojik aletlerin ve yaydığı dalgaların arttığı bir dünyaya gözlerini açtılar. Yetişkin veya çocuk, kimileri bu durumu dengede tutabilmekteyse de, büyük çoğunlukta bu durum teknoloji bağımlılığına dönüştü.

Biliyorum ki; çağın getirdiği etkilerden uzak durmak mümkün değil. Tam olarak bir kısıtlama veya yasaklama yoluna gitmek başka sorunlara yol açacaktır. İnsan içinde bulunduğu hayattan kopuk yaşayamaz. Teknolojik aletlerin bu kadar yaygın olduğu ve hatta faydasını da çokça gördüğümüz halde ondan uzak duramayız. Ama kontrollü ve disiplinli kullanım sağlamayı kendimiz alışkanlık haline getirir ve mümkün olduğunca çocukları da bu konuda eğitebilirsek, umarım ki teknolojiden en doğru biçimde istifade edebiliriz.

Daha çok doğal yaşam, daha çok açık alan, daha çok yüz yüze sosyal faaliyetler belki teknoloji bağımlılığına çare olabilir. Yüz yüze sosyal faaliyetler diyorum çünkü; sosyalleşmeyi de unuttuk. Sosyalleşmemizi de teknoloji esir aldı. Kapı zillerine değil, bilgisayar veya telefon tuşlarına dokunuyoruz artık. Bu da başlı başına bir sorun veya apayrı bir yazı konusu.

Sosyal Medya Kafe okurları olarak teknoji bağımlılığı konusunda düşünceleriniz nedir? Çocuklarınızı teknoloji bağımlılığından korumak için neler yapıyorsunuz ?

Unutmayalım!!! Her şey bizim elimizde.
Sevgiyle kalın.
Sibel Ordueri
Devamını Oku »

16 Mayıs 2017 Salı

Duyarlı (Responsive) Web Tasarım

Tarih16 Mayıs 2017 Salı
Duyarlı Web Tasarım
Duyarlı web tasarım günümüz kullanıcılarının ihtiyaçlarını gerçekten karşılamak için web sitesi stratejinizin önemli bir parçası olmalıdır.Gelişen teknoloji ile son yıllarda web tasarım çalışmalarında duyarlı( responsive) web tasarımlarının önemi gittikçe artmaktadır.

Duyarlı (Responsive) Web Tasarım Nedir?

Duyarlı web tasarımları,kullanıcıların farklı cihazlarında mükemmel bir görüntülenmeyi amaç edinmiştir.Bu bir web sitesinin tabletinizde,telefonunuzda veya masa üstü bilgisayarınızda harika bir şekilde okunmasını, gezinmesini kolaylaştıran profesyonel web tasarımlarıdır.

Web Sitenizde Duyarlı Tasarım Neden Kullanmalısınız ?

 

1. Birden Fazla Cihaz Kullanan Kullanıcıyı Destekleme

 

Kullanıcıların  farklı zamanlarda ,çeşitli cihazları ve ekran boyutlarını kullanarak sitenize geri döndüğü bir dünyada yaşıyoruz.Sabah iş yerinde masaüstü bilgisayar kullanan kişi aynı gün öğle yemeği molasında telefon veya tabletiyle sitenizi ziyaret etmektedir.Sitenize giriş yaptığında rahatlıkla okumalı ve aradığına rahatça ulaşabilmelidir.

2. Geliştirilmiş Arama Motoru Sıralaması (Seo)

 

Google, uzun zamandan beri farklı cihazları ve ekran boyutlarını kullanan kişileri desteklemek için responsive tasarım kullanmayı önermektedir.Bununla birlikte Google en iyi kullanıcı deneyimini sağlamayı hedefliyor.21 Nisan 2015 itibarıyla Google, duyarlı web tasarıma sahip siteleri ödüllendirmeye başlamıştır.
Google, SEO (arama motoru optimizasyonu) stratejisi planlarında responsive tasarımları önemli bir faktör haline getirirken duyarlı(responsive) olmayan siteleri de cezalandırdığını duymaktayız.

3.Hemen Çıkma Oranı

 

Web sitenizde orijinal içerik ve profesyonel bir görüntüye sahip olsanız da duyarlı web tasarımına sahip değilseniz kullanıcı rahat okuyamadığı veya dolaşamadığı bir siteyi hızlıca terk eder. Bu durum kullanıcı memnuniyetsizliğine yol açar  ve web sitenizin sayfa sıralamasını olumsuz etkiler.

4.Markalaşma

Duyarlı bir web sitesi oluşturmak markanızın imajını web dünyasında daha öne çıkaracak ve sürekli bir şekilde görsel olarak fark yaratacaktır. Bu marka imajınızı ve farkındalığınızı arttırmak ile birlikte daha başarılı işlere imza atmanızı sağlayacaktır.Müşterilerinizin memnuniyeti arttıkça markanızın değeri de hızlıca artacaktır.


Sonuç olarak;
Duyarlı tasarım, rekabette önde olmanızı sağlar. İçerik açısından zengin mobil sitelere ve uygulamalara olan talep, masaüstü internet kullanımını gölgede bıraktığından, daha iyi kullanıcı deneyimi, güçlü online markalaşma, daha düşük bakım maliyeti ve etkili SEO için rahatlatıcı bir çözüm sunmaktadır. Google'ın en yeni algoritma değişikliği ile Google sıralamalarında, responsive tasarımlar kullanıcı dönüşüm oranlarında belirleyici faktör olmaktadır.


Web sitenizin güncelliğini kaybettiğini düşünüyorsanız responsive web tasarım ile tekrar rakiplerinizin karşısına çıkabilirsiniz.Bunun için responsive kodlama bilginiz olmayabilir öyle ise size yardımcı olacak web tasarım sitelerine başvurma zamanı gelmiştir.
Responsive Web Tasarım


Web siteniz var veya yeni bir web sitesi kurmayı düşünüyorsanız sizlere dünya genelinde profesyonel hizmet sağlayan ,14 yıldır web tasarımları ve blog tasarımlarını en kaliteli  şekilde hazırlayan www.templatemonster.com ile tanışmalısınız.

Akıllı telefon ve tabletlerin kullanımı hızla arttığından, mobil cihazlara uygun web sitelerinin önemi de artmaktadır. Kullanıcıların yüzde 80'i, mobil cihazlara uygun bir web sitesinden daha fazla satın alma olasılığı bulunduğunu iddia etmektedir. Duyarlı tasarım kullanarak, rakiplerinizin önünde durabilir, kullanıcı tabanınızı artırabilir ve kendinize büyük bir marka yaratabilirsiniz.  

Templatemonster sitesini ziyaret ettiğinizde 26.640 adet profesyonel web tasarımı  arasından ihtiyaç duyduğunuz en uygun duyarlı(responsive) tasarımı bulabilirsiniz.

Templatemonster Sitesinde Bulunan Başlıca Web Tasarım Kategorileri
  • İş ve Servisler
  • Moda ve Güzellik
  • Ev ve Aile
  • Tasarım ve Fotoğrafçılık
  • Gayrimenkul
  • Arabalar ve Motosikletler
  • Medikal
  • Spor
  • Dış Mekan ve Seyahat
  • Gıda ve Restoran
  • Elektronik

Duyarlı (Responsive) Tasarım

7/24 müşteri hizmetleri ile satın aldığınız web tasarımından memnun kalmadığınızda, ücretsiz olarak başka bir tasarımla değiştireceğini garanti veren,tek site lisansıyla  marka kimliğinizi koruyan Templatemonster  responsive tasarım sayfasından bulabilirsiniz.

Sosyal Medya Kafe okurları olarak, duyarlı tasarımlar için düşünceleriniz nedir?

Web yolculuğunda herkese başarılar diliyorum😇
Sibel Ordueri
Devamını Oku »

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Çilek Reçeli Tarifi Çilek Reçeli Nasıl Yapılır

Tarih8 Mayıs 2017 Pazartesi
çilek reçeli tarifi
Pazarlarda , manavlarda rengarenk meyveler tezgahları çiçek gibi süslüyor adeta. Boncuk boncuk parlıyorlar. Her birinden sağlık fışkırıyor. Bol bol tüketmek gerek bu meyveleri. Hele ki çocuklar için eşi benzeri olmayan nimet her biri. Bu muhteşem meyvelerle reçel kavanozlarını doldurmamak olur mu hiç?

Çilek reçeli tarifi ile çilek lezzetini kışa saklayabilirsiniz. Hazır mevsimindeyken bence haydi çilek reçeli yapmaya.

Çilek reçeli tarifi bazı detaylara dikkat ederek kolayca yapılabilir.
  • Kaynama süresi çok uzun sürmez ancak dikkat ister. Kaynayıp taşmaması için sık sık kontrol etmeniz gerekir. Altını kısarak kontrolü sağlayabilirsiniz.
  • Kaynarken üzerinde biriken köpüklerin de çıkarılması gerekir.
  • Şeker bağlamaması için yarım limon suyu eklenir.
  • Pişerken ve piştikten sonra kapağı kapatılmaz.
  • Kuru kavanozlarda, soğuk ortamda muhafaza edilir.
  • Pişen reçelin içine su damlamaması için özen göstermek gerekir.
Çilek reçeli malzemeleri:
  • 2 kilo çilek
  • 1 kilo şeker
  • Yarım limon suyu
çilek reçeli nasıl yapılır
Çilek reçeli nasıl yapılır?
Tarifi:
Çileklerin yapraklı kısımları ayıklayıp yıkanır. Süzüldükten sonra çilekler çok büyük değilse tüm olarak, büyükse doğrayarak pişirme tenceresine aktarılır. Üzeri şekerle kaplanır. Tencerenin kapağı kapatılarak dolapta birkaç saat, şekerler kendiliğinden eriyene kadar bekletilir.

Şekerler eridikten sonra reçel ateşe alınır. Limon suyu eklenir. Kaynama sırasında sürekli kontrol edilerek, üzerindeki köpükler alınarak pişirilir. Şerbet kıvamına gelince tadına bakarak pişmesine karar verebilirsiniz. Çilek reçeli uzun süre kaynatılmaz, yanık tadı verir. Piştiğinden emin olduğunuzda hemen ateşten alın. Kapağını örtmeden soğumaya bırakın. Soğuyan çilek reçelini kuru kavanozlara aktarıp, kapaklarını örterek, soğuk ortamda saklayın. İçine hiç su damlatmamaya özen gösterin.

Çilek reçeli tarifi ile nefis reçeller hazırlayıp, afiyetle tüketmenizi diliyorum.
Sevgiyle kalın.
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Adım Nahide Zereyak. Tariflerimin bulunduğu Renkli Pasta Sepeti isimli bloğun aşçısı ve yöneticisiyim. Adana'da yaşıyorum. Üç çocuk annesiyim. Mutfağımda sevdiklerim için yeni lezzetler keşfetmeyi ve bunları paylaşmayı seviyorum. Lezzet dünyasından ayrı kaldığım zamanlarda yazılar ve şiirler yazıyorum.
Devamını Oku »
"Sosyal Medya Kafe'de kullanılan tüm ekran görüntü resimleri ve yazıları Sosyal Medya Kafe'ye aittir.Yazıların ve ekran görüntü resimlerinin yayın hakkı sadece www.sosyalmedyakafe.com'a aittir.İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden bir başka blogda veya web sitesinde yayınlanması,tariflerin veya yazıların ekran görüntüsünü alarak sosyal ağlarda paylaşılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası`na aykırıdır. Aksi taktirde 5846 Sayılı Fikir ve Sanat serleri Yasası gereği suç duyurusunda bulunulacaktır. Yasal yükümlülüğü vardır."
Sosyal Medya Kafe Copyright © 2014 Tüm Hakları Saklıdır...