yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2018 Pazartesi

Hafızayı Güçlendirmek ve Beyin Gücünü Arttırmak İçin İpuçları

17 Aralık 2018 Pazartesi
Hafızayı Güçlendirmek ve Beyin Gücünü Arttırmak İçin İpuçları
Güçlü bir hafıza, beyin sağlığınız için ne kadar yatırım yaptığınızla doğru orantılıdır. Zihninizi keskin tutmak, korumak ve iyileştirmek için yapabileceğiniz pek çok şey var ve biz de bu yazıda hafızayı güçlendirmek ve beyin gücünü arttırmak için uygulayabileceğiniz bazı basit ama etkili ipuçları derledik.

Hafızayı Güçlendirmek ve Beyin Gücünü Arttırmak İçin İpuçları


İnsan beyni, yaşlılık dönemindeki zihinsel değişimler de dahil olmak üzere, tüm değişim süreçlerine uyum sağlama konusunda şaşırtıcı bir yeteneğe sahiptir. Bu yetenek nöroplastisite olarak adlandırılır. Doğru bir uyarımla, beyin yeni sinirsel yollar oluşturabilir ve mevcut bağlantıları değiştirebilir.

Beynin kendini tekrar tekrar şekillendirebilme yeteneği, özellikle öğrenme ve hafıza geliştirmeye inanılmaz katkı sağlar. Bilişsel yeteneklerinizi arttırmak, öğrenme becerinizi geliştirmek ve her yaşta hafızanızı canlı tutmak için nöroplastisitenin doğal gücünü kullanabilirsiniz. Nasıl mı? Aşağıdaki ipuçlarını takip etmekle işe başlayabilirsiniz.

1. Beyin Egzersizi Yapmak


Her biriniz birer yetişkin olduğunuzda, beyniniz hızlı bir şekilde bilgiyi işleme ve hatırlama, sorunları çözme ve görevleri minimum zihinsel çaba ile yürütmeye yardımcı olan milyonlarca sinir yolu geliştirmiş olur. Fakat rutine saplanıp kalırsanız, beyninizin gelişmeye devam etmesi için ihtiyaç duyduğu uyarımı engeller ve tembelliğe itersiniz. Bu nedenle, bazen beyni zorlayan ve her zamankinden farklı yöntemler denemek hafızanızı dinç tutmanıza ve zihinsel performansınızı arttırmanıza yardımcı olacaktır.
Belleğinizi ne kadar çok zorlar ve kullanırsanız, bilgiyi o kadar iyi işleyebilir ve hafızanızı güçlendirebilirsiniz. Beyni aktif tutmak için seçeceğiniz aktiviteler için her defasında aklınızda bulundurmanız gereken 4 temel unsur vardır:

  • Yeni bir şey öğrenmek: Zaten iyi olduğunuz bir işi sürekli tekrarlamak aslında iyi bir beyin egzersizi sayılmaz. Yeni ve sizi gerçekten zorlayan, hiç alışık olmadığınız beyin egzersizleri ile bellek sağlığınıza daha fazla yatırım yapmış olursunuz. Her zaman yeni beceriler geliştirerek etkili sonuçlara ulaşabilirsiniz.

  • Zorlu beyin aktiviteleri seçmek: Önemli olan sadece zor olan aktiviteyi bulmak değil, aynı zamanda zihinsel çaba gerektiren bir şey olmalı bu. Mesela, daha önce ezberlediğiniz oldukça zor bir müzik eserini tekrar denemek yerine, hiç denemediğiniz zor bir eser için çaba harcamak beyniniz için çok daha faydalı bir egzersiz olacaktır. 

  • Hep bir adım ileri bakmak: Bir konudaki becerileriniz arttıkça, devam etmenizi ve kendinizi daha çok geliştirmenizi sağlayacak ikinci, üçüncü .... adımlara yönelin. Sonraki performansınız hep daha fazla ilerlemeye yönelik olsun. 

  • Keyif almak: Her ne kadar zorlu da olsa, beyni geliştirmek ve hafızayı güçlendirmek için yapacağınız aktiviteleri zevk alacağınız ve sonunda sizi yeterince tatmin edecek olanlardan seçmeye çalışın. Yaptığınız işten keyif almanız beynin mutluluk hormonu (endorfin, melatonin, serotonin) salınımını arttırır ve bu da zihninizin gelişmesine ve canlı kalmasına yardımcı olur.

Beynin performansını ve dolayısıyla hafıza geliştiren en etkili faaliyetler hangileridir sorusu ile mi boğuşuyorsunuz? Aslında bunun belli bir cevabı yok. Bu tamamen sizin hayal gücünüze bağlı. Ancak fikir olması açısından bazı örnekler isterseniz buyurun:

  • Enstrüman kullanmayı öğrenmek (ya da yeni bir enstrüman denemek) 
  • Yabancı dil öğrenmek ve bunu tek dille sınırlamamak 
  • Satranç oynamak ve her defasında farklı stratejiler denemek 
  • Dans eğitimi almak (özellikle modern dans) 
  • Daha önce denemediğiniz bellek geliştiren bir sporla veya aktiviteyle ilgilenmek. 

Yukarıdakiler sadece basit örnekler. Siz, keyif alacağınız ve zihninizi zorlayacağına inandığınız herhangi bir beyin ve hafıza geliştirici faaliyet seçebilirsiniz.

2. Fiziksel Egzersiz


Zihinsel egzersiz beyin sağlığı için ne kadar önemliyse fiziksel egzersiz de beyin gelişimi için bir o kadar tamamlayıcı özelliğe ve öneme sahiptir. Fiziksel egzersiz beyne giden oksijen miktarını arttırarak, hafızayı zayıflatan diyabet ve kalp hastalıkları riskini azaltır. Genel olarak kalp sağlığı için faydalı olan her şey beyin sağlığı için de faydalıdır. Yanı sıra fiziksel egzersiz stres hormonlarının da azalmasında önemli bir rol oynar. Bu nedenle düzenli olarak egzersiz yapmayı günlük yaşamınıza dahil etmekle kendinize büyük bir iyilik yapmış olursunuz.

3. Sağlıklı Bir Uyku Düzeni


Yetişkinlerin günde 7 ila 9 saat arası uykuya ihtiyaçları olduğunu zaten biliyorsunuz. Yetersiz bir uyku (gece uykusu), hafıza, eleştirel düşünme, yaratıcılık ve problem çözme becerilerinizi zayıflatır ve beyin sağlığınızı olumsuz etkiler.

Eğer uyku probleminiz varsa, uykunuzu düzene sokmak için bazı yöntemler deneyebilirsiniz:

  • Uyku saatleri belirlemek ve bu saatlere mümkün olduğunca sadık kalmak. Örneğin sabah saat 08:00'de kalkıp gece saat 23:00'de uyumaya karar verdiyseniz. Ertesi gün de aynı saatte uyanıp yine aynı saatte uyumaya çalışın. 
  • Uyumadan en az 1 saat önce TV, telefon, bilgisayar gibi uyaranlardan kaçının. Bu tip ekranlardan yayılan mavi ışık uyanık kalmayı tetikler ve uyumanıza yardımcı olan melatonin gibi hormonların bastırılmasına neden olur. Öte yandan, bu tür cihazların yaydığı radyasyon beyin sağlığınıza, dolayısıyla hafızanıza zarar verir. 
  • İyi bir uyku için kafein alımınızı da sınırlamanızda fayda var.

Ayrıca okuyun: Yeterli Uykunun Önemi ve Uyku Kalitesini Arttırma Yolları 

4. Dostlarınızla Vakit Geçirin


Hafızayı güçlendirmenin etkili yollarından bir diğeri de keyif aldığınız dostlarınızla vakit geçirmektir. Bu anlamda, arkadaşlarınızla dolu dolu sohbet edebilir, bulmaca çözebilir, satranç gibi stratejik oyunlar oynayabilir, birlikte sinemaya-tiyatroya gidebilir veya eğlenceli başka aktiviteler yapabilirsiniz. Bu konuda yapılan çeşitli araştırmalar, nitelikli arkadaşlığın ve eğlenceli bir yaşam tarzının sadece duygusal sağlığa değil, aynı zamanda bilişsel gelişime de fayda sağladığını gösteriyor.

Sağlıklı ilişkiler ve başkalarıyla etkileşim içerisinde olmak belki de en iyi beyin egzersizlerinden biridir. Yani, aktif ve kaliteli bir sosyal yaşam güçlü bir bellek için son derece faydalıdır.

5. Stres Yönetimini Öğrenin


Stres, beynin en zararlı düşmanlarındandır. Uzun vadede stres beyin hücrelerini yok eder ve hafıza kaybına bile yol açabilir. Bu nedenle stresten arınmak için bazı temel prensipler edinmeniz faydalı olacaktır. Aşağıdaki ipuçlarını yaşamınıza dahil ederek bu konuda ilerleme sağlayabilirsiniz:

  • Hayattan beklentileriniz her zaman gerçekçi olsun.
  • Duygularınızı saklamak yerine mutlaka uygun bir şekilde ifade etmeyi deneyin. 
  • Kendinize vakit ayırın.
  • İş ve sosyal hayat arasında mutlaka bir denge oluşturun.
  • Çok fazla sorumluluk ve görevi aynı anda yerine getirmek yerine, her defasında tek bir göreve odaklanmaya çalışın. ...
  • Ve kendinize yapacağınız en büyük iyiliklerden biri olan "Hayır" demeyi öğrenin. Bunun stresi nasıl hızla uzaklaştırdığına şaşıracaksınız.

6. Meditasyon Yapın


Meditasyonun zihinsel sağlık yararları hakkında yığınla çalışma mevcut. Bu çalışmalar, meditasyonun depresyon, anksiyete, kronik ağrılar, diyabet, hiper tansiyon ve daha bir çok konuda iyileştirici etkisi olduğunu göstermektedir. Dahası, konsantrasyon, yaratıcılık, pratik düşünme, hafıza güçlendirme, hızlı öğrenme ve muhakeme becerilerini geliştirme konusunda da son derece etkili olan meditasyon, beyninizin gerçek potansiyelini açığa çıkarmanıza yardımcı olur.

7. Kahkahanın Gücüne İnanın!


Kahkahanın en iyi ilaç olduğu ve zihni canlandırmakla birlikte tüm vücut sağlığınız için ne kadar önemli olduğunu mutlaka duymuşsunuzdur. Kahkaha beynin sadece belli bir bölümünü değil, tüm beyin loblarını harekete geçirir ve zihinsel performansı arttırır. Bu nedenle gülmek ve kahkaha atmak için her fırsatı değerlendirin ve hatta bunun için fırsatlar yaratın.

8. Beyin Sağlığını Destekleyen Gıdalar Tüketin


Doğal meyve ve sebzeler, kepekli tahıllar, sağlıklı yağlar ve vitamin-mineral yönünden zengin diğer gıdaları içeren bir beslenme modeli, hem fiziksel hem de zihinsel açıdan pek çok fayda sağlar. Beyin gücünü artırmak ve ilerleyen yaşlarda görülebilecek Alzheimer gibi hastalıkların riskini en aza indirmek ve için aşağıdaki beslenme ipuçlarını takip edebilirsiniz:

  • Omega-3 içeren gıdalar tüketin: Araştırmalar, omega-3 yağ asitlerinin beyin sağlığı için çok faydalı olduğunu göstermektedir. Özellikle somon, uskumru, sardalya ve ringa balığı gibi soğuk su balıkları, zengin bir omega-3 kaynağıdır. Yanı sıra deniz yosunu, keten tohumu, ceviz, böbrek fasulye, brokoli, ıspanak, kabak çekirdeği ve soya fasulyesi gibi bitkisel omega-3 (bunlar özellikle vejetaryen ve veganlar için harika omega-3 kaynaklarıdır) kaynaklarını da tüketebilirsiniz. 

  • Doymuş yağ tüketimini sınırlayın: Kırmızı et, tam yağlı süt, tereyağı, peynir, krema ve dondurma gibi doymuş yağ oranı yüksek gıdalar zihinsel fonksiyonları zayıflatarak konsantrasyon ve hafızayı olumsuz etkiler. Ayrıca demans riskinin artmasına yol açar.

  • Daha fazla meyve ve sebze tüketin: Meyve ve sebzelerde bulunan antioksidanlar, beyin hücrelerini hasra karşı korur. 

  • Kırmızı şarap deneyin: Aşırı alkol tüketimi beyin hücrelerine ciddi zararlar verebilir, ancak ılımlı bir şekilde tüketeceğiniz kırmızı şarap bilişsel gücü ve hafızayı geliştirebilir. Kırmızı şarap, resveratrol açısından zengindir ve beyindeki kan akışını hızlandırır. Ayrıca Alzheimer gibi hastalıkların riskini azaltan flavonoid açısından da en etkili alternatiflerden biridir. 

  • Yeşil Çay: Beyin hücrelerine zarar veren serbest radikallere karşı iyi bir koruma sağlayan polifenoller ve antioksidanlar içeren yeşil çay, pek çok faydayla birlikte, aynı zamanda hafıza güçlendirme ve zihinsel performansın artmasında son derece etkilidir. 

9. Zayıf Hafızaya Yol Açabilecek Hastalıkları Öğrenin ve Önlem Alın 


Belleği zayıflatan çeşitli hastalıklar ve ilaçlar vardır. Bunlar genellikle aşağıdakileri içerir:

  • Kalp hastalıkları, yüksek kolesterol ve hiper tansiyon gibi hastalıklar bilişsel bozukluklara yol açabilir. 
  • Bazı araştırmalar diyabetin hafıza ve bilişsel düşüş yaratma riskinin olduğunu göstermiştir. 
  • Özellikle hormonal dengesizlik yaratan menopoz, bu süreçteki kadınların genellikle düşük östrojen salınımından kaynaklı hafıza problemlerine neden olabilmektedir.Ayrıca tiroid dengesizliği de unutkanlık gibi problemlere yol açabilmektedir. 
  • Bazı ilaçların yan etkileri hafıza problemleri yaratabilir. Bunları antidepresanlar, alerji ilaçları ve uyku ilaçları şeklinde sıralayabiliriz. Bu tür ilaçlar kullanıyorsanız, olası yan etkiler hakkında doktorunuzla görüşmeniz faydalı olacaktır.

Beyin sağlığını ve hafızayı güçlendirmek için uygulayacağınız bu yöntemlerin mutlaka faydasını göreceksiniz. Ancak elbette yapabilecekleriniz bu okuduklarınızla sınırlı değil. Bunlara ek olarak daha pek çok yöntem olduğunu da hatırlatmış olalım.

Not: Okumak ve araştırmak beyni geliştiren en önemli faktörlerdendir. Bu nedenle bol bol okuyalım, araştıralım. 

Yazar Hakkında: Sağlık, güzellik, kişisel gelişim, anne-bebek, pratik bilgiler, şifalı bitkiler ve daha fazlası için xhayat.com bağlantısını tıklayarak sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca belirtilen kategorilerde içerik üretebilecek herkesi konuk yazar olarak sitemizde ağırlamaktan mutluluk duyarız.

Konuk yazarımızın; "Güçlü Bir Beyne ve Keskin Bir Hafızaya Sahip Olmanın Yolları" makalesini beğendiyseniz, aşağıdaki sosyal ağ butonları sayesinde paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

19 Kasım 2018 Pazartesi

Sağlıklı Yaşlanma Ve Omega 3

19 Kasım 2018 Pazartesi

Sağlıklı Yaşlanma Ve Omega 3

Sağlıklı Yaşlanma Omega 3

Boston'daki Tufts Üniversitesi Friedman Beslenme Bilim ve Politika Okulu'ndan Heidi Lai tarafından yönetilen yeni bir çalışmada, omega 3 açısından zengin deniz ürünleri tüketimi ve sağlıklı yaşlanma arasındaki bağlantıyı incelendi.

Lai ve meslektaşları "sağlıklı yaşlanmayı", "kronik hastalıklar olmadan, sağlam fiziksel ve zihinsel işlevlerle anlamlı bir yaşam süresi" olarak tanımlıyor.
Araştırmacılar makalelerinde açıkladıkları gibi, sağlıklı yaşlanma problemi giderek önem kazanmaktadır. Popülasyonlar dünya genelinde hızla yaşlanır ve bunlarla birlikte kronik hastalık oranları artar.

Dolayısıyla, daha fazla araştırma, sağlıklı yaşlanmanın neyi kapsadığını ve bunu başarmak için neler yapabileceğimizi incelemektedir.
Örneğin, Lai ve meslektaşları tarafından yapılan bazı çalışmalarda, omega-3 tüketimi ve kardiyovasküler hastalık arasında ters bir ilişki bulunmuştur. Bununla birlikte, tuhaf olarak bazı çalışmalarda omega-3 alımının daha yüksek bir prostat kanseri insidansı ile ilişkili olduğu bulunmuştur.

Diğer çalışmalar, omega-3 yağ asitleri ve "kanser, diyabet, akciğer hastalığı, ağır kronik böbrek hastalığı, bilişsel ve fiziksel işlev bozukluğu" söz konusu olduğunda gayet iyi sonuçlar vermiştir.

Yaşlı toplumun arttığı bu günlerde şunu sormak gerekebilir: Sadece daha uzun yaşam sürmek için değil, aynı zamanda daha sağlıklı olmak için ne yapabiliriz? Bu soru üzerine uzmanların yeni ve etkileyici bir cevabı var. Daha fazla deniz ürünleri yiyin!

Omega 3 ve Sağlıklı Yaşlanma Arasındaki İlişki İnceleniyor


Ekip, Amerika Birleşik Devletleri Kardiyovasküler Sağlık Çalışmasına kayıtlı olan 2.622 erişkinin omega-3 yağ asitlerinin dolaşımdaki kan seviyelerini incelemiştir.
Bu çalışmanın başında katılımcılar ortalama 74 yaşındaydı. Omega-3'lerin kan düzeyleri 6 yıl sonra ve 13 yıl sonra ölçüldü.
Çalışmada göz önüne alınan omega-3 türleri, eikosapentaenoik asit (EPA), dokosaheksaenoik asit (DHA), doosapentaenoik asit (DPA) ve alfa-linolenik asit (ALA) idi.

Omega-3'lerin ilk üç türü için başlıca besin kaynakları şunlardır:
  • Somon
  • Uskumru
  • Ton balığı
  • Ringa balığı
  • Sardalye
  • Diğer deniz ürünleri

ALA içeren başlıca besin kaynakları şunlardır:

  • Fındık
  • Tohum
  • Bitkisel yağlar

(Alfa linolenik asit bir tür omega 3 yağ asidi türü ve diğerlerine göre daha çok bitkilerde bulunur.)

Sağlıksız Yaşlanma Riski Yüzde 24 Oranında Azalıyor


Genel olarak, 2015 yılındaki bir çalışma sonunda, katılımcıların yüzde 89'u yaşa bağlı kronik hastalıklar, zihinsel ya da bedensel işlev bozukluğu yaşarken, yüzde 11'i sağlıklı bir şekilde yaşadı.Yalnız kronik hastalık yaşayan yüzde 89'luk dilimdeki insanların bu durumu normalden daha hafif atlattığı tespit edilmiştir.

Analizde, en yüksek deniz mahsulü değeri olan doosapentaenoik asit (DPA) içeren besinleri tüketen insanların,tüketmeyen insanlara göre yüzde 24 oranında daha sağlıklı şekilde yaşlandığı ortaya koyulmuştur.Bu değer bir tedavi seçeneği oluşturacak kadar yüksek bir değer olmasa da azımsanacak bir değer değildir.

Son olarak, bitkilerden elde edilen deniz ürünü türevi olan omega 3 yağ asitleri, sağlıklı yaşlanma konusunda balıklardan elde edilene göre daha az etki gösterse de olumlu etkileri olmuştur.
Ancak, omega-3'lerin kan basıncını ve kalp atışını kontrol altında tutmanın yanı sıra inflamasyonu azaltmaya yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

Uzmanların bu konudaki yorumu şu şekildedir:
“Bu bulgular, sağlıklı yaşlanmanın sürdürülmesi için omega-3 yağ asitleri ile ilgili makul biyolojik mekanizmalar ve müdahaleler hakkında daha fazla araştırma yapılmasını ve yaşlı yetişkinler arasında balıkların diyet tüketiminin artırılması için destek kılavuzları yapılması gerektiğini desteklemektedir.”

Diğer Yaşlanma Engelleyici Besinler


1-)Kırmızı Biber
Kırmızı biber, anti-aging söz konusu olduğunda yüksek dereceli antioksidan içeren bir besindir. Kollajen üretimi için iyi olan yüksek C vitamini içeriğine ek olarak kırmızı biberler, karotenoidler olarak adlandırılan güçlü antioksidanları içerir.
Karotenoidler, birçok meyve ve sebzede gördüğünüz parlak kırmızı, sarı ve turuncu renklerden sorumlu bitki pigmentleridir. Çeşitli iltihap önleyici özelliklere sahiptirler ve güneşten zarar görmeye, kirlenmeye ve çevresel toksinlere karşı cildin korunmasına yardımcı olabilirler.

2-)Brokoli
Brokoli bir anti-inflamatuar, yaşlanma önleyicidir.
  • C ve K vitaminleri
  • Çeşitli antioksidanlar
  • Lif
  • Folat
  • Lutein
  • Kalsiyum içerir.
Vücudun C vitaminine, ciltte kuvvet ve elastikiyet veren ana protein olan kollajen üretimi için ​​ihtiyacı vardır.
Denemek için: Hızlı bir atıştırma olarak brokoliyi çiğ yiyebilirsiniz. Fakat zamanınız varsa, yemeden önce hafifçe buharda pişirebilirsiniz.

3-)Fındık
Fındık ve badem, cilt dokusunu onarmaya, cildin neminin korumasına ve cildin zararlı UV ışınlarından korunmasına yardımcı olabilecek büyük bir E vitamini kaynağıdır. Cevizler, yardımcı olabilecek anti-inflamatuar omega-3 yağ asitlerini bile içerir:
  • Cilt hücre zarlarını güçlendirir.
  • Güneş hasarına karşı korur.
  • Doğal yağ bariyerini koruyarak cilde güzel bir parlaklık verir.
  • Kalp hastalığı ve tip 2 diyabet riskini azaltır.
  • Yaşı kişilerde bilişsel gerilemeyi azaltır.

4-)Avokado
Avokadolar, yumuşak ve esnek bir cildi destekleyen iltihapla savaşan yağ asitlerinden yüksek meyvelerdir. Bunlar ayrıca, yaşlanmanın olumsuz etkilerini önleyebilecek çeşitli temel besinleri içerir:
  • K, C, E ve A vitaminleri
  • B vitaminleri
  • Potasyum
Avokadodaki A vitamini , ciltteki ölü hücrelerin dökülmesine ve yerine parlak, ışıltılı bir cildin gelmesini sağlar.Karotenoid içeriği ayrıca toksinlerin engellenmesine ve güneş ışınlarından gelen zararın azalmasına yardımcı olabilir bu sayede cilt kanserine karşı koruma sağlar.

Yukarıdaki besinlere ek olarak;
Tatlı patates
Ispanak
Yaban mersini
Nar
sayılabilir.

Yazar Hakkında:İnsan vücudundaki mucizevi ve merak edilen olayları,sağlık konusunda faydalı bilgileri,tıp fakültesinde okuyan,kazanmak isteyen ve sağlık sektöründekiler için işe yarar bilgileri Fizyolojik Tıbbi Bilgiler blogumda bulabilirsiniz.
Devamını Oku »

8 Temmuz 2018 Pazar

Metabolizmayı Hızlandıran Diyet Listesi - Kalıcı Kilo Verme Diyeti

8 Temmuz 2018 Pazar
Metabolizma Hızlandıran Diyet Listesi

Merhaba Sosyal Medya Kafe Okurları,
Yaklaşık 10 yıl önce elime geçen metabolizma hızlandıran diyet listesi ile nasıl zayıfladım ?
Metabolizma diyetini 10 yıl önce ilk olarak deneyimlemiştim.10 yıl önce şeker ve tiroid rahatsızlığım yoktu.14 gün boyunca metabolizma diyetini uyguladığımda 10 kilo vermiştim. Metabolizma diyeti bittikten sonra da porsiyonlarımı makul ölçüde tüketmeye devam ettiğimde 3 yıl boyunca kilo almadım. O yüzden kalıcı kilo verme diyeti de diyebilirim. Aradan yıllar geçti ev taşınma sırasında diyet listesi kayboldu.

Tüm aramalarıma rağmen metabolizma diyet listemi bulamamıştım.Bu sene (2018)  bir ev temizliği sırasında, hiç beklemediğim bir yerden metabolizma hızlandıran diyet listemi buldum.Altın bulmuş gibi sevindim tabi.💃

Metabolizma diyetini uygulayıp kilo verdikten sonra herkes çok şaşırmıştı ve herkes yapmak istedi.Metabolizma hızlandıran diyet listesini fotokopi olarak ne kadar çok dağıttım bir bilseniz.😊 Kadın,erkek tüm apartman sakinlerinin aynı gün bu diyete başladığını hatırlıyorum. Kadın, erkek vücut yapısına, sağlık sorunlarına ve verecekleri kilo miktarına göre verilen kilo kaybı da farklı oldu elbet.Tabii diyet listesini de harfiyen uygulama da çok fark yaratıyor.Ortalama herkes metabolizma diyeti ile en az 6 kilo verdi diyebilirim.


Bu yıl metabolizma hızlandıran diyet listemi bulunca tekrar yapmaya karar verdim.Artık  şeker ve tiroid hastasıyım.Dolasıyla diyet her zaman hayatımın tam ortasında oldu.1 ay dikkatsiz davrandığımda abartısız 8-9 kilo alabiliyorum.Genellikle diyeti, diyetisyen eşliğinde yapıyorum.Bursa'da yaşayanlar bilir Gülcan Karpuz 'dur diyetisyenim.

Bu yılda metabolizma hızlandıran diyet listemi uygulamaya karar verince endokrinoloji ve metabolizma doktoruma listeyi gösterdim.Bu diyet listesini uygulayıp uygulamayacağımı sordum.Şeker hastalığım ve Tiroid rahatsızlığım için bir sakıncası olmadığını söyledi.Sadece düşük şeker sorunum olduğu için eğer çok şeker düşmesi olursa bir meyve suyu içmemi tavsiye etti.Bu yıl şeker ve Tiroid sorunum olmasına rağmen 14 gün boyunca metabolizma diyeti uygulayınca 6 kilo verdim.

Şimdi Sosyal Medya Kafe'de paylaşacağım mucize diyet sayesinde sizlerde kilo verip,yaz tatiline hazırlanabilirsiniz. Kadın,erkek herkes uygulayabilir diyeti.Yalnız sağlık sorunlarınız vs. var ise lütfen doktorunuza diyet listesini gösterin ve ondan sonra diyeti uygulayın.


Metabolizma Hızlandıran Diyet Listesi - Kalıcı Kilo Verme Diyeti

Kalıcı Kilo Verme Diyeti

1.Gün

Kahvaltı: İstediğiniz kadar kahve (Şekersiz)
Öğlen: 2 adet haşlanmış yumurta
Akşam: 3 adet tavada yağsız pişirilmiş biftek ve yeşil salata

2.Gün

Kahvaltı: Kahve (şekersiz) ve sandviç ekmeği
Öğlen: 1 büyük biftek, yeşil salata ve meyve
Akşam: İstediğiniz miktarda haşlanmış tavuk

3.Gün

Kahvaltı: Kahve (şekersiz) ve sandviç ekmeği
Öğlen : 2 haşlanmış yumurta, yeşil salata ve domates
Akşam: 1 adet biftek ve yeşil salata

4.Gün

Kahvaltı: Kahve(şekersiz) ve 1 adet sandviç ekmeği
Öğlen: Haşlanmış yumurta, havuç ve gravyer peyniri(Kars peyniri)
Akşam: 1 adet biftek ve yeşil salata

5.Gün

Kahvaltı: Kahve (şekersiz) ve limonlu havuç
Öğlen: Balık buğulama ve domates
Akşam: 1 adet biftek ve yeşil salata

6.Gün

Kahvaltı: Kahve(şekersiz) ve 1 adet sandviç ekmeği
Öğlen: Tavuk ızgara
Akşam: 2 adet haşlanmış yumurta ve havuç

7.Gün

Kahvaltı: Limonlu çay (şekersiz)
Öğlen: 1 adet biftek ve meyve
Akşam: Seçim size ait her şey olabilir.

Metabolizma Hızlandıran Diyeti Uygularken Dikkat Edilmesi Gerekenler.


  • Diyet yaparken kesinlikle alkol tüketilmemeli.
  • Miktar belirtilmedikçe seçim size aittir.Ancak porsiyonu makul bir sürede yavaş yavaş tüketmek gerekir.
  • 8.Günden sonra rejim 1.Günden başlıyor ve 14. günün sonunda bitiyor.(2 hafta)
  • 14 Günlük metabolizma diyetini uyguladıktan sonra normal yemek sisteminize dönebilirsiniz.
  • Metabolizma diyetini harfiyen uygularsanız 9 kilo zayıflarsınız.
  • Günde 2-3 litre su tüketmeniz gerekiyor.

Metabolizma hızlandırma diyeti sayesinde vücudunuzda bir metabolizma değişimi başlayacak ve 3 yıl süre ile normal ölçüde yeseniz dahi kilo almayacaksınız.

Metabolizma Diyeti Orijinal Hali
Metabolizma Diyeti

(Bu yazdıklarımın hepsi metabolizma diyet listemde yazılı olanlardır.Elimde olan metabolizma hızlandıran diyet listemin orijinal halinin fotoğrafını üst bölümde ekledim.)

Dip Not: İnternette bu diyet yoktur.Bizzat kendimin 2 defa uyguladığı ve deneyimlerim sonucunda Sosyal Medya Kafe'ye içerik olarak yazdığım metabolizma hızlandırma diyetimdir. İnternette tek ve özgün içeriğimdir.Farklı bloglarda,forumlarda, web sitelerinde izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden yayımlanması,ekran görüntüsü alarak sosyal ağlarda paylaşılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası`na aykırıdır ve yasaktır.
Her hakkı Sosyal Medya Kafe'ye aittir.Emeğe Saygı Lütfen!

Son Sözler:  "Tiroit hastaları kilo vermez " sözleri hepsi palavra! Bu tezi fabrika hiç çalışmıyor( Tiroit bezlerin çalışmıyor ) diyenlere inat  defalarca çürüttüm. Tiroid hastasıyım kilo veremiyorum diyenler kusura bakmasınlar ama kendilerini kandırıyorlar. Her diyeti uygularken kullanmış olduğum haplarıma devam ettim.Ben de diyet maceraları bitmez. Bir başka konuda da diyetisyen ve yürüyüş ile verdiğim bir kilo verme deneyimini de 1 yıl önce taslağıma kayıt etmiştim. Vakti zamanı geldiğinde onu da sizlere paylaşacağım. Metabolizmayı hızlandıran diyeti uygulamaya karar verenler, uygulamak isteyenler aşağıdaki yorum formuna aklına takılan  soruları sorabilir ve metabolizmayı hızlandıran diyet  hakkında yorumlarını yazabilir.

Fit bir bedenle,sağlıklı günlerimiz olsun.💖

Sibel Ordueri

Metabolizma hızlandıran diyet listesi makalemi beğendiyseniz, aşağıdaki sosyal ağ butonları sayesinde paylaşabilirsiniz.
💕⃕
  
Devamını Oku »

21 Haziran 2018 Perşembe

Siber Zorbalık Klavye Kahramanlığı

21 Haziran 2018 Perşembe
Siber Zorbalık Klavye Kahramanlığı

Siber Zorbalık Klavye Kahramanlığı

İnternet çağındayız. Hayatımızın orta yerine ve belki de baş köşesine geldi oturdu internet. Seveni de sevmeyeni de, isteyeni de istemeyeni de bir şekilde tanıdı, alıştı ve bazı kavramları da onunla birlikte öğrenmeye başladı. Klavye kahramanlığı kavramı da internet sayesinde girdi hayatımıza. Bilgisayar başında oturup ahkam kesmek fakat iş icraata gelince hiç bir şeye yaramayan bir kahramanlık çeşidi bu.Daha fenası da var ki o da siber zorbalık. Siber zorbalığı klavye kahramanlığından daha vahim hale getiren şey ise, yerli yersiz atıp tutmak yerine direk olarak bir kişiyi veya kurumu hedef alıp dilediğince yazıp çizerek aşağılama, alaycılık ve hor görme, dışlama, hakaret etme, tehdit etme, iftira atma, sosyal medya hesaplarını ele geçirme, taciz etme gibi ciddi boyutlara varan saldırganlıklar içeriyor olması.

Sosyal medya hesaplarının yorumlar bölümünde ciddi derecede siber zorbalık örnekleri görmek mümkün. Hiç kimsenin başka bir kimsenin haklarına böylesi bir saldırganlık tutumu içerisine girmesinin, eleştiri kisvesi altında hakarete varan sözler sarf etmesinin akla uygun hiçbir tarafı yok. Maalesef ki bu zorbalığın mağduru çoğunlukla çocuklar veya kadınlar. İnternet ve sosyal medya kullanımı çocuklar arasında da oldukça yaygın. Ailelerinin gözetimi altında değilse çocuklar ciddi derecede suistimale açık hale gelebiliyorlar. Bazen iyi niyetle başlatılan bir yardım kampanyası, bazen moral bulmak için açılmış olan hesaplar bile bu suistimalin kurbanı olabiliyor.

Aklıma hemen gelen iki örnek var. Biri belki de pek çoğunuzun bildiği, yardım kampanyası sonucu yurt dışında kalp nakli gerçekleşen minik yavrucuk. Annesi yaşadığı üzüntü ve yorgunluğu yetmezmiş gibi bir de uğradığı haksız saldırılar ve yorumlara karşı ayakta durmaya çalıştı; hala da çalışıyor. Yavrusunun tedavisi için maddi-manevi açıdan canını dişini takmış bir aileyi üzmeye kimin hakkı olabilir.

Bir diğeri ise 11 yaşında bir kız çocuğu. Geçirdiği trafik kazası sonucu bir ayağını kaybetmiş, defalarca ameliyat olmuş, moral kazanmak için bir sosyal medya hesabı açmış, cıvıl cıvıl, umut dolu, hayat dolu bir güzeller güzeli. Onun ve ailesinin bu ayakta durma ve güçlü olma azmini, umudunu, neşesini kıskanıyor olabilir mi insanlar diye düşünüyorum. Ailenin o yaştaki bir çocuğun gözündeki ışığı söndürmeden yaşadığı zorlukları aşması için büyük gayret gösterdikleri belli. Ama yok işte! Siber zorbalara yaranamıyorlar. Haksız eleştirilere uğruyorlar zaman zaman. Ve o yaştaki bir kız çocuğu insanlara açıklama yaparken, ailesini savunmaya çalışırken buluyor kendini. Halbuki amacı evinde ve yatağındayken geçirdiği zamanları sevdikleriyle, sevenleriyle birlikte paylaşarak belki de daha kolay üstesinden gelmektir zorlukların.

Ailelere büyük görevler düşüyor bu noktada. Özellikle çocukları korumak gerek teknolojinin ve internetin zararlarından. Çocukluk ve ergenlik dönemleri oldukça hassas dönemlerdir. İnanıyorum getirilecek yasal düzenlemeler ile siber zorbalığın önüne geçilecektir günün birinde. Ama özellikle çocukların ve ergenlik çağındaki gençlerin içinde açılan yaralar daha uzun yıllar etkisini sürdürebilir. Veya şuursuzca insanların hayatları, yaşam biçimleri, hayat mücadeleleri, ailevi hassasiyetlerine karşı yapılan saldırılar büyük travmalara sebebiyet verebilir. İnternet ortamı, sosyal medya eli tuşlara basan herhangi bir kişinin dilediğini yapma, istediğini söyleme, kişilere saldırma hakkını vermiyor kesinlikle. İnsanlar fikirlerini elbette ki paylaşabilirler. Ama mutlaka başkalarının hassasiyetlerine, özel yaşam alanlarına, kişilik haklarına özen göstererek yapılmalıdır bu. Bu konuda toplum bilinci oluşması temennim. Özellikle pek çok ünlünün veya fazla takipçisi olanların bu konuya dikkat çeken paylaşımlar yaptığına şahit oldum. Gerekli yasal düzenlemeler getirilinceye kadar toplum bilincine katkı sağlamanın faydalı olacağı kanaatindeyim.
Ayrıca ebevynler için siber zorbalık hakkında daha kapsamlı bilgi almak isterseniz; Siber Zorbalık Rehberi sizler için faydalı olacaktır.
Nahide Zereyak
Yazar Hakkında: Merhabalar. Adım Nahide Zereyak. En Nefis Tariflerim Blogun sahibesi ve yazarıyım. İşletme fakültesi mezunuyum. Adana'da yaşıyorum. 3 çocuğumun annesi ve mufağımızın aşçısıyım. Mutfağımda pişenleri okuyucularımla da paylaşmak benim hobim. Yanı sıra hayata dair pek çok konuda sizlerle birlikte olmak için Sosyal Medya Kafe'deyim...


Siber Zorbalık Klavye Kahramanlığı Makalemi Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

6 Haziran 2018 Çarşamba

Çocuklu Ailelerin Tercih Ettiği Restoranlar

6 Haziran 2018 Çarşamba
Çocuklu Ailelerin Tercih Ettiği Restoranların Genel Özellikleri
 Çocuklu Ailelerin Tercih Ettiği Restoranlar
Hayatınızda en keyifli vakitler ailenizle geçirdiğiniz zamanlardır. Eğer çalışan bir anne veya baba iseniz akşam eve geldiğinizde elinizdeki poşetlere meraklı gözlerle bakan çocuklarınızın heyecanı, ebeveynler için paha biçilmez bir duygudur. Hele ki o minik elleri ile poşetleri karıştırırken aradıklarını bulamadıklarında suratları biraz düşer gibi olduğunda cebinizden “süüpriiizz” diye çıkardığınız minik bir çikolata, basit bir şeker, ufacık bir oyuncak tüm neşenizi yerine getirir.

Peki başka keyifli anlar yok mudur? Elbette vardır. Günümüz şartlarında hizmet sektörünün büyümesi ile birlikte yeme içme (Restaurant&Cafe) sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, yenilikçi servis ve hizmet anlayışı ile birlikte aile müşterisi edinmek için özel çaba göstermektedir. Bu çabanın neler olduğundan ziyade ailelerin genel olarak tercih ettiği işletmelerin özelliklerinden bahsedersek genel bir tarifi ortaya koymuş olacağız.

Ailelerin Tercih Ettiği Restoranların Özellikleri


  • 1- Çocuklar için oyun grubunun olması.
  • 2- Dumansız hava sahasının olması.
  • 3- Geniş, ferah ve gürültüsüz olması.
  • 4- Servis sonrası çocuklara hediyeler vermesi.
  • 5- Bahçe ve ücretsiz otoparklarının olması.
  • 6- Çocuklara özel menülerinin olması.
  • 7- Mama sandalyelerinin olması.

Çocuklar İçin Oyun Grubunun Olması.


Hepimiz biliyoruz ki çocukların enerjisine yetişilmiyor. Gittiğimiz işletmelerde yerinde durmayan, masada oturmayan afacanlar ortalığı birbirine karıştırabiliyor. Bu konu bazen işletmeler “müşteri memnuniyeti” ilkesi gereği bu konuyu müsait bir alana tahterevalli, salıncak ve mini atlı karınca monte ederek aileler için cazip hale geliyor.

Aileler yemek esnasında veya yemek sonrasında çocuklarını bu oyun gruplarında eğlendirdiğinde bu hizmeti sağlayan işletmeler tercih sebebi oluyor.

Dumansız Hava Sahasının Olması.


Sigara ve nargile sunumu olmayan işletmeler aileler için önemli yer teşkil ediyor. Bunların zararlarını saymaya gerek görmüyorum. İşletme bakımından aile müşterisi her zaman kaliteli hizmetin olduğunun ispatıdır. Bir işletmenin aile müşterisinin sayısı ve aile müşterisi potansiyeli “prestij” sağlayan unsurlardandır. Çünkü aile müşterisi en az 3-4 kişi gider ve hesapları normal müşteriden yüksek tutar.

Ailelerin bu tarz hizmet sunan işletmeleri tercih etmesi ortamda saygınlığı, ilgi görmeyi, çocuklarının memnuniyetini kısacası özel hissetmelerini sağlıyor. Aileler dumansız hava sahası konusunda oldukça dikkatli olduklarından müşteri tercihi için etkili sebeplerden biridir.

Geniş Ferah ve Gürültüsüz Olması.


Şöyle örneklendirelim. 1 çocuğunuz varsa mutlaka yanınızda ya bebek arabanız ya da çocuğunuz büyükse kıyafetlerini taşıdığınız 1 çantanız mutlaka vardır. Çocuk sayısı 2 ise 1 bebek arabası ve 1 çanta veya 2 çanta gibi kalabalık eşya yüküyle gezdiğinizi gösterir. Annenin kişisel çantası, cep telefonları, aracın anahtarı derken yemekler masaya gelmeden masa dolmuş oluyor.

Böyle bir eşya yüküyle gittiğinizde dar ve basık bir ortam tercih sebebi midir? “Evet tercih edebilirim” diyenler için o işletmede farklı avantajlar vardır. Ancak şunu da unutmayalım. Aile olmak özel ilgi görmeyi beklenti haline getirir. 4 kişi gittiğiniz bir işletmede size ayrılmış 6 sandalyeli ve çevresinde kimseyi rahatsız etmeyeceğiniz ya da çocuklarınızın afacanlıklarından rahatsız olmayacak mesafede müşterinin olması geniş, ferah olmasını sağlar.

Ayrıca aile olarak gittiğiniz bir ortamda tepenizde gümbür gümbür müzik çalmasını ister misiniz? Bir anne baba çocuklarını alıp dışarı yemeğe çıktığında onlarla konuşmak ister. Gördükleri şeyleri soran çocuklarına cevap vermek ve ilgilenmek ister. Gürültüsüz sakin bir ortam çocukları da etkilediğinden “kafa dinlenecek” bir işletme olduğu için tercih sebebi olabiliyor.

Servis sonrası çocuklara hediyeler vermesi.


Siparişler masanıza geldi ve çocuklarınız afacanlığa başladı diyelim. İşletme müdürünün veya personelinin çocuklarınıza balon, şeker, rüzgar gülü, sticker, minik oyuncaklar vermesi müşteri olarak sizi özel hissettirir. Böyle bir işletmeye ayağımız alıştığında “biz falanca yere gidiyoruz, oradan oyuncak almaktan evde bir sürü oyuncak oldu” konuşmalarını yapıyoruz. Bu aslında işletme için müşteri sadakati olarak isimlendirilirken aile için de “prestij” sebebidir.

Bahçesinin ve/veya ücretsiz otoparkının olması.


Aracınızla gittiğinizde park sorunu yaşamamak aslında aile için değil bireysel olarak da avantajdır. Fakat işletmenin otoparkının olması çocukları oradaki diğer arabalarla oyalamak için veya elinden tutup şöyle bir dolaştırmak için farklı deneyimler sağlayabiliyor. Erkek çocukların arabalara ilgisini düşünürseniz sohbet edecek epey konu çıkıyor.
Bahçesinin olması apayrı bir eğlence konusudur. Eğer kendi çapında ortalama bir peyzaja sahipse çocuklarınızla sohbet edeceğiniz konuların sayısı birkaç kat artabiliyor. Çiçeklerin renkleri, yaprak sayıları, uzun veya kısa olması her biri çocukların hayal dünyasında sohbet konusudur. Bodur ağaçlarla çocuklarınızın yanyana gelerek “ağaç kadar boyum var” gibi eğlenceli anlara hepimiz rastlamışızdır. Süs havuzu ise kendi alanında çok daha fazla ilgi çeken bir konudur. Hani derler ya “ateş ve suyla oynamak insanın fıtratında vardır” diye. Hakikaten de böyledir.

Çocuklara özel menülerinin olması.


Aileler çocuklarının yemek seçmesinden pek memnun değiller. Büyüklerin yediği şeyleri çocuklar tercih etmeyebiliyor. Çocuklar için özel hazırlanan menüler ailelerin yemek tercihlerinde kolaylık sağlıyor. “oğlum/kızım geçen hani şundan yemiştik ya” ile başlayan cümlelerle ikna süreci kolaylaşıyor. Tabi her çocuğun yemek alışkanlığı farklı olabiliyor fakat çocuğunuzun ağız tadına uygun menü bulunduran işletmeleri tercih etmenizde çocuk menülerinin olması önemli bir etken oluyor.

Mama sandalyelerinin olması.


Mama sandalyesi kullanan çocukların yaşları genelde 1-3 arası oluyor. Yemeğe gittiğiniz işletmede çocuklar büyüklerin oturduğu sandalyelerde keyifsiz oluyor. Ne masaya uzanabiliyor ne de anne ve babası düzgün bir şekilde yemek yedirebiliyor.
Gidilen işletmede yanınızda çocuğunuzu gören işletme müdürü veya personel mama sandalyesini getirdiğinde herşey daha pratik hale geliyor. Çocuğunuzla böyle bir işletmeye gitmek için “geçen oraya gitmiştik mama sandalyesi vardı” ya da “orada mama sandalyesi yok çocuğu nereye oturtcaz” düşüncesi belirleyici oluyor. Mama sandalyesi yeme içme sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin hemen hemen hepsinde var. Ama bazen olmayan işletmelere de denk gelebiliyoruz.

Yazar Hakkında: Ben www.horecakurumsal.com yazarı Ömer Ali Altıntaş. Yeme içme (Restaurant&Cafe) sektöründe uzman olduğum konular hakkında sektörün işverenlerine, yatırımcılarına, yöneticilerine ve çalışanlarına rehberlik edecek nitelikte makaleler yazıyorum.

Konuk yazarımızın "Çocuklu Ailelerin Tercih Ettiği Restoranlar" makalesini beğendiyseniz,aşağıdaki sosyal ağ butonları sayesinde paylaşabilirsiniz. 
💕⃕
Devamını Oku »

14 Mayıs 2018 Pazartesi

Saçım Saçın Olsun Projesine Destek Olan Bloggerlar

14 Mayıs 2018 Pazartesi
Saçım Saçın Olsun Projesine Destek Olan Bloggerlar
Kanser Savaşçıları Derneği'nin başlatmış olduğu "Saçım Saçın Olsun" projesini desteklemek ile birlikte bir tutam saçımla yüzlerine gülümseme olabilmenin mutluluğundan ve heyecanından bahsetmiştim. Bu yazımı paylaşma amacım Blogger dünyasından da desteklerin çoğalması ve daha fazla kişiye saçım saçın olsun projesini duyurmaktı. Çok kısa zaman içinde Kanser Savaşçıları Derneği'ne  verdiğim destek  yazımın geri dönüşleri başladı.

E-Mail gönderenler,telefonla arayanlar,sosyal medya hesaplarımdan gelen mesajlara oldukça çok sevindim.Herkes bir şekilde saç bağışı yapmak istiyordu. Lakin açıcı kullanılmış ve permalı saç kabul etmedikleri için saç bağışı yapamadılar. Saç bağışı yapamayanlar da sosyal ağlarda paylaşım yaparak farklı kişilere ulaşmasını sağladı.Duyarlılığından dolayı herkese çok teşekkür ederiz.💞

En yakın arkadaşlarımdan Fatma'nın yazımı paylaşması ile birlikte küçük bir bağışçımız bana fotoğraflarını göndermiş.Yazdığı notla birlikte saçını bağışlaması, gülümseyen fotoğrafında o heyecanı ve mutluluğu görebilmek ayrı bir mutluluk.Göz yaşlarımı tutamadım.Ecrincim yüreğin hep çocuk kalsın ve sen hep umut ol ,örnek ol,güzellikler saç etrafına. Senin gibi küçük bağışçıların çoğalmasını canı gönülden diliyorum.
O güzel yüreğinden öpüyorum.😘İşte kendisi küçük, yüreği kocaman, tatlı prensesimiz.😍

Saçım Saçın Olsun Saç Bağışı
Yazımla gelen ilk saç bağışcısı olduğu için  blogumda paylaşmak istediğimi belirttim. Hem fotoğrafına hem de saç bağışına izin verdikleri için ailesine de kocaman teşekkürler.💝

Yazımın geri dönüşleri arasında ilk kuaförü projeye dahil ediyoruz.Birilerine ulaşabildiğim ve yüzlerin gülümsemesine sebep olabildiğim için çok mutluyum.Yazımından sonra ben de varım diyen Blogger arkadaşlarımız oldu.Sosyal ağlarda paylaşanların ve blog yazıları ile destek olanların yüreklerine sağlık.Bugün bir bağışçıya ulaşabildiysek inanıyorum ki yüzlerce bağışçıya da ulaşabilmenin heyecanını birlikte yaşayacağız.

Kanser Savaşçıları Derneği'ne saç bağışım ulaşmış.💖 Saçım Saçın Olsun.💕
Saçım Saçın Olsun (@sacimsacinolsun)'in paylaştığı bir gönderi ()

Saçım Saçın Olsun Projesine Destek Veren Bloggerlar Listesi

1.Sibel Ordueri

Saç bağışı ve blog yazım ile Bloggerlar arasında farkındalığı sağlayan yazım; Saçım Saçın Olsun - Kanser Savaşçıları Derneği Ben de Varım

2.Nahide Zereyak

Blog yazısı ile desteği ; Saçım Saçın Olsun Projesi

3.Nihal Yeşiltaç Oran

Blog yazısı ile desteği ; Kanser Savaşçıları Saçım Saçın Olsun Projesi

4.Hatice Yazıcı

Blog yazısı ile desteği ; Saçım Saçın Olsun Projesiyle Yüzler Gülecek

Yukarıdaki listeyi yazılar yazıldıkça güncelleyecek ve blogun sağ tarafına ekleceyeceğim.

Ben de blog yazımla veya saç bağışı ile  saçım saçın olsun projesini duyurmak istiyorum diyorsanız ;
Detaylar;
Saçım Saçın Olsun -Kanser Savaşçıları Derneği  yazımı okuyabilirsiniz.
(Destek veren Bloggerlar yorum veya özelden yazdığı yazıları gönderebilir)

Kanser Savaşçıları Derneği'ne Blogger dünyasından da desteklerin çoğalması dileğiyle...

Sibel Ordueri
Kanser Savaşçıları Derneği "Saçım saçın olsun " projesinin daha fazla kişiye ulaşması için aşağıdaki sosyal ağ butonları sayesinde paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

8 Mayıs 2018 Salı

Saçım Saçın Olsun - Kanser Savaşçıları Derneği Ben de Varım!

8 Mayıs 2018 Salı
Saçım Saçın Olsun
Merhaba Sosyal Medya Kafe okurları,
Bugün çok farklı bir konu ile karşınızdayım.Kanser Savaşçıları Derneği'nin kemoterapi gören kanserli hastalar için başlattığı,Saçım Saçın Olsun Projesi'ne davet ediyorum herkesi.Özellikle Bloggerlar olarak çok güçlü olduğumuza inanıyor ve Blogger dünyasından da bu güzel projeye desteklerin çoğalacağını umut ederek bu yazımı yazıyorum.Saçım Saçın Olsun projesini sosyal medya üzerinden takip edenler vardır.Kanser Savaşçıları Derneği'nin başlatmış olduğu bu projeyi destekliyorum ve gerekli bilgilere blogumuzda da yer vermek istiyorum.

Yakın bir zaman önce sevdiğim bir ablamı bu hastalıktan dolayı kaybetmenin acısını yaşıyorum.Çok yakın bir dostumun annesi de bu hastalıkla savaşıyor.Facebook hesabımda birden çok arkadaşım kanser savaşçısı.Kanser çağımızın en yaygın hastalıklarından biri.Sağımızda solumuzda mutlaka duyuyor yada yaşadıkları zorluklara birebir şahit oluyoruz.Elimizden dua etmekten,maddi/manevi destek olmaktan başka bir şey gelmiyor diyenlerdenseniz okumaya devam edin lütfen...

Sosyal medya üzerinden "Saçım Saçın Olsun " projesini yakın bir zaman içinde gördüm.Görür görmez de çok etkilendim ve duygulandım.Kalbim yerinden fırlayacak gibi çarpmaya başladı.Duygusal ve sulu gözlü bir yengeç burcu olarak o anki duygularımı anlatacak kelimeleri şuan inanın bulamıyorum...

"Saçım saçın olsun! Ben de varım!" dedim.Canı gönülden saçlarımı bağışladım.💕Benim uzun saçlarım olmasa da olur.Sizlere bir tutam saçımla; yüzünüze gülümseme,yüreğinize umut olayım yeter bana.🤗🌸💞

Saçım Saçın Olsun Projesi'nin Duygusal Hikayesi

Esin Dönmez öğretmenin,öğrencisine kanser tanısı konulmasıyla başlıyor.Esin öğretmen,öğrencisine  destek olmak amacı ile saçlarını kestirip peruk yaptırıyor.Bu desteği gören,duyan öğrenci ve veliler de saçlarını bağışlamasıyla bugünlere kadar geliyor.

Kemoterapi gören kanser hastaları için saçların dökülmesi ani bir değişim oluyor.Saçlarımızı bağışlayarak onlara destek olduğumuzu göstermekten daha güzel ne olabilir ki? Kanser hastalarına destek olmak için bugüne kadar birçok şey yapıldı saçlarını kazıtanlar oldu.Saçlarımızı kestirip peruk olarak onlara hediye etme düşüncesi benim en çok beğendiğim fikir oldu.Esin öğretmenimizi bu düşüncesi ve güzel yüreği için tebrik ediyorum.Ben her zaman iyi niyetli insanların var olduğuna inanıyorum!

2 kuaför, 1 perukçu ve 1 saç bağışçısı ile başlanan ve 100 peruk hedefiyle yola çıkan projede şimdiye kadar tam 500 peruk hediye edilmiş.Saçım saçın olsun projesine erkek,kadın,çocuk herkes destek vermiş.Ama beni en çok duygulandıran çocuklarımız oldu.O minicik kalplerinin ne kadar kocaman sevgiyle attığını hissettim ve heyecanlandım.
Saçım Saçın Olsun (@sacimsacinolsun)'in paylaştığı bir gönderi ()
Neden gerçek saç ? sorusu aklınıza gelebilir.Suni saçtan yapılan perukların temizliği gerçek saçın temizliğinden daha zor.Kanser hastalığında vücut direnci düşüyor.Bu yüzden hastaların gerçek saçtan yapılmış perukları kullanmaları gerekiyor.

Bağışlanan saçlar peruk merkezinde birçok işlemden geçiyor. Özellikle hassas olan kanser hastaları için hijyen konusuna çok dikkat ediliyor.

Saçım Saçın Olsun Projesi İçin Gönüllü Kuaför Olabilirsiniz!


Zamanla gönüllü kuaför sayısı artmış ve farklı illerden neredeyse 198 kuaför bu projeye dahil olmuş.Projeye dahil olan kuaförler ücretsiz olarak saçları kesiyor.Ama isterseniz kendinizde kuaförünüzde kestirip gönderebiliyorsunuz.Bu yazımı okuyan kuaför arkadaşım sen de varsan kuaförler için hazırlanmış sözleşme sayfasını okuyup,doldurarak projede yer alabilirsin.

Peruk Üreticileri Saçım Saçın Olsun Projesi İçin Gönüllü Peruk Yapmaya Ne Dersiniz ?


Bizler saçlarımızı bağışlamaya hazırız,kuaför arkadaşlarımızda gönüllü kesimleri yapıyor ya sizler böyle güzel bir projeye marifetli ellerinizle destek olmak ister misiniz? Cevabınız evet ise, peruk üreticileri için hazırlanmış olan sözleşme sayfasını okuyup,doldurarak projede var olma zamanı!


Sosyal Medya Kafe Okurları Orada mısınız ?

Yazımı okuyan tüm Sosyal Medya Kafe okurları ; Erkek ,kadın,çocuk hiç fark etmez 30 cm'den uzun bağışlayacağınız saçlarınız varsa bugün tüm işlerinizi erteleyin ve kuaförden randevunuzu alın bu güzel projede sizde olun.Saçlarım kısa bağış yapamıyorum diye üzülüyor musun ? Bu yazımı sosyal medya üzerinden paylaşarak,saçları uzun olan bağışlamak isteyenlere ulaştırabileceğinin farkında mısın ?Haydi ben bu yazımı çok büyük umutlarla yazıyorum ve inanıyorum bu proje daha da büyüyecek !

Saçım Saçın Olsun (@sacimsacinolsun)'in paylaştığı bir gönderi ()


Blogger Arkadaşlarım Orada mısınız ?


Biz blog yazarları olarak öyle büyük güce sahibiz ki birlik olduğumuzda nice güzel mutluluklara imzalar atabiliyoruz.Tıpkı yıllar önce DigiTurk  tarafından kapattırılan bloglarımızda birlik olduğumuz gibi...

Bugün sizleri bu güzel proje ile birlik olmaya davet ediyorum.Zincirin halkalarından biri de siz olmak ister misiniz? Mim tadında bu zinciri oluşturabiliriz.Saçım saçın olsun! diyorsan fotoğrafınla birlikte duygu ,düşünce ve bilgilere blogunda yer ver.Saçınla umut olma zamanı!Ben şimdiden destek olacak Blogger arkadaşlarımı çok merak ediyor ve bu yazımın altında listelemek için heyecanla bekliyorum...

Blogger arkadaşımı mim yaparak karşımdaki kişiyi zorlamak istemiyorum.Gönüllü olan,saç bağışı yapmak isteyen Blogger arkadaşlarım bu yazıma yorum olarak yazdığınız takdirde mimlemiş olacağım.Bu yazımı okuduktan sonra saçım saçın olsun projesine destek verdiyseniz, yorum veya özelden ulaşırsanız memnuniyetle listeme eklerim.Kim bilir gönüllü Bloggerlar olarak bir gün, bir yerde ,birlikte kısa saçlarımızla ,poz vermenin mutluluğunu ve heyecanını da birlikte yaşarız.

Sosyal medya üzerinden yazımı okuyan arkadaşlarım,dostlarım,akrabalarım sizleri de bu güzel proje de yer almaya davet ediyorum.Saçın mı kısa ? yapman gereken çok basit, uzun saçlı,gönüllü kişilere ulaşmamızı sağlamak için bu yazımı paylaş!Saçın uzun mu? Saçlarını kestir ve hediye et.Paylaştıkça çoğalacağız ve umut olacağız.🤗🌸💞
Kanser Savaşçıları Derneği

Saçım Saçın Olsun Bağış İçin Gerekli Bilgiler

 

Saçlarımı en az kaç cm kestirmeliyim?

Saçlarınızın en az 30 cm uzunluğunda kesilmesi gerekiyor. Daha kısa saçın kullanılması maalesef mümkün olmuyor.

Saçlarımda boya var, yine de işe yarar mı?

Saçlarınız çok yıpranmış olmadığı sürece boyalı olmasında bir sakınca yok.

Saçlarımı bağışlamak istiyorum ama gür değil. Yine de bağışlayabilir miyim?

Evet bağışlayabiliyorsunuz. Bir peruğun yapımında 3-4 kişinin saçı kullanıldığı için saçlarınızın azlığı bağış yapmanıza engel değil.

Erkekler de saç bağışı yapabilir mi?

Elbette yapabilir. Peruk yapımında saçın kadın ya da erkeğe ait olması bir fark yaratmıyor.

Saçlarımı nerede kestirebilirim?

Saçlarınızı dilerseniz bulunduğunuz yerde var ise gönüllü kuaförlerde kestirebilirsiniz.

Nerelerde gönüllü kuaförünüz var?

Gönüllü kuaförlerin listesi sık sık güncellendiği için en güncel listeyi Kanser Savaşçıları sosyal medya hesaplarından paylaşılıyor. Lütfen hesaplarını takip edin.!

Kendi istediğim bir kuaförde kestirmek istersem dikkat etmem gereken şeyler var mı?

Saçlarınızın temiz ve kuru şekilde ve kargoladığınızda dağılmasını önleyecek şekilde bağlanarak kesilmesi önemli.

Saçım saçın olsun projesine maddi destek mi vermek istiyorsun ? Maddi destekleriniz için oluşturulmuş bağış sayfasını tıklamanız ve formu doldurmanız yeterli!

Kanser Savaşçılarına nerden ulaşabilirim?

Web Site:Kanser Savaşçıları
Facebook: Kanser Savaşçıları
Twitter: Kanser Savaşçıları
İnstagram:Kanser Savaşçıları
Youtube:Kanser Savaşçıları

Saçım Saçın Olsun Projesine Saç Bağışı İçin;

Kesilen saçın en az 30 cm civarında, toplu (tercihen birkaç parça halinde örgülü) ve kuru olması gerekiyor. Saçta boya olması sorun yaratmıyor ancak açıcılı veya permalı saçı kabul etmiyorlar.Kesim için kendi kuaförünüzü ya da gönüllü kuaförleri tercih edebilirsiniz.Kesimi gönüllü kuaförlerden birisinde gerçekleştirdiyseniz saçınızı kuaför de Kanser Savaşçıları Derneği'ne gönderiyor.Kendi kuaförünüzde kestirdiyseniz Kanser Savaşçıları Derneğine kendiniz gönderiyorsunuz.

Kanser Savaşçıları Derneği Adres Bilgileri;

Aylin Baykan adına Fulya Mah. Büyükdere Cad. Quasar İstanbul No:76 Kat:13 D:1302 P.K: 34394 Şişli/İstanbul adresine gönderebilirsiniz.

Kullanılan Hashtaglar

#kansersavascilari #sacimsacinolsun

Esin öğretmenle başlayan ve saçım saçın olsun projesine bugüne kadar destek olan herkesin güzel yüreğine sağlık.Bugün bir kişinin mutlu gülümsemesini hayal ediyor ve bu gülümsemesinden dolayı inanılmaz  mutlu oluyorum.😊Rabbim tüm hastalarımıza acil şifalar versin.🙏Yüreğim sizlerle💕

Saçlarınız kısa umut olmak istiyor musunuz ? öyleyse saçlarınızı hızlı uzatmak için aşağıdaki yöntemleri deneyin.
🙆Hızlı Saç Uzatma Doğal Yöntemleri
🙆Hızlı Saç Uzatan Şampuan
Hadi bugün saçlarınızı uzatmaya başlayın ve bu projede yerinizi alın!

Uzun saçlılar yaz geliyor, uzun saç sizleri çok bunaltır haydi kısa saçların keyfini çıkarın.💕🙆😘 Sen de var mısın sevgili okur ?💞

Saçım Saçın Olsun Projesine Destek Veren Bloggerlar Listesi

Yazan ve "Saçım Saçın Olsun " projesine destek veren;
Sibel Ordueri

Saçım Saçın Olsun Projesinin Daha Fazla Kişiye Ulaşması İçin Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

7 Aralık 2014 Pazar

Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz Ders Çıkarılası Hikayesi

7 Aralık 2014 Pazar
Eşekli Kütüphane Mustafa Güzelgöz
Yıl 1943.
Genç Mustafa’nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi’ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü özel sektör falan yok. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, beş gün olur, gelen giden yok.
Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır:
“Bakın kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun.” Gelen giden olmaz. Amirlerine durumu bildirir.
– Kardeşim otur oturduğun yerde, maaşını düzenli alıyon mu, almıyon mu?
– Alıyorum.
– Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı artacak? Başına daha fazla bela alacan, o kütüphaneye yıllardır kimse gelmez zaten…
23 yaşındaki genç memur “Ne yapayım, ne yapayım?” diye düşünür durur. Sonunda aklına bir fikir gelir, eşine söyler. Eşi önce “Deli misin bey?” der, ama kocasının bir şeyler üretme, işe yarama çabasını yakından görünce fikri kabullenir.
O dönem devletteki amirlerinin çıkardığı tüm engellerin tek tek, bin bir güçlükle üstesinden gelir.
Çünkü o zaman da şimdiki gibi, “Aman bir şey yapmayalım da başımıza bir iş gelmesin. Çalışsan da aynı maaş, çalışmasan da“ zihniyeti aynen var.
O bıyıklı, kravatlı, asık yüzlü, sigara kokan, arkalarındaki Atatürk resminden utanmayan, ama ülkesine gram faydası da olmayan bürokratları zorlukla ikna eder ve bir eşek alır.
İki tane de sandık yaptırır. İki sandığa, kalınlığına göre 180-200 kitap sığar. Sandıkların üstüne “Kitap İare Sandığı” yazar. Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar.
Kütüphaneye de bir yazı asar:
“Sadece Pazartesi ve Cuma günleri açıyoruz.”
Köydeki çocuklar şaşırır.
Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir amca, o gariban çocukların küçücük ellerine kitapları verir. Düşünün, Noel Baba gibi. Noel Baba yalan, Mustafa Amca ise gerçek. Geyikler yerine eşeği var.
Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da.
“Çocuklar bunları okuyun, aranızda da değişin. On beş gün sonra aynı gün gelip alacağım. Aman yıpratmayın, diğer köylerdeki arkadaşlarınız da okuyacak” der.
Mustafa artık Ürgüp’teki kütüphanede bir iki gün durmakta, diğer günler eşeği Yüksel’le köy köy gezmektedir.
Köylerdeki çocuklar Eşekli Kütüphaneciyi her seferinde alkışlarla karşılarlar. Kalpleri küt küt atar heyecandan, sevinç içinde yeni kitapları beklerler. Mustafa Amca‘nın ünü etrafa yayılır. Diğer devlet memurları makam odalarında sıcak sıcak oturup iş yapmazken, Mustafa’nın eşeği Yüksel yediği otu hepsinden fazla hak etmektedir.
Zamanla insanlar kütüphaneye de gelmeye başlar.
Mustafa bakar ki kütüphaneye kadınlar hiç gelmiyor.
Zenith ve Singer’e mektup yazar:
“Bana dikiş makinesi yollayın, firmanızın adını kütüphanenin girişine kocaman yazayım“ der. Zenith dokuz tane, Singer bir tane dikiş makinesi yollar (ilk sponsorluk faaliyeti). Salı günlerini kadınlar günü yapar. Kumaşı alan kadın kütüphaneye koşar. On makine yetmediği için sıra oluşur. Sırada bekleyen kadınların eline birer kitap verir, beklerken okusunlar diye. Okuma-yazma oranının düşüklüğünü görünce halk evlerine okuma yazma kursları vermeye gider. Halıcılık kursları başlatır, bölgede halıcılığı canlandırır. Bu arada valilik Mustafa hakkında dava açar, “kendi görev tanımı dışında davranıyor” diye. 50 yaşına gelen Mustafa Amca baskıyla emekli edilir.
Mustafa Amca köylüler arasında efsane olur, yıllar geçtikçe köylerdeki çocuklarda okuma aşkı yerleşir. 2005 yılında Mustafa Amca vefat eder. Tüm Kapadokya çok üzülür, aralarında toplanırlar. Ürgüp’e Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykelini dikerler.
Bakın Nevşehir’den ve bu ülkeden nice müdür, amir, vali, bürokrat, milletvekili, politikacı geçti; binlercesinin adını kimse hatırlamaz ama Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykeli var.
Eşekli Kütüphaneci Heykeli
Bu ülkede senin gibi insanlara çok ihtiyaç var Mustafa Amca.
Allah rahmet eylesin...

Paylaşan:Sibel Ordueri

Eşekli Kütüphane Mustafa Güzelgöz'ün Hikayesini Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz. 
💕⃕
Devamını Oku »

26 Kasım 2014 Çarşamba

LGS Sınavı ve Okunacak Dualar

26 Kasım 2014 Çarşamba

LGS Sınavı Ve Okunacak Dualar
06.01.2018 Güncelleme:
TEOG sınavı yerine artık LGS (Liseye Giriş Sınavı) geldi.LGS, 2 Haziran 2018  Cumartesi günü saat 10.00’da yapılacak.Sınavda annenin veya büyüklerin çocukları için okuyacağı LGS duası.

LGS DUASI


Eüzübillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Elhamdilillahi rabbil alemin vel  akıbetü lil müttekin ves selatü ves selamü ala rasülina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.

Allah'ım! Dile getirdiğimiz her türlü Hamd ve Sena ancak sana mahsustur.Bütün Salat ve Selamlar da Peygamber Efendimize (sav) ve O'nun bütün ashabına olsun. Ya Rabbel Alemin Ya Erhamer Rahimin Ya Rabbi! Divanına geldik yalvarıyor ve dualarımızın makbul olmasını niyaz ediyoruz. Habibin Peygamberimiz Efendimiz aşkına kabul eyle Ya Rabbi...

Allahım! Bütün günahlarımızı bağışla bilerek yada bilmeyerek yaptıklarımızdan dolayı bizi cezalandırma af eyle Okuduğumuz dualardan hasıl olan sevabı Sevgili Peygamberimize arz ediyoruz sen kabul eyle Ya Rabbi!... ayrıca Sair Peygamberlerin Sahabelerin ve Salihlerin de ruhlarını şad eyle Ya Rabbim... Dualarımız hususiyle analarımıza ve babalarımıza ahiret alemine göç eden yakınlarımıza da ilet ya Rabbi onları lütuf 'u kereminle tilavet ettiğimiz Yasinler ,Fetihler vesilesiyle rahmet ve merhametinle doyur Ya Rabbim...

Azab içinde kıvrananları müşkül durumda bulunanları Ayetel kürsiler hürmetine sen kurtar Ya Rabbim!...Evlerimize ve ülkemize huzur ve bereket gönüllerimize de nur yağdır Ya Rabbim!... Dertli olanlara deva borçlulara da ödeme kolaylıkları nasıp eyle Ya Rabbi!... Tüm hastalarımıza acil şifalar ihsan eyle Rabbim Ya Rabbim.....

Okuduğumuz Yasinler Fetih Sureleri Ayetel-kürsiler ve diğer dualar hürmetine yarın LGS  sınavına girecek olan tüm çocuklarımızın da Hacetlerini ve Muradlarını ver Allah'ım. Hepsine zihin açıklığı ver. Kalplerindeki heyecanı korkuları sen kaldır Ya Rabbel Alemin. Okunmuş olan duaları ve ayetleri hepsine teker teker hediye ediyoruz sen kabul ve makbul eyle Allah'ım. Tüm anne babaların ayrı ayrı okumuş olduğu Yasinler ,Fetihler ,İnşirâhlar Salatı tedriciyeler ,Salât ü selamlar, Kalem sureleri ve tembihatlar yüzü suyu hürmetine yardımcı ol evlatlarımıza. Ana babalarının verdiği emekleri boşa çıkartma güzel Allahım. Sınavlarının kolay geçmesi için hepsinin Yar ve yardımcısı ol Ya Rabbim. KÜN FE YEKÜN demen yeterlidir bir şeyin olması için. Çocuklarımız haklarında en hayırlı olanı sen nasip eyle...
Dualarımızın kabulü için Amin.Amin.Amin.

Bi hürmeti Seyyıdılmurselın.Vel hamdülilahi Rabbil Alemın bi Rahmetike ya Erhamerrahımın Subhane Rabbike Rabbil İzzeti Amma Yesıfun ve Selamun Alel Murselın Vel hamdu lıllahı Rabbıl Alemin El Fatiha ... Aminnn...

LGS Sınavına girerken yada girmeden önce okunacak dualar:

  • Sabah kalktıklarında bir pirinç tanesine 184 Defa YA MUKADDİM okuyup o taneyi yutup sınava gitsinler.
  • “Ya men leccemel mütekebbirine bi licami azametihi selliim Sellim ya Hafız”Sınav sabahı 70 defa Salat-ı Nariye okunur.
  • “ Allâahümme salli alâa seyyidinâa Muhammedin ve alâa âali seyyidinâa Muhammedin salâaten tünciinâa bihâa min cemî’il-ehvâali ve’l âafâat.Ve takdıy lenâa bihâa cemî’alhaacâat ve tütahhirunâa bihâa min cemî’is-seyyi’âat ve terfeunâa bihâa indeke a’led-derecâat ve tübelligunâa bihâa aksa’l gaayâati min cemî’il-hayrâti fi’l-hayâati ve ba’del-memâat. Inneke alâa külli sey’in kadiyr.”
Mânâsı:
“Allâh’ım, Efendimiz Muhammed’e ve ehl-i beytine bizi bütün korku ve âfetlerden kurtaracağın, bütün ihtiyaçlarımızı göndereceğin, bütün günahlarımızdan temizleyeceğin, nezdindeki derecelerin en yücesine yükselteceğin, hayatta ve ölümden sonra bütün hayırların nihâyetine ulaştıracağın şekilde râhmet eyle. Muhakkak sen her şeye kaadirsin.”
Sınava girmeden önce de 7 defa okuyup dua eden kimse meleklerin ve ruhanilerin desteğini alır,onların ilhamıyla doğruyu bulur.
  • “Rabbi-şrahli sadriy ve yessirlî emrî, vahlul ukdeten min lisanî yefkahü kavlî” ayeti kerimesini 11 defa okuyan  imtihan edilen kimse sorulara çok kolay cevap verir.
Aşağıdaki duaları en az 10'ar defa okuyun:
  • “Bismillahirrahmanirrahim.Ya Hayyu,Ya Kayyum,Birahmetike estegisu”
Anlamı : “Allahım! Hayy ve Kayyum isminle ve rahmetinle yardımını talep ediyorum”..
  • "Bismillahirrahmanirrahim.. “Rabbişrah li Sadri ve yessir li emri,Vahlül ukdeten min lisani,yefkahü kavli.”
Anlamı :  Rabbim gögsümü ve gönlümü genişlet,işimi kolaylaştır.dilimin bağını çöz.Sözümü anlaşılır eyle...
  • "Bismillahirrahmanirrahim.. Rabbi edhılni müdhalen sıdkin ve ahricni muhrace sıdkin ve’cal li min ledünke sultanen nasira
Anlamı : Allah’ım beni doğru bir girişle girdir ve doğru bir çıkışla çıkar.Katından bana yardım edici bir kuvvet gönder...

Bugün ve yarın yapılacak olan TEOG sınavına oğlum da girecek.Sınava oğlum girecek ama sanki kendim girecekmişim gibi heyecanlıyım.Çocuklarımızın,öğretmenlerinin ve bizlerin emekleri çok büyük.Rabbim emeklerimizi boşa çıkarma ya rabbim.
TEOG anne- babası olmak çok zormuş . Rabbim oğlumun ve TEOG sınavına girecek olan tüm öğrencilerin yardımcısı olsun.Allah hepsine zihin açıklığı versin inşallah...

Sibel Ordueri

LGS Sınavı ve Okunacak Dualar'ı Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

17 Kasım 2014 Pazartesi

İki Yaşındaki Kızının Çizimlerini Sanat Eserine Dönüştüren Anne

17 Kasım 2014 Pazartesi
İki Yaşındaki Kızının Çizimlerini Sanat Eserine Dönüştüren Anne
Kanadalı sanatçı Ruth Oosterman iki yaşındaki kızı Eve'nin mürekkeple yaptığı çizimlerine hayat veren yaratıcı bir anne. Kızının karalama gibi görünen çalışmaları annesinin elinde müthiş resimlere dönüşüyor. İşin güzel yanı Oosterman bunu yaparken kızının çizgilerine pek müdahale etmiyor, sadece o çizgilerin etrafında çalışıyor. Annesini resim yaparken gören küçük kız hevesleniyor ve annesiyle birlikte bir proje için iş birliği yapıyor. Kızının mürekkeple yaptığı çizimlerinden ilham alıp hayal gücünü daha farklı şekilde kullanan ve bu çizimleri sulu boya ile adeta birer sanat eserine dönüştüren anne Oosterman, ileriki yıllarda kızıyla yapacakları yaratıcı projeler için şimdiden sabırsızlandığını söylüyor.Böylece anne ile kızın hayal gücünden ortak bir çalışma çıkıyor.Yaptıkları çalışmaları ünlü bir resim satış sitesinde satarak kendilerine ek gelir sağlamışlar.

2 yaşındaki Eve ile annesi Ruth'un ortak sanat çalışmaları

İki Yaşındaki Kızının Çizimlerini Sanat Eserine Dönüştüren Anne
İki Yaşındaki Kızının Çizimlerini Sanat Eserine Dönüştüren Anne
İki Yaşındaki Kızının Çizimlerini Sanat Eserine Dönüştüren Anne
İki Yaşındaki Kızının Çizimlerini Sanat Eserine Dönüştüren Anne

İki Yaşındaki Kızının Çizimlerini Sanat Eserine Dönüştüren Anne
Ruth Oosterman bu çalışmalarını ve daha fazlasını blogunda videolarla anlatıyor.

Kaynak: Ruth Oosterman Blogu 

Paylaşan: Sibel Ordueri

İki Yaşındaki Kızının Çizimlerini Sanat Eserine Dönüştüren Anne Ve Kızının Çalışmalarını Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

14 Kasım 2014 Cuma

Derli Toplu Bir Ev İçin Önemli İpuçları

14 Kasım 2014 Cuma

Derli Toplu Bir Ev İçin İpuçları
Herkes derli toplu bir evi olsun ister ama bu çoğu zaman her bayanın başa çıkamadığı durumdur.Bazen ipin ucu kaçar ve nereden başlayacağımızı bilemeyiz.Facebookta derli toplu bir ev için önemli ip uçlarına rastladım.19 aylık minik oğlumla düzeni sağlamakta bazen zorlandığım oluyor.Ev düzeni sağlamak bana göre insan psikolojisini olumlu/olumsuz yönde etkilemektedir.Düzenli  bir evde insan kendini daha pozitif hissederken, düzensiz bir evde kendini negatif hissediyor.Bu durumda bizi gereksiz bir gerginliğe itiyor.Bundan sonra kendimin de uygulayacağı ve sevgili okurlarımızın da faydalanacağı ipuçları.
Hem derli toplu olmasını hem de size has olan kargaşanın yerinde durmasını mı istiyorsunuz? İşte size önereceğim bu 5 ipucuyla dağınıklığın önüne geçip düzeni elinizde tutabilirsiniz...
Dolap ve çekmeceleri “temizlemek” işin en kolay kısmıdır. Bakım onarım mesai ister. Kargaşa ve dağınıklıklarla mücadele günlük bir iştir ama hayatınızın tümünü ele geçirmek zorunda da değildir.

Derli Toplu Ev İçin Önemli İpuçları 

 

1. İpucu: Günde sadece 15 dakika evde fırtına gibi esin.


Gece yatağa girdiğinizde evinizin geri kalanını son derece derli toplu olduğunu bilmek inanılmaz güzel bir duygudur. Fakat sizde belki fark etmişsinizdir, sabah uyandığınızda ve henüz bir kelime bile konuşmadığınız o anlarda (bir yandan çay suyu kaynıyordur) gece yatmadan önceki saatlere nazaran çok daha enerjik olursunuz. Günün hangi saati size daha çok uyarsa uysun, ayıracağınız 15 dakika yapmanız gereken tek şey eğilip almak, katlamak ve kaldırmaktır. Mutfak ve banyo tezgâhınızı boşaltın, tabak ve bardakları makineye koyun. Yere yâda koltukların üzerine düşmüş ve unutulmuş her şeyi eğilip alın. Evet, bu çorap ve oyuncak dağınıklığından çocukları ya da eşinizi suçlu tutmanız çok normal ama şimdi onlarla kavga etmenin zamanı değil! Eve gelen postayı okunacaklar ve okunmadan atılacaklar olarak ikiye ayırın ve atılacakları hemen atın. Şu anda yaptığınız şey “temizlemek” değil sadece “toplamak”. Dolayısıyla saydığımız hiçbir şey aşırı bir konsantrasyon veya zaman gerektirmiyor. Sanki yakın bir aile dostunuz aramış ve yakınlarda olduğunu bildirmiş, birkaç dakika sonra size uğrayacağını haber vermiş gibi davranmalısınız.

2. İpucu: Dağınıklığa En Çok Neyin Sebep Olduğunu Bulun.


Eğer üzerinizden çıkan kıyafetlerinizi dolaba geri asmamanızın sebebi dolabınızın doluluğu ve askıların yetersizliği ise, oraya derhal müdahale edip gereksiz kıyafetlerinizi vermeniz gerekmektedir. Eğer gereksiz fatura ve ıvır zıvırdan masanızın rengini unuttuysanız bir tane kutu edinip tüm faturaları bunun içine atmayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Dergileri ve katalogları dekoratif bir sepete yerleştirip onlara vakit ayırabileceğiniz bir yere (mesela tuvalet veya küvetin kenarı) koymalısınız. Bu sepet tepeleme dolduğunda, en eski dergiler çöpe gitmelidir. Haziran ortasında “buzlanmaya karşı çözümler” manşeti ile çıkmış bir otomobil dergisini okumaya ihtiyacınız var mı? Eğer organize olmak için kutulara ve sepetlere ihtiyacınız varsa 4. ipucuyu okuyun.

 

3. İpucu: Minik Projeler Yaratın.


Kimse tüm hafta sonunu kiler ya da dolap temizleyerek geçirmek istemez. İşte bu yüzden haftanın her günü 10–15 dakikalık vaktinizi minik temizlik projelerine ayırın. Yani: Pazartesi 1 çekmece, Salı 1 raf, Çarşamba 1 dolap gibi… Bunu haftada 3–4 gün yaparsanız bir ay içinde tüm dağınıklığınızdan kurtulursunuz. Bunları yaparken de kendinizi kutlamayı unutmayın. Hala yapmanız gerekenleri kendi kendinize hatırlatıp moral bozmayın!

4. İpucu: Bazı Şeyleri Atmanız Gerektiğini Artık Kabul Edin.


Senelerdir giymediğiniz kıyafetleri yardım derneklerine götürün. Konuları sizi artık ilgilendirmeyen tüm eski kitaplarınızı okullara verin. Asla kullanmayı hatırlamadığınız eski duş jelleri, şampuanları ve kremleri atın! Çocuklarınıza oyuncaklarını ayırmaları konusunda yüreklendirin. Onlara bu oyuncakları bulamayan fakir çocukları anlatın ve eski oyuncaklarını onlara hediye etmeyi öğretin. Sadece sevdiğiniz süs eşyalarını ve bibloları saklayın, geri kalanlardan kurtulun. Bu zor olacak biliyoruz ama yapmalısınız!

5. İpucu: Bir Bölgeyi Dağınık Bölge İlan Edin.


Evet, aynen öyle! Adını “dağınık bölge” koyun. Evinizde bu dağınıklığı ve ıvır zıvırı kaldıracak bir köşe tespit edin. O köşeye bir sepet, kutu ya da çekmece yerleştirin ve tüm atılmayan ama aynı zamanda kullanılmayan şeyleri buraya koymayı alışkanlık haline getirin. Ayda bir, oturun, kendinize sevdiğiniz bir içecek koyun ve bu dağınık bölgeyi ayıklayın! Asla Bitmez (Off!)
Organize olma hayaliniz kesinlikle acayip derli toplu olacağınız anlamına gelmez. Ama bu bir çeşit “iyileştirilmiş” hayat tarzıdır. Eğer saatlerce konserve açacağını aramak zorunda kalmazsanız inanın çok daha stressiz ve kaliteli bir hayatınız var demektir. Eğer günde on beş dakika ayırmak bile size fazla geliyorsa on, hatta beş dakikayı deneyin. Günde birkaç dakika bile hafta sonu saatlerce sürecek temizlik furyasından çok daha iyidir.

Herkese kolay gelsin.😊
Sibel Ordueri
Derli Toplu Ev İçin İpuçları'nı Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

15 Ekim 2014 Çarşamba

Mahatma Gandhi Duası

15 Ekim 2014 Çarşamba
Mahatma Gandhi Duası

Mahatma Gandhi Duası


Allah’ım
Güçlülerin yüzüne gerçeği söylemek için,zayıfların alkışını ve sevgisini kazanmak için, yalan söylememek için bana yardım et…
Eğer bana para verirsen mutluluğumu alma,eğer bana güçler verirsen muhakeme yeteneğimi çıkarma…
Eğer başarı verirsen alçak gönüllüğü çıkarma.
Eğer bana alçak gönüllüğü verirsen saygınlığımı çıkarma…
Görünenin diğer yüzünü tanımama yardım et…
Benim düşüncelerime katılmıyor diye bana karşı olanları hainlikle suçlayarak
onların karşısında suçlu duruma düşmeme izin verme…
Kendimi sever gibi diğerlerini de sevmeyi
ve diğerlerini yargılıyormuş gibi kendimi de yargılamayı öğret bana…
Başarılı olduğum zaman sarhoşluğuma izin verme.
Nede başarısız olursam olayım, umutsuzluğa düşmeme izin verme…
Daha ziyade, başarısızlığı başarının öncesindeki
bir deneme olduğunu hatırlamamı sağla…
Hoşgörünün, güçlerin en büyüğü olduğunu
ve intikam arzusunun zayıflığın ilk görünüşü olduğunu öğret bana…
Eğer paradan yoksun bırakırsan, bana umudu bırak.
Ve eğer beni başarıdan yoksun bırakırsan ,
başarısızlığı yenebilmek için irade gücünü bırak bana..
Eğer beni sağlık bağışından yoksun bırakırsan, inancın lütfunu bana bırak…
Eğer insanlara zarar verirsem, özür dileme gücünü ver bana …
Ve eğer insanlar bana zarar verirse, affetme ve merhamet gücünü ver bana…
Allah’ım Eğer ben seni unutursam sen beni unutma.”
Sahibi:Mahatma Gandhi
Paylaşan:Sibel Ordueri 
 Mahatma Gandhi Duası'nı Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.
💕⃕
Devamını Oku »

24 Eylül 2014 Çarşamba

Fıkra Kökenli Kıssadan Hisse

24 Eylül 2014 Çarşamba

Fıkra Kökenli Kıssadan Hisse

Fıkra Kökenli Kıssadan Hisse

Büyük patron cehennemi gezmeye karar veriyor, topluyor zebanileri, ne oluyor iyi yönetiyor musunuz ? bir görelim diyor.
Onlar da başlıyorlar cehennemi gezdirmeye.
Sıra kaynar kazanların bulunduğu yere geliyor, her kazanda Almanya, ABD, Ispanya, Türkiye gibi etiketler var.
Hepsinin başında da bir zebani.
Dışarı çıkmaya çalışan olursa içeri itiyor zebaniler.
Bir de bakıyorlar ki, Türkiye'ye ait kazanın başında kimse yok.
Soruyor haliyle patron;
- Nerede bu kazanın başındaki zebani, işten mi kaytarıyor, çabuk bulun bana onu.
Aman diyor diğer zebaniler telaş etmeyin efendim. O kazan için ayrı bir zebani görevlendirmemize hiç gerek olmadı.
Ne zamanki aralarından birisi diğerlerinden daha yukarı çıkmayı başarır, kendini kurtarmaya yaklaşır, mutlaka aşağıdan birileri ayağını kaydırmak için çeker. Bırakmazlar dışarı.😏
O kazandan kendini kurtarabilen daha olmadı .😱 
Fıkra Kökenli Kıssadan Hisse'yi Beğendiyseniz,Aşağıdaki Sosyal Ağ Butonları Sayesinde Paylaşabilirsiniz.💕⃕
Devamını Oku »
"Sosyal Medya Kafe'de kullanılan ekran görüntüleri, fotoğraflar ve yazılar Sosyal Medya Kafe'ye aittir. Yazıların ve fotoğrafların yayın hakkı sadece www.sosyalmedyakafe.com'a aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden bir başka blogda veya web sitesinde yayınlanması, tariflerin veya yazıların ekran görüntüsü alınarak sosyal ağlarda paylaşılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası`na aykırıdır. Aksi taktirde 5846 Sayılı Fikir ve Sanat serleri Yasası gereği suç duyurusunda bulunulacaktır. Yasal yükümlülüğü vardır."