21 Ocak 2017 Cumartesi

Dukan Böreği Tarifi

21 Ocak 2017 Cumartesi
Dukan Böreği Tarifi
Merhaba
Madem dukan diyetimle ilgili çok soru geldi, diyet yemeklerimden tariflerle devam edeyim Dukan Böreği Tarifi var bugün Sosyal Medya Kafe'de
Dukan böreği sadece atak evresinde tüketilmemeli, diğer evrelerde tüketebilirsiniz. Nişasta kullanacağımız için tolere gıdalara giriyor. Dukanda tolere ne demek onu da açıklayayım. Aslında izin var ama sınırlı miktarda izin var diyebiliriz.
Şimdi başlayalım.

Dukan Böreği Malzemeleri

  • 3 yemek kaşığı mısır nişastası
  • 2 yumurta
  • Göz kararı light süt

İçi için
  • Light peynir, lor, ıspanak, kıyma (tercih sizin)

Üzeri için
  • 1 yemek kaşığı light yoğurt
  • 1 yumurta sarısı

Dukan Böreği Yapılışı

Nişasta ve yumurtaları çırpıyoruz, yavaş yavaş süt ekliyoruz. Bu arada dikkat ediyoruz nişastanın uçuşma özelliği olduğu için üstünüz başınız ve mutfak batmasın. Krepten sulu, sudan koyu bir kıvam elde ediyoruz. Baya akışkan olacak yani. Kızdırdığımız tavayı peçete ile hafif yağlıyoruz. Kepçe yardımı ile hazırladığımız karışımı dökük krep gibi pişiriyoruz ve bir tabağa alıyoruz. Krepler tamamlandıktan sonra ortalarına harcımızı koyup rulo şeklinde sarıyoruz, tepsiye diziyoruz. Yaklaşık 5 veya 6 tane çıkıyor.
Üzeri için bir yumurta sarısı ve bir kaşık light yoğurdu çırpıp bir fırça yardımı ile sürüyoruz.
Fırında 180 derecede yaklaşık 30 dakika tutuyoruz.
Yapması anlatmasından daha kolay bu arada:)

Şimdi; diyelim ki 6 tane çıktı. Normal şartlarda bize izin verilen miktar, özellikle seyir evresinde sadece 1 tane yiyebiliyoruz. Ama ben 3 er tane tükettim yalan yok:)

Diyetimin son halinden bahsedeyim. Kiloyu sabit tutabilmem için gerekli olan güç evresine geçtim. Biraz daha rahatım yiyecekler konusunda. Elbette diyet maceramla ilgili detaylı bir yazı gelecek, hatta bir video da gelebilir.
Bir önceki yazımda dukan ekmeği tarifi vermiştim bu yazıma da göz atmayı unutmayın.
Yeniden görüşmek üzere.
Sevgiler
köşe yazarı nihal yeşiltaç orhan Yazar Hakkında:Nihal Yeşiltaç Oran. İstanbul'da yaşıyor ve çalışıyorum. Bir müzik yapım firmasının basın ve halkla ilişkilerini yürütüyorum. Mesam üyesiyim. Uzun yıllardır köşe yazarlığı yapıyorum. Hüzün Sarısı isminde bir yaşam blogum var. Evliyim iki evlada sahibim. Az uyuyup çok çalışanlardanım.
Devamını Oku »

18 Ocak 2017 Çarşamba

Bebeklerde Gaz Sancısı Nasıl Giderilir

18 Ocak 2017 Çarşamba
bebeklerde gaz sancısı
Dokuz ay heyecanla beklediğiniz bebeğinizi nihayet kucağınıza aldınız. Ona nasıl bakmanız gerektiği konusunda çok fazla bilgiye sahip olmayabilirsiniz. Hâlbuki gebelik süresince ne çok kitap okudunuz değil mi? Ama bilmeniz gerekir ki; her bebek farklıdır. Beslenmesi, ağlaması, tepkileri başka başkadır. Her anne-baba, bebeğini tanıma sürecinden geçer. Zamanla bebeğin istek ve ihtiyaçlarını karşılama alışkanlıkları edinir. Ağlamasından, mimiklerinden, el-ayak hareketlerinden bebeğin neler hissettiğini, neye ihtiyaç duyduğunu anlamak mümkündür. Ne kadar anlamaya çalışsak da zaman zaman çaresiz hissetmek de mümkün.

Bu süreçte ebeveynleri belki de en çok zorlayan konu gaz sancısıdır. Bu konuda hemen hemen her anne ve baba çaresizlik hisseder. Ama bilmelisiniz ki; sindirim sistemi henüz tam olarak gelişmemiş olan bebeğinizin ilk 6 ay gaz sancısı çekmesi normaldir. O, bu normal süreci yaşarken, biz de O'na yardımcı olmak, sancısını gidermek isteriz. Peki, bu mümkün mü? Sancı oluşmadan önlenebilir mi? Bebeklerde gaz sancısı nasıl giderilir?

  • Bebeklerde gaz sancısını oluşmadan önce önlemek için annelerin beslenmelerine dikkat etmeleri gerekir. Bazı besinleri annelerin öğünlerinden çıkarmaları, bebeğin sancı çekmemesine yardımcı olur. Peki, nedir bu besinler? Lahana, brokoli, turunçgiller, bezelye, bakliyat ürünleri, fazla baharatlı yiyecekler, çikolata, çay-kahvenin fazlası ve özellikle de sigara, annelerin tüketmemesi gerekenler listesindedir.
  • Emzikli bebeklerde emzirme sırasında bebeğin uyurken emmesini önlemek gerekir. Uyurken emen bebek hava yutar. Biberonla beslenen bebeklerde bebeğin hava almaması sağlanmalıdır.
  • Emzirme ve besleme sonrası bebek dik pozisyona getirilip sırtı hafifçe sıvazlanarak gazı çıkarılmalıdır. Gazı çıkarılmadan uyutulmamalıdır.
  • Bebek sancıdan dolayı çok ağlıyorsa kucakta sakinleştirilebilir. Karın bölgesine hafifçe masaj yapılarak rahatlatılabilir. Banyo yaptırılarak sakinleştirilebilir.
  • Bebeğin ağlaması ile birlikte ailelerde görülen gerginlik, bebeğin sancısıyla birlikte daha fazla huzursuzluk hissetmesine sebep olabilir. Aile sakin ve yatıştırıcı tutumdan vazgeçmemelidir.
  • Alınan tüm önlemlere rağmen bebek gaz sancısı çekiyorsa bir hekime danışarak verdiği ilaçlar düzenli olarak bebeğe verilir.

Bebeğin en çok ihtiyaç duyduğu şey sevgi ve güvendir. Güven hissini kucağınıza alarak, başını okşayarak bebeğe verin. Sancı çekerken sevgi ve güven eksikliği yaşamamalıdır bebek. Bu durum korkuya kapılmasına sebep olur ve istenmeyen ağlama nöbetleri artış gösterir.

Minik bebeklerin sancısız ve ağlama nöbetleri olmadan büyümesi dileğiyle.

Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Adım Nahide Zereyak. Tariflerimin bulunduğu Renkli Pasta Sepeti isimli bloğun aşçısı ve yöneticisiyim. Adana'da yaşıyorum. Üç çocuk annesiyim. Mutfağımda sevdiklerim için yeni lezzetler keşfetmeyi ve bunları paylaşmayı seviyorum. Lezzet dünyasından ayrı kaldığım zamanlarda yazılar ve şiirler yazıyorum.
Devamını Oku »

10 Ocak 2017 Salı

Blog Yazarlığının Zorlukları ve Güzellikleri

10 Ocak 2017 Salı
Blog Yazmanın Zorlukları ve Güzellikleri

Blog Yazmak Zor İştir

Blog yazmanın zorluklarını ve güzelliklerini yavaş yavaş öğrenmeye başladım. 2 sene önce başladığım blog yazma işlemine uzunca bir süre ara vermiştim. O ara o kadar uzun olmuş ki bu işin insanı ne kadar yorduğunu ve zorladığını bu süre zarfında unutmuşum.
Son iki aydır gerçek anlamda yazdığım blogumda birçok tecrübe edindim. Bu tecrübelerin içerisinde güzel olanları da var, olmayanları da var. İlk başta fazla canınızı fazla sıkmamak adına yaşadığım ve öğrendiğim güzel şeyleri sizinle bir liste halinde paylaşmak istiyorum.

Blog Yazmanın Güzel Yanları

1.Disiplin

Kesinlikle bana en çok katkı sağlayan şey olmuştur. Hayatımı bu zamana kadar bir türlü belirli bir düzene ve ders çalışma prensibine sokamayan ben, okuyucularıma karşı kazandığım sorumluluğun ardından çok disiplinli bir birey haline geldim. Okulumdan geldiğim gibi oyun oynama yerine yaptığım planlamaya uymaya başladım. Bunun en çok yararını derslerimde ve akan zamanı kontrol etmemde gördüm.

2.Dostlar

Blogumu açmamdaki temel nedenlerden biri biraz sosyalleşmek ve kapalı kaldığım bu ortamlardan uzaklaşmaktı. Bu amacımda başarılıda oldum. Yaşıtım ve benden büyük olan bir sürü insan tanıdım onlarla sohbet ettim ve güzel bağlar kurdum. Şu an onlarla iletişimim kopmak yerine daha da güçlendi ve sürekli görüşüyoruz. Umarım böylede devam eder.

3.İmaj

Hiç istemediğim fakat ortamlarda sizin biraz daha yetkili görünmenize sebep olan bir durumla karşı karşıya kaldım. Bu benim adıma olumlu bir gelişme oldu. Sizin yazdığınız bir blogunuzun olması, bunu bilen insanların size daha farklı gözlerle bakmasına neden oluyor. Bulunduğunuz ortamda çok etkin duruma geçiyorsunuz ve sizin hakkınızda bir şey öğrenmek isteyen insanlara sitenizin adresini vererek hiç ağzınızı yormadan kendinizi anlatabilirsiniz. Bu sizi hem imaj kazanmanızı hem de saygın birisi olmanızı sağlıyor.
Blog yazmanın faydaları saymakla bitmez fakat bana katkısı olan yararları sizinle paylaşmak istedim. Şimdi de bana olumsuz etkilerinden sizlere bahsetmek istiyorum.

Blog Yazmanın Zorlukları

1.Tatlı Bir Yorgunluk

En çok sıkıntı çektiğim yerlerden biriside burasıdır. Sürekli içerik üretmeye çalışıyorsunuz bu sizi biraz yoruyor fakat blog yazarken en çok yorulduğum nokta, blogumu bir yerlere getirmeye çalışırken harcadığım enerjiden kaynaklanıyor. Yazdığınız blogun herkes tarafından okunmasını ve yorumlanmasını istiyorsunuz. Bu yüzden arama motorlarında biraz yukarıya çıkmak istiyorsunuz. Yukarıya çıkmak içinde belirli işlemler gerçekleştirmeniz gerekiyor bu işlemlerde beni biraz yoruyor.

2.Zamanlama

Ne kadar planlama yapsam da bilgisayar başına oturunca bir yandan yazı yazmak, bir yandan yazdığınız yazıyı farklı platformlarda tanıtmaya çalışırken zaman adeta su gibi akıyor ve siz hiçbir şey anlamıyorsunuz. Bilgisayarın başına saat dörtte oturup akşam onda kalktığım zamanlar bile oluyor.

Blog yazmanın olumsuz bölümleri de bana göre bunlar her ikisinde siz ayarlayabilir ve bu zorlukları aşabilirsiniz.

Misafir Blog Yazarı Hakkında:
Merhaba Ben Onur Çakır sizlere Kişisel Blog adresimde özgün içerikler üretmeye çalışıyorum. Yazılarımda kendi düşüncelerimi, okuduğum kitapları, izlediğim filmleri aktarıyorum. Tüm bunlara ek olarak Wordpress, SEO gibi alanlarda kaliteli yazılar yazıyorum. Umarım blogumu beğenirsiniz.
Devamını Oku »

4 Ocak 2017 Çarşamba

Çocukları Tuvalete Alıştırma- Tuvalet Eğitimi Altı Lira :)

4 Ocak 2017 Çarşamba
Çocukları Tuvalete Alıştırma -Tuvalet Eğitimi
Merhaba Sosyal Medya Kafe okurları :)
Yazıma başlarken bile başlığıma gülüyorum.Başlığın devamında "Gel vatandaş gel ,tuvalet eğitimine gel!" yazacak gibiyim :) Çocukları tuvalete alıştırma bir çok annenin en çok zorlandığı konulardan biridir.Her anne çocuğuna tuvalet eğitimi vermeden önce pek çok blogu ve tecrübeli insanları göz önünde bulundurarak tuvalet eğitimine başlar.

Ben de iki oğluma da bu şekilde başladım.İlk oğlumda hiç bir zorluk çekmeden tuvalet eğitimini kolay bir şekilde vermiştim.Gelin görünki  ikinci oğlum İlke Yağız 'da durum hiç de öyle kolay olmadı.Yaklaşık 1 yıldır dönem dönem tuvalet eğitimi vermeye çalışsam da,farklı farklı yöntemleri denesemde başarısız oldum.

Her başarısız tuvalet eğitiminin arkasından daha vakti var demek ki deyip kendimi bir şekilde avutup tuvalet eğitimine ara verdim.İlke Yağız 3,5 yaşında ve istediği her şeyi anlatabiliyor bizlere.Tuvalet konusu çişş olduğunda hemen laf değiştirme çabalarına başlayacak kadar da akıllı bir bıdık :) Sadece fazlaca inatçı bir çocuk.

İlk tuvalet eğitimi vermeden önce çişe alıştırma külotları,yatağı için koruyucu alez, çocuklar için klozete takılan çocuk klozet aparatı aldım.Klozete çocuk klozet aparatını koyup İlke'yi oturtmak istedim.Kıyametler koptu,ağlama krizlerine girdi.Durum böyle olunca hiç başlamayan tuvalet eğitimine ara verdim.Ara  verdiğim dönemde sürekli benimle birlikte tuvalete girmesine izin verdim.Yaklaşık 4 ay sonra tekrar bir tuvalet eğitimine başlamak istedim.Buna etken İlke Yağız'ın kendi klozet aparatını klozete koyup ağlamadan, sızlamadan oturmak isteyişiydi.Evet galiba sonunda oluyor dedim kendi kendime.Ama nerede saatlerce koltukta oturur gibi oturdu klozette :)

O kadar keyfi yerindeydi ki yanına tabletini ve oyuncaklarını bile istiyordu.Abartısız 1 saat oturduğu zamanlar oldu ama bir damla bile çiş yapmadı.Sürekli banyoda geçen zamanlarda oyun oynadık,şarkı söyledik,tabletten çizgi film izledik  sanki çocuk odasını banyoya taşımış gibiydik.Bu şekilde 1 hafta kadar sürdü.1 haftanın sonunda da bir damla çiş olmayınca yine tuvalet eğitimini bıraktım.

3 ay sonra hazır yaz geliyor yazın alıştırırım belki diyerek tekrar tuvalet  eğitimine başladım.Evde ne kadar halı varsa hepsini toparladım.Saatlerce klozete oturdu ama çiş yapmadı.Saatlerce klozete oturuyor çiş yapmıyor ama odasında oyun oynarken çişini altına yapıyordu.Bu dönemde oldukça sabırlı olmak ve çok büyük sevgi,ilgi göstermek şart.Her tuvalet eğitiminde gündüzleri hiç bezlemedim.Geceleri de uyuduktan sonra bez taktım.Klozete ağlamadan ,sızlamadan saatlerce oturan bir çocuk neden çiş yapmaz ki ? Bana bu durum oldukça garip geliyordu.Sağda solda çiş ,büyük tuvaletini yapmaları fazlalaşınca yine tuvalet eğitimine son verdim.

Ve son olarak yaz bitiminin ardından yaklaşık 4 ay sonra ;
Normal market alışverişimizi yaparken gözüme lazımlıklar çarptı.Sıradan basit oturak şeklinde bir lazımlık.Bak oğlum burada çok güzel oturaklar var,hem otururken buna çiş de yapabiliyorsun.Önce şaşkın bir bakışla baktı ardından anne sarı alalım dedi.Ve kendi lazımlığını kendi seçmiş oldu.

Eve geldiğimizde saat 22:00 gibiydi.Hemen oturmak isteyip istemediğini sordum.Tamam anne !Oturarak televizyon izlemek istediğini söyledi.Yaklaşık 2 saat kadar tv karşısında lazımlığında oturdu.Zaman zaman kalkmak istediğinde ilgisini başka yönlere çekerek oturmasını sağladım.2 saatin sonunda lazımlığına çişini yaptı.Ev halkı olarak bu durumu büyük bir sevinçle karşıladık,tebrik ettik,alkışladık ve boynuna sarıldık. :) Marketten aldığım lazımlığın fiyatı 6 lira :D

Doğduğundan bu yana gece geç uyuyan bir çocuk .Gece uyuduktan sonra yine bez taktım.Uyumadan önce sabah uyanınca yine küçük tuvaletine çiş yapması gerektiğini,yatağa yaparsa ıslanacağını tembihledim.İlk gece hiç uyandırmadım, sabah kuru bir şekilde kalktı.Uykudan uyanır uyanmaz lazımlığına oturdu..Çişini hemen yaptı.Sarılmalar,tebrikler,alkışlar, hadi çişimize bay bay yapmalar,klozete dökerken sifonu ben çekeceğim diyerek koşarak banyoya gidişi ile İlke Yağız çok mutlu.Tabii ben de :)

2-3 gün içinde 2 saat arayla çiş zamanı diyerek lazımlığına oturdu.Giderek çiş için lazımlıkta bekleme süreleri kısaldı ve hemen yapıp kalkmaya başladı.Tabii bu 2-3 gün içinde arada çiş kaçırmaları oldu.Burada oldukça sabırlı ve sakin olmak korkutmamak gerekiyordu.Büyük tuvaletini de 2 gün sonra lazımlığına yaptı.Bakmak istedi izin verdim.Hadi anne kakaya da bay bay yapalım!
Tamam oğlum koşarak klozete gidip kakalara da bay bay yapıp sifonu çektik.Bu olay İlke Yağız'ın çok hoşuna gitti.

Ve 4. gün İlke çişim geldi anne diyerek yavaşça yanıma gelip söylemeye başladı.Çişini söylemeye çabuk alışsa da büyük tuvaletini kaçırdığı oluyordu.Arkasından benden özür dilemesi bunun yanlış olduğunun farkında olmasının en büyük kanıtıydı.Bende çişini,kakasını her zaman tuvaletine yaparsa büyük abi olabileceğini ve okula gidebileceğini söyledim.Okula gitmeyi çok isteyen bir çocuk.

15 günün sonunda İlke Yağız büyük abi oldu.Artık çişini de büyük tuvaletini de hiç arıza çıkarmadan söyleyebiliyor.Geceleri kaldırmamaya devam ediyorum, sorunsuz sabah kuru kalkıyor.Gece yatmadan önce çiş zamanı yapıyoruz sadece.Sabah uyanır uyanmaz da yine çiş zamanı!

Tuvalet eğitiminde en önemli şeyin sabır olduğunu ve günlük meşgul olduğumuz her ne varsa hepsinden uzaklaşarak bolca çocukla vakit geçirip oyun oynamak yani bu süreçte onun yanında olduğumuzu hissettirmek,hem kendimizin hem de çocuğun stressiz bir tuvalet eğitimi sürecini bitirmiş oluyoruz.Çevremizde mutlaka abuk sabuk konuşanlar çıkıyor.Hiç kimseyi takmadan çocuklarımızın psikolojisine göre davranmak en doğrusu sanırım.

Yeni tuvalet eğitimine başlayacak olan tüm annelere bolca sabır ve stressiz bir tuvalet eğitimi diliyorum. :A
Yazımın başlığına da ilham olan 6 liralık ,çocuğunuzun seçeceği bir lazımlık belki sizlerinde mutlu sonu olabilir ;)
Sevgiyle kalın :L
Sibel Ordueri
Devamını Oku »

29 Aralık 2016 Perşembe

Atopik Dermatit Nedir ?

29 Aralık 2016 Perşembe
Atopik Dermatit
Atopik dermatit bebek ve çocuklarda daha fazla görülen, sık tekrar eden, kızarıklık ve kaşıntılı lezyonlarla ortaya çıkan kronik deri hastalığıdır. Diğer adıyla alerjik egzama olarak da bilinir. Deride kuruluk, pullanma, hassasiyet ve buna bağlı olarak aşırı kızarıklık meydana gelir. Özellikle bebeklik döneminde alerjik yapıya sahip bebeklerde daha sık görülür. Çocukluk dönemine doğru azalır. Zaman zaman şartlara göre atak yapar. Atopik dermatit bebek ve çocuklarda daha sonra gelişebilecek olan allerjik hastalığın ilk basamağı olabilir.

Belirtileri :
  • Şiddetli kaşıntı en önemli belirtilerindendir. 
  • Özellikle yüz, boyun, kol ve bacaklarda kendini gösterir. 
  • Vücutta kuruluk özellikle dirseklerde ve dizlerde pullanma olarak gelişir. 
  • Deride kalınlaşma, tekrarlamaya bağlı enfeksiyonlu lezyonlar oluşur.
  • Huzursuzluk, uyku bozukluğuna ve deride kanamalara neden olur. 

Bebeklik ve çocukluk döneminde ortaya çıkan atopik dermatit cilde genellikle besin alerjilerinden kaynaklanabilir. Ama her zaman alerjiden kaynaklanmaz. Tetikleyici faktörler belirlenebilirse atopik cilt yapısı hafifte olsa söner hala gelir.
Atopik dermatitin kesin bir tedavisi yoktur. En önemli etken derinin en iyi şekilde nemlendirilmesidir. Kesin bir tedavisi yoktur. Olabildiğince kuruluğun oluşmasına, atopik yapının gelişmesine engel olmaktır. Cilt ne kadar çok nemlendirilirse atopik yapının nüksetmesi o kadar az olur.
Atopik dermatitin şiddetine göre doktor kontrolünde kortizonlu merhemler kullanılabilir. Bu merhemler doğru şekilde kullanıldığında etkili ve güvenilir ilaçlardır. Bu durumda başvurulması gereken ilk durum dermatologların önerdiği dermokozmetik emolient kremler ve vücut losyonlarıdır.

Öneriler ;

  • Günde bir kez ılık su ile banyo yapılmalıdır. Suyun rahatlatıcı ve kaşıntıyı azaltıcı etkisi vardır. 
  • Banyoda duş jeli, sabun yerine, banyo yağı kullanılması cilde daha iyi gelir.
  • Banyoda kese kullanılması kaşıntının şiddetini ve lezyonlu alanı arttırır.
  • Banyo sonrasında vücut hafifce kurulanmalı, 2 dk içinde tüm vücuda nemlendirici uygulanmalıdır.
  • Gün içerisinde kuruluk hissedildiği an cilde tekrar nemlendirici sürülmesinde fayda var.
  • Uzun süre güneşe maruz kalmak sıcak sebebiyle tetikleyici etki gösterebilir. 
  • Pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir. Özellikle yünlü kıyafetler tercih edilmemelidir, çünkü yün atopik yapıyı arttırıcı etkiye sahiptir.

Kullanılabilecek ürünler ;

  • Mustela Stelatopia Krem 
  • Babe Emolient Krem 
  • Linola losyon
  • Excipial Lipo Losyon
  • Babe Pediatrik Emolient Krem
  • Babe Oil Soap
Sevgiler.
Ayşe Köseler Güneş Yazar Hakkında:Merhaba , Ben Ayşe Köseler Güneş. Antalya'da yaşıyorum . Bir Minik Kelebeğin annesiyim . Eczacı Teknisyeniyim .Annelik serüvenimi , iyi kötü tecrübelerimi paylaştığım , işim gereği sağlık ve ilacın içinde olan bir anne olarak paylaşımlar yaptığım , yazmayı sevdiğim Minik Kelebeğin Annesi blogunun sahibiyim .
Devamını Oku »

23 Aralık 2016 Cuma

Samsung Tablet Çekilişi -Sosyal Medya Kafe 2 Yaşında

23 Aralık 2016 Cuma
Samsung Galaxy Tablet Çekilişi
Merhaba Sosyal Medya Kafe Okurları😊
Sosyal Medya Kafe'nin 2. yılını  bitirme anısına sizlere güzel bir sürprizim var.👏💥1 kişiye Samsung Tablet hediye ediyorum.Hediye konusunda günlerce çok düşündüm istedim ki herkesin en çok işine yarayacak bir hediye olsun.Sonunda kararımı verip  Samsung Galaxy Tablet  aldım.Tablet istediğiniz her yere rahatlıkla taşıyabileceğiniz  kadar hafif.Günümüz şatlarını düşündüğümde , herkesin çok işine yarayacaktır.İstediğiniz yerden blog yazılarınızı yazın,internette istediğiniz blogu okuyun,bloglara yorum yapın,özel notlar alın,resim çekin,sosyal medya hesaplarınızı takip edin,oyun oynayın her şey elinizin altında.Tablet kesinlikle kullanılmamıştır.Sadece kontrol amaçlı çalışıp ,çalışmadığı test edilmiştir.
Samsung Tablet Çekilişi  24.12.2016 tarihinde başlayıp, 24.01.2017 tarihinde sona erecektir.Çekiliş sonucunu 1 hafta içerisinde Sosyal Medya Kafe blogumdan ve kullanmış olduğum sosyal ağlardan bir post ile herkese duyuracağım.Çekilişe katılmayı hak edenleri bu postumun altına liste halinde isim olarak ve kaç hak kazandıklarını yazacağım.Böylelikle herkes haklarını kontrol edebilecek.Çekilişi kazanan kişinin iletişim adresi elime ulaşır ulaşmaz hediyesini kargoya vereceğim.Kargo ücreti bana aittir.💫

Önemli Uyarı: Samsung tablet çekilişime katılıp,takip eden sonradan takipten vazgeçen kişiler daha sonra düzenleyeceğim çekilişlere katılamayacaktır...👎

💝 Samsung Galaxy Tablet E Lite/ 7.0/ 8GB/Wi-Fi  💝
Samsung Galaxy Tablet


Samsung Tablet Çekilişi Zorunlu Şartlarım:
  • Sosyal Medya Kafe blogumuzu Gfc hesabında (bu siteye katılın) takibe almanız ve takibe aldığınız hesabınızın ismini yoruma yazmanız.
  • Google+ hesabımı takibe almanız ,google+ hesabınızda çekiliş postunu paylaşmanız Paylaştığınız linki ve google+ hesabınızın adını yorum olarak yazmanız.
Yukarıda belirttiğim 3 zorunlu şartı yerine getirdiğinizde Samsung Tablet Çekilişine katılmış sayılırsınız👍 (Blogunuzun olması şart değil,google hesabınızın olması yeterli)

Samsung Tablet Çekilişinde Ek Hak Kazanmak İsterseniz ;
  • Çekiliş fotoğrafı ile  birlikte blogunuzda (Samsung Tablet Çekilişi Sosyal Medya Kafe) başlığı ile yazıp bu postuma link vererek paylaşmanız.Paylaşmış olduğunuz postun url'sini yorum olarak yazmanız +5 hak.
  • Facebook  sayfamı beğenmeniz +2 hak.Herhangi bir  gönderiyi herkese açık şekilde paylaşmanız +2 hak .
Facebook sayfamı beğendiğiniz adınızı tam olarak ,soyadınızın baş harfini yorum olarak yazmanız.Paylaştığınız gönderinin url'sini yorum olarak yazmanız.
Twitter hesabımı takibe aldığınız ismi ve twitin url'sini yorum olarak yazmanız.
İnstagram hesabımı takibe aldığınız adınızı veya linkinizi yorum olarak yazmanız.
Pinterest hesabımı takibe aldığınız adınızı ve pinlemiş olduğunuz resmin url'sini yorum olarak yazmanız.
Youtube kanalıma abone olduğunuz ismi yorum olarak yazmanız.

Yorumlardan haberdar olmak için "beni bilgilendir" alanına tik atmayı unutmayalım.Böylece yorumlarınıza cevaplarım E-mail adresinize gelecektir.😉
Samsung Tablet çekilişimde herkese bol şans diliyorum.😇
2 yıl boyunca beni yalnız bırakmayan Sosyal Medya Kafe yazarlarına ve okuyucularına tüm destekleri için sonsuz teşekkürler. 💞💕😍
Sibel Ordueri

Samsung Tablet Çekilişine Katılanların İsimleri ve Hakları 
1.Hüzün Sarısı : 18 hak
2.Selma Yıldırım: 16 hak
3.Minik Kelebeğin Annesi: 18 hak
4.Kitap Güneşim: 3 hak
5.Yeliz'in Keşifleri : 1 hak
6.Derya'nın Spor Günlüğü : 11 hak
7.Renkli Pasta Sepeti : 24 hak
8.Kizkardeseler Arasinda: 5 hak
9.Hikaye Kalpli Kadın : 9 hak
10.Hasibe Cengiz : 15 hak
11.Bahar Selin : 13 hak
12.Sevilayefsa Aktaş: 7 hak
13.Kore Fenomeni : 9 hak
14. Cangz: 15 hak
15. Saadet Uslu: 11 hak
16. Tiny Mini Design: 1 hak
17.Zeynep kb : 15 hak
18.İnci Akkuş : 7 hak
19.NaLaN' ın Dünyası : 3 hak
20.Renklitirtil : 17 hak
21.neulrin lim : 13 hak
22.Asyahan:13 hak
23.zuleyha unal:19 hak
24.öneri makinesi: 7 hak
25.Mustafa KUŞ : 13 hak
26.Sisterella.blog: 10 hak
27.Abdullah Gumusoglu :11 hak
28.Nilay Erdem : 11 hak
29.Ecem Demir : 7 hak
30.Hatice Hayta : 15 hak
31.Yasemin Güler : 15 hak
32.Neşeli Süs Evim : 17 hak
33.bir demet öykü : 6 hak
34.Kozmetik Psikolojisi:18 hak
35.Emine bağcı : 13 hak
36.Filiz Catalkaya Orhan : 11 hak
37.Nurhan Akpolat : 15 hak
38.Ahsen Ak : 9 hak
39.SerranınAnnesi Zeynep: 11 hak
40.Tuğba Aksoy : 7 hak
41.Elif Karakoç : 17 hak
42.Gülçin Karaağaç : 17 hak
43.Elvan Karakaş: 17 hak
44.Ben İlsu (Bilge) : 18 hak
45.Ebru Eser : 15 hak
46.Nagehan buse dağdelen: 9 hak
47.Benim Tutkum : 17 hak
48.mine erarslan : 9 hak
49.Güven Köksal : 13 hak
50.Aysun Gevinç : 15 hak
51.Esmanur : 12 hak
52.Gül Turan Altun : 9 hak
53.Munise Güven : 19 hak
54.Hamdi Çetin : 15 hak
55.Sevda Yumrucali: 15 hak
56.Pınar Keskin : 19 hak
57.Gülşah Önen : 9 hak
58.Anne Güncesi : 20 hak
59.Saliha Temiz : 15 hak
60.Ahmet Durgun : 3 hak
61.Hazal Turan : 15 hak
62.Gamze Özdemir : 24 hak
63.İlknur Küçükvar : 9 hak
64.Film Gündemi : 16 hak
65.Zeynep Acarlı : 13 hak
66.Ayşe Berber : 15 hak
67.Hayalet_AsimetriK : 11 hak
68.Gülşah Aka :13 hak
69.Uğur Aksu : 15 hak
70.Döndü İlçin : 17 hak
71.Ümit Can Köroğlu : 15 hak
72.A CSLK : 15 hak
73.Yeliz Beler : 19 hak 
74.Hatice Yazıcı: 16 hak
Devamını Oku »

21 Aralık 2016 Çarşamba

Blogger İletişim Sayfası Oluşturma Resimli Anlatım

21 Aralık 2016 Çarşamba
Blogger iletişim sayfası resimli anlatım
Blogger eklentileri anlatımlarında daha önce  iletişim gadgeti eklemeyi resimli olarak anlatmıştım. İletişim gadgeti eklentisi ile birlikte pek çok blog, iletişim gadgetini kullanmaya başladı.İletişim gadgetini blogunda sabit sayfa olarak göstermek isteyenler için " Blogger iletişim sayfası oluşturma" konusunu resimli olarak sizlere anlatmak istiyorum.
1.Adım
Blogger kumanda panelimizde bulunan "Sayfalar" sekmesine tıklıyoruz.Ardından "Yeni Sayfa" yazan yere tıklıyoruz.
Blogger Resmi İletişim Sayfası Oluşturma


 2.Adım
Aşağıda vermiş olduğum blogger resmi iletişim sayfa kodlarını kopyalıyoruz.

3.Adım
  • Sayfa başlığını  "İletisim" olarak yazıyoruz.
  • HTML'yi tıklıyoruz.
  • Yukarıda vermiş olduğum blogger  iletişim sabit sayfa kodlarını ekliyoruz.
  • Açmış olduğunuz sayfanın en üst "URL" kısmında bulunan Blogger ID numaranızı kopyalıyoruz.
  • Kodların içerisinde "Blogger ID No" yazan yere blogger ıd numaranızı yapıştırıyoruz.
  • En son "Yayınla" butonuna  tıklıyoruz.

Blogger Resmi İletişim Formunu Sabit Sayfaya Ekleme

Kodlar içerisinde değiştirilmesi gereken yerler;
  • " # "ile başlayan renk kodlarını kendi blogunuzun tema renkleri ile değiştirebilirsiniz.
  • "width: 620 px; " ve " height: 620 px; " yazan sayıları blog sayfanıza uygun şekilde yazabilirsiniz.
Örnek olarak iletişim sayfamıza bakabilirsiniz...

Blogger eklentilerini ve diğer yazılarımızı yakından takip etmek için; GFC hesabımızı takibe alabilirsiniz...
Herkese bol iletişimli günler dilerim :)
Sibel Ordueri
Devamını Oku »

18 Aralık 2016 Pazar

Üç Malzemeli Kurabiye Tarifi

18 Aralık 2016 Pazar
Üç Malzemeli Kurabiye Tarifi
Üç malzemeli kurabiye tarifi  ile çay saatleri için kolay bir ikram hazırlamanız mümkün.Yanlış okumadınız sadece 3 malzemeli kurabiye.Ağızda dağılan un kurabiyesi tadında harika bir lezzet.5 dakika da yoğurup,15 dakikada pişirebileceğiniz kolay kurabiye tarifi.Üç malzemeli kurabiye tarifi ile sevdiklerinizi mutlu etmeye ne dersiniz ?💞

Üç Malzemeli Kurabiye İçin Malzemeler

  • 1 Paket Krem Şanti (Bir paket içinde 2 poşet) 
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 2,5-3 su bardağı un 
    3 Malzemeli Kurabiye

Üç Malzemeli Kurabiye Nasıl Yapılır ?

Derin bir hamur yoğurma kabının içerisine 1 bardak sıvı yağı dökelim.Üzerine 2 poşet krem şantiyi ilave edelim.Yağ ve krem şantiyi elimizle veya bir çatal ile birbirine yedirelim.Üzerine 2,5 bardak unu ilave edelim.Kurabiyenin hamuru kulak memesi yumuşaklığında oluyor.Eğer bu yumuşaklıkta bir hamur oluşmadıysa üzerine biraz daha un ilave edelim.
Kurabiye hamurundan ceviz büyüklüğünde parçalar koparalım ve avucumuzun içerisinde yuvarlayalım.Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine yuvarlak şekil verdiğimiz kurabiyeleri dizelim.

Üç Malzemeli Kurabiye Nasıl Yapılır
180 derecede önceden ısıtmış olduğumuz fırında kurabiyelerin üzeri pembeleşinceye kadar pişirelim.Yaklaşık 15-20 dakika da pişmiş oluyor.Bu ölçüden 17-18 adet kurabiye çıkıyor.Fırından çıkardığınız kurabiyeleri soyuncaya kadar dışarıda tepsi içerisinde bekletelim.(Sıcakken ellerseniz kurabiyeler dağılabilir)

Eminim her bayanın elinin altında olan malzemeler.Üç malzemeli kurabiye hepimizin kolaylığı ve lezzeti bakımından en favori kurabiyesi olacak gibi.😍

Herkese afiyet olsun😊
Sibel Ordueri
Devamını Oku »

14 Aralık 2016 Çarşamba

Portakallı Kereviz Tarifi-Portakallı Kereviz Yemeği Nasıl Yapılır?

14 Aralık 2016 Çarşamba
Portakallı Kereviz Tarifi - Zeytinyağlı Kereviz Yemeği
Zeytinyağlı Portakallı Kereviz Yemeği ,kereviz sevmeyenleri bile alıştırabileceğiniz mükemmel bir lezzet.Kereviz ile farklı lezzetler denemeyi seviyorum.Portakallı Kereviz Tarifi besin yönünden de çok zengin olduğu için çocuklarımıza da mümkün olduğu kadar yedirmeliyiz.
Özellikle diyet yapanlar için mükemmel bir ara öğün.Çünkü 100 gram kereviz sadece 16 kalori içeriyormuş.Ayrıca vücudu toksinlerden temizlemek ve fazla suyun atılmasına da yardımcı olan bir sebze.Hazır kış mevsimindeyken portakallı kereviz yemeğini listenize eklemeyi unutmayın.

Portakallı Kereviz Malzemeleri

  • 2 baş kereviz
  • 1 orta boy patates
  • 1 orta boy kuru soğan
  • 2 adet havuç
  • 1 bardak portakal suyu
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 kaşık un
  • 1/2 limon
  • Tuz

Portakallı Kereviz Nasıl Yapılır ?
Tarifi: Öncelikle bir kabın içerisine su,2 kaşık un,yarım limon suyu ilave edelim.Daha sonra kerevizlerin kabuklarını soyalım.Yemeklik şekilde küp küp doğrayalım, yıkayalım.Yıkanmış kerevizleri daha önce hazırlamış olduğumuz unlu,limonlu suya koyalım.

Kuru soğanları küp küp doğradıktan sonra,yayvan bir tencereye yağı ve soğanları ekleyelim.Soğanlar pembeleşinceye kadar kavuralım.Üzerine yemeklik doğradığımız havuçları ilave edelim.Havuçları da biraz sotelendikten sonra üzerine unlu suda beklettiğimiz kerevizleri ilave edelim.Unlu sudan 2-3 yemek kaşığı yemeğe ilave edelim.(kıvam vermesi için)Arzuya göre kerevizin körpe saplarını yemeğe ilave edelim.
Portakallı Kereviz Yemeği


Yemeklik doğradığımız patatesleri ve 1 bardak portakal suyunu da ilave ettikten sonra tencerenin kapağını kapatalım.Kısık ateşte 20 dakika kadar pişirelim.Bir çatal yardımı ile patates,kereviz ve havuçların pişip pişmediğini kontrol edelim.Portakallı Kereviz Yemeği'ni piştikten sonra dinlendirebilirseniz, lezzeti daha güzel oluyor.
Herkese afiyet olsun. Sibel Ordueri

Kereviz Salatası Tarifi de ilginizi çekebilir ;)

Devamını Oku »

9 Aralık 2016 Cuma

Dukan Ekmeği Tarifi

9 Aralık 2016 Cuma

Dukan Ekmeği Tarifi
Merhaba
Çok farklı bir konu ile buradayım bugün. Herhangi bir saptama yok Dukan Ekmeği Tarifi var. Hem de yumuşak dukan ekmeği, hem de puf puf dukan ekmeği.
Biliyorsunuz diyet yapıyorum ve kendime en uygun diyetin de Dukan Diyeti olduğundan emin olunca bu diyeti yapmaya karara verdim. Bugüne kadar da başarılı oldum. Kalan son 2 kg var, o da gidecek inşallah.
Şimdi hemen dukan ekmeği tarifine geçeyim.

Dukan Ekmeği Malzemeleri

9 yemek kaşığı yulaf kepek karışımı (yulaf kepeği de olur)
2 yumurta
5 kaşık light süt
2 kaşık light yoğurt
Yarım pk toz maya
1 çay kaşığı kabartna tozu.
1 çay kaşığı tatlandırıcı
1 fiske tuz

Dukan Ekmeği Yapılışı

Tüm malzemeleri kek yapar gibi bir kasede çırpıyoruz, sırası önemli değil. Bir kek kalıbına veya küçük bir borcama boşaltıyoruz. Yağlı kağıt kullanmanız kolaylık olacaktır. Bu ölçülerle baton kek kalıplarına gayet uygun oluyor. Veya 20 cm çapında bir borcam olabilir.
180 derece ısıda yaklaşık 30 dakika pişiriyoruz. Her fırın aynı olmadığından 20 dakikadan sonra kontrol edelim. Üzeri hafif kızaracak. Çatal veya kürdanla içinin pişip pişmedini kontrol edelim muhakkak.
Ben yulaf kepeği karışımı ile yaptığımı daha çok sevdim itiraf edeyim.
Bir de hangi evrede ne kadar tüketilmeli ondan bahsedeyim.
Yukarıdaki ölçülere göre

Yulaf Kepeği ile yapıldıysa
Atak Evresi 6 gün
Seyir Evresi 4 gün

Yulaf Kepeği Karışımı ile yapıldıysa
Atak Evresi 4.5 gün
Seyir Evresi 3 gün
Dukan diyeti yapanlar  dukan böreği tarifi yazıma da bakabilir.
Yeni bir yazıda tekrar görüşmek üzere
Sevgiler
köşe yazarı nihal yeşiltaç orhan Yazar Hakkında:Nihal Yeşiltaç Oran. İstanbul'da yaşıyor ve çalışıyorum. Bir müzik yapım firmasının basın ve halkla ilişkilerini yürütüyorum. Mesam üyesiyim. Uzun yıllardır köşe yazarlığı yapıyorum. Hüzün Sarısı isminde bir yaşam blogum var. Evliyim iki evlada sahibim. Az uyuyup çok çalışanlardanım.
Devamını Oku »

7 Aralık 2016 Çarşamba

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

7 Aralık 2016 Çarşamba
haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.
haydar-colakoglu
YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.
haydar-colakoglu-teb-genel-mudur
haydar-colakoglu
haydar-colakoglu-teb
Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;

Yolo Dünyası
“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.
YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.
Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.
haydar-colakoglu-yolo-turkiye
Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.
Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”
GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku »

29 Kasım 2016 Salı

Hızlı Saç Uzatan Şampuan Restorex

29 Kasım 2016 Salı
Hızlı Saç Uzatan Şampuan Restorex
Restorex kepeğe karşı etkili,hızlı saç uzatan şampuan.Her bayan çabuk uzayan ve sağlıklı saçlara sahip olmak ister.Özellikle bay/bayan saçlarda yaşadığımız kepeklenme sorunu kabus gibi çöker üstümüze.Bugün sizlere bu sorunlarınıza etkili Restorex Şampuan'dan bahsedeceğim.
Yaz tatilimde kuaför fiyaskosu yaşadım.Omuzlarımda olan saçlarımı katlı küt kestirdim.Fakat doğru düzgün bir kesim yapmadığı için saçlarımın görüntüsü çok kötüydü.Saçlarım da öyle kolay uzayan cinsten değil malesef.Hemen uzatıp tekrar düzgün bir kuaföre saçlarımı kestirmem gerekiyordu.Kulak memesinde olan saçlarımı tekrar kestirmeye kalksam öğrenci traşı olurdu sanırım.

Hemen aklıma daha önce Hüzün Sarısı blogda okuduğum Restorex hızlı saç uzatan şampuan geldi.Restorex şampuanı denemenin tam vakti!Bulunduğum yerdeki en büyük markete giderek Restorex hızlı saç uzatan şampuan aldım.Şansıma kampanyasına denk gelmiştim.2 tane Restorex şampuan 10.90 TL inanılır gibi değil.Bu kadar ucuz bir şampuan gerçekten saçlarımın hızlı uzamasında yardımcı olacak mıydı ?

Yaz mevsimi ve her gün denize giren biri olarak saçlarım da oldukça kepeklenmişti.O yüzden kepeğe karşı etkili olan şampuanı aldım.Restorex hızlı saç uzatan şampuanı hemen kullanmaya başladım.Yaz mevsimi olduğu için her gün deniz sonrası Restorex ile saçlarımı yıkadım.2 ay gibi bir kullanım sonunda saçlarım 3 parmak kadar uzadı.Saçlarımın çabuk uzadığı hemen fark ediliyordu.2 ay önce kulak memesi hizasında olan saçlarım 3 parmak uzamıştı.İzmir'de yakınımın bir düğününde, saçlarımı fönletmeye gittim. Kuaförün profesyonelliğine güvenerek  hem saçlarımı fönlettim hem de tekrar saçlarımı kestirdim.Hızlı saç uzatan şampuan Restorex'i hậla kullanmaya devam ediyorum.Kepeklenme sorunu kalmadı ve saçlarım artık daha çabuk uzamaya başladı.

Sizler de Restorex şampuanı merak ettiyseniz şampuanın arkasında bulunan vaadini buraya da yazayım.
Restorex Hızlı Saç Uzatan Şampuan

Restorex Hızlı Saç Uzama Etkisi:
Restorex,Sarmaşık Özlü/Phytosterol içeren bitkisel formül ile saçın ve saç derisinin sağlıklı olmasını sağlar,saçların hızlı uzamasını uyarır.
Formülündeki bitkisel vitamin ve minareller saç köklerini besleyerek sağlıkla uzayan saçları korur,güçlendirir.İçeriğindeki Thymol kepek oluşturan etmenleri engeller ve kepeğin giderilmesine yardımcı olur.

Restorex Hızlı Saç Uzatan Şampuan Kullanımı:
Saçlarınızı ıslattıktan sonra ,uygulayın ve köpürtün.Sonrasında bolca su ile duralayın.Gerekirse 2 .kez aynı işlemi uygulayın.(Yaz tatili nedeniyle ben her gün saçlarımı restorex ile yıkadım.)Daha hızlı uzama etkisi için Restorex saç bakım kremi ile birlikte kullanın yazıyor.(Saç kremi de kullandım)

Restorex şampuan 650ml ve Paraben İçermiyor! Bence saçlarınızın hızlı uzamasını istiyorsanız,kepeklenme sorununuz varsa bu ürüne şans verin.Fiyatı da oldukça uygun.Market,kozmetik mağazası,online alışveriş sitelerinde temin edebilirsiniz.Bu ürünü kullanıp blogunda tavsiye eden Hüzün Sarısı Blog'a çok teşekkür ederim. :L

Sizler daha önce Restorex hızlı saç uzatan şampuan kullandınız mı? Sizler de nasıl bir etki yarattı ?
Sibel Ordueri


Devamını Oku »

25 Kasım 2016 Cuma

Sütlaç Tarifi Sütlaç Nasıl Yapılır ?

25 Kasım 2016 Cuma
Sütlaç Tarifi - Sütlaç Nasıl Yapılır
Tatlıyı seven bir toplum olduğumuz kesin. Yöresel mutfaklarımızda birbirinden güzel tatlı çeşitleri mevcut. Şerbetliler, sütlüler, helvalar.. Her biri birinden iştah açıcı değil mi? Ama sanırım içlerinde hafiflik bakımından en  masum olanıdır sütlü tatlılar. Ve elbette ki sütlaç, nesiller boyu değişmeyen, vazgeçilemeyen lezzetlerden biri. Yöreden yöreye küçük farklılıklar gösterse de lezzet muhteşem.Bu lezzeti bir de benim yaptığım şekilde denemek isterseniz işte sizler için hazırladığım sütlaç tarifi...
Sütlaç malzemeleri:
  • 1 litre süt ve ilave olarak 500 ml su
  • 1 su bardağı nişasta
  • 1 su bardağı su (nişastayı eritmek için)
  • 1 çay bardağı kırık pirinç
  • 2,5 su bardağı toz şeker
  • Üzerinin süslemesi için tarçın, ceviz, yeşil fıstık, hindistan cevizi kullanabilirsiniz
Öncelikle süte neden su eklediğimi söyleyeyim. Su sütün ağırlığını kırıyor. Yıllar yılı annemden gördüğüm bir yöntemdir bu. Denerseniz memnun kalacağınızı umuyorum. Kırık pirinç kullanma sebebine gelince, sütlacın içinde kaynamanın da etkisiyle şişmiş iri pirinç taneleri olmasını tercih etmiyorum. Kırık pirinç, sütlaç tarifi ile çok iyi bütünleşiyor.
Sütlaç Nasıl Yapılır - Sütlaç Malzemeleri

Sütlaç tarifi:
  • Pirinçleri üzerini örtecek kadar suda, orta ateşte suyunu çekecek kadar haşlıyoruz.
  • Haşlanan pirinçlerin üzerine süt ve ilave olarak suyu döküp karıştırıyoruz.
  • Şekeri de ekleyip kaynayana kadar ara sıra karıştırmaya devam ediyoruz.
  • Süt kaynayınca ayrı bir kapta karıştırdığımız nişasta ve suyu azar azar ekleyip sürekli karıştırarak süte ilave ediyoruz.
  • Nişastayı ilave ederken bir elimizle erimiş nişastayı dökerken, diğer elimizle sütlacı sürekli karıştırmamız gerekir. Aksi halde nişasta sertleşir ve topaklaşır.
  • Nişastayı ekledikten sonra orta ateşte, sık sık karıştırarak yaklaşık 15 dakika daha pişiriyoruz sütlacı.
  • Sütlaç pişince ateşten alıp 5 dakika kadar daha ara sıra karıştırmaya devam ediyoruz.
  • Buharını tencerede atan sütlaçları kaselere dolduruyoruz.
  • Soğuduktan sonra üzerini dilediğimiz gibi süsleyip servis yapıyoruz.
Umarım sizler için hazırlamış olduğum sütlaç tarifini beğenirsiniz. Sütlaç nasıl yapılır başlığı altında detaylarını vermeye çalıştığım tarifim hakkında sormak istediklerinizi yorumlarda sorabilirsiniz. Afiyet olsun. Sevgiyle kalın.

Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Adım Nahide Zereyak. Tariflerimin bulunduğu Renkli Pasta Sepeti isimli bloğun aşçısı ve yöneticisiyim. Adana'da yaşıyorum. Üç çocuk annesiyim. Mutfağımda sevdiklerim için yeni lezzetler keşfetmeyi ve bunları paylaşmayı seviyorum. Lezzet dünyasından ayrı kaldığım zamanlarda yazılar ve şiirler yazıyorum.
Devamını Oku »

21 Kasım 2016 Pazartesi

Blogger Yazılara,Yorumlara Emoji ve Özel Karakter Ekleme-Yeni Özellik

21 Kasım 2016 Pazartesi
Blogger Yazılara Emoji ve Özel Karakter Ekleme
14.11.2016 tarihinde Blogger yazılara ve yorumlara özel karakter ve emoji ekleme yeniliği geldi.Yeni gelen emoji ve özel karakterler sayesinde artık yazılarımız ve yorumlarımız daha renkli 😊Emojileri ve karakterleri direk yazı alanında bulunan gülen yüz ifadesine tıklayıp istediğimizi seçerek,renk ve boyut ayarlaması da yapabiliyoruz.👏

👉Emoji ve Özel Karakter Bize Ne Kazandırdı ?
Daha önce Blogger yazılarımıza dışarıdan kod ekleyerek veya resim olarak emojileri ekliyorduk.Sayfa açılış hızını ister istemez yavaşlatıyordu.Yeni özellik sayesinde sayfa yüklenme hızında bir değişiklik olmayacak.💫

👉Blogger Yazılara Resmi Emojiler ve Özel Karakterler Nasıl Eklenir ?
Blogger yazı panelinde bulunan gülen yüze(😌) tıklayıp,açılan pencerede bulunan oklar sayesinde istediğimiz kategoride emojileri veya özel karakterleri tıklayıp yazımıza dahil ediyoruz.
Blogger Yazılarda Emoji ve Özel Karakter Kullanımı
Ayrıca "Draw a symbol here" yazan yere istediğimiz şekli mause ile çizerek,istediğimiz emoji çeşitlerini veya özel karakterleri otomatik olarak ekrana gelmesini sağlayabiliyoruz.Eklediğimiz emoji veya özel karakteri istediğimiz boyuta getirmek için yine yazı fontu büyüttüğümüz şekilde büyütebiliyoruz.🙋

👉Emoji ve Özel Karakter Kullanımı Yorum Formunda Var mı?
Malesef şuan laptop, bilgisayar üzerinden direk emoji ve özel karakter ekleme yorum formunda mevcut değil.Bilgisayar,laptop üzerinden yorum formuna emoji eklemek isterseniz Emojipedia sitesinden kopyala/yapıştır yöntemi ile emoji ekleyebilirsiniz.

👉Blogger Yoruma Mobilden Emoji  Ekleme Var mı ?
Evet 😌 Blogger yorum formuna emoji ekleyebilirsiniz.Telefonunuzun veya tabletinizin yazı klavyesinde bulunan emojileri direk yorum formuna ekleyebiliyorsunuz.🙋
Blogger Yorumlara Emoji Ekleme



Emoji kullanmayı seven biri olarak Blogger'ın yeni getirdiği emoji ve özel karakter ekleme özelliğini çok beğendim.😍💃👏Sizler emoji ve özel karakter özelliği için ne düşünüyorsunuz ?💭🙇

Sibel Ordueri



Devamını Oku »

17 Kasım 2016 Perşembe

Yeni Google Translate Güncellemesi İle Türkçe Çeviriler Artık Daha Doğru

17 Kasım 2016 Perşembe
Yeni Google Translate Güncellemesi Türkçe Çeviri
Google, yeni Google Translate güncellemesi ile Türkçe çevirilerin düzgün yapılamamasına devrim gibi yanıt verdi.Google'nın Ceo'su Sundar Pichai,Google Translate çevirileri yenilikleri hakkında yaptığı açıklamalara göre ,bir kaç yıldır üzerinde çalıştıkları Neural (Nöral) Makine Çevirisi uygulamasının bir devrim niteliğinde olduğunun artık Google Translate'nin edebiyat düzeyinde çeviriler yapabileceğini duyurdu.

Diğer dillerdeki çeviriler biraz doğru olsa da Türkçe çeviriler düzgün çevirilmiyordu.Artık Nöral Makine çevirisi sayesinde daha doğru.Toplamda 8 dil çifti hizmete sunuldu.Güzel tarafı ise içinde Türkçe çevirinin de bulunması.İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Portekizce, Çince, Japonca,Korece ve Türkçe.Yeni gelen Google Translate güncellemesi ile Türkçe çeviriler artık daha düzgün olacak.Hedefleri toplam 103 dilde doğru çeviri yapmak.

Google Translate  daha önce Türkçe çevirileri çok komik yapıyordu.Bazı insanlar tarafından "Google Translate Çevirisi" diyerek alay konusu oluyordu.Artık bu alay konusu tarihe karışıyor gibi.

Google Blogda bulunan yeni Google Translate güncellemesi yazısını Türkçeye çevirelim ve sonuçları birlikte görelim ;)
İngilizce Açıklaması :
"In 10 years, Google Translate has gone from supporting just a few languages to 103,connecting strangers, reaching across language barriers and even helping people find love. At the start, we pioneered large-scale statistical machine translation, which uses statistical models to translate text. Today, we’re introducing the next step in making Google Translate even better: Neural Machine Translation.
Neural Machine Translation has been generating exciting research results for a few years and in September, our researchers announced Google's version of this technique. At a high level, the Neural system translates whole sentences at a time, rather than just piece by piece. It uses this broader context to help it figure out the most relevant translation, which it then rearranges and adjusts to be more like a human speaking with proper grammar. Since it’s easier to understand each sentence, translated paragraphs and articles are a lot smoother and easier to read. And this is all possible because of end-to-end learning system built on Neural Machine Translation, which basically means that the system learns over time to create better, more natural translations.
Today we’re putting Neural Machine Translation into action with a total of eight language pairs to and from English and French, German, Spanish, Portuguese, Chinese, Japanese, Korean and Turkish. These represent the native languages of around one-third of the world's population, covering more than 35% of all Google Translate queries!"
With this update, Google Translate is improving more in a single leap than we’ve seen in the last ten years combined. But this is just the beginning. While we’re starting with eight language pairs within Google Search the Google Translate app, and website; our goal is to eventually roll Neural Machine Translation out to all 103 languages and surfaces where you can access Google Translate.
And there’s more coming today too -- Google Cloud Platform, our public cloud service, offers Machine Learning APIs that make it easy for anyone to use our machine learning technology. Today, Google Cloud Platform is also making the system behind Neural Machine Translation available for all businesses through Google Cloud Translation API. You can learn more about it here.
Today’s step towards Neural Machine Translation is a significant milestone for Google Translate, but there’s always more work to do and we’ll continue to learn over time. We’ll also continue to rely on Translate Community, where language loving multilingual speakers can help share their language by contributing and reviewing translations. We can’t wait for you to start translating and understanding the world just a little bit better."

Yukarıdaki açıklamanın tamamını Google Translate'ye kopyalarak Türkçe çevirisi sonucu;

Google Translate, 10 yılda sadece birkaç dili 103 kişiden daha fazla desteklemeye, yabancılarla bağlantı kurmaya, dil engellerini aşmaya ve hatta insanlara aşk bulmasına yardımcı olmak için gitti. Başlangıçta, metni çevirmek için istatistiksel modeller kullanan büyük ölçekli istatistiksel makine çevirisinin öncülüğünü yaptık. Bugün, Google Translate'i daha da geliştirmeyle ilgili bir sonraki adıma geçiyoruz: Sinirsel Makine Çevirisi.

Sinirsel Makine Çevirisi birkaç yıldır heyecan verici araştırma sonuçları üretiyor ve Eylül ayında araştırmacılarımız bu tekniğin Google'ın sürümünü açıkladı. Sinir sistemi, üst düzeyde, bütün cümleleri birer birer parçalar yerine bir defada çevirir. En kapsamlı çeviriyi anlamaya yardımcı olmak için bu daha geniş bağlamı kullanır; daha sonra bu, uygun dilbilgisi ile insan konuşmasına benzer şekilde yeniden düzenleyip ayarlar. Her cümleyi anlamak daha kolay olduğu için, çevrilmiş paragraflar ve makaleler çok daha pürüzsüz ve okunması daha kolaydır. Temel olarak sistemin daha iyi, daha doğal çeviriler üretmek için zaman içinde öğrentiği anlamına gelen Sinirsel Makine Çevirisi üzerine kurulu uçtan uca öğrenme sistemi yüzünden tüm bunlar mümkündür.

Bugün Neural Machine Translation'i İngilizce ve Fransızca, Almanca, İspanyolca, Portekizce, Çince, Japonca, Korece ve Türkçe olmak üzere sekiz dil çifti ile harekete geçiriyoruz. Bunlar dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinin ana dillerini temsil ediyor ve tüm Google Çeviri sorgularının% 35'inden fazlasını kapsıyor!

Bu güncelleme ile Google Translate, son on yılda gördüğümüzden çok daha fazla gelişti. Ancak bu sadece bir başlangıç. Google Arama'da Google Translate uygulamasında ve web sitesinde sekiz dil çifti ile başlarken; Nihai olarak Sinirsel Makine Çevirisi'nu Google Çeviri'ye erişebileceğiniz 103 dile ve yüzeye yuvarlamaktır.

Ve bugün de daha fazlası geliyor - Halka açık bulut hizmetimiz olan Google Cloud Platform, herkesin makine öğrenme teknolojimizi kullanmasını kolaylaştıran Öğrenme API'leri sunuyor. Bugün, Google Cloud Platform, Neural Machine Translation'in arkasındaki sistemi, tüm işletmeler için Google Cloud Translation API'sı aracılığıyla sunabiliyor. Burada daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Bugün Yapay Sinema Çevirisine doğru attığınız adım Google Translate için önemli bir dönüm noktası olmakla birlikte yapacak daha çok iş var ve zamanla öğrenmeye devam edeceğiz. Ayrıca, dil bilen çok dilli konuşmacıların çevirileri katkıda bulunarak ve inceleyerek dillerini paylaşmalarına yardımcı olabileceği Topluluk Topluluğuna güveniyoruz. Sizleri dünyayı biraz daha iyi tercüme etmeye ve anlamaya başlamanızı bekleyemeyiz.

Yukarıdaki Google Translate'nin Türkçe çevirisini ben çok net anlayabiliyorum.Arada çok ufak tefek hatalar olsa da eski Google Translate çevirilerine göre çok büyük bir güncelleme olmuş gerçekten.2016 yılının en büyük devrimini yine Google amca yaptı!

Google Translate güncellemesi  için  sizler neler düşünüyorsunuz ?
Sibel Ordueri
Devamını Oku »

14 Kasım 2016 Pazartesi

Blog Yazarlarının Sosyal Medya Kullanımı

14 Kasım 2016 Pazartesi
Blog Yazarlarının Sosyal Medya Kullanımı
Merhaba
Bugün sizlere blog yazarlarının sosyal medya hesabı kullanımındaki başarıları, başarısızlıkları ve sosyal medya hesaplarının ne şekilde kullanılması gerektiğini yazacağım. Tabi ben her zaman dediğim gibi otorite değilim. Bunlar yine Hüzün Sarısı saptamalar.

Öncelikle bir takipçi sorunsalı var ki evlere şenlik. İnstagramdan bahsediyorum. Her birimiz 'aman takipçim çoğalsın?' diye bir telaş halindeyiz. Tabi bu çok normal bir durum. Bu durumu anormal yapan ise takipçiyi yaptıkları ile çekenler değil de, program veya para aracılığı ile alanlar. Bu nokta çok ciddi bir nokta aslına bakarsanız. Bir kozmetik blogunu ele alalım; bazen markalarla ortak çalışmalar yürütürler, yürütürüz. Burada markanın ilk baktığı yer takipçi sayısı. Gerçek mi değil mi çok önemsemez bir çok marka. Örnekleri de az değil. Misal, instagramda 40 bin takipçisi olan bir bloggera teklif ile gider. Bilmezler ki 35 bin tanesi sahte takipçi. Aslında 300 paylaşımı olan 5 aylık bir instagram hesabı matematik olarak 40 bin takipçiye sahip olamaz, bunu hesaplamaz bile pr şirketi veya marka. Zaten fotoğraflarına kendi programla beğeni de basıyor sözde blogger oldu bitti bu alışveriş. Hele o kişinin bloguna bakmayı hiç düşünmez bile. En son 2 ay önce ya bir basın bülteni ya da bumerang yazısı var hepsi bu. Şimdi bu şahıs blogger, markalarla çalışıyor. Twitter hesaplarına baktıkları bile yok çünkü popüler olan instagram. Markalar da önemsemediğine göre?
Diğer tarafta blogunu güncel tutan, aktif olan instagram hesabı 5 bin takipçili ve hepsi organik. Bu kişilerin de birkaç kemik takipçisi dışında emekleri heba olmuş oluyor bu durumda. Markanın dikkatini bile çekmiyorlar, tüm samimiyetlerine ve herşeyi organik gerçekleştirmelerine rağmen. Şimdi bu iki örnekten hangisi instagram hesabını doğru kullanıyor sizce? Bu bölümü okurken aklınızda isimlerin uçuştuğunu biliyorum.
İnstagramdan bahsetmişken; fotoğraf konusu çok önemli ki zaten instagram fotoğraf paylaşım sitesi. Blogger kişi fotoğraf paylaşıyor, olay! Basmış flaşı ışıl ışıl yanıyor ve nasıl itici. Bir diğeri ürün paylaşıyor ama ürünün adı bile okunmuyor, uzakta bişey var ama ne belli değil! Bir diğeri sürekli çekiliş fotoğrafları paylaşmış, kötü kötü görseller. Üzerinde eşek kadar 'çekiliş' diye yazıyor. Ayrıca bir blogger sürekli aile fotoğrafları paylaşmamalı. Takipçiyi ailesi değil yaptığı işler ilgilendiriyor çünkü. Ve çünkü orası şahsi hesabı değil. Bu gibi örnekler çoğaltılabilir.
Twitter'ı zaten unuttuk komple. Ciddi anlamda bu platformu kullanan kişi o kadar az ki! Eğer facebook hesabına bağlı ise orada paylaştığı şeyler otomatik olarak düşüyor twitter akışına. Onun dışında bir hareket yok. Oysa gerektiği gibi kullanılırsa tüm sosyal medya hesapları içinden en faydalısı twitter, bir düşünün derim.
Google+ gücü de azımsanmayacak kadar önemli. Hem oradaki hesabımız hem de takibinde olduğumuz gruplardaki paylaşımlarımız. Twitter'dan biraz daha iyi olsa da oradaki hareket yine de olması gerektiği gibi değil.
Facebook ise aslında tam bir facia. Neden mi? 'Zaman tüneli' macerasından sonra hayran sayfalarına kısıtlama geldi. Mesela benim sayfamda 29 bin gibi beğeni var ancak bu kişilerin haber kaynağına çok az paylaşım düşüyor ve benim paylaşımları 1000 kişi bile görmüyor. Bunun çözümünü yeni öğreniyorum eğer emin olursam paylaşmaktan çekinmem. Bu platformda sadece kendi facebook hesabınız işe yarayabilir arkadaşlarınızın desteği ile. Ne kadar az paylaşım yaparsanız, ne kadar seyrek paylaşım yaparsanız bu size zarar olarak geri döner. Çünkü site sizi unutur ve arkadaş listenizdeki insanların haber kaynağına paylaşımlarınızı düşürmez.
Ve Snapchat. Bomba gibi düştü internet dünyasına. Bu mobil uygulama bloggerlar tarafından da çok sevildi. Sadece şunu anlamadım. Biten ürünleri hakkında bilgiyi neden Snapchat'te verir ki bir blogger? 24 saat sonra silinecek hepsi. Herhangi bir yerde, bir aramada tüketicinin ulaşması mümkün değil. Peki neden? Ben buna bir cevap bulamadım. Anlık paylaşımlar yapılır tabi. Şu ürünü kullanıyorum, denemeye başladım vs ama sonuçların orada ne işi var?
Aslına bakarsanız bir çok örnekle sayfalarca yazabilirim ben ama siz okumaktan yorulursunuz:)
Diyeceğim o ki, sosyal medya platformları blog yazarları için dipsiz kuyu. Eğer doğru kullanırsak ciddi faydası olur her birimize. Benim de eksiklerim var tabi ama inşallah tamamlanacak çünkü onları saptadım.
Son olarak yukarıda verdiğim örnek yeni blog yazarlarına model olmasın. Çok takipçi=çok marka şeklinde. O sahte takipçi alıp, fotoğraflarına sahte beğeni kullananlar ile ilgili konuşulanları duysanız insanlığınızdan utanırsınız.
Sevgiler
köşe yazarı nihal yeşiltaç orhan Yazar Hakkında:Nihal Yeşiltaç Oran. İstanbul'da yaşıyor ve çalışıyorum. Bir müzik yapım firmasının basın ve halkla ilişkilerini yürütüyorum. Mesam üyesiyim. Uzun yıllardır köşe yazarlığı yapıyorum. Hüzün Sarısı isminde bir yaşam blogum var. Evliyim iki evlada sahibim. Az uyuyup çok çalışanlardanım.
Devamını Oku »

11 Kasım 2016 Cuma

Zencefil ve Bal Karışımı, Kışın Mucize İkilisi

11 Kasım 2016 Cuma
Zencefil ve Bal Faydaları -Zencefil ve Bal Karışımı Nasıl Hazırlanır
Kış geldi geliyor derken kapımıza dayandı. Hastalık desem kapımızı çaldı çalıyor. En doğalı ve en zararsızı ile korunmak, korumak gerek vücudu . Bence zencefil ve bal karışımı,kışın mucize ikilisi gibi görünüyor. Bizim evimizin vazgeçilmezidir kendileri. Zencefil çok eski çağlarda bitkisel ilaç olarak kullanılmaktadır. Ama aynı zamanda yüksek besin, mineral ve vitamin kaynağıdır.  Hatta koruyucu kalkan gibidir zencefil.

Zencefil ilaç sektörün de kullanılmasının yanında alternatif tıpın da en çok tercih ettikleri arasındadır. Zengin mineral ve vitamin içermesi sebebiyle hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde kullanılmaktadır. Tabii her şeyin fazlası zarardır. Orantılı ve dikkatli kullanmak her zaman yararımızadır. Zencefil her yaşta bireyin kullanabileceği bir bitkidir. Hamilelikte kullanımı önerilmemekle birlikte çocuklarda dikkatli kullanılmalıdır. Kan sulandırıcı ilaçlar kullanan hastalarda kullanımı önerilmez. 

Zencefilin Faydaları :
  • Normal kan sirkülasyonunu korur.
  • Ateş, terleme, titremeyi önler.
  • Vücut sıcaklığını dengeler. 
  • Grip, soğuk algınlığında tedavi edici özelliğe sahiptir.
  • Anti-enflamatuvar etkisi vardır.
  • Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
  • Damar çeperlerindeki yağlanmayı engeller.
  • Öksürük ve boğaz tahrişlerini tedavi eder.
  • Kandaki yağ düzeyini düşürür.
  • Bel çevresinde yağlanmaya yol açan kortizol hormonunu dengeler.

Bal ve Zencefil Karışımı :

Küçük bir kase bal içerisine 1 tatlı kaşığı toz zencefil ekleyip iyice karıştırıp bir gece bekletiyoruz. Zencefili kahvaltı da tüketebiliyoruz. Ya da sabahları bir tatlı kaşığı yiyebiliyoruz. 

Ağzınız tatlı, sağlığınız yerinde olsun.

Sevgiler.
Ayşe Köseler Güneş Yazar Hakkında:Merhaba , Ben Ayşe Köseler Güneş. Antalya'da yaşıyorum . Bir Minik Kelebeğin annesiyim . Eczacı Teknisyeniyim .Annelik serüvenimi , iyi kötü tecrübelerimi paylaştığım , işim gereği sağlık ve ilacın içinde olan bir anne olarak paylaşımlar yaptığım , yazmayı sevdiğim Minik Kelebeğin Annesi blogunun sahibiyim .
Devamını Oku »

7 Kasım 2016 Pazartesi

Seo Hocası Google Aramasında Yok!

7 Kasım 2016 Pazartesi
Seo Hocası
Seohocası.com ,Google "seo hocası" aramasında yok!Yıllarca seo dersleri ve teknikleri konusunda bizlere ışık olmuş Seo Hocası'nın Google aramasında olmamasına şahsen ben çok üzüldüm.Bir önceki yazımda Google'nin "Penguen 4.0 Algoritmasını"güncellediğini yazmıştım.Bu yazımı bir çok kişi belki anlamadı ,belki de önemsemedi ama bundan sonra Google sıralamasında bütün taşların yerinden oynayacağı ,Seo Hoca'nın bile Google da görünmemesi bize en güzel örnek bence...

Seo Hocasını yıllardır takip etmekteyim.Ufak bir blog ile başlayan yazılarında daha sonra seo konusunu profesyonelliğe taşımış karşılığında büyük firmalara ücretli olarak seo hizmeti sunan bir firma olmuştur.(Her ne kadar ücretleri çok yüksek bulsam da)Yıllarca verdiği işe özen gösterip,giderek çıtasını yükselten bir kişinin ve seo konusunda tecrübesinden şüphemin olmadığı bir kişi ,Google aramasında olmaması sizce de çok düşündürücü değil mi?

Yıllar önce seo destekli wordpress tasarımları bizlere ücretsiz dağıtan ve  bir temasını mevcut diğer blogumda hala kullanmaktayım .Temanın kodlaması ve seo konusunda Google'da üst sıralamada olması Seo Hocası'na ne kadar teşekkür etsem az...

Seo Hocası'nı Google 'da göremeyince hemen aklıma bu temalarda kullandığı black linkler olabilir mi ? sorusunu getirdi açıkçası.Öyle ya bu temalar yıllardır seo destekli olduğu için yayıldı ve belki onbinlerce kişi bu temaları kullandı.Düşünsenize güncel bir blog da bu temayı kullanıyor ,güncel olmayan çöp olmuş bir blog da bu temayı kulanarak Seo Hocası'na zararlı veya faydalı olarak black link sağlıyor.

Dublin’deki Google Web Master departmanında çalışan Fatih Özkösemen’in bir tweet’i  de sanki bu düşüncemi doğruluyor gibi;
 " Bir tarafta dalgalanmadan şikayet edip, diger tarafta link satın almaya çalışmak… Sence bunlar alakalı olabilir mi sevgili webmaster?" — Fatih Ozkosemen (@fozkosemen) October 11, 2016"

Seo Hocası Google Adwords'e reklam vererek şuan "seo hocası" aramasında en üstte reklam sloganı ve telefon numarası bir kaç sayfa linki görünmektedir."Seo Hocası-Bizi Çok Uzaklarda Aramayın :)" sloganıyla espirili bir şekilde reklam vermiş.
Seo Hocası Google Adwords Reklam

Açıkcası böyle bir şey benim de başıma gelse ilk işim hemen Adwords'e reklam vermek olurdu.Oldukça pratik ve gelişmiş bir zekanın örneğidir bu.Seo Hocası tarafından bu konu hakkında hiç bir açıklama yapılmadı henüz.Herkese açık bir iş yapıyorsanız ve göz önünde iseniz düşmanınız da çok olur ,dostunuz da .Bazı çevreler tarafından Seo Hocası'nın bu duruma düşmesi alaycı bir üslupla çok sert yorumlara maruz kalırken,bir taraf çevreler ise yıllarca emek vermiş Seo Hocası'na güvenlerini dile getiren yorumlar yazmaktadır.Öyle ya böyle bir durumun başımıza gelmemesi için hangimizin garantisi var ?
Bir önceki yazımda da yazdığım gibi Google amca artık "Güç Bende"diyor...Seo Hocası'na geçmiş olsun dileklerimi ve bunun Google kaynaklı bir sorun olduğunu düşünerek en kısa zamanda bu sorunun üstesinden geleceğine inanıyorum...
Sizlerin Seo Hocası hakkındaki düşünceleriniz nedir ? Böyle bir olay başınıza gelse ilk ne yapardınız ?

12.11.2016 Güncelleme: Seo hocası aranılan tüm anahtar kelimelerinde  saat : 11:00 civarı eski yerine gelmiştir.:)

Sibel Ordueri
Devamını Oku »
"Sosyal Medya Kafe'de kullanılan tüm ekran görüntü resimleri ve yazıları Sosyal Medya Kafe'ye aittir.Yazıların ve ekran görüntü resimlerinin yayın hakkı sadece www.sosyalmedyakafe.com'a aittir.İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden bir başka blogda veya web sitesinde yayınlanması,tariflerin veya yazıların ekran görüntüsünü alarak sosyal ağlarda paylaşılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası`na aykırıdır. Aksi taktirde 5846 Sayılı Fikir ve Sanat serleri Yasası gereği suç duyurusunda bulunulacaktır. Yasal yükümlülüğü vardır."

İnstagram

Sosyal Medya Kafe Copyright © 2014 Tüm Hakları Saklıdır...